ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI SUÇU

ÖZET: Mağdurelerin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma, eylemlerin uzun süredir devam ettiği iddia edilmesine rağmen mağdurelerin beyanlarının tanıklar tarafından doğrulanmaması, sanıkla ilgili iddiaların aile içi uyuşmazlık sonrası gündeme getirilmesi, sanığın mağdurenin evden ayrılıp kaçtığını düşündüğü kişi hakkında suç duyurusunda bulunmasından sonra cinsel istismar iddialarının ortaya atılması, mağdurenin de diğer mağdurenin suç duyurusunda bulunmasından sonra cinsel istismar iddiasında bulunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarını işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, tarafsız ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekir.

T.C. YARGITAY

14.Ceza Dairesi
Esas: 2017/4398
Karar: 2017/5619
Karar Tarihi: 15.11.2017

ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI SUÇU – MAĞDURELERİN AŞAMALARDAKİ ÇELİŞKİLİ BEYANLARI – EYLEMLERİN UZUN SÜREDİR DEVAM ETTİĞİ İDDİA EDİLMESİNE RAĞMEN İDDİALARIN AİLE İÇİ UYUŞMAZLIK SONRASI GÜNDEME GETİRİLMESİ – SANIĞIN BERAATİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

(5237 S. K. m. 103, 106)

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 08.11.2017 Çarşamba saat 09.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belirlenen tarihte sanık müdafiin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede gereği düşünüldü:

Mağdurelerin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma, eylemlerin uzun süredir devam ettiği iddia edilmesine rağmen mağdurelerin beyanlarının tanıklar tarafından doğrulanmaması, sanıkla ilgili iddiaların aile içi uyuşmazlık sonrası gündeme getirilmesi, sanığın mağdure …’nun evden ayrılıp kaçtığını düşündüğü kişi hakkında 02.08.2011 tarihinde suç duyurusunda bulunmasından sonra 03.08.2011 günü … tarafından cinsel istismar iddialarının ortaya atılması, mağdure …’nin de diğer mağdurenin suç duyurusunda bulunmasından sonra cinsel istismar iddiasında bulunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı ve …’ya yönelik tehdit suçlarını işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, tarafsız ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


2 Comments

Seyfun Kaplan · 9 March 2018 at 19:13

Ben bu karara katılmıyorum. Çoğu zaman cinsel istismar suçlarının şahidi olmaz. Bu durumda da suçlular ceza almadan kurtulur ve toplumda adalete olan güven sarsılır

mehmetcansiz · 10 March 2018 at 07:28

Yargıtayın bu kararındaki bazı gerekçelere katılmakla birlikte, “mağdurun uzun süre beklemesi ve diğer mağdurun şikayetinin ertesi gün şikayet etmiş olması, iddiaları aile içi uyuşmazlık sonrasında yapmış olması” gibi gerekçelerine kesinlikle katılmıyorum.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

EN_US
TR EN_US
WhatsApp chat WhatsApp us
%d bloggers like this: