Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır?

Paylaşımı Yapan Av.Mehmet CANSIZ on

Baktığımız bir idari davanın gerekçeli kararını e-tebligat olarak aldım. 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinde: “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. …….Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” şeklinde hüküm olmasına rağmen, İzmir Bölge idare mahkemesine yaptığımız istinaf başvurusu “Süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedildi. Bu karar 7201 Sayılı Kanun hükümlerine çok açık bir şekilde  aykırılık teşkil ediyordu. İstinaf mahkemesi kanun metninde olmayan bir hükmü var kabul ederek bu kararı verdi. İstinaf Mahkemesi “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmü yasada var AMA BU HÜKÜM E-TEBLİGAT 5 GÜNLÜK SÜRE İÇİNDE OKUNDU İSE, TEBLİGATIN OKUNDUĞU TARİH “TEBLİGAT TARİHİ SAYILIR” şeklinde bir yorumla istinaf talebimizi reddetmişti. Bu karar çok açık bir şekilde 7201 Sayılı Kanun hükümlerine aykırı bir karardı. Bu karara da itiraz ettik. İtirazımızı inceleyen Danıştay 6. Dairesi itirazımı haklı buldu ve İzmir Bölge İdare Mahkemesinin kararını bozdu. Danıştay karar aşağıda sunuyoruz.

T.C. DANIŞTAY 6. DAİRE-Esas:2019/13424 K:2019/4825 

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : xxxxx
VEKİLİ : Av. Mehmet Cansız
1315 Sok. No:20 Kıvrak İş Merkezi K:6 D:604
Konak/İZMİR

KARŞI TARAF (DAVALI) : xxxxxx
VEKİLİ : xxxxx

İSTEMİN KONUSU : İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 28/02/2019 tarih ve E:2018/1346, K:2019/135 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Buca İlçesi, Dumlupınar Mahallesi, 40380 ada, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 03/10/1988 tarihli, 4961 sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İzmir 6. İdare Mahkemesince verilen 12/09/2018 tarih ve E:2018/1110, K:2018/1109 kararda; dava konus işlemin 40380 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden, bizzat hak sahibini etkileyen işlem statüsünde bulunan parselasyon işlemine malik veya hak sahibi olmayan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddine, 40380 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden, parselasyonun eski malik döneminde yapıldığı, bu dönemde parselasyon işlemine karşı dava açılmadığı, eski malike tebligat yapılmasa da davacının taşınmazı edindiği 11/09/2017 tarihi itibariyle parselasyon işlemini bütün unsurlarıyla öğrendiğinin kabulü gerekeceği, işlemin tüm unsurlarıyla öğrenildiği 11/09/2017 tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde açılması gereken davanın 04/06/2018 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın bu kısmının süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İzmir 6. İdare Mahkemesinin 12/09/2018 tarih ve E:2018/1110, K:2018/1109 sayılı kararının davacı vekilinin adresine 25/10/2018 tarihinde bırakıldığı, 26/10/2018 gününde e-tebligatın alıcı kullanıcı tarafından okunduğu bilgisine yer verildiği, tebligat alıcısı tarafından okunmuş olduğundan, sistem tarafından ayrıca usulen tebliğ edilmiş sayıldığına dair bir kayıt üretilmediği, dolayısıyla anılan mahkeme kararının 26/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihine göre otuz günlük süre 25/11/2018 gününde sona erdiğinden, en son 26/11/2018 (pazartesi) tarihine kadar istinaf yoluna başvurulması gerekirken yasada belirtilen otuz günlük süre geçirildikten sonra 27/11/2018 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ MAHMUT SAMET DEMİRTAŞ’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : İdare Mahkemesi kararı elektronik tebligatla davacı vekilinin mesaj kutusuna 25.10.2018 tarihinde bırakılmış, karara karşı 27.11.2018 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLGİLİ MEVZUAT: 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinde: “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun uyarınca çıkarılan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin “Elektronik tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılması” başlıklı 9. maddesinde: (1) Tebligat çıkarmaya yetkili makam ve merci, elektronik tebligat mesajını hazırlayarak, UETS’ye teslim eder.
(2) UETS, elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırır.
(3) Gizliliğin sağlanması amacıyla tebliğ edilecek içerik ve ekli dokümanlar, UETS tarafından şifrelenir ve bunlar ancak muhatap tarafından görülür.
(4) Gerek UETS içi ve gerekse sistemler arası entegrasyon yoluyla yapılan tebligata ait delil kayıtları, elektronik tebligat mesajının tamamının ulaştığı anda üretilir.
(5) Elektronik yolla tebligat, idareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz.
(6) Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
YUKARIDA ANILAN KANUN VE YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNİN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDEN, TEBLİGATIN, MUHATABIN ELEKTRONİK ADRESİNE ULAŞTIĞI TARİHİ İZLEYEN BEŞİNCİ GÜNÜN SONUNDA YAPILMIŞ SAYILACAĞI, BAHSEDİLEN BEŞ GÜNLÜK SÜRE İÇİNDE MUHATABIN TEBLİĞ EDİLEN EVRAĞI OKUMASININ BİR SONUÇ DOĞURMAYACAĞI NETİCESİNE VARILMIŞTIR.
Uyuşmazlıkta davacı vekiline 25.10.2018 tarihinde ulaşan tebligat izleyen beşinci günün sonu olan 30.10.2018 tarihinde yapılmış sayılacağından bu tarihi izleyen 30 gün içinde 27/11/2018 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun süre yönünden reddi yolundaki temyize konu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 28/02/2019 tarih ve E:2018/1346, K:2019/135 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/05/2019 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.


Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdu. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladı.1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladıktan sonra 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundu. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladı. 2011 Yılından beri kurcusu olduğu"CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda avukatlık hizmeti vermektedir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

0 Yorum Yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir