SİGORTA BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ DAVASINDA BORDRO TANIĞI YOKSA, KOMŞU İŞYERLERİNDE ÇALIŞANLAR TANIK OLARAK DİNLENEBİLİR Mİ?

Anasayfa Forums Hukuki Forum SİGORTA BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ DAVASINDA BORDRO TANIĞI YOKSA, KOMŞU İŞYERLERİNDE ÇALIŞANLAR TANIK OLARAK DİNLENEBİLİR Mİ?

This topic contains 0 replies, has 1 voice, and was last updated by  MEHMET CANSIZ 2 months, 2 weeks ago.

  • Author
    Posts
  • #10970 Reply

    MEHMET CANSIZ
    Keymaster

    T.C. YARGITAY

    21.Hukuk Dairesi
    Esas: 2017/5405
    Karar: 2018/3060
    Karar Tarihi: 29.03.2018

    SİGORTA BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ İSTEMİ – KOMŞU İŞYERİ TANIĞININ TESPİT EDİLİP DİNLENECEĞİ – BORDRO TANIĞI BULUNMADIĞI – ÇALIŞMA OLGUSUNUN SOMUT VE İNANDIRICI BİLGİLERE DAYALI ŞEKİLDE ORTAYA KONULMASI GEREĞİ

    ÖZET: Yapılacak iş; işe giriş bildirgesindeki işyeri sicil numarasının davalı işverene ait olup olmadığı üzerinde durularak hususu araştırmak, dinlenen komşu işyeri tanığının sigorta kayıtlarını Kurumdan ve Vergi Dairesinden getirtip beyanlarını sorgulamak, bordro tanığı bulunmaması nedeniyle, Kurumdan, Belediye’den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle, ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak başka komşu işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, tanık olarak bilgilerine başvurmak, sonrasında bu işverenler ve tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan veya Vergi Dairesinden getirtmek ve bilgileri teyit etmek, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

    (5510 S. K. m. 4, 7) (506 S. K. m. 2, 6, 9, 79, 108) (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 17) (YHGK. 06.07.2005 T. 2005/21-437 E. 2005/448 K.) (YHGK. 30.05.2007 T. 2007/21-306 E. 2007/320 K.) (YHGK. 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK. 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-479 E. 2004/578 K.) (YHGK. 24.11.2004 T. 2004/21-538 E. 2004/621 K.) (YHGK. 01.12.2004 T. 2004/21-629 E. 2004/641 K.)

    A) Davacı İstemi:

    Dava, davalı işveren yanında 02/04/1984 tarihinde başlayıp 3 ay süren çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

    B) Davalı Cevabı:

    Davalı işveren cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait işyerinde çalışması bulunmadığını, zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

    İlk Derece Mahkemesince; “…dönem bordrosu verilmediğinden bordro tanığı tespiti ve dinlenmesi mümkün olmamış, tanık … beyanında özetle, davalıya ait işyerinde 1984 yılında işe başlayıp 3 yıl kadar çalıştığını, davacının bu işyerinde kendisinden önce bir dönem çalışıp ayrıldığını, tarihleri bilmediğini belirtmiş, ancak SGK kayıtlarına göre tanığın davalı işveren üzerinden sigorta bildirimi olmayıp, bahsettiği çalışmaların dava dışı …’ya ait işyeri üzerinden göründüğü anlaşılmış, davacı tanığı … beyanında özetle, davalıya ait işyerinin karşısında kendisine ait dükkan olduğunu, köylüsü olan davacının 1984 yılı gibi davalı işyerinde 3 ay çalışıp ayrıldığını bildirmiş, işe giriş bildirge aslı getirtilmiş, davacının imza incelemesine esas imza örnekleri, imzasının yer aldığı belge asılları getirtilmiş, grafoloji konusunda uzman bilirkişiden aldırılan rapor ile davacı … adına imzalanmış 02/04/1984 tarihli işe ilk giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğu bildirilmiş, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde işe giriş bildirgesi verilip, kurumda işlem görmesi de gözetildiğinde yerleşik Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere en azından bir gün çalışmaya karine teşkil ettiği görülmüş, bunun dışındaki 3 ay süreyle çalışıldığı iddiasının usulünce ispatlanamadığı gibi toplanan delillerle de sübuta ermediği anlaşılmıştır.” gerekçesiyle “Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının 506 sayılı yasa 60-G maddesine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği, 05/06/1984 tarihi olduğunun ve 02/04/1984 tarihindeki 1 günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, Fazla istemin reddine,” karar verilmiştir.

    İstinaf Başvurusu;

    Davalı … vekili; Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere işe giriş bildirgesinin mevcudiyeti çalıştığının delili olmayıp, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı 02/04/1984 tarihinde işe başladığını iddia etse de, işverenin dosya tescilini 15/01/1988 tarihinde yaptırdığı, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilmemesi gerektiği, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

    D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

    Bölge Adliye Mahkemesince “Tüm dosya kapsamından ve özellikle, işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verilmesi, iş giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olması, sonradan davalı işyerinde çalışmaları bildirilen tanık beyanları, davacının sonraki çalışmalarının, adına işe giriş bildirgesi verilen işyerindeki çalışmalar ile aynı nitelikte çalışması dikkate alındığında davacının hüküm altına alınan şekilde 1 günlük çalışmasının olduğu sübut bulmuştur.” gerekçesiyle “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiştir.

    E) Temyiz:

    Davalı Kurum vekili “Sadece işe giriş bildirgesinin varlığı çalışmanın ispatı değildir. Kurum aleyhine hükmedilen yargılama giderleri yönünden kararın kaldırılması ve davacı yararına yargılama giderlerinin tamamen diğer davalı aleyhine hükmedilmesi gerekir. Kurum kayıtları resmi nitelikte olduğundan resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemez. Davacının iddia ettiği hizmetlere ilişkin bordro, pirim belgeleri v.s. belge Kurum kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğundan iddiaya konu çalışmalarının varlığından söz edilemez. ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur.

    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 108. maddesinin 1. fıkrasında; ” Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir.” hükmü düzenlenmiştir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da kolluk yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 05/05/1966 doğumlu, davacının bildirgedeki işe giriş tarihi olan 02/04/1984 tarihinde 17 yaşında olduğu, işe giriş bildirgesinin… Sokak No:…Siteler adresindeki, … unvanlı ve sicil numarası dava dışı …. ….’a ait olan… sicil numaralı işyerinden 04/05/1984 tarihinde … varide sayısı ile Kuruma verildiği, sigorta sicil numarasının 1984 yılı serilerinden olduğu, aynı tarihli sigorta sicil kartı sureti sunulduğu, … sicil sayılı dosyada işlem gören … Sokak No:47/… Siteler adresinde kurulu ” döşemecilik işi ” işyeri … adına, 15/01/1988-30/09/1998 tarihleri arası 506 sayılı yasa kapsamında olduğu, bu tarihten sonra kanun kapsamından çıkartılarak iz / imha kapsamında işlemden kaldırıldığı, 1984 dönem bordrosuna rastlanmadığı, 120774 sicil numaralı işyerinden 1984/ I. Dönem dönem bordrosu verilmediği, davacının hizmet cetvelinde çalışmasının 1992 yılında başladığı, davalı işverenin 01/01/1982-25/08/1990 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu, … Sokak No:… Siteler adresinde faaliyet gösterdiğinin bildirildiği, bilirkişi raporunda; 02/04/1984 tarihli işe ilk giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun bildirildiği, dinlenen iki tanıktan birinin komşu işyeri tanığı olduğunu iddia ettiği ancak sigorta kayıtları ya da vergi kayıklarının getirtilmediği, diğer tanık …’ün 1988 yılında 172673 sicil numaralı işyerinde (işveren …) 225 gün çalışması olduğu ancak 1984 te … isimli işverenin yanında çalıştığı, eylemli çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

    Yapılacak iş; işe giriş bildirgesindeki işyeri sicil numarasının davalı işveren …’ye ait olmadığı üzerinde durularak hususu araştırmak, dinlenen komşu işyeri tanığının sigorta kayıtlarını Kurumdan ve Vergi Dairesinden getirtip beyanlarını sorgulamak, bordro tanığı bulunmaması nedeniyle, Kurumdan, Belediye’den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle, ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak başka komşu işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, tanık olarak bilgilerine başvurmak, sonrasında bu işverenler ve tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan veya Vergi Dairesinden getirtmek ve bilgileri teyit etmek, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    G) Sonuç:

    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

Reply To: SİGORTA BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ DAVASINDA BORDRO TANIĞI YOKSA, KOMŞU İŞYERLERİNDE ÇALIŞANLAR TANIK OLARAK DİNLENEBİLİR Mİ?
Your information: