Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Eşe Ödenen Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması Veya İndirilmesi İçin Hangi Şartlarda Dava Açılabilir?

Paylaşımı Yapan Av.Mehmet CANSIZ on

T.C. YARGITAY 3. Hukuk Dairesi
Esas No:2005/7374  Karar No: 2005/7574 Karar Tarihi: 05.07.2005

NAFAKA DAVASI – YOKSULLUK NAFAKASI TAKDİRİNDEN SONRA DAVACI KADININ MALVARLIĞINDA ARTIŞ OLDUĞU – BİR YILLIK SÜREÇTE DAVACI LEHİNE ÖNEMLİ ORANDA EKONOMİK İYİLEŞME GERÇEKLEŞTİĞİ – ÖNCEKİ NAFAKANIN ARTIRILMADAN OLDUĞU GİBİ KORUNMASI GEREĞİ
ÖZET: Anlaşmalı boşanma ile hüküm altına alınan yoksulluk nafakası takdirinden sonra davacı kadının malvarlığında (taşınmaz alım-satımı) nedeniyle artış olduğu böylece bir yıllık süreçte davacı lehine önemli oranda ekonomik iyileşme gerçekleştiği dikkate alındığında “hakkaniyet” gereği önceki nafakanın artırılmadan olduğu gibi korunması gerekir.
(4721 S. K. m. 4, 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı (k.davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.YOKSULLUK NAFAKASI

Karar:

Esas davada, önceki yoksulluk nafakasının artırılması istenilmiş, karşılık davada ise davacı kadının evli olmadığı halde başka bir erkekle ilişkisi bulunduğu, ilk nafaka kararından sonra ev satın aldığı, estetik yaptırdığı böylece yoksul olmadığı ileri sürülerek aylık 300.000.000 lira olan nafakanın kaldırılması istenilmiş; mahkemece, karşılık davanın sabit olmadığı gerekçesiyle nafakanın kaldırılması isteminin reddine, esas davada, aylık 300.000.000 lira olan nafakanın 600.000.000 liraya yükseltilmesine karar verilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. YOKSULLUK NAFAKASI

Ancak, anlaşmalı boşanma ile hüküm altına alınan yoksulluk nafakası takdirinden sonra davacı kadının malvarlığında (taşınmaz alım-satımı) nedeniyle artış olduğu böylece bir yıllık süreçte davacı lehine önemli oranda ekonomik iyileşme gerçekleştiği dikkate alındığında gereği önceki nafakanın artırılmadan olduğu gibi korunması gerekirken TMK’nun 4. maddesine aykırı olarak yoksulluk nafakasının artışına karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)


Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladı.1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladıktan sonra 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundu. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 2011 Yılından beri kurcusu olduğu"CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda avukatlık hizmeti vermektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

0 Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir