UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU – TELEFON GÖRÜŞMELERİNDE GEÇEN VE BAZI TANIKLARIN İFADELERİNDE SANIKLARDAN ALDIKLARINI BELİRTTİKLERİ MADDELERİN ELE GEÇMEMESİ NEDENİYLE UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE OLARAK KABUL EDİLEMEYECEĞİNİN GÖZETİLMESİ GEREĞİ

T.C. YARGITAY

10.Ceza Dairesi
Esas: 2015/5406
Karar: 2017/4317
Karar Tarihi: 3.10.2017

ÖZET: Sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçları sabit ise de; telefon görüşmelerinde geçen ve bir kısım tanıkların ifadelerinde sanıklardan aldıklarını belirttikleri maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmesi gerekir.

(5237 S. K. m. 43, 64, 188)

Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

A) Sanık …hakkında zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanığın 10.06.2015 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanığın ölüp ölmediğinin Mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,

B) Sanıklar …, …, … ve … hakkında zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçları sabit ise de; telefon görüşmelerinde geçen ve bir kısım tanıkların ifadelerinde sanıklardan aldıklarını belirttikleri maddelerin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle, fazla ceza tayin edilmesi,

Yasaya aykırı, sanıklar …, …, … ve…’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nv-author-image

Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladı.1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladıktan sonra 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundu. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 2011 Yılından beri kurcusu olduğu"CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda avukatlık hizmeti vermektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.