Adli Para Cezası Ödenmezse Ne Olur?

Published by Av.Mehmet CANSIZ on

Kanun No: 5275
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) (YÜR. TAR.: 01.06.2005)

Adli para cezasının infazı

(YÜR. TAR.: 01.06.2005)

MADDE 106 – (1) Adli para cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

(2) Adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet Savcısı otuz gün içinde adli para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 28.06.2014 RG NO: 29044 KANUN NO: 6545/81) (KOD 3)
(3)

Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse,

Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 01.03.2008 RG NO: 26803 KANUN NO: 5739/5) (KOD 2) (KOD 1)
(4)

Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez.

Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.

(5) Adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.

(6) Hükümde, adli para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adli para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.

(7)

adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 28.06.2014 RG NO: 29044 KANUN NO: 6545/81) (KOD 3)
(8)

Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 01.03.2008 RG NO: 26803 KANUN NO: 5739/5) (KOD 2)

(9) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.

(10) (MÜLGA FIKRA RGT: 01.03.2008 RG NO: 26803 KANUN NO: 5739/5) (KOD 2)

(11) İnfaz edilen hapsin (EKLENMİŞ İBARE RGT: 28.06.2014 RG NO: 29044 KANUN NO: 6545/81) veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adli para cezası tahsil edilir.

Bu konu ile ilgili Yargıtay Kararı önemi sebebiyle aşağıda sunulmuştur.

T.C. YARGITAY

18.Ceza Dairesi
Esas: 2016/1396
Karar: 2018/1144
Karar Tarihi: 6.02.2018

YARALAMA VE HAKARET SUÇU – ÖDENMEYEN ADLİ PARA CEZASININ HAPSE ÇEVRİLEMEYECEĞİ GÖZETİLMEDEN, BU HUSUSUN SANIĞA İHTARINA KARAR VERİLMESİ – HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI

ÖZET: 6545 sayılı Kanunun 81. maddesiyle değişik, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesine göre, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden, bu hususun sanığa ihtarına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

(5237 S. K. m. 58) (5275 S. K. m. 106)

Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-Kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık … ve katılan … vekilinin, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,

2-Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Adli sicil kaydında yer alan ilamına göre mükerrir olan sanık hakkında, TCK’nın 58/3. maddesine göre, yüklenen suç için öngörülen seçimlik cezalardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususun bozma yapılamayacağı,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

Ancak;

1-Katılan kendisini Sağlık Bakanlığı vekili ile temsil ettirdiğinden, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca, idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-6545 sayılı Kanunun 81. maddesiyle değişik, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesine göre, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden, bu hususun sanığa ihtarına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanık …’ün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına ilişkin kısmın çıkarılması ve hüküm fıkrasına “katılanın kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca 1500 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak Sağlık Bakanlığı’na verilmesine” ibaresinin eklenmesi, biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 0 Average: 0]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

0 Comments

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
1
Merhaba, Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Powered by
%d blogcu bunu beğendi: