Fazlaya İlişkin Hakları Saklı Tutmadan Açılan Dava

Paylaşımı Yapan Av.Mehmet CANSIZ on

T.C.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No:2015/1724 Karar No:2015/8604

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 40.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 gün ve 2011/296-2013/196 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/09/2014 gün ve 2014/672-2014/14924 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Y. A.Ş aracılığı ile o. s. hesabına yatırdığı paranın mahkeme ilamıyla hüküm altına alınan 26.144 USD’sini tahsil ettiğini,ancak mahkeme ilamında hüküm altına alınan miktardan dava fazla alacağının bulunduğunu ileri sürerek, bakiye kalan 29.143,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,ancak aynı alacak için A.B. ve kefil Ü. Taah Tic. ve Yatırım Konsorsiyum A.Ş. Y. Yapı Endüstrisi A.Ş. Ve A. İnş. San. Tic. A.Ş. ile Banka Mağdurları Dayanışma Derneği arasında imzalanan 09.02.2001 tarihli protokol gereği alacağın temliki hükümlerine göre hüküm kurulması halinde 54.988,00 USD’nin 22.12.1999 tarihinden itibaren ödeme tarihinde merkez bankasında dövize uygulanan kur üzerinden TL karşılığının ve tüm munzam zararın ödeme tarihine kadar işleyecek sözleşmedeki belirlenen faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekilleri ile feri müdahiller vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı Banka yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karar davacı vekili ile davalı Banka vekili ve feri müdahil T.. T.. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.

Bu kez, davalı Banka vekili karar düzeltme istemine bulunmuştur. Dava, davalı bankanın külli halefi olduğu Y. A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Y.S. O. Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 237. (6100 sayılı HMK’nın 303.) maddesinde düzenlenen kesin hüküm, bir dava şartı olup, kamu düzenine ilişkindir. Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde, ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükmün oluşması için davanın taraflarının, müddeabihinin ve dayanılan vakıaların her iki dava için de aynı olması ve ilk kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.

Somut olayda,davacının da içinde bulunduğu 281 kişi tarafından davalı bankanın devraldığı O. A.Ş. ve T.. T.. aleyhine Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/552 Esas sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporunda davacı alacağının 26.144 USD olduğu belirtilmiş olup,davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaksızın dava ıslah edilerek anılan miktarın tahsili talep edilmiş ve mahkemece davacı alacağı 26.144 USD olarak kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Verilen bu karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilerek onanarak kesinleşmiştir. Kabul edilen bedel de feri müdahil T.. T.. tarafından davacıya ödenmiştir.Temyize konu iş bu davada ise davacı vekili ilk davada hükmedilen 26.144 USD’nin ödendiği halde halen banka nezdinde alacağın olduğunu ileri sürmüş ise de alacağın temelini oluşturan ve ilk davaya konu edilen davalı bankanın devraldığı Y. AŞ.’ye yatırılan Türk Lirasının Amerikan Dolarına çevrilmiş olan bedel olduğu, bu paranın tahsili için açılan ilk davada davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın 26.144 USD’nin tahsilini talep ettiği ve mahkemece verilen ilk kararın davacı ile davalı banka arasında anılan bedel yönünden kesin hüküm teşkil ettiği görülmekle,bu durumda mahkemece banka yönünden davanın kesin hükümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,

bu nedenle davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.09.2014 gün ve 2014/672-14924 sayılı bozma kararının kaldırılarak kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.09.2014 gün ve 2014/672-14924 sayılı bozma kararının gerekçesi kaldırılarak,mahkeme kararının işbu gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23/06/2015 tarihinde oybirliğle karar verilmiştir.


Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladı.1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladıktan sonra 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundu. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 2011 Yılından beri kurcusu olduğu"CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda avukatlık hizmeti vermektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

0 Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir