1390 Sayılı “Mülkiyet Hakkına Tahdit Edici Şerhler” Konulu Genelge

Published by Av.Mehmet CANSIZ on

1390 Sayılı “Mülkiyet Hakkına Tahdit Edici Şerhler” Konulu Genelge

18/2/1965 tarihinde kabul edilen ve 6/3/1965 günü 11946 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İcra ve İflâs Kanununu değiştiren 538 sayılı Kanun 6/6/1965 günü yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış, bazı maddelerine fıkralar eklenmiş ve taşınmaz malların haczi ile ilgili olarak, Medenî Kanunun prensiplerine uygun önemli yeniliklere yer verilmiştir.

538 sayılı Kanunla değiştirilen İcra ve İflâs Kanununun 61 inci maddesi ile, “Taşınmaz malların haciz ile tasarruf hakkı Medenî Kanunun 920 nci maddesi anlamında tahdide uğrar, sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti ve ne miktar meblâğ için yapıldığı icra dairesi tarafından tapuya bildirir” şeklinde yeni bir hüküm sevkedilmiştir. Diğer taraftan, İcra ve İflâs Kanununun 86 ncı maddesindeki; “Borçlu, alacaklının muvafakatı ve icra memurunun müsadesi alınmaksızın mahcuz menkul mallarda tasarruf edemez.” hükmünün, menkul mallardaki haczin neticelerine ilişkin olduğu vuzuha kavuşmuştur.

İcra ve İflâs Kanununun 91 inci maddesinin atıfta bulunduğu Medenî Kanunun 920 nci maddesinin son fıkrasındaki “tasarruf tahditleri tapu siciline şerh verilmekle taşınmazmal üzerinde sonradan iktisap olunan her nevi hakların sahiplerine karşı dermeyan olunabilir” şeklindeki mevcut hükme göre, bundan böyle alâkalının muvafakatı ve icra memurunun müsadesi aranmaksızın mahcuz taşınmazmal, ivazlı veya ivazsız diğer bir şahsa temlik veya devredilebileceği, (Satış, hibe, ölünceye kadar bakma akdi v.s.) gibi, bu mahcuz taşınmazmal üzerinde rehin irtifak hakkı ve gayrimenkul mükellefiyeti tesis ve şerhi gerektiren şahsî haklar şerh edilebilecektir.

Ancak, İcra ve İflâs Kanununun 132 nci maddesinde açıklandığı gibi, haczedilmiş taşınmazmalın temliki veya bir aynî hakla takyidi halinde, alacaklının hacizle sağlanmış hakkının tehlikeye düşmemesi için, haczin ne miktar meblâğ için konulduğu mutlak surette tapu kütüğü veya zabıt (kayıt) defterinde belirtilecektir. Haczin tapu siciline şerh verilmesinden sonra taşınmazmalın temliki veya üzerinde bir aynî hakkın tesisi halinde, hak sahibinin hacizli taşınmazmalın paraya çevrilmesi sırasında kendi haklarının hacizden sonra geleceği, haczi bütün hukuk ve vecabiyle kabul ettikleri, düzenlenecek resmî senette veya zabıt defterinin akit tablosunda, eğer yapılan işlem tapu dairesinde resmî senet düzenlenmesini gerektirmiyorsa (intikal, icar şuf’a, vefa, iştira hakları şerhi v.s.) alınacak talepnamede bu husus sarahaten işaret edilecektir. Özellikle mahcuz malın rehnedilmesi halinde, haczin, ipotek hakkına takaddüm ettiği tapu kütüğünün “Mülâhazat” hanesinde belirtilecektir.

Mahcuz taşınmazmal ile ilişkin bir işlem yapılırsa, bu mülkiyet değişikliği veya yeni hak tesisi, vakit geçirilmeden ilgili mahkemeye veya icra dairesine bildirilecektir. Bir taşınmazmal üzerine birden fazla haciz, ihtiyatî haciz veya ihtiyatî tedbir vazedilmesi halinde ilgili icra daireleri veya mahkemeler, diğer haciz veya tedbirin mevcudiyetinden haberdar edilmelidir.

