Yargıtay “Ziynet Eşyalarının Niteliği Gereği Kadının Ortak Konuttan Ayrılırken Yanında Götürmesi Hayatın Olağan Akışına Uygun Düşer” dedi.

Paylaşımı Yapan Av.Mehmet CANSIZ on

ÖZET: Ziynet eşyaları’ nın niteliği gereği kadının ortak konuttan ayrılırken yanında götürmesi hayatın olağan akışına uygun düşer. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadın tanıklarının ziynet eşyaları konusunda görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından götürüldüğünü, elinden zorla alındığını ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davacı kadının ziynet alacağı davasının reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

T.C. YARGITAY

2.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/14961
Karar: 2017/129
Karar Tarihi: 10.01.2017

ZİYNET ALACAĞI DAVASI – KADININ DAVA KONUSU Ziynet Eşyaları’ NIN ERKEK TARAFINDAN GÖTÜRÜLDÜĞÜNÜ VE ELİNDEN ZORLA ALINDIĞINI İSPAT EDEMEDİĞİ – DAVACI KADININ ZİYNET ALACAĞI DAVASININ REDDİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

(4721 S. K. m. 176) (6100 S. K. m. 389)

Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminat, yoksulluk nafakası, ziynet alacağı davası ve ihtiyati tedbir yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle “davacı lehine takdir edilen yoksulluk nafakasının davacının evlendiği tarih olan 21.06.2014 tarihinde Kanun gereği (TMK m.176/3) kendiliğinden ortadan kalkacağının ve maddi tazminata ilişkin faizin dava tarihinden itibaren geçerli olacağının anlaşılmasına göre” davalının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre sadece uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir (HMK m.389/1). Uyuşmazlık konusu olmayan ve davalı erkek adına kayıtlı bulunan araç üzerine ihtiyati tedbir konulması doğru değildir.

3-Davacı kadın dava dilekçesinde ayrıca cins, nev’i ve miktarlarını bildirdiği ziynet eşyalarının bedelini talep etmiş, ziynet eşyalarının davalı erkekte kaldığını beyan etmiş, davalı erkek ise ziynet eşyalarının kadının ailesi tarafından alındığını savunmuştur. Davacı kadın ziynet eşyasının erkek tarafından zorla alındığını ispatla yükümlüdür. Ziynet eşyalarının niteliği gereği kadının ortak konuttan ayrılırken yanında götürmesi hayatın olağan akışına uygun düşer. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadın tanıklarının ziynet eşyaları konusunda görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından götürüldüğünü, elinden zorla alındığını ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davacı kadının ziynet alacağı davasının reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10.01.2017


Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladı.1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladıktan sonra 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundu. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 2011 Yılından beri kurcusu olduğu"CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda avukatlık hizmeti vermektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

0 Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir