İnşaat Şirketi Mağdurları Dikkat: “Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Resmi Şekil Şartına Uyulmadan Yapılmışsa Geçersizdir.”

Paylaşımı Yapan Av.Mehmet CANSIZ on

Geçen yıldan beri devam eden ekonomik kriz sebebiyle, inşaat şirketlerinin zor günler geçirdiği ve bu nedenle taahhütlerini yerine getiremedikleri, ön ödemeli olarak sattıkları daireleri teslim edemedikleri, bu nedenle de çok sayıda mağdur oluştuğu bu günlerde Cansız Hukuk Bürosu olarak size hukuki yol göstermek için bu yazıyı hazırladık. 

Bir inşaat şirketinden -Ön Ödemeli (Peşin veya Taksitli) Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile- taşınmaz satın aldı iseniz;

  • Sözleşme gereği siz taksitlerinizi ödemeye devam ediyorsunuz veya ücretini peşin ödediniz ama inşaat şirketi inşaatı durdurdu. Süresinden teslimat yapması mümkün değil. Teslim edip etmeyeceği, inşaatın tekrar başlayıp başlamayacağı da mechul. 
  • BU DURUMDA İSENİZ VE İMZALADIĞINIZ SÖZLEŞME RESMİ ŞEKİLDE DÜZENLENMEDİ İSE YANİ NOTERDE DÜZENLENMEDİ İSE, SÖZLEŞME YASAL OLARAK GEÇERSİZ BİR SÖZLEŞMEDİR. 
  • SÖZLEŞME GEÇERSİZ OLDUĞU İÇİN -ÖDEME YAPMAYA DEVAM ETMEK- ZORUNDA DEĞİLSİNİZ.
  • Aylık taksitler için Senet verdiyseniz, sözleşmesinin geçersizliği sebebiyle ödediğiniz paraların iadesi ve GÜNÜ GELMEMİŞ SENETLERİN İPTALİ İÇİN, Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açabilirsiniz.

Bu konu ile ilgili Emsal İstinaf kararını aşağıda sunuyorum. Av.Mehmet CANSIZ. 16.11.2019

İstanbul BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 1738
Karar: 2018 / 704
Karar Tarihi: 12.04.2018

CEZAİ ŞART ALACAĞI – TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMENİN ÖN ÖDEMELİ KONUT SATIŞI OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ – SÖZLEŞMENİN HARİCEN YAPILMIŞ OLMASI NEDENİYLE GEÇERSİZ OLDUĞU – SÖZLEŞMENİN GEÇERLİ KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ – KEŞFE İSTİNADEN ALINAN RAPORDAKİ HESAPLAMALARIN TESLİM VE TESLİM TARİHİ İTİBARİYLE DOĞRU OLDUĞU – İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ GEREĞİ

ÖZET: Taraflar arasındaki sözleşmenin 29/03/2013 tarihli olduğu, sözleşme tarihi itibariyle 6502 sayılı TKHK’nın 40 ve 41.maddesi niteliğinde ön ödemeli konut satışı olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin haricen yapılmış olması nedeniyle geçersiz olduğu, ancak taşınmazın 02/11/2014 tarihinde teslim edilmiş olması nedeniyle artık sözleşmenin geçersizliğinin MK m.2 gereğince ileri sürülemeyeceği, bu nedenle sözleşmenin geçerli kabul edilmesi gerektiği, mahkemece yapılan keşfe istinaden alınan rapordaki hesaplamaların teslim ve teslim tarihi itibariyle doğru olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkeme karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı istinaf sebeplerinde haklı değildir. Bu itibarla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

(6502 S. K. m. 40, 41)

Taraflar arasındaki cezai şart alacağı davasında; Kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen Karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında 29/03/2013 tarihinde gayrimenkul ön satış sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşme gereğince davacının satış bedelini ödeme yönündeki edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmede taşınmazın teslim tarihinin 01/01/2014 tarihi olarak belirlenmesine rağmen taşınmazın davalı tarafından 02/11/2014 tarihinde geç, eksik ve ayıplı teslim ettiğini, sözleşmede geç teslim halinde taşınmaz bedelinin %0.2’si oranında aylık kira bedeli ödeneceği belirtildiğinden 15.198,48 TL kira bedelinin ve teslim edilmeyen taşınmazın anahtarlarının davalıdan tahsiline ve teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğundan davacının cezai şart talep edemeyeceğini, eksik ve ayıplı işlerde bulunmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile 15.198,48 TL bedelin faiziyle davalıdan tahsiline ve taşınmaza ait 4 takım anahtarın davacıya teslimi yönünde karar tesis edilmiştir.

Karar süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceğini, eksik iş ve ayıplı imalat bulunmadığını, eksik işler ve gecikme konusunda kusurları bulunmadığını, bu hususta tanıklarının da dinlenmediğinden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve geç ifa nedenine dayalı cezai şart ve alacak istemine yöneliktir.

İddia, savunma ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki sözleşmenin 29/03/2013 tarihli olduğu, sözleşme tarihi itibariyle 6502 sayılı TKHK’nın 40 ve 41.maddesi niteliğinde ön ödemeli konut satışı olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin haricen yapılmış olması nedeniyle geçersiz olduğu, ancak taşınmazın 02/11/2014 tarihinde teslim edilmiş olması nedeniyle artık sözleşmenin geçersizliğinin MK m.2 gereğince ileri sürülemeyeceği, bu nedenle sözleşmenin geçerli kabul edilmesi gerektiği, mahkemece yapılan keşfe istinaden alınan rapordaki hesaplamaların teslim ve teslim tarihi itibariyle doğru olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkeme karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı istinaf sebeplerinde haklı değildir.  

Bu itibarla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,

2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,

3.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK’nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,

4.Alınması gereken 1.038,20 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 261,40 TL’nin mahsup edilerek, kalan 776,80 TL’nin davalıdan alınarak Hazine’ye irat kaydına, bu hususun İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 12/04/2018 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verild

Bizi takip etmek veya Yorum yapmak ister Misiniz?
error
Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 0 Average: 0]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

0 Yorum Yap

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: