DOLANDIRICILIK SUÇU – “ZARAR VEYA BORÇ KANDIRICI NİTELİKTE DAVRANIŞLAR SONUCU DOĞMAMIŞSA DOLANDIRICILIK SUÇU OLUŞMAZ”

T.C. YARGITAY

15.Ceza Dairesi
Esas: 2017/3655
Karar: 2018/5015
Karar Tarihi: 04.07.2018

DOLANDIRICILIK SUÇU – ZARAR VEYA BORÇ KANDIRICI NİTELİKTE DAVRANIŞLAR SONUCU DOĞMAYACAĞINDAN DOLANDIRICILIK SUÇUNUN UNSURLARI İTİBARİYLE OLUŞMAYACAĞI – HÜKMÜN ONANMASI

ÖZET: Sanık savunması, katılan ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, katılanın suça konu çek ve bonoların daha önce yaptıkları ticari alışveriş nedeniyle önceden doğan borca karşılık verildiğini ifade etmiş olması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin beraat kararına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

(5271 S. K. m. 231) (YCGK. 03.03.1998 T. 1998/6-8 E. 1998/69 K.)

Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanığın beraatine ilişkin hükümler katılan … vekili ve katılan … … Şti vekili, resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler katılan … … vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın, Çankaya Farabi Sokaktaki Köşk lokantası adı altında bir işyeri işlettiği ve zamanla işlerinin bozulduğu, bu nedenle de yanında elaman olarak çalışan katılan …’nin ismini kullanıp imzalarını taklit ile 22/04/2007 tarih ve 1183 TL meblağlı çeki tanzim ettiği, ayrıca 29/05/2007 tarihli 700 TL ve 15/05/2007 tarihli 690 TL meblağlı bonoları aynı şekilde katılan …’nin ismini yazıp imzasını taklit ederek düzenlediği, bu suretle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;

1-) Katılan … Zah. Gıda San. Ltd. Şti vekilinin, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;

5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMUK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,

2-) Katılan… vekilinin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;

Suçlardan doğrudan zarar görmeyen …ş’nin davaya katılma ve hükmü temyiz hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen ve hukuken geçerli olmayan katılma kararının hükmü temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

3-) Katılan … …i vekilinin, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanık savunması, katılan ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, katılanın suça konu çek ve bonoların daha önce yaptıkları ticari alışveriş nedeniyle önceden doğan borca karşılık verildiğini ifade etmiş olması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin beraat kararına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 04/07/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: