KİŞİLER ARASINDAKİ KONUŞMALARIN DİNLENMESİ VE KAYDA ALINMASI SUÇU: “Konuşma Kaydının Sadece İspat Amacıyla Yapılması ve 3. Kişlerle Paylaşılmaması Durumunda Suç Oluşur mu?

Paylaşımı Yapan Av.Mehmet CANSIZ on

T.C. YARGITAY

12.Ceza Dairesi
Esas: 2016/2966
Karar: 2017/5930
Karar Tarihi: 05.07.2017

KİŞİLER ARASINDAKİ KONUŞMALARIN DİNLENMESİ VE KAYDA ALINMASI SUÇU – SANIĞIN KONUŞMA İÇERİKLERİNİ ÜÇÜNCÜ KİŞİLERLE PAYLAŞMADIĞI – SANIĞIN EYLEMİNİN KATILANIN DAVRANIŞLARINI İSPATLAMA AMACINI TAŞIDIĞI – BERAAT KARARI VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Katılanın tarafı olduğu konuşma içeriklerini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, katılanın kendisine karşı olan davranışlarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmaması karşısında sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir.

(5237 S. K. m. 2, 7, 53, 133) (5271 S. K. m. 253, 254) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

31.11.2013 tarihli vekaletname içeriğine göre, feragata yetkili olan sanık müdafiinin, karardan sonra, süresi içerisinde bulunduğu temyiz başvurusundan, 14.06.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanık adına temyizden feragat ettiğini belirtmiş olması karşısında, katılan vekilinin temyiz istemiyle sınırlı yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katlan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Dosya kapsamına göre; sanığın katılanın taraf olduğu konuşma içeriklerini aralarında devam eden boşanma davasına sunduğu iddia edilen olayda;

Katılanın tarafı olduğu konuşma içeriklerini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, katılanın kendisine karşı olan davranışlarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmaması karşısında sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

1- Sanığa isnat edilen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri uygulanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladı.1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladıktan sonra 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundu. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 2011 Yılından beri kurcusu olduğu"CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda avukatlık hizmeti vermektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

0 Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir