Anlaşmalı Boşanma ile Katılım Nafakası istenmemiş İse Sonradan iSTENEBİLİR Mİ?

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2008/17806 Karar: 2008/19386 Karar Tarihi: 13.11.2008 NAFAKA DAVASI – ANNENİN NAFAKA OLARAK ÇOCUĞUN GİDERLERİNE KATKISI – KÜÇÜĞÜN YAŞ EĞİTİM VE BAKIM GİDERLERİNİN DİKKATE ALINMASI ZORUNLULUĞU – HAKKANİYET ÖLÇÜSÜNDE NAFAKA TAKDİRİ GEREĞİ-Anlaşmalı Boşanma ile Katılım Nafakası istenmemiş ise Sonradan iSTENEBiLiR

ÖZET: Nafaka davasında annenin nafaka olarak çocuğun giderlerine katkısının, maddi yardım dışında, anne-çocuk bağının kurulması ve sürdürülmesinde psikolojik destek olacağı da göz ardı edilmemelidir. Davalının tespit edilen ekonomik durumu sadece nafakanın miktarını tayinde rol oynar. Böylece hakim, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, küçüğün yaş, eğitim ve bakım giderlerini dikkate alıp hakkaniyet ölçüsünde nafaka takdir etmelidir.

(4721 S. K. m. 175, 182, 330)

Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davada, velayeti kendinde bulunan küçük için davalı annenin velayetin kendisine verilmesi davasının reddi üzerine, çocuğun beklentileri değişmekle, aylık 250.00 YTL iştirak nafakası istenilmiş, mahkemece davacının ekonomik durumunun davalıdan daha iyi olduğu gözetildiğinde istemin haksız bulunduğu kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.

TMK’nun 182/2. maddesine göre boşanma veya ayrılık vukuunda, velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine <gücü> oranında katılmak zorundadır.

Bu husus kamu düzenine ilişkin olup tarafların iradesine tabi kılınmamıştır. Dolayısı ile anlaşmalı boşanma ile iştirak nafakası istenmemiş olsa bile sonradan bu istem gündeme getirilebilir.

Mahkemece bu yön kabul edilmekle birlikte davacı babanın çocuğun bakım ve gözetimini (bilerek ve isteyerek) üstlenmesi ve de

ekonomik durumu davacıya göre daha zayıf olan davalı anneden iştirak nafakası istenmesinin haksızlık olduğu yönündeki gerekçe ise yasal dayanaktan yoksun olup kabul edilebilir nitelikte değildir.

Her ne kadar davalı annenin ekonomik düzeyi davacı babaya göre daha düşük ise de velayet davasında, davalının sosyal ve ekonomik gücünün iyi olduğu,

A.. O.. şirketinde aylık ortalama 1.500,00 YTL civarında kazançla çalıştığı, 5 yıldır düzenli işi ve gelirinin bulunduğu,

ailesiyle yaşadığı, çocuğa hediyeler aldığı, görüşmek istediği ileri sürülmüş, 1997 tarihli boşanma kararından itibaren ilişki kuramadığı çocuğun velayeti istenilmiştir.

Annenin nafaka olarak çocuğun giderlerine katkısının, maddi yardım dışında, anne-çocuk bağının kurulması ve sürdürülmesinde psikolojik destek olacağı da gözardı edilmemelidir. Davalının tespit edilen ekonomik durumu sadece nafakanın miktarını tayinde rol oynar. Böylece Hakim, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, küçüğün yaş, eğitim ve bakım giderlerini (TMK.md.330) dikkate <alıp hakkaniyet> ölçüsünde nafaka takdir etmelidir.

Sonuç: Anlaşmalı Boşanma ile Katılım Nafakası istenmemiş ise Sonradan iSTENEBiLiR

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,

temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA

ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 13.11.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

DİĞER YAZIMIZ: Velayeti Alan Anne Küçüğün Soyadını Değiştirebilir Mi?

 

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: