ARABULUCULUK NEDİR?

Arabuluculuk tarafsız bir kişinin taraflara müzakere edilmiş bir anlaşmaya varmaları konusunda yardım sağladığı gönüllü, bağlayıcı olmayan ve özel bir uyuşmazlık çözümü sürecidir; süreç sonunda varılan anlaşma genellikle yazıya dökülüp imzalandığında taraflar açısından bağlayıcı hale gelir.

  • Arabuluculuğun muhtemel birçok tanımı vardır, ancak etiketlere takılıp kalmanın yararı da yoktur.
  • Süreç olarak tamamen rızaya dayalıdır. Her ne kadar Birleşik Krallıkta ve diğer ülkelerde mahkemeler arabuluculuğu güçlü biçimde teşvik etse de, hatta tarafları arabuluculuğa yönlendirse de, hiç kimse bir anlaşmayı kabul etmeye mecbur tutulamaz. Arabulucunun böyle bir yaptırım yetkisi yoktur.
  • İşin felsefesi, uyuşmazlık taraflarına kendi kararlarını verme gücüne kavuşturmaktır; öte yandan, karmaşık veya ticari uyuşmazlıklarda, önerilen anlaşmanın değerini veya sonuçlarını değerlendirmek veya yargıya gitme riski ile karşılaştırmak için hukuki veya mali danışmanlık almak akıllıca olur. Ancak temelde, hem süreç hem de sonucu, tarafların kendilerine kalmıştır.

Hukuki/Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Bu süreç, taraflara, kanuni haklarından ziyade, ticaret veya iş zihniyetini esas alarak, kendi aralarındaki uyuşmazlığı çözme imkanlarını araştırma fırsatı sunar. Bu türden arabuluculuk; uyuşmazlık olmasaydı, hatta uyuşmazlığa rağmen, uyuşmazlık tarafları arasında süregiden bir ilişkinin olduğu durumlarda özellikle büyük değer taşır. Dava veya tahkim, taraflar arasındaki ilişkiyi pekala koparabilecektir; zaten taraflardan birinin kazanan ve diğerinin de kaybeden taraf olarak ilan edildiği bir sistemde böyle bir durum olabileceği apaçık ortadadır. Öte yandan, arabuluculuk tarafların meseleyi, karara bağlanacak bir dava değil de, çözülecek bir sorun olarak ele almalarını sağlar. Süreç ayrıca ileriye dönüktür; arabulucu, tarafların gelecekte nasıl birlikte çalışacağını da inceler. Yargıda ise hakim, bunun tam aksine, genellikle geçmişte neler olduğunu ortaya çıkarmakla ilgilenir ve kararını bu bulgulara göre belirler. Arabuluculuk bu nedenle, tarafların kendilerinin daha geniş çerçevedeki menfaatlerini kavramalarını sağlamak, geçmişte yaşananlara bir çizgi çekmek ve tarafların geleceğe yürümelerine izin vermek suretiyle, ilişkileri muhafaza etmek ve iyileştirmek için daha elverişli bir yöntemdir. Arabuluculuk aynı zamanda, hukuki giderlerden tasarruf, yönetim zamanı ve fırsat maliyetinden tasarruf, tarafların mahkemede birbirleri hakkında söyleyecekleri bakımından tarafların itibarlarını koruma, ve aleni yargılamada çekişmenin yerel, ulusal veya ticari basında açığa vurulması riskinden kaçınarak, bütün meselenin gizlilik esasıyla ele alınması gibi yan faydalar da sağlar. İlişkinin muhafazası, yalnız iş ile sınırlı değildir. İlişki, sosyal veya sportif olabilir; örneğin kulüp üyeleri, dernekler, cemaat (aynı tapınağın müdavimleri) veya topluluklar arasında; veya aile üyeleri, evsahibi ile kiracı, veya komşular arasında, veya iş arkadaşları arasında, veya aynı okuldaki çocukların ana-babaları arasında olabilir.

Aile Arabuluculuğu

Aile arabuluculuğu, ayrılma veya boşanma sonrasında uyuşmazlıkları çözmenin bir yoludur. Bu alanda hukuki giderleri karşılamaya yönelik kamu desteği artık iyice azaltılmış olduğundan; arabuluculukta, çiftlere/bireylere, kendi uyuşmazlıkları için çözümleri incelemelerine yardım edilir. Aile arabuluculuğu diğer bazı aile sorunlarını çözmek amacıyla da giderek daha çok kullanılmaya başlanmıştır:

• Ayrılma

• Ebeveynle görüşme

• Ebeveyn ve çocuk arasındaki uyuşmazlıklar

• Yaşlı veya ciddi hastalık sahibi akrabalara bakma konusundaki anlaşmazlıklar

• Büyükanne ve büyükbabaların torunlarıyla gör

• Aile tartışmalarından kaynaklanan evsiz kalma durumu Bazı hizmet sağlayıcılar, Çocukları Kapsayan Arabuluculuk sunarlar. Bu hizmet söz konusu ilişkiye dahil olan çocuklara, çocuklarla çalışan eğitimli arabulucular tarafından sunulur ve amacı çocuk(lar) için endişelerini açık biçimde tartışmalarını sağlayacak bir fırsat sağlamaktır. 6 Nisan 2011 tarihinden bu yana, Aile Mahkemesi’ne başvurmak isteyen herkes, Arabuluculuk Bilgilendirme ve Değerlendirme Toplantısı’na (ABDT) katılarak, her şeyden önce arabuluculuktan yararlanmayı değerlendirmek zorundadır.

İşyeri Arabuluculuğu ve İş Hukuku Arabuluculuğu

Adlarından da anlaşılacağı üzere, arabuluculuğun uzmanlaşmış türleri, istihdam bağlamında genellikle işveren/işçi ilişkileri olmak üzere iç uyuşmazlıkları ele alır. İşyeri arabuluculuğu ile iş hukuku arabuluculuğu arasındaki temel fark, ilkinde henüz yargı işlemlerine başlanmamıştır, ikincisinde ise başlanmıştır. İş hukuku arabuluculuğunda arabulucu ücretinin tamamının işveren tarafından ödenmesi olağandışı değildir, yine de norm değildir. İşyeri arabuluculuğunda da, işveren genellikle arabulucu ücretinin tamamını öder. Bununla ilgili dezavantaj şudur: Arabulucunun tarafsızlığı konusunda işçinin algılarını etkileyebilir. Burada sözü edilen iki arabuluculuk türü arasındaki temel fark ise, işyeri arabuluculuğunda işveren/işçi ilişkisinin sürdürülmek istenmesidir. İş hukuku arabuluculuğu ise geneldebu ilişki koptuktan sonra yapılır. Arabulucunun bakış açısından, güce ilişkin potansiyel algılar ne olursa olsun, işyeri arabuluculuğunda anahtar kelime daima “esneklik”tir. Arabulucu, işverenin insan kaynakları departmanı veya sendika veya hatta (nadir durumlarda) bir işçi tarafından iş yerine çağrılabilir. Her arabuluculukta, arabuluculuğun nasıl şekilleneceğini dikkatle düşünmek gerekir. Bazen tarafların arabuluculuk öncesinde sundukları belgeler öylesine az olur ki, yalnız tanışmak amacıyla ön toplantı değil aynı zamanda uyuşmazlığın mahiyetini anlamak için ayrıca özel toplantılar yapmak da gerekebilir.

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK

 

Reklamlar
WhatsApp chat WhatsApp us
%d blogcu bunu beğendi: