Fetö Örgüt Liderinin Talimatı Doğrultusunda Bank Asya’daki Hesabına Para Yatıran Sanığa Hangi Şartlarda Örgüt Üyeliği Suçundan Ceza Verilebilir?

T.C.YARGITAY
16. Ceza Dairesi
Esas No:2017/4240
Karar No: 2018/1056
Karar Tarihi: 09.04.2018

SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇU – ÖRGÜTLE İRTİBATLI BANK ASYA HESABINA PARA YATIRAN SANIĞIN FAALİYETLERİNİN SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HİYERARŞİK YAPISINA DAHİL OLDUĞUNU GÖSTERİR BİÇİMDE ÇEŞİTLİLİK DEVAMLILIK VEYOĞUNLUK İÇERMEDİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek; Aktif-Sen, Öğretmenler Yardımlaşma Derneği, Çağlayan İşçiler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi olan ve 22.01.2014 ve 31.01.2014 tarihlerinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı
Bank Asya’daki hesabına para yatıran sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden söz konusu faaliyetlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşüldüğünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
(16. CD. 20.12.2017 T. 2017/1862 E. 2017/5796 K.)
Dava: Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Karar: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Ayrıntıları Dairemizin 20.12.2017 tarih ve 2017/1862 Esas 2017/5796 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek;

Aktif-Sen, Öğretmenler Yardımlaşma Derneği, Çağlayan İşçiler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi olan ve 22.01.2014 ve 31.01.2014 tarihlerinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı Bank Asya’daki hesabına para yatıran sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden söz konusu faaliyetlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı üye H. K.’ın verilen kararın onanması gerektiğine dair karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tutukluluk halinin devamına, 09.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY:
Silahlı örgüt üyesi olmak suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü, Aktif-Sen, Öğretmen Yardımlaşma Derneği, Çağlayan İşçiler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi olan  2014-2016 yıllarında TL, altın ve döviz cinsinden para hareketliliği görünen hesaplarının bulunduğu Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/204 esas sayılı soruşturma dosyasında il yöneticisi ve üyeliğinden haklarında soruşturma bulunan diğer kişilerle iletişiminin olduğu, örgütün sohbet toplantılarına iştirak ettiği yönünden tanık beyanının bulunduğu, Bank Asya faaliyetlerinin 17/25 Aralık 2013 sonrasında devam ettiği gibi sendika üyeliğinin 2016 yılında KHK ile kapatılmasına kadar devam
ettiği kabulüne yer verilerek, sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiş. Bu karar sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu tespitlerden sonra sanığa atılı silahlı örgüt üyeliği suçuna ilişkin Yargıtay uygulamaları hususunda yerleşik içtihatları hatırlamak gerekirse; Örgüt üyesi olmak; örgütün amacını bilerek ve bu amacı benimseyerek örgüte girmektir. Yargısal kararlarda da kabul edildiği üzere; illegal örgütsel faaliyet ve örgüt üyeliğinin oluşması aşama – aşama gelişir; Sempati bilinçlenme safhalarından sonra failin silahlı çetenin kurulma amacını kabul ederek örgütün kurulma amaçlarını gerçekleştirme amacıyla örgüte girme – katılma iradesini açıklayarak örgüt ile organik bağ içerisine girilmiş olur. Fail örgüt ile girdiği organik bağ çerçevesinde alt yapı ve taban oluşumuna, yine geri cephe ve kent çalışmalarına yönelik yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik gösteren kent faaliyetlerinde bulunur.
Terör örgütlerinin yapılanması genelde farklıdır. Kimi terör örgütleri tim sistemini, kimi terör örgütleri ise hücre tipi yapılanmayı benimsediklerinden, örgüt üyeliğinin her terör örgütünün yapısına göre ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Bu bağlamda örgüt üyeliğinin her olayda ayrı tartışılarak, failin terör örgütüne katılma iradesinin bulunup bulunmadığının saptanması, bu irade var ise örgütün hiyerarşik yapısına dahil olunan noktada suçun oluştuğunun kabul edilmesi gerekir. TCK’nın 220. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere, örgüte üye olmak fiili bir katılma olup, örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür. Bu nedenle örgüt üyeliği suçunun oluşumunda temel ölçü, kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Hiyerarşik yapıya dahil olup olmadığı failin eylem ve faaliyetlerine bakılmak suretiyle değerlendirilir. Eylem tek veya az sayıda ise, niteliğine bakılır. Örneğin; bir organizasyon dahilinde kırsala adam gönderme gibi bir fiil, ancak hiyerarşik yapı içerisinde bulunan örgüt üyesince yapılabilecek olan faaliyet olarak kabul edilmesi gerekir. Üye olmayan kişiler yol- öntem ve muhatap bilmediğinden dağa adam gönderemeyeceği gibi örgüt dahi tanımadığı, güvenmediği ve görevlendirmediği kişilerin gönderdiği elemanları güvenlik gerekçesi ile kabul etmez. Bunlar artık yardım eden değil, üyelerdir. Aynı şekilde esnafa örgütsel güç, temsil ve organizasyonla kepenk kapattırılması eylemini yaptıran kişiler de örgüt üyesi olarak kabul edilmelidir. İş yeri sahibi esnaf, örgüt adına ve temsilen talimat ve talebi kendisine getiren kişileri dinler, aksi halde ciddiye alıp kepenkleri kapatmayacaktır.T.C.
FETÖ/PDY silahlı Terör örgütünün Türkiye’de daha çok kamuda ve sivil toplum örgütlerine sızma suretiyle örgütlendiği ve dünyanın birçok ülkesinde faaliyeti bulunan dış güçlerin emrinde bir istihbarat ve silahlı terör örgütü olduğu hususunda şüphe yoktur. Bu husus dairemiz ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihatlarıyla kesinleşmiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün diğer örgütlerden farklı kendine özgü eleman kazanma, örgütlenme, gizliliği sağlama amaçlı iletişim sistemi ve diğer örgütlerden farklı bir faaliyet sistemi vardır. Genel olarak eleman temini okul-dersane üzerinden sağlanmakta, sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılarla örgütsel bilinç verilip, örgütsel bağın canlı tutulmasına çalışılmakta, himmet adlı nakdi yardımlar ve diğer faaliyetler ve hukuka aykırı yöntemlerle örgüte gelir temin edilmektedir.
Örgütün kendi stratejisi ve işleyiş sistemi içinde sanığın konumu değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamından sanığın örgütle iltisaklı olması nedeniyle KHK ile kapatılan Aktif-Sen, Öğretmen Yardımlaşma Derneği, Çağlayan İşçiler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Ahlaki Değerleri Koruma ve Yaşatma Derneği üyeliklerinin kapatılıncaya kadar devam ettiği özellikle Aktif-Sen yönünden örgüt elebaşının üye olunması için çağrı yaptığının belirlenmiş olduğu, FETÖ/PDY örgütünün Uşak il yöneticisi ve üyesi olmak suçundan haklarında soruşturma bulunan kişilerle iletişim kaydının olduğu, 17/25 Aralık 2013 ve MGK kararı ile yapının illegal örgüt olduğunu ilan edilmesinden sonra Bank Asya’da 21.01.2014 ve 03.11.2015 tarihlerinde örgüt elebaşının talimatlarından sonra para yatırdığı. 1995 yılında Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisine abone olup gazete ve dergi kapatılıncaya kadar aboneliklerini devam ettirdiği, SGK kayıtlarından örgütle iltisaklı Akyaka Orta ve Yüksek Eğitim Vakfı, Banaz Murat Eğitim A.Ş. çalışmasına ilişkin SGK kaydının bulunduğu, sanığın öğretmenlikten örgüt ilişkisi nedeniyle 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği, özellikle başka dosya sanığı olan İ. Y.’ın 2001-2003 yılları arasında Orhan Dengiz Anadolu Lisesinde görev yaptığı dönem içerisinde FETÖ/PDY yapılanmasının mütevelli ve sohbet gruplarında bulunduğu, dönem içerisinde yine mütevelli heyetinde V. F.’in de yer aldığı gibi sohbet grubunda da bulunduğunu, mütevelli heyetinde yer alanların görevinin burs, bağış, kurban toplamak, örgütün gündem olarak belirlediği ve aldığı kararları örgüt üyelerine iletmek, Zaman ve Sızıntı aboneliğini sağlamak, öğrenciler ve öğretmenlerle ilgilenmek, Fetullah Gülen ve cemaatinin propagandasını yapmak ve örgüte eleman kazandırmak olduğunu, mütevelli grubu olarak her hafta Gökkuşağı Eğitim A.Ş. nin bulunduğu yerde toplandıklarını, sohbet toplantılarını ise haftada bir sırayla toplantıya katılanların ikametlerinde yaptıklarını beyan etmiştir. İ. Y. duruşmada tanık olarak bu ifadesini tekrar etmiştir. Sanık hakkında isnat edilen suçlamaları reddederek hiç bir sohbet toplantısına katılmadığını dernek ve sendika üyeliklerini kabul etmekle birlikte bunların örgütsel yanının olmadığını, Zaman Gazetesi ve
Sızıntı Dergisine 1995 yılından kapatılıncaya kadar abone olduğunu, Bank Asya’da hesabı halasının ev alması için gönderdiği para ile açtığını örgütün talimatı ile para yatırmasının söz konusu olmadığını bu para ile daha sonra ev aldıklarını savunmuştur.
Sanık savunmasında atılı suçu reddetmekte yapılanmanın örgüt vasfına ilişkin hatadan yani yapılanmanın örgütsel yapı olduğunu bilmediğinden bahsetmemektedir. Sanığın
dosyaya yansıyan ilk faaliyeti 2001’de örgütün mütevelli grubunda yer almasıyla başlamıştır. Tanığın beyanından hem mütevelli grubu toplantılarına, hem de sohbet toplantılarına katıldığı, evinde sohbet toplantısı düzenlediği anlaşılmaktadır. Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi aboneliği 1995’de başlamış kapatılıncaya kadar devam etmiştir. Yineörgütle iltisakı nedeniyle kapatılan Aktif-Sen sendikası ile diğer derneklere üyeliği de 2016 yılında kapatılıncaya kadar devam etmiştir. Yine Bank Asya’da örgüt
ele başının çağrısından sonra 17/25 Aralık ve MGK karan sonrasında örgüte destek olmak amacıyla para yatırdığı anlaşılmaktadır. Sanığın faaliyetleri 2001’de başlamış ancak yapılanmanın illegal örgüt olduğunun kamuoyuna ilan edildiği MGK kararından sonrada devam etmiştir. Dairemizin ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 35-40 yıllık süreçte uyguladığı örgüt üyeliği kriterleri olan faaliyetlerdeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk sanık yönünden gerçekleşmiştir, özellikle İ. Y.’ın aşama beyanları bozma kararında tartışılmamıştır. Sayın çoğunluk bozma kararı ile temadi eden örgüt üyeliği suçunda
örgütsel faaliyetleri bölmüş, Bank Asya ve Aktif-Sen üyeliğini kabul ederek bu faaliyetler nedeniyle silahlı örgüte yardım suçunun oluşacağına karar vermiştir. Oysa sanığın örgüt toplantılarına katılması ve örgütün mütevelli grubunda yer alıp mütevelli toplantılarına katılması faaliyetleri 2001 yılında başlayıp Bank Asya ve Aktif-Sen üyeliği dernek üyelikleri ile yakalandığı tarihe kadar örgütte faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İlk derece mahkemesinin karar yerinde açıkladığı delillerle sanığın çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri nedeniyle örgütün hiyerarşisi içinde yer alarak silahlı örgüt üyesi olma suçu sübuta ermiş olmakla sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.

Leave a Reply

*