Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçen Eş Yoksulluk Nafakası İsteyebilir mi?

Tedbir Nafakası

Evlilik birliğinin anlaşmalı boşanma davası ile sona ermesi halinde eş, yoksulluk nafakası isteğinden feragat etmiş olabilir. Feragat edilen yoksulluk nafakası ileride istenebilecek midir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir dosyada buna ilişkin inceleme yapmış ve anlaşmalı boşanmada yoksulluk nafakası isteğinden feragat eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düştüğü gerekçesiyle yoksulluk nafakası isteyemeyeceğini hükme bağlamıştır. Yani Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçen Eş Yoksulluk Nafakası iSTEYEMEZ.

T.C YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu

Esas: 2012 / 3-836  – Karar: 2013 / 306 – Karar Tarihi: 06.03.2013

YOKSULLUK NAFAKASI DAVASI – TARAFLARIN BOŞANMA SIRASINDA NİHAİ OLARAK ANLAŞTIKLARINI BİLDİRDİKLERİ VE NAFAKA İSTEĞİNDEN FERAGAT EDİLDİĞİDAVACININ BOŞANMA YÜZÜNDEN YOKSULLUĞA DÜŞTÜĞÜNDEN BAHİSLE NAFAKA İSTEYEMEYECEĞİ – HÜKMÜN ONANMASI

ÖZET: (Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçen Eş Yoksulluk Nafakası iSTEYEMEZ)

Dava, yoksulluk nafakası isteğine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu’nun çoğunluğunca, tarafların boşanma sırasında nihai olarak anlaştıklarını bildirdikleri ve nafaka isteğinden feragat edildiği,

davacının bu beyanında açıkça yoksulluk nafakasından söz edilmemiş ise de kendisini bağlayacağı,

anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesi ile istenebilecek tek nafakanın çocuklar için iştirak nafakası olduğu,

somut olayda, davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünden bahisle nafaka isteyemeyeceği,

yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu benimsenmiş ve bu nedenle direnme kararının onanması gerekmiştir. Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçen Eş Yoksulluk Nafakası iSTEYEMEZ

(4721 S. K. m. 175) (1086 S. K. m. 91, 151)

Dava: (Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçen Eş Yoksulluk Nafakası iSTEYEMEZ)

Taraflar arasındaki <Yoksulluk Nafakası> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Bursa 5. Aile Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 12.04.2011 gün 2010/636 E.-2011/453 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 21.11.2011 gün 2011/14455 E -18101 K. sayılı bozma ilamı ile;

(…Dava dilekçesinde, boşanmakla yoksulluğa düşüldüğü, anlaşmalı boşanmada nafaka hakkının saklı tutulduğu ileri sürülerek yoksulluk nafakasına hükmedilmesi istenilmiş;

mahkemece, tarafların boşanmasına ilişkin ilamda, yoksulluk nafakasından feragat edildiği böylece nafaka takdirine yer olmadığı yönünde hüküm kurulduğu bu dava ile de

yeniden yoksulluk nafakası talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.

TMK.’nun 175. maddesinde; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla diğer taraftan nafaka isteyebileceği düzenlenmiştir.

HUMK. nun 91 ve devamı maddelerine göre de;

feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir.

Bu vazgeçme beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Duruşmada sözlü olarak ifade edilen feragat, tarafların huzurunda okunup imzalatılır. (HUMK. Mad. 151/son).

Somut olayda;

tarafların boşanmasına ilişkin Bursa 2.Aile Mahkemesinin 2010/205 E. 522 K. sayılı dava dosyasında yoksulluk nafakası isteminden açıkça vazgeçildiği yönünde bir dilekçe

veya tutanağa aktarılmış usulüne uygun feragat beyanı bulunmamaktadır. Davacının 11.05.2010 tarihli celse beyanı incelendiğinde, açıkça <yoksulluk nafakasından feragat> edildiğinin kabulü mümkün bulunmamaktadır.

Buna göre deliller toplanıp yoksulluk nafakası miktarı belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken

delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Karar:

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, yoksulluk nafakası isteğine ilişkindir.

Davacı, anlaşmalı boşanmakla ekonomik ve sosyal yönden yoksulluğa düştüğünü, boşanma ilamında nafakaya ilişkin hüküm verilmediğini ileri sürülerek yoksulluk nafakasına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı, anlaşmalı boşanma davasında nafaka ve tazminat talebinden açıkça feragat edildiğini bildirip davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; anlaşmalı boşanma davasında davacının kendisi için nafaka ve tazminat talebinden vazgeçtiği, kararın kesinleştiği,

davacının yoksulluk nafakası talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarıda belirtilen bozma ilamında açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilerek direnme kararı verilmiş, direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık,

anlaşarak boşanma davasında nafaka isteği olmadığını açıklayan tarafın bu beyanının,

boşanma yüzünden yoksulluğa düşmesi nedeniyle açacağı yoksulluk nafakası davasında kendisini bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, bir kısım üyelerce,

davacının anlaşmalı boşanma davasındaki beyanının boşanma davası devam ederken istenen tedbir nafakası yönünden hüküm ifade edeceği,

yoksulluk nafakasının boşanmanın kesinleşmesinden sonraki dönüme için olduğu, davacının feragat beyanında açıkça yoksulluk nafakası ibaresinin bulunmadığı,

feragat beyanının davacıyı yoksulluk nafakası yönünden bağlamayacağı,

yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de Hukuk Genel Kurulu’nun çoğunluğunca bu görüşe itibar edilmemiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nun çoğunluğunca, tarafların boşanma sırasında nihai olarak anlaştıklarını bildirdikleri ve nafaka isteğinden feragat edildiği,

davacının bu beyanında açıkça yoksulluk nafakasından söz edilmemiş ise de kendisini bağlayacağı,

anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesi ile istenebilecek tek nafakanın çocuklar için iştirak nafakası olduğu,

somut olayda,

davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünden bahisle nafaka isteyemeyeceği,

yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu benimsenmiş ve bu nedenle direnme kararının onanması gerekmiştir.

Sonuç: (Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçen Eş Yoksulluk Nafakası iSTEYEMEZ)

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA,

gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen <Geçici madde 3> atfıyla

uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 06.03.2013 gününde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğu ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nv-author-image

Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladı.1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladıktan sonra 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundu. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 2011 Yılından beri kurcusu olduğu"CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda avukatlık hizmeti vermektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.