Mahkemelerce verilen ihtiyatî haciz ile ihtiyatî tedbir kararlarının birbirine karıştırmamak lâzımdır. Mahkemeler, ihtiyatî tedbir kararlarını taşınmazmalın aynını taallûk eden bir ihtilâf sebebiyle verdiklerinden, haciz gibi telâkki etmeye imkân yoktur. Bu itibarla, mahkemeler tarafından ihtiyatî tedbir kararının tapu dairelerine tevdiinde, sicile hemen şerh verilecek ve ihtiyatî tedbir kararı kaldırılmadıkça bu taşınmazmal üzerinde üçüncü şahıs lehine hak doğurucu hiç bir işlem yapılmıyacaktır.

Haciz kararları mahkemeler veya icra dairelerinden başka mahsus kanunlarında yetkili kılınan, aşağıda izah edilen mercilerce de verilebilmektedir. Bu merciler tarafından verilen haciz kararlarının neticeleri ilgili kanun hükümleri ile tayin edildiğinden, bu gibi hallerde artık İcra ve İflâs Kanununun 91 inci maddesi hükmü delâletiyle Medenî Kanunun 920 nci maddesi hükmünü tatbik etmeye imkân bulunmamaktadır.

Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki 6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi gereğince, alacaklı Amme İdaresinin o yerdeki en büyük memuru, haciz kararı verebilmektedir. Bir taşınmaz malın bu şekilde haczine karar verildiğinde, aynı kanunun 73 üncü maddesi gereğince, alacaklı Amme İdaresinin muvafakatı alınmaksızın mahcuz malların tasarrufu kabil olmadığından, mahcuz taşınmazmalın maliki tarafından temlikine veya bir aynî hakla takyidine müsaade edilmiyecektir.

Bundan başka Fevkalâde Hallerde Haksız Olarak Mal İktisap Edenler Hakkındaki 4237 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi gereğince tahkik memurlarınca verilen haciz kararları ile de sanıkların mahcuz taşınmazmalları üzerindeki temliki tasarruf hakları bertaraf edilmiştir. Bu itibarla; hususî kanunlar gereğince haczedilen taşınmaz mallar hakkında artık İcra ve İflâs Kanununun 91 inci maddesinin tatbik yeri yoktur.

İcra ve İflâs Kanuna 538 sayılı Kanunla eklenen 150 nci maddesinin (c) fıkrası gereğince, İcra memuru, ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki takibin başladığını tapu idaresine haber vermeye ve tapu sicil muhafızı da bu bildiriyi kütüğün şerhler hanesine işlemeye mecburdur. Bu şerh taşınmazmal ile ilgili temliki tasarrufları menedeci mahiyette bulunmadığından, taşınmazmalın temliki veya üzerinde aynî bir hak tesisine müteallik taleplerin şerhin mevcudiyeti yukarıda izah edildiği veçhile resmî senet veya talepnamede izah edilmek şartiyle, yerine getirilmesinde bir sakınca yoktur.

27/1/1931 gün ve 372/554 sayılı genelgenin buna uymıyan kısmı yürürlükten kaldırılmıştır. Mahcuz taşınmazmallar üzerinde işlem yapılırken, haczin mahiyet ve menşeinin tespit ve ilgili bulunduğu kanun ile bu genelgedeki izahat dairesinde hareket olunmasının ve ilişikte gönderilen genelgelerin iliniz merkez ve çevrenizdeki tapu, tapulama ve kadastro idarelerine dağıtımının sağlanmasını rica ederim.

İcra ve İflâs Kanununun 261 inci maddesinin son fıkrası ile ihtiyatî hacizler hakkında bu kanunun 79 ilâ 99 uncu maddelerinin tatbik edileceği kabul edildiğinden, mahkemeler tarafından verilecek ihtiyatî haciz kararları üzerine yine 81 inci maddeye göre yukarıda izah edilen uygulama yapılacaktır.

Genel Müdür
H. Çorbalı

Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 0 Average: 0]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

0 Comments

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
1
Merhaba, Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Powered by
%d blogcu bunu beğendi: