İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Tarafından Belirlenen FETÖ/ PDY “Ankesörlü Telefon”, “Ardışık Arama”, “Mahrem İmam” Kriterleri

Published by Av.Mehmet CANSIZ on

T.C. İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI

Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu

Sayı: 2017/164168

FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ/ PARALEL DEVLET YAPILANMASI’NIN GENEL YAPISI, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN MAHREM NİTELİKLİ SÖZDE TSK YAPILANMASI VE YAPILANMADA ASKER ŞAHISLARDAN SORUMLU SİVİL YÖNETİCİ UNSURLARIN ÖRGÜT MENSUBU ASKER ŞAHISLARLA İLETİŞİM SAĞLAMA YOLLARINDAN BİRİ OLARAK “KAMUNUN KULLANIMINA AÇIK BÜFE, MARKET, GAZETE BAYİİ VB. YERLERDE KURULU SABİT VE AYRICA ANKESÖRLÜ HATLARIN KULLANILMASI” YÖNTEMİNE İLİŞKİN TESPİT VE DEĞERLENDİRME TUTANAĞI

1.GENEL OLARAK FETÖ/ PDY

FETÖ/ PDY cebir, şiddet ve diğer hukuk dışı yöntemleri kullanarak devlet otoritesini baskı altına almayı, zaafa uğratmayı, yönlendirmeyi, alternatif bir otorite olarak ortaya çıkmayı, devlet otoritesini ele geçirmeyi, sonuç olarak demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni sona erdirerek yerine örgüt lideri Fetullah GÜLEN (F.G.)’in kendi doktrinlerine göre saptırılmış şer’i yasaların hakim olduğu teokratik bir devlet kurmayı hedefleyen bir terör örgütüdür.

Hedefine ulaşabilmek için hayatın olağan akışı içerisinde beraber hareket etmeleri mümkün olmayan; -Kanunlarımıza göre silahlı, zor kullanma ve yaptırım uygulama yetkisine sahip ve mesleki hiyerarşi içerisinde görev yapan kamu çalışanlarını ve devlet memurlarını,

-Diğer üst düzey çalışan veya emekli olmuş kamu görevlilerini, -Bürokratlar, Gazeteci, Yazar ve Akademisyenleri, -Sivil Toplum Kuruluşları mensuplarını aynı amaç etrafında faaliyet gösterecek şekilde bünyesinde barındırmış, süreklilik arz eden gizli ve hiyerarşik bir yapılanma içerisine girmiştir.

FETÖ/PDY örgütünün üye sayısı üç kişiden fazla olduğu gibi, üyeler arasında hiyerarşik bir bağ bulunmaktadır. Örgüt üyelerinin suç işlemek amacı etrafında kenetlendikleri, örgütün devamlılık gösterdiği ve amaçlanan suçları işlemeye elverişli araç ve gerece sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Örgütün belirli bir ideolojisi, mensuplarının hücresel şekilde birbirleriyle bağlantıları, aralarında rapor ve talimat alışverişi bulunmaktadır. Alttan yukarıya doğru rapor, yukarıdan aşağıya doğru talimat verilmektedir.

Örgüt mensupları suç örgütüne yeni mensuplar kazandırmak için faaliyetler yürütmekte, sürekli olarak yeni çocuk ve gençler örgüte alınmakta, eğitilip, yetiştirilerek bu örgütün kadrolarına ilave edilmektedir. Örgütün eğitim malzemeleri, kitabı, bildirisi, ideolojisini anlatan belgeler, evraklar, dokümanları, ordu ve emniyet içerisinde teşkilatlanmış silahlı gücü bulunmaktadır.

Bir silahlı terör örgütü olduğu ortaya çıkan FETÖ/PDY bugüne değin cebir ve şiddeti sıkça kullanmıştır. Örgüt cebir ve şiddeti 15/07/2016 tarihine kadar genellikle, yargı, emniyet, ordu, basın – yayın, sivil örgütler gibi devlet kurumları içine yerleştirdiği veya sivil kanatta çalışan imam ve üyeleri aracılığı ile kullanmıştır.

Devlet kadrolarında etkin hale geldiği dönemdeki uygulamalarıyla, kişilere karşı kamu gücünü hukuk dışında örgütsel amaçlar için cebren uygulamıştır. Devlet kurumlarını birbirine düşman hale getirmiş, bu

örgüt üyesi olan olmayan ayrımına gitmiştir. Bu cebir ve şiddet sonucu birçok kişinin ölümüne, sakat kalmasına, hastalanmasına ve intiharına neden olmuştur.

Birçok kişi örgüt mensuplarının sızmış olduğu emniyet ve yargı gücünün tehdidi ve baskısı altına alınmış, kişi güvenliği ortadan kaldırılmıştır.

FETÖ/PDY de, diğer terör örgütleri gibi bir inanca dayanmaktadır. FETÖ, üyelerinin uğrunda zorluklarına katlanabildiği, fedakârlıkta bulunduğu, amacına yönelik bir şeyler yapabildiği, bir inanç, bir ideoloji sistemine dayanmaktadır. Örgüt kadrolarının sızdığı devletin güvenlik kurumlarının silahlı olması ve bu silahları kullanma yetkisinin bulunması, örgütün silahlı ve askeri eğilimini göstermesi açısından çok önemlidir.

Dini unsurları temel alarak hareket ettiğini iddia eden FETÖ’nün dini değerler değişmezken, zamana ve şartlara göre kendisini değiştirmesi, ülkesi ve devleti ile barışık olması beklenirken devleti kendisine hasım ve karşı cephe olarak görmesi, tüm yapısıyla açık ve şeffaf olması gerekirken bir istihbarat örgütü gibi “kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar” kullanması, yönetim kadrosunun faaliyetlerini yurt dışından idare etmesi ve Türkiye’ye gelmekten imtina etmesi, hasımlarını saf dışı etmek için her türlü baskı, şantaj ve yasa dışı faaliyeti kullanması, çeşitli yabancı misyon temsilcileriyle mahiyeti bilinmeyen görüşmelerde bulunması, diğer terör örgütleriyle temas kurması ve onlara istihbarat, lojistik, eylem tarzı türü destek sağlaması, söz konusu yapının casusluk faaliyetlerini de kapsayan organize bir terör örgütü olduğunu ortaya koyan unsurlardır.

FETÖ/ PDY’nin benimsemiş olduğu yöntem gereği insanların hayır yapma, yardım etme gibi dini duygularını kullanan, esasen tamamen siyasi kaygılarla ve hatta başka ülkelerin menfaatleri doğrultusunda, sözde hizmet hareketi maskesi altında faaliyet gösteren bir suç örgütü olduğu gelinen süreçte açıkça anlaşılmıştır.

Örgüte yönelik tüm çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde; kendisini farklı şekilde adlandıran bu yapının, aslında bir terör yapılanması olduğu açıkça anlaşılmış ve FETÖ\PDY “Paralel Devlet Yapılanması” ismiyle anılmaya başlanmıştır.

Liderliğini F.G.’nin yaptığı terör örgütünün “Paralel Devlet Yapılanması” olarak anılmasının nedeni, örgütün stratejisi ve hedeflediği nihai amaçtan kaynaklanmıştır.

Eski ve yeni yapılan soruşturmalar, kabul edilen iddianameler ve açık kaynak tespitleri FETÖ/PDY terör örgütünün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti içerisinde ve devlete paralel bir yapı oluşturmayı amaçladığını, bunu da kısmen başardığını göstermektedir.

Kendini ve amacını çok iyi gizlemesi nedeniyle, örgütün tanımlanmasında ve örgütle mücadelede farklı yaklaşımlar ortaya çıkmış, örgüt bu yaklaşım farklılıkların yarattığı zafiyeti kendi lehine kullanmaktan çekinmemiştir.

Örgütün stratejisi ilk etapta; -Kendine göre saptırdığı İslamcı ideolojik bir yaklaşımla, bulunduğu legal yolu muhafaza ederek ve sahibi olduğu etkin mali gücü ile; bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dershaneleri kullanarak eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak,

-Devletin bütün kadrolarında, bütün bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Teşkilatında kadrolaşmak,

-Yurt dışında Türkiye’de kurulacak siyasal İslam’a sempati ile bakacak bir gençlik oluşturmak şeklinde tespit edilmiş, zaman içinde ise, bu tespitin eksik kaldığı, sonraki süreçte suç örgütünün asıl strateji ve amacının devletin laiklik ilkesine karşı irticai faaliyetlerde bulunmaktan ziyade, devletin mevcut iktidarını yıkmak, rejimi değiştirmek ve devleti ele geçirerek yönetmek olduğu anlaşılmıştır.

2

Terör örgütü çocuk yaşta seçip yetiştirdiği öğrencilere örgüt doktrinini aşılamış, askeri, emniyet ve diğer kritik kamu kurumlarının sınav sorularını önceden temin edip devleti ele geçirme hedefini ifade edecek şekilde fetih okutma bahanesi ile özel yerlerde yemin ettirip çözdürmüş ve haksız şekilde binlerce mensubunu, silah kullanma yetkisine sahip kamu görevlileri olarak silahlı emniyet ve askeri birimlere yerleştirmiştir. Bu silahlı örgüt güçleri önderleri veya imamlarının basit iması ile harekete geçerek örgüt adına kamu görevlisi sıfatını ve silah kullanarak verilen hedefi ortadan kaldırmıştır. Bilinen terör örgütlerinin aksine devleti ele geçirip onun silahlı güçlerini kullanmak üzere örgütlenmiş ve strateji belirlemiştir. Yöntemin farklı olması bu yapının silahlı olmadığını değil, tersine daha sinsi ve gizli olduğunu, terör faaliyetleri bakımından daha tehlikeli olduğunu göstermektedir.

Terör örgütünün son dönemlerdeki faaliyetleri incelendiğinde; örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tüm anayasal kurumlarını (yasama, yürütme, yargı erklerini) ele geçirmek olan nihai hedefine ulaşabilecek gücü elde ettiğine inandığı, bu özgüvenle nihai hedefe ulaşmaya yönelik eylemlerini arttırdığı, nihai hedefe ulaşmak için başlatılan son sürecin kamuoyunda Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir Askeri Casusluk, Taşhiye, Selam Tevhid, MİT Tırları ve 17-25 Aralık isimleriyle bilinen kurgu ve kumpas soruşturmalarla başlatıldığı, Devletin kurumlarına sızan ve hiçbir hukuki, insani ve ahlaki kaygısı bulunmayan militanlar aracılığıyla gerçekleştirilen bu eylemlere 07/02/2012 tarihinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması ile hız verildiği, örgütün önemli finans yapı taşlarından birisi olan dershanelerin kapatılması kararının alınması, örgüte yönelik soruşturmaların başlatılması, örgütün özellikle TSK içerisindeki yapılanmasının gün yüzüne çıkması üzerine örgüt lideri ve mensuplarının paniğe kapıldığı, birkaç başarısız denemeden sonra tasfiye edileceği kaygısına kapılan terör örgütünün son bir atakta bulunarak 15/07/2016 tarihli darbe kalkışmasını hayata geçirdiği görülmektedir. Terör örgütü lideri F.G.’in “Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın! Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!”, “Türkiye’deki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır.”,” Arkadaşlarımız o sahada kabiliyetlerini geliştirmeli, müktesabatlarını geliştirmeli, esas ve zannediyorum iki yanlı olmaları itibariyle de sergileyecekleri performans ile de daima takdir toplayacaklardır. Yani bu bizim cepheyi öğrenmeleri lazım arkadaşların. Yani bizim hukuk sistemimizi didik didik etmelidirler, biz bir taraftan çalışıp onların istifade edeceği şekle getirmeliyiz, onu öyle formule etmeliyiz, öyle tertip ve temkide tabi tutmalıyız.”, “Dünyada satın alınmayacak adam yoktur. Sadece fiyatları farklıdır. Birini az fiyata birini çok fiyata alırsın” şeklinde ve benzeri talimatlarıyla devlet kurumlarına sızan kamu görevlisi görünümlü FETÖ/PDY mensupları bir kaç yıllık süreç içerisinde ülkemizde istikrarsızlık yaratarak, devletimizi tüm kademeleriyle ele geçirip kendi mensuplarından olmayanların tasfiye edilmesi ve nihayetinde mevcut hükümeti devirme amacı doğrultusunda; bilinen başat örneklerden olarak 07/02/2012 tarihli Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik kurgu delillerle ve usule aykırı yöntemle soruşturmaya girişilerek tutuklanmaya çalışılması, 2013 yılı Haziran ayında gerçekleşen ve kamu düzenini tehdit eden Gezi Parkı eylemlerinin provoke edilmesi ve şiddetinin arttırılması, güvenlik ve istihbarat birimlerini hedef alan ve kamuoyunda (sözde) “Selam Tevhid Örgütü” adıyla bilinen soruşturma süreci ve doğrudan hükümet görevlilerini hedef alan 17-25 Aralık 2013 tarihli sözde yolsuzluk soruşturmalarında etkin rol oynamış, başarısızlıkla sonuçlanması üzerine en geniş çaplı silahlı eylemi olan 15/07/2016 tarihli darbeye kalkışmışlardır.

Terör örgütünün teşebbüs aşamasında kalan ve başarısızlıkla sonuçlanan söz konusu eylemleriyle ilgili daha sonra soruşturmalar yapılmış, yapılan bu soruşturmalarda, örgütün yapısı ve işleyişi hakkında önemli bilgilere ulaşılmıştır.

Örgüt siyasi iktidarı, dershaneleri bahane ederek baskı altına almış, mevcut Hükumete son darbeyi vurup kendi egemenliği altında bir Hükumet kurmak üzere 17/12/2013 tarihinde yargı üzerinden emniyet gücü eliyle operasyona başlamış, F.G.’nin ve kadrosunun emrinde bir otoriter totaliter devlet hayali kurup onu gerçekleştirmek için 61’inci Türkiye Cumhuriyeti Hükumetiyle mücadeleye girmiştir.

3

15/07/2016 tarihinde meydana gelen darbe girişiminden sonra ülke genelinde yapılan soruşturmalarda elde olunan ve yukarıda özetlenen itirafçı şüpheliler, tanık beyanları ve tespit- değerlendirme tutanaklarından ibaret önemli görülen deliller bir arada değerlendirildiğinde;

Yaklaşık kırk yıllık süreçte sinsice devlet teşkilatlarında her birinin birbirini tanımayacağı ve kademeli olarak “abi-imam” tabir edilen hiyerarşik üste bağlı olacak şekilde hücre tipi yapılanmayla örgütlenen FETÖ/PDY’nin örgütlenme şekli, çoğunluğu kamu görevlisi görünümündeki militan modeli ve dini duyguları istismar ederek toplumda sempati oluşturmaya yönelik nihai amacına ulaşma yöntemi nazara alındığında Devletimizin varlığı ve bağımsızlığı ile rejiminin temeli olan Cumhuriyetimizin Anayasamızda vücut bulan temel ilkelerini tehdit eden en tehlikeli terör örgütü olduğu,

Darbe girişiminin de hücre tipi örgütlenme modeline uygun olarak, terör örgütünün lideri F.G. ve üst yönetimince planlandıktan sonra hayata geçirilmesi için “abi-imam” tabir edilen yönetici vasfını haiz sivil unsurları vasıtasıyla alt kademelerde yer alan devletin silahlı gücünü kullanmaya yetkili asker şahıslardan oluşan hücrelere gizli ve şifreli olarak iletildiği, örgüt yöneticilerince iletilen talimatı koşulsuz olarak uygulayan, yıllar gelen süreçte bu duruma göre şartlanmış militan unsurlarınca da eyleme geçirildiği açıkça anlaşılmıştır.

15/07/2016 tarihli darbe girişimi ise daha önceki örneklerinden farklı ve ilk olacak şekilde anayasal düzeni hedef alan terör örgütünün eylemlerinden biri olarak gerçekleşmiş, örgütün yalnızca asker ve polislerden oluşan silahlı ve kamu görevlisi görünümlü unsurları haricinde “abi-imam” tabir edilen sivil unsurlar ile darbe girişiminden önceki süreçte ve darbe girişimi günü darbeyi çağrıştırıcı, destekleyici ve toplumun darbeye karşı koymamasını telkin edici söylemlerde bulunan ve konumları gereği toplumda kamuoyu oluşturma ve yönlendirme şeklinde etki gücü bulunan sosyal, görsel ve yazılı medya unsurları bir bütün olarak hiyerarşik bağlılık ve emir komuta zinciri içerisinde, örgütsel faaliyet kapsamında darbe girişimine iştirak etmişlerdir. Bu anlamda darbe girişiminde yer alan silah kullanma yetkisini haiz kamu görevlileri haricinde, darbe girişimi öncesi ve gününde belirtilen şekilde eylemleri tespit edilen ve terör örgütündeki hiyerarşik yapıya dahil olan veya olmamakla birlikte örgüt adına faaliyet gösteren, suç işleyen veyahut bilerek ve isteyerek yardım eden medya unsurlarının da silahlı unsurlar gibi darbe girişiminin faili olduklarının kabulü, terör örgütü faaliyetinin hukuki nitelendirilmesinin ve iştirak ilişkisi- ceza sorumluluğu kurumlarının doğal sonucudur. Toplumda etki gücü bulunan medya unsuları da eylemleriyle darbe girişimi eylemleri üzerinde, silahlı unsurlarla birlikte “ortak hakimiyet” sağlamışlardır. Aksinin kabulü iştirak ve iştirakin özel düzenlemesi niteliğindeki örgütsel faaliyet kurumlarının içeriğine ve darbe girişiminin terör örgütünün eylemi olduğu şeklindeki maddi delillerle desteklenmiş somut bir gerçekliğe aykırılık oluşturacaktır.

Yine ayrıca darbe girişiminin tarihsel süreçteki darbe veya darbe girişimleriyle aynı sosyolojik ve siyasi ortamda gerçekleşmediği, siyasi kaygı ve saiklerle değil de örgütsel amaçlarla yapıldığı hususu, terör örgütü faaliyeti olmasının doğal sonucudur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2003/9-39 E.- 2003/32 K. sayı ve 11/03/2003 tarihli kararında 3713 sayılı Yasanın 1’nci maddesinde terörün tanımı yapılmış olup, 2′ nci maddesinde terör suçlusu, 7′ nci maddesinde ise terör örgütü kavramlarının tanımlandığı, suçun oluşumu için terör örgütünün silahlı veya silahsız olmasının öneminin olmadığı, bir örgütün terör örgütü olarak nitelendirilebilmesi için 3713 sayılı Yasanın 1’inci maddesinde belirtilen terör eylemleri ile amaç veya yöntem yönünden bağlantısı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ve maddi kanıtlarla ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.

FETÖ’nün örgütlü yapısının açık ve bilinen bir gerçeklik olduğu, bu örgütlenmenin 1965 yılından beri kesintisiz devam ettiği, örgütün F.G. ve üst düzey imamlarının kontrolünde birçok mensubunun bulunduğu, bu örgütün anayasal düzeni ortadan kaldırmak suçunu işlemek için birleştiği ve hükumeti devirmeye yönelik icra faaliyetlerine başladığı, önce dershanelerin kapatılacağını bahane ederek arada gerginlik oluşturduğu, Dışişleri konusunda hükumetin elini zayıflatma amacıyla baskı yapmaya çalıştığı, Gezi parkı eylemlerinden

4

cesaret aldığı, ülkenin ve devletin zaten örgütün kontrolünde olduğunu ve hükumetin gücünü yitirdiğini devlete hakim olamadığını, hükumetin yıkılmasının vaktinin geldiğini, ülkede bir FETÖ devleti egemenliğinin bu şartlarda kurulabilmesi için şartların olgunlaştığını, sözde yolsuzluk bahane edilerek yargı destekli emniyet operasyonu ile bunun başarılabileceğini düşünerek faaliyete geçtiği, terör örgütünün mevcut hükumeti devirerek, yerine güdümlü ve F.G. ile yanında birlikte hareket eden imamlarının kontrolünde yeni bir hükumet kurulması için faaliyete geçtiği, örgütün polis teşkilatı, yargı içerisindeki mensupları ve diğer kurumlardaki elemanlarını kullanarak oluşturduğu gücüne güvenerek sistemli bir operasyona başladığı, usulsüz dinlemelerle elde ettiği bilgileri kullandığı, örgütün başındaki şüphelilerin talimatıyla başlayan ve kısa sürede hükumetin devrilmesiyle sonuçlanacağı umulan bu faaliyetin silahlı bir terör örgütü operasyonu olduğu ve son olarak en geniş çaplı silahlı eylemi olarak darbe girişimini gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.

Terör örgütünün Silahlı Kuvvetleri içerisinde sızdırdığı militanları ve “abi-imam” olarak tabir edilen sivil unsurları eliyle 15/07/2016 tarihinde aynı hedefler doğrultusunda AK Parti kuruculuğundaki 65’inci Hükumete karşı gerçekleştirdiği darbe girişimi en geniş kapsamlı silahlı eylemini ve terör örgütü tanımının unsuru olarak cebir ve şiddetin en belirgin şeklini oluşturmaktadır.

FETÖ/ PDY lideri, yöneticileri ve üyelerinin devlet otoritesini illegal yöntemler kullanarak ele geçirmek amacına yönelik olarak ortak bir iradeye dayalı, devamlılık arz eden, planlı ve disiplinli bir oluşum içerisine girmiş olmaları, aralarında güçlü ve hiyerarşik bir yapılanmanın mevcut olması, aralarındaki birleşmenin tek bir somut suçu işlemeye yönelik olmayıp suça iştirak boyutunu aşması, yapılanmanın sahip bulunduğu üye sayısı ve araç – gereç bakımından amaçlanan suçları işlemeye elverişli nitelikte bulunması, nihai amaçlarına ulaşmak için TSK, Emniyet Teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Özel Güvenlik Şirketleri bünyesine sızdırılan bir kısım örgüt mensuplarının silah ve silah kullanma yetkisine sahip olmaları, örgütlü yapının gerektiğinde maddi ve manevi cebir kullanmaları gibi hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde FETÖ/ PDY yapılanmasının silahlı terör örgütü vasfını haiz olduğunun kabulü gerekmektedir.

Milli Güvenlik Kurulu’nun 26/02/2014 ilâ 26/05/2016 tarihleri arasında gerçekleştirdiği müteaddit toplantılarda FETÖ/PDY’nin milli güvenliği tehdit eden ve kamu düzenini bozan, Devlet içerisinde legal görünüm altında illegal faaliyetler yürüten, illegal ekonomik boyutu bulunan, diğer terör örgütleri ile iş birliği yapan bir terör örgütü olduğuna dair değerlendirmelerin yapıldığı ve bu terör örgütü ile Devletin tüm kurum ve birimleri ile birlikte etkin bir mücadele yapılmasına dair kararların alındığı görülmüştür.

Bu açıklamalar ışığında FETÖ/ PDY’nin bir silahlı terör örgütü olduğu açıktır. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih ve 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararıyla örgütün “silahlı terör örgütü” olduğuna hükmedilmiştir.

2. YÖNETİM MODELİ

Terör örgütü ‘lider merkezli’ bir yapıya sahiptir. Lidere en yakın insanlar liderin koruyucusudurlar. ‘Lider’ etrafında örgütlenen hareketin en dışında ise, ‘örgüte ilgi duyanlar’ bulunur. Bu tür bireyler önemlidir; çünkü örgüt meşrutiyetini sempatizanlarının sayıca çokluğuna dayandırmaktadır. Bu bireyler esas itibariyle ‘örgüt içinde değillerdir’ ancak ‘örgüt dışında’ da değillerdir. Sadece örgüte ilgi beslemektedirler.

FETÖ/PDY örgütlenmesi; gizlilik, hiyerarşik yapılanma, pelür kağıtları ile haberleşme, özgeçmiş raporu verme (CV) ve kod adı kullanma gibi özellikleri ile yasa dışı terörist örgütlenmelerin taktiklerini kullanmaktadır. FETÖ/PDY’de F.G.’nin verdiği kararı sorgulama anlamına gelecek her düşünce, eylem veya tavır kuvvetle ezilmekte, liderin ve ona bağlı diğer yöneticilerin tüm talimatları, aklın da ötesinde bir kutsiyet kazandırılarak uygulanmaktadır. F.G. başta olmak üzere örgüt yöneticileri, halka hitap ederken büyük bir tevazu sergilerken, örgüt içerisinde mutlak bir otorite ile hareket etmekte olup, örgüt içerisinde ödül ve ceza sistemi uygulanmaktadır.

5

Örgüt mensuplarının evlilikleri dahi bağlı bulundukları imamların izin ve talimatları doğrultusunda gerçekleşmektedir. Evlilik kararı veren örgüt mensubu bu durumu kendisinden sorumlu imama iletmekte, müstakbel eşini yine örgüte bağlı olan bayanların resimlerinin bulunduğu bir katalogdan seçmektedir. Böylelikle hem mensupların örgüte bağlılığı artırılmakta hem de örgütten ayrılma durumunda ayrılan kişilerin eş ve çocukları örgüt talimatı ile kendisinden uzaklaştırılarak baskı oluşturulmaktadır.

Örgüt mensuplarının iş ve özel hayatlarındaki bütün kararlarını örgütün tasarrufuna bırakmış olmalarının altında yatan sebeplerden en önemlisi, bağlı oldukları imamların ve F.G.’nin hata yapmayacağına inanmış olmalarıdır. Ayrıca örgüt mensuplarının tamamına belli görev ve sorumluluklar verilerek bağlılıkları perçinlenmektedir.

Yazarı F.G. olan “ÖLÇÜ VE YOLDAKİ IŞIKLAR” isimli kitabın 57 ve 58. sayfalarında “Hizmet İnsanı” başlıklı bölümde “Cemaate bağlı kişinin azimli/kararlı ve hizmete karşı itaatkâr her şeyin sorumluluğunu alması gereken, darbe yediğinde azmi bozulmayan, yüksek rütbelere geldiğinde KENDİ RÜTBESÎ DEĞİL DE HİZMETİN RÜTBESİNİ ÖN PLANDA TUTAN hizmet içerisinde yapacağı görevlerin zor olabileceğine inanan ve bütün varlığını/canını/sevdiklerini hizmet için feda etmeye hazır olması” gerektiği vurgulanmıştır.

F.G.’nin “Ne olursanız olun makam şöhret başınızı döndürmesin. “SIFIR” olun. Olun ki büyük rakamlarda büyük yerlerde kullanılasınız.” şeklindeki sözleri ise, örgüt mensuplarının fonksiyonel değerini ifade etmektedir. F.G.’ne göre bireysel olarak hiçbir anlam ifade etmeyen fertler örgüt bünyesindeki faaliyetleri ile değer kazanmaktadır.

Dini unsurları temel alarak hareket ettiğini iddia eden FETÖ/ PDY’nin, dini değerleri zamana ve şartlara göre kendi idealleri doğrultusunda yorumlaması, ülkesi ve devleti ile barışık olmak yerine devleti kendisine hasım olarak görmesi, açık ve şeffaf olmak yerine bir istihbarat örgütü gibi “kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar” kullanması, yönetim kadrosunun faaliyetleri yurt dışından idare etmesi ve hasımlarını saf dışı etmek için her türlü baskı, şantaj ve yasa dışı yöntemi kullanması, çeşitli yabancı misyon temsilcileriyle mahiyeti bilinmeyen görüşmelerde bulunması, söz konusu yapının casusluk faaliyetlerini de kapsayan organize olmuş bir örgüt olduğunu ortaya koyan unsurlardır.

3. HİYERARŞİK YAPISI

Devlet kurumlarının muhtelif tarihlerdeki raporlarında, bu örgütsel yapının hiyerarşik durumu dönemsel olarak ortaya konulmaktaydı. Örneğin, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün ‘1999’ yılında yapmış olduğu bir çalışma esnasında yapılan tespite göre, bu yapılanma şu şekildeydi:

1) İstişare Grubu 2) Dünya imamı 3) Coğrafi bölge imamı 4) Ülke imamı 5) Bölge imamı 6) İl İmamı 7) İlçe imamı 8) Semt imamı 9) Mahalle imamı 10) Ev imamı (Işık evleri) 11) Serrehberler 12) Belletmenler 13) Öğrenciler ve örgüt mensupları (şakirt ve şakirdeler).

6

Örgütün hiyerarşik yapısı, günümüzde çok daha gelişmiş ve karmaşık bir hal almış olup, alman ifadeler ve yapılan çalışmalarda örgütün mevcut yapılanmasının aşağıda gösterildiği şekilde olduğu anlaşılmıştır.

FETÖ/PDY; ‘coğrafi’, ‘sektörel’ ya da ‘kurumsal’ anlamda, “imam” olarak ifade edilen sorumlulardan oluşan bir çalışma ve hiyerarşik düzene sahiptir. Mensuplarınca “Kâinat îmamı” ve “Mehdi” olarak kabul edilen F.G.’nin liderliğini yaptığı örgüt; Danışman Kadrosu, Kıta İmamları, Ülke İmamları, Bölge imamları, İl imamları, ilçe imamları, Esnaf imamları, Semt İmamları, Ev imamları üzerinden örgütlenmiş ve tabana yayılmıştır.

Kıta, ülke, bölge, şehir, ilçe, semt ve ışık evi sorumlularının yanı sıra kamuda (Bakanlıklar ve taşra teşkilatları, yerel yönetimler, üniversiteler, kamu iktisadi teşebbüsleri) ve özel sektörde (Hukuk büroları, bilişim şirketleri, muhasebe firmaları vb.) faaliyet gösteren kurumların her birinin başına örgüt tarafından “imam” olarak adlandırılan ilgili kurumların hiyerarşik yapıları dışında sorumlular atanmaktadır.

Kurumsal imamların genelde kurumun dışından olması söz konusu olmakla birlikte; her kurumun ayrıca kendi içerisinden sorumlu imamları da olabilmektedir. Bunlar kurum imamına karşı sorumludurlar.

Mülkiye, Emniyet, TSK, MİT ve Yargı içerisinde faaliyet gösteren imamlar ise “mahrem” tabir edilen ayrı bir yapılanma içerisinde yer almakta, bu yapılanmada yer alanlar, devletin hassas kurumlarında görev yapmaları nedeniyle takip edilmemek için diğer örgüt mensuplarına nazaran daha fazla önlemler almakta ve teknolojinin iletişim konusunda sağladığı imkânlardan kontrollü bir seviyede istifade etmektedir.

Örgütün yurt içinde toplum tarafından bilinen eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları, ekonomik kuruluşları, medya organları ve sağlık kuruluşlarının Türkiye Mütevellisine bağlı ayrı sorumluları bulunmaktadır. Bunlar örgütün önemli birer finans kaynağı olmanın yanı sıra, taban kazanmak ve algı operasyonları yapmak maksatlarıyla da kullanılmaktadır.

Türkiye’den sorumlu imama, beş bölge imamı, ona da bu beş bölgeyi oluşturan şehirlerden sorumlu imamlar bağlıdır. Her şehir büyüklüğüne göre alt bölgelere, bölgeler semtlere bölünmüş olup; her birisinin başında ayrı bir yetkili (imam) atanmıştır. Semt imamlarının altında o semte bağlı evlerin, ışık evlerinin imamları yer alır.

Her bölgenin başında da yine bir imam (bölge imamı) vardır. Başındaki imamla beraber bir de ‘eğitim danışmanı’ bulunmaktadır. İmam, daha çok işin finansal ayağını oluşturan esnaf sisteminin uygulanmasını sağlarken; paralel yapının temelini oluşturan talebe kısmının başında ‘eğitim danışmanı’ bulunur.

Bu beş bölge; İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep ve Erzurum bölgeleridir. Bölgeler, illerden oluşur ve üstte ‘Bölge imamı’, altında ise ‘İl imamları’ bulunur. İller de, ‘büyük iller’ ve ‘küçük iller’ olarak ikiye ayrılır. Büyük illerde, illerin altında ‘en az iki olmak üzere, eyaletler olur. Her eyaletin ‘en az üç büyük bölgesi’ söz konusudur. Örneğin Ankara, ilk zamanlar 3 bölgeden oluşurken, daha sonra bölge sayısı 5’e çıkarılmıştır. Büyük bölgeler ise, “en az üç küçük” bölgeden oluşur. Hiyerarşik düzen; il imamı, eyalet imamı, büyük bölge imamı ve küçük bölge imamı şeklindedir.

İmamlar, işin para kısmından ve maddi anlamda her şeyden sorumludurlar. Küçük bölgelerin parası büyük bölgenin muhasebecisinde toplanır. Her büyük bölgenin, her eyaletin ve her ilin birer muhasebecisi vardır. Yapı, yukarı doğru bu şekilde sıralanır. Ast-üst ilişkisi, askeri bir hiyerarşiden daha sistemlidir. Toplanan paralar için hiçbir zaman makbuz verilmez. Bölge imamına ve muhasebecisine sonsuz güven vardır. Bu arada her küçük bölge en az yedi- sekiz evden oluşur; kimi bölgelerde ise on üç- on dört ev bulunmaktadır.

7

Her büyük bölgenin bir terör örgütünün yayın organı “Zaman Gazetesi Sorumlusu” bulunmaktadır. Bu kişinin görevi, mütevelli esnaflar üzerinden gazeteye abone bulmak ve abonelerin takibini yapmaktır. Her mütevellinin belirli bir ‘gazete aboneliği’ hedefi vardır. Tiraj önemli olduğu için gazetelerin okunup okunmadığının önemi yoktur. Hatta bir kişinin gazeteye abone olması için ‘okur-yazar’ olmasına dahi gerek yoktur. Abonelikler ‘yıllık’ yapılır. Çoğunlukla kredi kartıyla yapılan bu abonelikleri ‘iptal etmek’ de mümkün değildir. Bazı dönemlerde bir esnaf “20 – 30 abone” hedefi alır ve bunu gerçekleştirir. Öğrenci evlerinde ev imamları, evde kalan her öğrenciyi abone yapmakla mükelleftirler. Bu uygulama, dershanelerdeki öğrenciler ve bunların velilerine kadar yaygınlaştırılabilmektedir.

Hatta bir dönem, zorunlu abonelik ‘Sızıntı Dergisi’ için de söz konusu olmuştur. Herkes, haftalık istişarelerde bir üstüyle bir araya gelir ve kendisine bağlı kişilerin örgütle ilişkisinin düzeyindeki gelişmeleri anlatır. Gazete ya da dergiye yapılan abonelikler ile ‘toplanan bağışlar’ konusunda rapor verir. Kurban Bayramı’nda deri toplanması, okulda bir organizasyon düzenlenmesi gibi, ‘proje bazlı’ konular, ‘istişare toplantıları’ adı altında konuşulup karara bağlanır. Bu istişarelerde; daha üst ahilerden gelen ve merdiven mantığıyla ‘imamdan-imama’ tüm örgüte ulaştırılan ’emir’ ve ‘tavsiyeler’ paylaşılır. O günün siyasi ve aktüel gündem konularına karşı alınacak ortak tavırlar öğrenilir. Bu hususlar, daha sonra ev ve yurt odası istişarelerinde mensuplara aktarılır.

Örgütün legal görünümlü eğitim, finans, medya gibi faaliyetlerinden sorumlu imamlar ile illegal yapılanmalardan sorumlu imamları arasında geçişler olabilmektedir. Eğitim alanında faaliyet gösteren bir imamın zamanla kamu kurumlarından sorumlu olması ya da illegal alanda görev alan bir il imamının medya faaliyetlerinde görevlendirilmesi mümkündür.

Örgüt hiyerarşisi yatay ve dikey yapılanma olarak tasnif edildiğinde ise;

1-) Dikey Hiyerarşi-Yedi Katlı Piramit: Kainat imamı inancı ve yedi katlı piramidal yapılanma İsmailiye Mezhebinin ve köken olarak Zerdüştlük Dininden alınmıştır. Zerdüştlük Dini ve ondan mülhem İsmaili Mezhebinde yedi kat gök gibi örgütlenmişlerdir. İsmailiye, sofilerini yedi dereceye ayırmıştır. Bu esasları aynen F.G. de tatbik etmektedir. Gök ve uzayla ilgilenen ve birçok okul veya şirket ismini buradan seçen örgüt, benzer bir yedi derece takıntısı ile hareket ederek, mensuplarını F.G. yedi tabakaya ayırmıştır. İsmailiye tarikatının piri yedinci derecede oturur ki bu mertebe Allah’tan doğrudan emir alan imamlık makamıdır. İmam helali haram ve haramı helal yapabilir. Ona mubah olmayan hiç bir şey yoktur. Bu esaslar aynen F.G.’nin örgütünde de geçerlidir.

FETÖ içinde hiyerarşide itaat ve teslimiyet katı bir kuraldır. Teslimiyet, hem örgüte, hem liderin emrine, ona atfen verilen göreve adanmışlıktır. İktidarsızlık emir dışında inisiyatif alamamaktır. İktidara boyun eğme hayatın, davranışın anlamının dıştan verilmesini bilgiyle donanmış olduklarına inanılan kişinin bu bilgiyi çevresinde alınan kararlara boyun eğmek zorunda olanlar iktidarsızdır.

FETÖ, sivil toplumu kendi haline bırakmayıp, kendine hizmet eden bağlı kuruluşlara dönüştürmektedir. Kadrolaşma ile yargı, ordu, emniyet ve bakanlıklar onun denetimine girip kolluk gücüne dönüşmektedir. Bu durumda devlete paralel şekilde dikey örgütlenen paralel yapılanma kayıtsız şartsız egemenliği oluşturmuştur. Egemenliği, örgütlenmeyi fiilen yöneten F.G. kullanmaktadır. Örgütün insanlara egemenlik kurduğu bir alan sunup buna inandırması teşkilatlanmasını güçlendirmiştir.

Devletin egemenliği dışında, ondan ayrı ve paralel bir yapılanma ve dikey örgütlenmeyle paralel devlet yapılanması oluşmuştur. Vesayet, hukuken egemen durumdaki siyasi iktidar üzerinde fiili nüfuz kullanmaktır. Hegemonya ise başka biri üzerinde egemenlik kurmaktır. Terör örgütü kendini devletin dışında ona hasım ve ondan üstün yeni bir egemen güç olarak örgütlemektedir. Bu yapı, kaynağını ve meşruiyetini dine dayandıran, hukuk düzeni dışında ve üzerinde, hukuk düzeyle çatışan bir iktidardır, otoritedir güçtür.

8

Örgüt, yedi tabakadan oluşan katı bir hiyerarşik kast sistemine dayanır. Kastlar arasında geçiş mümkündür ama dördüncü tabakadan sonrasını önder belirler. Kastlar arasındaki geçiş aşağıdan yukarıya doğru mümkün genellikle yukardan aşağıya doğru geçişe kapalıdır. Kast toplumlarında bağımlılık ve kademelenme önemli iken modern toplumlarda özgürlük ve eşitlik önemlidir. Aşırı bir kast sistemi geliştiren FETÖ/PDY’de de bağımlılık ve kademelenme en aşırı düzeydedir.

Birinci Kat; Halk tabakası: Terör örgütüne iman ve gönül bağı ile bağlı olanlar, fiili ve maddi destek sağlayanlardan oluşur. Bunların bir çoğu örgütün hiyerarşik yapısına dahil olamayan örgüte bilinçli veya bilinçsiz hizmet ettirilen halk kesimidir. Genellikle faaliyetlerden habersizdir. Bu katmandakileri örgüte bağlayan ana unsur İslami duyarlılık ve din duygularıdır.

İkinci Kat; Sadık tabaka: Okul, dershane, yurt, banka, gazete, vakıf ve resmi kurum görevlilerinden oluşan örgüte sadık gruptur. Bunlar örgüt sohbetlerine katılan düzenli aidat ödeyen ve az çok örgüt ideolojisini bilen kişilerdir. Bu tabakaya girebilmek için örgüt üyesi olmak gereklidir.

Üçüncü Kat; İdeolojik Örgütlenme Tabakası: Gayrı resmi faaliyetlerde görev alırlar. Örgütün ideolojisini benimseyen ve ileri derecede bağlı ve çevresine de örgüt fikirlerini aşılayan tabakadır. Kaymakam, vali, şehir sorumluları, general, müfettişler, irşat ekipleri yer alır.

Dördüncü Kat; Teftiş Kontrol Tabakası: Bütün hizmeti (legal ve illegal) denetler. Bağlılık ve itaatte dereceye girenler buraya yükselebilir. Bu tabakaya girenler örgüte çocuk yaşta kazandırılanlardan seçilirler. Örgüte sonradan katılanlar genellikle bu katta ve daha üst düzeyde görevlendirilemezler.

Beşinci Kat; Organize Eden ve Yürüten Tabaka: Üst düzey gizlilik gerektirir. Birbirlerini çok az tanırlar. F.G. atar. Devletteki yapıyı organize edip yürüten tabakadır. Örgüt içinden bir evlilik yapanlar buraya yükselebilir.

Altıncı Kat; Has tabaka, F.G. ile alt tabakaların irtibatını sağlar. Örgüt içi görev değişiklikleri yapar, azillere bakar. F.G. atar.

Yedinci Kat; (Kurmay Tabaka), F.G.’e doğrudan bağlı atamasını yaptığı seçkin kesim, (Onyedi kişilik kurmaylardan oluşur) Bu tabakada yer alanlardan bazıları; Mustafa Özcan, Şerif Ali Tekalın, Mehmet Ali Şengül. Bu tabakalar dışında bir de sempati besleyenlerden oluşan alt tabaka vardır. Sempati besleyen kimseler örgüt hiyerarşisi içinde yer almazlar. Örgüte karşı herhangi bir olumsuz düşünceleri yoktur. Örgütün bütün faaliyetlerini illegal bile olsa desteklerler. Örgütten talimat almazlar ve rapor vermezler. Örgüte zaman zaman maddi yardım yaparlar, devamlı olmamak şartıyla örgüt lehine bazı faaliyetlere de katılırlar. Bunlar örgütün iç yüzünü bilmeyen görünüşteki yüzünü gerçek sanan kimselerdir. Siyasetçi, sanatçı, yazar, gazeteci, akademisyen gibi bir çok alana yayılmış geniş bir sempatizan çevresi bulunan örgüt, zamanı geldiğinde ve en kritik anlarda bu tabandan yaralanarak lehine fiili durum oluşturmaktadır.

Bu yapının yedi katmanının en üstünde sözde “Fetullah Hoca Arşı“ yer almaktadır. Beşinci, altıncı ve yedinci katmanlar örgütü yöneten katmanlardır. Yedinci ve altıncı katmandakilerin örgütten kopmalarına kesinlikle izin verilmez. Altıncı katmandakiler, F.G.’in bildiği ve takip ettiği hayati hizmetler olarak tanımlanan işleri yaparlar. Beşinci katmanda ise çok nadir örgütten kopmalar olmuştur. Kopanlar mutlaka örgüt tarafından takip edilerek etkisiz hale getirilmiştir. Örgütü dördüncü katman bir arada tutar ve alt katmanlardakilerin teftiş ve kontrolünü yapar. Hizmet denen işleri ise ilk üç katmanda yer alanlar yürütmektedir.

9

2-) Yatay Yapılanma (Hücre Tipi Zincir Yapılanma):

FETÖ, örgütün deşifre olmaması ve devletin örgüt yapısını çözmekte zorlanması için ayrıca örgütü hücre tipinde yatay örgütlemiştir. Hücreler genellikle en fazla beş kişiden oluşmakta ve bir abla/abiye bağlı bağlı birimdir. Hücredeki kişi sayısı bazı kurumlar için üç ve bazı kurumlarda (TSK için) birebirdir. Ayrıca her hücre abi veya ablası da bir başka hücrede yer almaktadır. Örgüt, her bir lokması bir hücreden oluşan zincirler şeklinde üst imamlara bağlanmakta ve nihayet ülke kıta ve üst örgüt yöneticilerine bağlanmaktadır. Tanık ifadeleri ve örgütün içinde bulunan kişilerin beyanları ile örgütle ilgili elde edilen dokümanlarda bu durum açık olduğundan örgütün hücre sistemine göre yapılandığı konusu ittifakla kabul edilmektedir. Kamu kurumları içindeki yapılanma bir hücre ile başlayıp orada kadrolaşma sağlandıkça başka hücrelerin eklenmesiyle veya büyüyen hücre bölünerek yeni bir hücre oluşturulup sohbet grubu şeklinde yapılanmaktadır. Her bir hücreye sorumlu bir imam atanarak yapılanmanın genişlemesi sağlanmaktadır. Eğer kadrolarda örgüt mensubu çok fazla ise hücreler binlere, on binlere kadar artabilmektedir. Kuruma atanan üst sorumlu imam ise hücrelerin tamamından sorumlu olarak faaliyet yürütmektedir.

4. FETÖ/ PDY TERMİNOLOJİSİ

Örgüt, kendince bir terminoloji geliştirmiştir. Örgütü tam olarak anlayabilmek için bazı kavramların tanımlanması gerektiği değerlendirilmektedir:

a. Cemaat, Camia, Hizmet Hareketi: Fetullah GÜLEN, örgütü hiç bir sıfatı veya ismi kullanmayı tercih etmemektedir. Bu grup kamuoyunda, “Fetullahçılar”, “Fetullah GÜLEN cemaati”, “camia”, “hizmet hareketi” şeklinde isimlendirilmektedir. Fetullah GÜLEN Örgütü, kendilerine eskiden “cemaat” derken yakın dönemde “camia”, “hizmet hareketi” gibi muğlak, isim olmayan ve kendilerini sempatik göstermeye çalışan bazı ibareler kullanmaktadır. Bu ifadeler karanlık bir amacın karanlık ilişkilerinin muğlak ifadesidir. Bir bakıma bu örgütlenme gerçekte isimsiz bir örgütlenmedir.“Örgüt”, Fetullah GÜLEN tarafından 1965 yılından itibaren oluşturulmaya başlanıp 1971 askerî muhtırası sonrası müstakil kimlik kazanıp dini, ekonomik, sosyal, siyasi örgütlenmenin adıdır. Bu teşkilat içerisindeki kişiler kendilerini, yukarıda da belirtildiği şekilde “camia” veya “hizmet hareketi” olarak da adlandırmaktadırlar. Hizmet hareketi, muğlak bir ifadedir. Hareketin ne hizmeti yaptığını ifade etmemektedir. Dileyen dilediği gibi bu ifadeyi kullanabilir ve istediği anlamı yükleyebilir. Hizmet hareketi ifadesi ile algı yönetimi kurgusu, amacın gizlenmesi, masum gösterilmesi çalışması hemen sezilmektedir. Fetullah GÜLEN ve örgütü, iddia ettikleri gibi, dini bir hizmetin yapılmasından oldukça uzaktır. Fetullahçı Terör Örgütü- Paralel Devlet Yapılanması Örgütü: Demokratik Hukuk Devletinin özelliklerini ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuş en geniş ve en büyük katılımlı silâhlı terör örgütlenmesidir. Amaçlarını gerçekleştirmek için silâhlı terör örgütlerini kullanabilen- kiralayan, devletin silâhlı unsurlarını emelleri için kullanabilen, devlet kademelerindeki silâhlı güçler aracılığı ile operasyonel sonuçlar elde edebilen bir örgütlenmedir. b. Mahrem Yerler: Örgüt dilinde Askerî Okulları, GATA, TSK, Polis Kolejleri, Adalet Akademisi, Yargı Kurumları, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatını ve bazı özel kurumları (TİB, ÖSYM, TÜBİTAK) ifade eder. Özel mahrem yerler ise silâh bulunduran TSK, Emniyet, MİT’tir. c. Mahrem Hizmet: Mahrem yer sayılan devletin en önemli kurumlarında örgütün kendi hesabına yürüttüğü hizmete verilen isimdir. Mahrem hizmet örgüt adına kurumlarda kadrolaşma, abinin veya imamın emrine göre organize hareket etme ve örgüt amacına yönelik verilen görevleri ifa etmektir. d. İmam: Örgütün sorumlu yöneticisi olan erkek kişiyi ifade eder. Din bilgisine sahip olması aranmaz. Hiyerarşi içerisinde yer alan örgütün yöneticisi ve raporları toplayan emirleri veren kişidir. Kainat İmamı, Kıta İmamı, Ülke İmamı, Bölge İmamı, Şehir İmamı, Semt ve Mahalle İmamı, Kurum İmamı gibi bir çok değişik pozisyonu vardır.

10

e. Tedbir: Fetullah GÜLEN soruşturma ve takibata uğramamak ve zarar görmemek için kendince bir görüş geliştirerek; yalan söylemeyi, inandığı ve olduğundan farklı görünmeyi, yaptığı bir işi başkasına yüklemeyi, dini emir ve yasaklarla kendini bağlı saymamayı, hukuku dolanmayı, ahlakî kural kabul etmemeyi çevresine öğreterek adına tedbir (takiye) demiştir. Ona göre, örgüte zarar gelmemesi için yalan söylemek, iftira etmek, hırsızlık yapmak, suç işlemek, dinen haram sayılan içki, kumar, fuhuş gibi günahları işlemek mubahtır. Onun verdiği emre göre “gerekirse Allah’ı bile inkar etmek” mümkündür. Kısaca örgütün işlediği her günah veya kusurun, ayıbın, suçun kılıfına tedbir denilmektedir. f. Işık Evi: Örgütün “hücre evi” ışık evleridir. Işık evleri, örgüte taban kazandırmak, yardım toplamak, çevreye hâkim olmak, zeki beyinleri işleyerek “altın nesil” oluşturmak için kurulmaktadır. g. Hususi evler: Büyükşehirlerde askeri ve polis okullarının bulunduğu ve bu hizmetlerin takip ve

organize edildiği evlerdir. Mahrem hizmetlerin icra edildiği evlerdir. h. Hücre tipi yapılanma: Kamu kumrularında sayısı beş kişiyi geçmeyen bir örgüt abisine bağlı birimdir. Hiç bir hücre diğer bir hücreden haberdar değildir. Bu örgütlenme modelinin geliştirilmesinin sebebi, bir hücre açığa çıksa bile diğer hücrelerin faaliyetine devam ederek deşifre olmamalarını temin etmek içindir. i. Himmet: Örgütün finansmanı için toplanan gerekli ekonomik kaynak elde etmeye verilen isimdir. Örgütün kestiği vergidir. Kamu görevlileri maaşının bekar ise %15- 20, evli ise %10’unu himmet olarak ödemek zorundadır. Bu asgarî tutardır ve himmetin üst sınırı yoktur. Dileyen dilediği kadar, mesela maaşının tamamını himmet olarak verebilmektedir. Himmet değişik şekillerde alınmaktadır; Örgütün bedelsiz çalıştırması suretiyle emekten himmet (askerlik ödevi yerine), para toplayarak gelir elde etmesi suretiyle paradan himmet (vergi ödevi niteliğinde), yüklü ödeme alarak gelirden himmet (vergi benzeri), evlenme ve aile kurmayı geriye atarak örgüte çalışarak eşten himmet olmak üzere örgüte kaynak sağlanmaktır. j. Kutsal Hoca Payı: Himmet olarak toplanan paranın %15’i Fetullah GÜLEN’in kutsal payı olarak ona yollanmaktadır. ABD ülkesindeki ona bağlı bir okul, kuruluş veya vakıf parayı alıp örgütün merkez giderlerine harcamakta, kalanı ise Fetullah GÜLEN’in ve imamların şahsî servetine dönüşmektedir. k. İstişare: Bir iş yapılmadan önce örgütün ilgili abisinin veya ablasının emrinde toplanıp karar verme ve icraya geçmek için yapılan örgütsel toplantıdır. Günlük, haftalık, aylık veya yıllık belli periyotta rutin yapılan örgüt hücre evi toplantısıdır. Üst yöneticilerden gelen emirlerin uygulanması için bir araya toplanmaya verilen isimdir. l. Tard: Emre uymamak, itaat dışına çıkmak veya disipline başkaldırmak, verilen görevi yapmamak suretiyle diğer şekillerde ikaza rağmen bunda devam eden ve örgüte tekrar kazandırılması mümkün olmayacağı anlaşılan ve hain ilan edilen kişinin örgütten kovulmasıdır. Bu kişilere zecr tokadı (şefkat tokadının tersidir) vurulur, üzeri çizilenlerden olur, hayatının kalanı zehredilir. m. Şefkat Tokadı: Örgüte göre, kötü iş yapan (genellikle abi veya ablanın talimatına uymakta ihmal gösteren) kişinin, Allah tarafından bir kötülükle ikaz ediliyormuş izlenimi oluşturularak (örgüt üyelerince kurgulanarak) cezalandırılmasıdır. n. Abi: Bir hücre evi ya da en küçük örgüt biriminin sorumlusudur. Ev abisi, yalnızca evin idaresinden mesuldür. Abilik, örgütte hocalık makamıdır. Hiyerarşiye göre üst tabaka belirler. Üyeler abiye itaat etmek mecburiyetindedir. o. Ablalık: Abiliğe paralel olarak kadın ve kızlar için ablalık makamı vardır. p. Sadakat Testi: Örgüte kazandırılan ve örgüt amaçlarına göre eğitilen bir üyenin aldığı örgütsel narkozun tesiri altında kıvama geldiğini, davaya adanmışlığını ve yeterince örgüte bağlanıp bağlanmadığını abi veya ablanın sınaması, teste tabi tutmasıdır. Örgüt üyesi, liderine koşulsuz itaat ediyorsa, örgütün amacını benimsemişse, baskı ve tehdit altında tutulduğu zaman yeterince dirençli ise sadakat testini geçmektedir. Sadakat testi örgüte bağlılığı ölçmektedir. q. Kafalama: Örgütle organik bağı olmayan bir kişinin, şirin görünerek örgüte bağlanması,

sempatizan hale getirilmesi veya himmet vermeye razı hale gelmesidir.

11

r. Parlatma: Örgüt çok iyi reklam ve imaj yapıcıdır. İstediği kişilerin reklamını yapıp bu kişiler üzerinden kendisine nema sağlamaktadır. Buna örgüt terminolojisinde parlatma denir. Bir makama atanması için kişinin önceden hazırlanıp onun adına mükemmel özgeçmiş oluşturma, atamayı yapacak kişiler nezdinde üstün özelliklerini değişik kişiler eliyle yaptırma, basın yayında övgüler yapma, kurum içinde atama öncesi o kişi hakkında olumlu dedikodu çıkarma, nihayet atanması için her türlü tavassut girişimi parlatmanın değişik şekilleridir. s. Mahrem Toplantı: Örgütün ilgili biriminin çok gizli tutuğu ve üstten alınan bir emrin nasıl icra edileceğinin tespit edildiği ve görevlendirmelerin yapıldığı toplantılardır. Bu toplantıya örgüte çocukluğunda girenler katılabilir ama sonradan örgüte katılanlar alınmaz. t. Fetih, Fethetme, Fetih Okutma: Örgüt, kamu idarelerinde kadrolaşmaya fetih demektedir. Fetih okutma ise kamu idarelerine giriş için yapılan sınavlardan önce soruların elde edilerek öğrenci veya gençlere önce yemin ettirip, daha sonra cevaplarıyla birlikte çözdürülerek sınavı kazanmasını sağlamaktır. Örgüt, devleti ve kamu idarelerini ele geçirilmesi gereken bir düşman kalesi gibi görmektedir. Kadrolaşmayı ise fetih hareketi olarak kabul etmektedir. u. Altın Nesil: Fetullahçı öğretiyi benimseyen, örgüte ve öndere sadakatle itaat eden ve bu örgütün içinde yer alan kişilerin genel adıdır. “Beklenen nesil”, “kutsiler ordusu”, “muhabbet fedaileri”, “gönül erleri”, “ışık süvarileri” olarak da ifade edilmektedir.

5. TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇERİSİNDEKİ MAHREM NİTELİKLİ ÖRGÜTLENMESİ

5.1. MAHREM HİZMETLER ve MAHREM YAPI

Mahrem Hizmet: Devletin en kritik ve operasyonel birimlerine sızarak örgüt hesabına yürütülen hizmetleri ifade eder. Bu kurumlarda örgüt adına kadrolaşma, abinin veya imamın emrine göre organize hareket etme ve örgüt amacına yönelik verilen görevleri ifa etmektir.

Mahrem hizmetlerde terör örgütü lideri Fetullah GÜLEN veya örgütün üst yönetim katından gelen talimatlar, doğruluğunu veya akla uygunluğunu, dini, hukuki, ahlakiliğini sorgulamadan yerine getirecek, mutlak itaat ve teslimiyet gösteren, seçilmiş örgüt mensupları kullanılmaktadır. Genellikle çocuk yaşta örgüte kazandırılmış, örgütsel ideolojiye uygun olarak yetiştirilmiş şahıslar mahrem hizmetlerde kullanılmaktadır.

Mahrem yapı tarafından kontrol altında tutulan ve yönetilen TSK yapılanması, Emniyet ve MİT yapılanması ile birlikte örgütün Silahlı Kanadını oluşturmaktadır.

15 Temmuz Darbe Girişimi, örgütün mensupları sayesinde TSK’nın her türlü imkân ve silah gücünü gerektiğinde kendi halkına ve halkının iradesine karşı kullanmaktan çekinmeyeceğini açıkça göstermiştir.

Örgüt dilinde Mahrem Yerler:

-Bütün TSK (Askeri Liseler, Harp Okulları, GATA), -Emniyet (Polis Kolejleri, Polis Akademisi), -Yargı (Adalet Akademisi, Hakimler/Savcılar, HSYK), -MİT, -Mülkiye (Kaymakamlar/Valiler), -Bazı özel kurumları (TÎB, ÖSYM, TÜBİTAK) ifade eder.

Özel Hizmet Birimleri: TSK, YARGI, EMNİYET, MÜLKİYE, MİT gibi kurumlardaki yapılanmayı ifade eder. Örgüt asıl operasyonel gücünü bu birimlerden almıştır.

12

Örgütün gerek 17-25 Aralık öncesi ve sürecinde yapılan operasyonel faaliyetler, gerekse 15 Temmuz Darbe girişiminin planlama ve uygulaması Özel Hizmet Birimleri tarafından yürütülmüştür.

Özel Hizmet Birimlerinde hücresel yapılanma söz konusudur. Bu birimlerin deşifre olmasını önlemek için uygulanan hücresel yapılanmada bir örgüt mensubu en fazla bir üst sorumlusunu ve bir altında bulunan örgüt mensubunu tanımaktadır.

5.1.1.MAHREM YAPININ İŞLEYİŞİ

Örgüt için en önemli kurumlar olan TSK. Emniyet, MİT ve yargı organlarına yerleştirilecek öğrenciler Talebe İmamları tarafından belirlenir ve durumlarına göre sınıflandırılarak o yönde ders çalışmaları sağlanmaktadır.

Bu öğrenciler normal talebe evlerinden alınarak mahrem yapı dışındaki kişilerin bilmediği ve sadece mahrem hizmetlerde kullanılan evlere yerleştirilmektedir. Evlere yerleştirilen öğrencilere kod isim verilir ve özel derslere tabi tutulmaktadır.

Örgütün mahrem yapısı tarafından ele geçirilen Askeri Liselere Giriş ve Polis Koleji Giriş sınav soruları Talebe İmamları aracılığıyla bu okullar için hazırlanan öğrencilere ezberletilerek sınavlarda başarılı olmaları sağlanmaktadır.

Bu okullara giriş için yapılan çalışmaların boşa gitmemesi için öğrencilerin sağlık durumları önceden örgüt tarafından incelenmekte ve engel hali bulunmayanlar seçilmektedir. Her şeye rağmen sağlık raporunda bir sorun çıkması halinde ilgili hastanelerdeki Örgüt mensupları tarafından uygun raporun verilmesi sağlanmaktadır.

1985 yılında örgüte mensup bazı öğrencilerin Askeri Liselerden atılması üzerine örgüt tarafından strateji ve sistem değişikliğine gidilerek, Askeri Liselere ve Polis Kolejine yerleştirilen öğrencilerin, bu okullardaki öğrenimleri süresince de kendilerini bu okullara hazırlayan Talebe İmamı tarafından takibi sağlanmıştır.

Talebe İmamı sorumlu olduğu öğrenciyi on beş günde bir kez ziyaret etmekte, ziyaret gerçekleşmezse ikinci buluşmanın ne zaman ve nerede gerçekleşeceği mutlak surette belirlenmektedir. Bu görüşmelerle ilgili olarak kesinlikle cep telefonu kullanılmamaktadır. Sabit kontörlü hatlar vasıtası ile sorumlu Talebe İmamı (ABİSİ) tarafından öğrencilerin mesai saatleri dışında araması ile irtibatın sağlandığı görülmektedir.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası TSK içerisindeki yapılanmaya yönelik yapılan operasyonlarda alınan ifadeler ve yapılan tespitlerde, örgütün TSK içerisinde farklı bir yapılanmaya gittiği, tamamen hücre tipi, birbirinden habersiz ve bağımsız üniteler oluşturulduğu, bu ünitelerin sivil abilerin/imamların sorumluluğunda üst düzey komutanlar (general, albay, yarbay, binbaşı), alt rütbede subaylar (teğmen, üsteğmen, yüzbaşı) ve astsubay gruplardan oluştuğu tespit edilmiştir.

5.1.2.BİRİM YAPILANMASI

Birim, FETÖ/PDY terör örgütünün askeri yapılanmasıdır. Her askeri kuvvetin (Kara, Hava, Deniz, Jandarma) başında bir sorumlunun bulunduğu, onların altında Türkiye’nin coğrafi bölgelerine göre ayarlanmış olan BÖLGE TEMSİLCİLERİ’ nin yani bölge sorumluların bulunduğu, temsilcilerin altında MÜDÜRLERİN bulunduğu, duruma yani personel (öğrenci) sayısına göre müdürlerin sayısının da değiştiği, müdürlerin altında ise MÜDÜR YARDIMCILARININ bulunduğu, Müdür yardımcılarının altında ise ÖĞRETMENLERİN bulunduğu, bu şekilde isimlerin kullanılma amacının ise dikkat çekmemek için olduğu. Öğretmenlerin ise onların altında bulunan askeri personel ile ilgilendikleri, askeri personelin ortak adının “ÖĞRENCİ” olduğu. Örgütün eğitimlerini sağlamak, soruları ele geçirmek ve benzeri yöntemlerle orduya

13

sızdırdığı/sızdıracağı şahıslarla ilgili izlediği yol ve yöntemleri belirlediği, ordudan tasfiye edilmesi istenen yapılanma dışında bulunan ve karşıt görüşe sahip şahısların tespit ve tasfiye argümanlarını topladığı ve orduyu astsubay ve astsubaylıktan geçme subaylar vasıtasıyla kontrol altında tutmaya çalıştığı yapıdır.

5.1.3. BİRİM YAPILANMASI TERMİNOLOJİSİ

MÜDÜR (MD): İldeki askeri yapılanmasının sorumlusu olan, il imamı veya il Eğitim Danışmanı ile arasında herhangi bir bağ bulunmayan, doğrudan TEMSİLCİYE bağlı olan örgüt yöneticisini ifade eder.

MÜDÜR YARDIMCISI: Müdürün talimatlarını yerine getiren aynı zamanda yapı içerisinde faaliyet yürüten şahısların sorunlarını müdüre aktaran ve örgüt adına raporlama yapan kişiyi ifade eder.

BELGE ENFORMASYON YÖNETİCİSİ (BEY): Öğrencilerden (subaylar) öğretmenlere onlardan da Bilginlere aktarılan bilgilerden teyide muhtaç ve araştırılması gerekenlerin detaylı inceleme ve değerlendirmesini yapan kişidir.

BİLGİN: Yapı içerisinde müdür yardımcısı konumunda olan, fişleme ve bilişim işleri ile bizzat ilgilenen örgüt mensubunu ifade eder.

ÖĞRETMEN: Müdür yardımcılarına bağlı olarak askeri personel ve askeri öğrenciler ile sohbet toplantısı yapan, himmet toplayan ve askeri personel ve öğrencilerden sorumlu olan kişiyi ifade eder.

GEZİCİ: Birim/Bölge yapılanması içerisinde birim ile bölge arasındaki koordinasyonu sağlayan örgüt unsurları GEZİCİ olarak tabir edilirler. Askeri Okul/Polis Okulu öğrencileri ile ilgili olarak BİRİM BÖLGEDEN DÜZENLİ OLARAK RAPOR ALIR.

SERREHBER: Örgüte ait okul ve dershanelerde çalışan öğretmenlerden sorumlu kişiyi ifade eder.

EĞİTİM DANIŞMANI (ED): İllerde BÖLGE içerisinde yürütülen tüm faaliyetlerden sorumlu olan ve bu Maliyetleri yöneten kişiyi ifade eder.

SERDOKTOR: İllerde doktorlar ile görüşüp edindiği bilgileri E.D’ lere raporlayan kişiyi ifade eder.

DOKTOR (Dr.): Örgüte mensup olan Askeri Okulları ve Polis Okullarını kazanmış olan öğrencileri örgüt adına öğretmenlik yapan kişiler üzerinden takip eden ve durumları hakkında rapor alan kişiyi ifade eder.

GÖZCÜ: Askeri lise ve harp okulundaki örgüt mensubu öğrenciler ile ilgilenen ve her on beş günde bir okul dışında buluşma yapan talebe abisine verilen isimdir.

ARAMA/TARAMA MESULÜ (ATM): Hem birimde hem de bölgede faaliyet yürüten ATM’ler örgüt mensuplarının üzerlerinde ve evlerinde suç unsuru oluşturabilecek örgütsel bilgi, belge, dijital materyal bulunup bulunmadığının tespitini yapan ve dijital cihazları formatlayarak delilleri ortadan kaldıran örgüt mensuplarıdır.

ATM (Arama Tarama Mesulü) tarafından alınan tedbirler aşağıdaki şekildedir. Buna göre;

– Bilgisayarlarda örgüt tarafından izah edilemeyecek bilgi bulundurulmaması, – İletişimde kullanılan internet programları için muhakkak surette VPN kullanılması, – Evde bandrolsüz kitap, cd bulunmamalı ve kitapları izahı mümkün kitaplar olmalı, – Evde mutlaka bir zula olmalı ve kullanılan şahsi flash bellekler temiz tutulmalı,

14

– Mesaj/Whatsapp gibi programlara dikkat edilmeli, – Evde veya arabada örgütsel doküman bulunmamalıdır.

Bu tedbirlerin alınıp alınmadığı ATM tarafından habersiz bir denetleme mekanizması içerisinde kontrol edilmektedir. Bilişim yatkınlığı olan Müdür, Müdür Yardımcısı ya da Öğretmen seviyesindeki herhangi bir birim görevlisi ATM olarak görevlendirilebilir.

L MESULLERİ: Asker ve polis yapılması düşünülen 8. ve 12. sınıf öğrencileri ilgilenen örgüt mensuplarıdır.

ÜMİT MESULÜ: Örgüt ile irtibatı zayıflayan örgüt mensubunun tekrar örgütle irtibatını sağlamakla görevli örgüt mensubudur.

İZDİVAÇ MESULÜ: Yapı içerisinde evlilikleri organize eden sorumludur.

5.1.4.BİRİMDE BİLGİN KAVRAMI

Bilgin; Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdırılan örgüt mensupları vasıtasıyla örgüte karşı personelin fişleme bilgilerini temin eden ve bu bilgiler üzerinden örgüt mensuplarına yer/pozisyon açmak, örgüt karşıtlarını tasfiye etmek amacı ile isimsiz mektup, e-posta, twitter gibi yollarla TSK ve BİMER tarafından bilinir hale getirmek amacıyla çalışan bir örgüt mensubudur. Aynı zamanda BİLGİN denilen örgüt mensubu örgüt içinde kullanılan iletişim sistemlerinin güncel kullanım biçimi ve sosyal medya üzerinden algı oluşturma amacına yönelik olarak takip edilecek sosyal medya hesaplarını belirleme görevi de bilgin tarafından icra edilmektedir.

5.1.5.BİRİMDE DOKTOR/SERDOKTOR KAVRAMI

Sınavlarda Askeri Okulları ve Polis okullarını kazanan öğrenciler kazandıkları illerde ÖĞRETMEN denilen imamlar/abiler vasıtasıyla düzenli olarak ziyaret edilir. Bu öğrenciler hakkında derlenen bilgiler ve değerlendirmeler DOKTOR denilen görevlilere rapor edilir. DOKTOR kendisine raporlanan öğrencinin durumu ile ilgili olarak değerlendirmelerini yaparak örgütsel bağlılık seviyesini arttırma, kopma noktasına gelenleri yeniden entegre etme ve örgütsel çerçevede tutma amacına yönelik olarak yapılması gerekenleri ÖĞRETMEN denilen imamlara bildirir. ÖĞRETMEN DOKTOR tarafından raporlanan duruma dayalı olarak Askeri Okul/Polis Okulu öğrencisine yönelik yaklaşımı ve örgütsel eğitimin ölçü ve biçimini belirler. Bu döngü ile ÖĞRENCİ/ÖĞRETMEN/DOKTOR arası iletişim sağlanmış olur.

Askeri okullara ve Polis Okullarına çok sayıda öğrenci kazandıran illerde Doktor sistemine eklenmiş bir SERDOKTORLUK kavramı bulunmaktadır. Öğrenci sayısına göre bir SERDOKTOR için görevlendirilmiş birden fazla DOKTOR bulunabilir. Ayrıca birden fazla SERDOKTOR üzerinden birden fazla DOKTOR ile koordinasyon da sağlanabilir. Bu durumda olan iller E.D (Eğitim Danışmanı) denilen kişiye bağlı olarak SERDOKTOR/DOKTOR/ÖĞRETMEN/ASKERİ ÖĞRENCİ ilişkilerini örgüt disiplini içerisinde hiyerarşik olarak yürütürler, Raporlanan hususlar aşağıdaki gibidir;

-Askeri Öğrenci/Polis Okulu Öğrencisinin irtibatları, -Manevi durumları, -Ahlaki Sorunları, -Şahsi durumları, -İrtibatı zayıflayanların örgüte yeniden kazandırılması.

Tüm ülkede sayısı 20 civarında bulunan GEZİCİLER denilen grup bu yolla yapılan raporlamaları yılda 2 defa bizzat gelerek BÖLGEYE ulaştırır. Bu sayede BÖLGE ile BİRİM arasındaki örgütsel döngü

15

GEZİCİLER üzerinden tamamlanmış ve örgüt mensubu askerlerin örgütsel durumları ve bu duruma dair sözde eğitim takvim ve içeriği belirlenmiş olur.

5.1.6.BİRİME ÖĞRETMEN SEÇİMİ

Birimler her yıl ihtiyaç duyulan öğretmen sayısını günceller ve temsilcilik üzerinden bölgede bulunan iller vasıtasıyla giderilir. Temsilcilik planlamada ihtiyaç duyulan öğretmen sayısını illere göre belirler ve iller bu sayıda öğretmeni tedarik ederek Temsilciliğe bildirir. İllerin temsilciliğe isim bildirememesi halinde Eğitim Danışmanı kadrosundan takviye edilir.

Birimde görevlendirilecek öğretmenlerle ilgili olarak aranan bazı koşullar aşağıdaki gibidir;

– Daha önce 03/L3 Seviyesinde Grup Abiliği Yapmış Olanlar. – Sohbet edebilecek yetkinlikte olanlar. – Para ve bayan konusunda zaafı olmayanlar. – Kriz seviyesinde maddi ve manevi problemi olmayanlar, -Yaş ve fiziksel olarak göreve uygun olan öğretmen adayları ile Birim Müdürleri mülakat yaparlar. Mülakat sonucuna göre belirlenen adayın birime alınmasına veya alınmamasına karar verilir.

5.1.7. BİRİMDE PERSONEL DEVRİ VE ID KAVRAMI

TSK atama döneminden sonra BİRİM yapılanması bulunan tüm iller örgüt mensuplarının atama yerlerini ve kıtalarına intikal tarihlerini tespit eder. Tayin olan personel hakkında illerin değerlendirmelerini içeren ID bilgileri Birim Müdürü tarafından TEMSİLCİLİK denilen ana merkeze yollanır.

Bilgiler burada tek bir havuzda toplanarak her bir örgüt mensubu askeri şahsın atandığı kıtanın birim müdürlerine gönderilir.

Müdür Yardımcıları bu yolla gelen askeri personel ile ID bilgileri üzerinden irtibat sağlayarak ÖĞRETMEN ile irtibatlandırır ve bu sayede personel devir işlemi gerçekleşmiş olur.

ID Örgüt mensubunun özlük dosyası gibidir. Örgüt mensubu ve eşine ait fişleme bilgileri 1/7 arası kategorize edilmektedir;

-Tam İtaatkâr -Ara Sıra Faaliyetleri Aksatan -Arada Sırada Gelen Ya da Gelmeyen -Dost/Dost-Muhip -Muhip/Müntesip (Başka Cemaat Mensubu) -Müntesip/Sol-Ulusalcı -Solcu/Alevi/Din Düşmanı veya Yapıyı Sevmeyen

Bu puanlama sistemine göre okuldaki tüm personel ve birim faaliyet alanı içerisinde bulunan tüm örgüt mensupları hakkında oluşturulan örgüt içi özlük dosyası atanan/tayin olan/yer değiştiren örgüt mensuplarının atandığı birime ulaştırılır.

Burada iki basamaklı bir değerlendirme söz konusudur. İlk basamak geldiği birimdeki notu ikinci basamak ise bulunduğu birimdeki not ifade eder.

Mesela 12 biçiminde özlük değerlendirmesi yapılmış bir örgüt mensubunun geldiği birimde TAM İTAATKÂR iken bulunduğu birimde “Ara Sıra Faaliyetleri Aksatan Örgüt Mensubu” olduğu anlaşılır.

16

Birimde 3 ve daha aşağı kategoriye indiği tespit olunan örgüt mensubu hakkında ÜMİT MESULLERİ tarafından yeniden örgüte entegre etme veya örgüt içi bağlılığı arttırmaya yönelik faaliyetler düzenlenerek örgütün eleman kaybının önüne geçmeye çalışılır.

Bu bilgiler ışığında TSK mensuplarının durumları mukayeseli olarak ortaya konulduktan sonra durumu 4-5-6-7 olarak değerlendirilenlerin tasfiye edilmesi, pasifize edilmesi sağlanarak 1-2-3 olarak değerlendirilen örgüt mensubu askeri personelin önünün açılması sağlanmaktadır. Kritik pozisyonda olan ve durumları 4-5-6-7 olarak kategorize edilmiş olanlar kurum resmi sicilleri bozdurulmak suretiyle sistem dışına itilmektedirler.

Birim denilen yapının TSK içerisindeki militanları vasıtası ile TSK personelinin tüm bilgilerine vakıf olduğu ve sicil dönemlerinde örgüt mensubu/eski örgüt mensubu yada örgüt mensubu olmayan tüm askeri personelin Genel Kurmay Başkanlığı tarafından online olarak verilen sicil notlarına müdahalesi ve belirlemesi söz konusu olmaktadır.

5.1.8.OKUYAN ÖĞRENCİ ID KAVRAMI

Örgüte mensup askeri öğrenci sayısının fazlalığı ve isim benzerliği nedeniyle örgüt mensubu askeri öğrencilerin karıştırılmaması için oluşturulmuş bir sistemdir. Birim Müdürleri tarafından oluşturulur. GEZİCİLER ve BİRİM tarafından bilinen bu bilgiler üzerinden örgüt mensubu askeri öğrenci ve sorumlu imamının kim olduğunun ve askeri öğrencinin örgüt bağlılığının ne durumda olduğunun tespit ve takibi sağlanır. Örgüt mensubu askeri öğrencinin örgüte bağlılığını değerlendirme Ölçütü aşağıdaki gibidir;

5. Tam İtaat Kesin Sadakat Katılımı Aksatmayan Okuma Ve Dinlemesi İyi 4. İtaatkâr İyi Okuma İyi Dinleme Katılımda Zaman Zaman Aksama 3. Çok yetişmemiş Katılımı Seyrek 2. Artık Katılmayacağını Abisine ve Arkadaşlarına Bildirmiş 1. Menfi

Bu ölçüte göre fişlenen örgüt mensubu askeri öğrenciler açısından ara değerlendirmeler de söz konusudur. Mesela 5-4 lük olma tespiti 5’lik bir askeri okul öğrencisi örgüt mensubunun 4 olma eğiliminde olduğuna işaret eder.

5.1.9.ÖRGÜT İÇİNDE EVLENME SİSTEMİ

Öğrencilerin doldurtulan izdivaç formları veya sohbet sırasında edinilen evlilik hakkındaki düşünceler silsile halinde müdürlere kadar ulaştırılmaktadır. Bu safhadan sonra sivil kanatta bulunan il abileri veya il ablaları ile yapılan toplantılarda dile getirilmekte ve örgüt tarafından birbirine uygun olduğu düşünülen adaylar tanıştırılmaktadır.

Evlenmek isteyen kişiler eğer yapı içerisinden evlenir ise ve bunu kendi isteği ile kabul ederse bunun o kişi (askeri personel) için çok önemli olduğu ve referans olarak kabul edildiği vurgulanır. Örgüt mensubu bir askeri personelin ancak yapı içerisinden evlenirse kariyeri ile ilgili gireceği sınavlarda referans olunduğu, aksi durumda derecesinin düştüğü ve muadili başka kişiler var ise onların tercih edildiği, örgüt için örgüt içinden evlenmenin çok önemli bir ölçüt olduğu anlaşılmıştır.

17

5.1.10.BİRİMDE İLETİŞİM

TELEFON NUMARASI ŞİFRELEME: İlk zamanlarda kontörlü telefondan cep telefonu aranarak kurulan iletişimde rehbere kayıtlı telefonlar aşağıda belirtilen yöntemlerle şifrelendiği görülmektedir;

-Doksan Dokuza Tamamlama: Kayıtlı telefon numarasının son iki rakamını 99 sayısından çıkararak ortaya çıkan rakamı yazmak. Mesela son iki rakamı 01 olan telefonu 98 ya da 23 olan telefonu 76 olarak kaydetmek gibi bir şifreleme yöntemidir. Bu rehbere kayıtlı numara için yapılabildiği gibi not alman kâğıtlardaki numaralar için de yapılabilmektedir.

-Sondan Dördüncüyü Dört Arttırma: Telefon numarasının sonran dördüncü rakamına dört eklenerek kaydedilmesidir. 0 555 444 62 44 numaralı telefon kaydedilirken 0 505 444 02 44 olarak kaydedilir.

-Sondan İkinci Ve Dördüncü Rakamı Yer Değiştirme: Telefon numarasının sonran ikinci ve dördüncü rakamların yerlerinin değiştirilmesi yöntemidir. 0 555 444 62 44 numaralı telefon kaydedilirken 0 505 444 42 64 olarak kaydedilir.

– Telefon Numarasını Oluşturan Rakamlara 1 Ekleme 1 Çıkarma: Telefon numarasını oluşturman rakamlara operatör kodundan sonra gelen rakamlara soldan başlayarak sıra ile 1 ekleyerek 1 çıkartarak kaydedilmesi yöntemidir. 0 555 444 62 44 numaralı telefon kaydedilirken 0555 535 53 35 olarak kaydedilir.

TELEFON WİFİSİ İLE İLETİŞİM: FETÖ yapılanması içerisinde üst konumda bulunan örgüt mensupları tarafından kendilerine bağlı bulunan asker şahıslara internete bağlanabilme özelliği olan bir telefon verildiği, bu telefon içerisinde sim kart bulunmadığı, iletişim kurmak için telefona sahip olan şahsın halka açık alışveriş merkezi, kafe, restoran gibi yerlerde internete bağlandığı, bu sayede önceden telefona yüklenen BYLOCK, COVER-ME, TİC-TOC, KAKAO TALK vb. programlar üzerinden önceden gönderilen mesajların iletiminin sağlanarak örgütsel iletişimin sağlandığı anlaşılmıştır.

Yukarıda sayılan yöntemleri kullanan örgüt mensupları kendilerine bağlı askerlerin telefon numaralarını telefonlarına farklı isimler ile veya not kâğıtlarına yukarıda anlatıldığı şekilde şifreli olarak kaydettikleri, iletişim kurmak istedikleri zamanlarda ise halka açık yerlerde bulunan sabit kontörlü hatlar vasıtası ile mesai saatleri içerisinde veya dışında arayarak birbirleri ile irtibat kurdukları anlaşılmaktadır.

5.2. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDEKİ ÖRGÜTLENME

5.2.1. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞIMIZ TESPİTLERİ

Ülkemiz genelinde terör örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar neticesinde; örgüt elebaşı F.G.’in liderliğinde oluşturulan terör örgütünün lideri, yöneticileri ve üyelerinin devlet otoritesini illegal yöntemler kullanarak ele geçirmek amacına yönelik olarak ortak bir iradeye dayalı, devamlılık arz eden, planlı ve disiplinli bir oluşum içerisine girmiş oldukları, örgütün yıllardan beri gelen süreçte devlet mekanizmasını adeta bir ahtapot gibi sardığı, özellikle Silahlı Kuvvetler, Emniyet, Yargı gibi hassas ve kritik görülen kurumlarda örgütlenirlerken gizlilik esasına azami ölçüde riayet edildiği ve her birinin diğerini tanımadığı ancak yöneticilerden gelen talimatla aynı anda harekete geçebilen hücre tipi örgütlenme şekilde faaliyet yürütüldüğü, aralarında güçlü ve hiyerarşik bir yapılanmanın mevcut olduğu, örgütün genel yapılanmasının, Kâinat İmamı, Kıta (Coğrafi Bölge) İmamları, Ülke İmamları, Eyalet (Bölge) İmamları, İl İmamları, Küçük İl Bölge İmamları (Sadece Büyük Şehirlerde), İlçe İmamları, Semt İmamları, Mahalle İmamları, Ev İmamları olmak üzere hiyerarşik bir şekilde sıralanmış örgütsel, gizli ve hiyerarşik bir yapılanma ile oluşturulduğu, devlet bürokrasisinin her bir kısmından sorumlu, belirli bir sayıda olmayan imamlar olduğu, yine bunun dışında nihai amaçlarına ulaşmak için örgütün devlet bürokrasisi içerisine sızmaya çalıştığı kısımlarının en kritik öneme sahip olan; Yargı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet, Maliye, Sağlık Bakanlığı (Doktorlar), Kamu mühendisleri, İçişleri Bakanlığı gibi kurumlar olduğu, bu kuramların sorumlusu yani

18

imamı örgüt yapılanmasındaki diğer eyalet ve bölge imamları gibi bölge imamlarından bağımsız olarak doğrudan terör örgütü lideri F.G.’e bağlı oldukları, talimatı da ondan aldıkları, örgütün devlet bürokrasisine sızmış “şakirt” tabir edilen hâkim, savcı, asker gibi kamu görevlisi görünümündeki üyelerinin kriminal denilebilecek suç konusu faaliyetlerinin bu talimatlar üzerine gerçekleştirdiği, kamu bürokrasisine sızma konusundaki F.G.’in bizzat talimat verdiği, elebaşı F.G.’in 17/25 Aralık 2013 döneminden bu yana örgüte müzahir internet ve yayın organları üzerinden yapmış olduğu dini sohbet görünümlü konuşmalarında kamu bürokrasisi içerisine de sızmış örgüt tabanına şifreli olarak mesajlar verdiği,

Örgüt içerisinde askerlerden sorumlu murakıp ekip olarak adlandırılan yapılanmanın bulunduğu, konuya ilişkin alınan ifadelerde; F.G.’in 1999 yılında ABD’ye gittiği tarihe kadar mezun olan askeri öğrencilerin mezuniyet töreni sonrası 3’lü 4’lü gruplar halinde F.G.’in özel odasına geldikleri, kılıçlarından birkaç tanesini veya yaptırdıkları bir hediyeyi F.G.’e sundukları, F.G.’nin de onlara pahalı bir saat ya da kalem gibi hediyeler verdiği, rütbelerini kendi eliyle takıp dua ettiği şeklinde hususların yer aldığı, F.G.’in seremoniyle rütbelerini taktığı askerlerin içinden tespit edilebilenlerden örnek olarak Murat Şirzayi’nin darbe girişimi tarihinde kritik bir görev olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı olarak Tuğamiral rütbesiyle görev yaptığı, darbeci askeri kanat tarafından hazırlanan sözde atama listesine göre darbe sonrası dönem için görevinin devamına karar verildiği, İhsan Bakar’ın ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekât ve Eğitim Daire Başkanı olarak aynı rütbede görev yaptığı, söz konusu listeye göre görevinin devamına karar verildiği, her iki şahsın da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan darbe girişimi soruşturması kapsamında tutuklandıkları anlaşılmıştır.

Yukarıda da bahsedildiği gibi terör örgütünün Jandarma Yapılanmasının ilk kez ve somut olarak deşifre edilebilmesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak büyük katkı sağlayan şüpheliler Özgür Birdal’ın 01/09/2016 ve Murat Baki’nin 05/03/2016 tarihlerinde Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2016/88650 sayılı soruşturması kapsamında alınan ifadelerinde FETÖ/PDY yapılanmasında İstanbul ili Anadolu Yakası Jandarma teşkilatından sorumlu, örgüt içerisinde “Müdür Yardımcısı” olarak tabir edilen görevde bulunmakta iken İstanbul TEM Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya karar verdiklerini, konumları ve her hücrenin birbirini mümkün olduğunca tanımadığı hücresel sistemle örgütlenme modeli benimseyen örgüt hakkında bildiklerini anlattıklarını, örgüt içerisinde kendilerinin üst hiyerarşisinde yer alan “müdür” ve Marmara bölgesindeki tüm Jandarma personelinin sorumlusu konumundaki “bölge temsilcisi” olarak tabir edilen şahısların sıklıkla örgüt lideri F.G.’in yaşadığı Amerika Birleşik Devletleri ülkesine gittiklerini, zaman zaman oradan getirdikleri ve örgüt liderinin kendilerine verdiğini söyledikleri 100, 50, 20 ABD Doları kağıt paraları bozdurarak alt hiyerarşilerinde yer alan “öğretmen” ve “öğrenci” tabir edilen asker şahıslara vermelerini istediklerini, kendilerinin de verilen banknotları döviz büroları aracılığıyla genellikle daha çok şahsa dağıtmak için (1)’er dolarlık banknotlar halinde bozdurup dağıttıklarını, piyasada bazen (1) dolarlık kağıt para bulamadıkları zamanlarda (1) doları alıp geriye kalanı 5,10 veya 20 ABD doları şeklinde banknot halinde getirip dağıttıklarını, paraları dağıtımdaki amacın F.G.’in verdiği paraların üstlerinin söylediklerine göre “bereket” ve “hatıra” olduğuna inanılmasından dolayı örgüt mensuplarının bağlılık ve minnet duymasını sağlamak olduğunu, paraların bir nevi F.G. ile ona bağlılık duyanların, bu duygularının sembolü olduğunu, yine paraların kaynağının Bediüzaman Said Nursi’nin yazmış olduğu eserlerin telif hakkı sahiplerinden olan F.G.’in elde ettiği telif gelirleri olduğunun örgüt içerisinde sıkça dillendirilen bir husus olduğunu beyan ettikleri, bu şekilde örgütün Silahlı Kuvvetlere ayrı bir önem atfettiği, ayrıca bu durumun nedeninin de darbe girişiminde yaşanan olaylardan açık bir şekilde anlaşılmıştır.

Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen 2016/88650 sayılı soruşturma kapsamında darbe girişimine iştirak eden ve yakalanıp ifadeleri alınan Jandarma astsubay personellerden şüpheliler Mustafa ÖZYURT ve Muhammed ALİKO’nun 15/08/2016 tarihinde İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’nde alınan beyanlarından kendilerinin terör örgütünün sözde Jandarma teşkilatı yapılanmasında örgütsel isimlendirmeyle “öğrenci” tabir edilen şekilde en alt seviyede faaliyet gösterdikleri, kendilerinin “öğretmen” sivil şahıslara bağlı olduklarının anlaşılması üzerine kendilerine yaptırılan yer gösterme işlemi neticesinde Asım (K) Evren PEHLİVAN ve Baki (K) Reşat ŞAHİN isimli “öğretmen” tabir edilen sivil şahıslar yakalanmış, bu şahısların

19

beyanlarından ise bir üstleri konumundaki “müdür yardımcısı” tabir edilen şüpheli Özgür Birdal’a ulaşılmıştır. Adı geçen şüpheli etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek örgütün bu alandaki yapılanmasını ve yapılanmanın darbe girişimi faaliyetlerini deşifre eden nitelikte açıklamalarda bulunmuştur. Yine örgütsel olarak aynı konumdaki, kolluk birimlerince yakalanan şüpheli Murat Baki ve darbe girişiminden önce örgüt içerisinde faaliyet yürüten, girişimden sonra kendiliğinden İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’ne teslim olan şüpheli Hayri Güzel’in de örgütün bu yapılanmasını deşifre eden açıklamalarda bulundukları anlaşılmıştır.

Buna göre terör örgütünün sözde Jandarma Teşkilatı yapılanmasının temel olarak yapısı irdelendiğinde, en alt kademesinde “öğrenci” tabir edilen asker şahısların yer aldığı, bir üstünde ise hiyerarşik silsile yoluyla “öğretmen” sivil şahısların yer aldığı, her öğrenciden bir öğretmenin sorumlu olduğu, öğretmenlerin bir üstünde “müdür yardımcı”larının yer aldığı, her iki öğretmenin bir müdür yardımcısına bağlı olduğu, müdür yardımcılarının örgütün hücre tipi teşkilatlanması nedeniyle sayısının itirafçı tarafından da bilinmediği, müdür yardımcısının bir üstünde “müdür”lerin yer aldığı, İstanbul ilinin müdürlük görevi için coğrafi olarak Anadolu ve Avrupa Yakası ile Silivri bölgeleri olarak bölündüğü (Silivri ilçesinde Cezaevleri kampüsü bulunduğundan bu yerde çok sayıda jandarma personelinin görev yapmakta olduğu, İlçe jandarma ve cezaevleri kampüsündeki görevliler dahil 400’e yakın jandarma personeli bulunduğundan müstakil olarak müdürlük pozisyonu ihdas edildiği), Silivri müdürünün Trakya bölgesindeki dört müdür yardımcısından sorumlu olduğu, yine teknik ve özel işler için ihdas edilen Arama Tarama Sorumlusu, Bilgi İşlem Sorumlusu, İzdivaçcı ve Ümitçilerin diğer müdürlerden bağımsız ve ayrı bir “müdürlük” olarak, bu seviyede faaliyet gösterdikleri, Trakya bölgesinde faaliyet gösteren tüm müdürlerin “Marmara Bölge İmamı (Temsilcisi)”na, ülkedeki tüm bölge imamlarının da “Jandarma Kuvvet İmamı”na bağlı oldukları tespit edilmiştir.

Bir devlet okulunda öğretmenlik yapan itirafçı şüpheli Özgür Birdal’ın Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2016/88650 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 19/08/2016 ve 01/09/2016 tarihli ifadelerinde alınan ifadelerinde özetle;

Yapılanma içerisinde İstanbul ilindeki Jandarma teşkilatından sorumlu müdür yardımcılarından biri olarak görev yaptığını, alt hiyerarşisinde Asım (K) Evren PEHLİVAN ve Baki (K) Reşat ŞAHİN ” öğretmen” tabir edilen görevde faaliyet gösterdiklerini, kendilerinin sorumlu olduğu birer jandarma personeli olduğunu, üst hiyerarşisinde ise İstanbul Jandarma teşkilatının Anadolu yakası bölümünden sorumlu, halen bir özel bankanın Şube Müdürlüğü yapan ve örgüt içerisinde “müdür” tabir edilen görevi yürüten Erkan (K) isimli şahsın bulunduğunu, kendisinin gerçek ismini örgütsel işleyişte azami ölçüde gizliliğe riayet olması nedeniyle bilmediğini, şahsın gerektiği zamanda kendisiyle tabletinde yüklü “Tango” programı vasıtasıyla iletişim kurduğunu, örgütün Avrupa yakasından sorumlu müdürünü ise yine gizliliğe riayet gerekçesiyle bilmediğini, bu konularda herhangi bir sorgulamanın da yapılmadığını, darbeye teşebbüs edildiği 15/07/2016 tarihinden 1,5-2 ay kadar önce Erkan (K)’un görevini Kerim (K)’in üstlendiğini, 2010 yılında İstanbul’a atandığında ilk tanıdığı ” müdür” görevindeki kişinin ise Kenan (K) olduğunu, hali hazırda müdürlük görevi yapan Erkan (K)’un üst hiyerarşisinde Marmara bölgesindeki tüm Jandarma personeli ile bunların üst hiyerarşisindeki sivil şahıslardan sorumlu Marmara bölge Temsilcisi Fatih (K)’un bulunduğunu, Fatih (K)’un bir üst hiyerarşisinde ise yine aynı Fatih (K) isimli Türkiye genelinde Jandarma personelinden sorumlu “Jandarma Kuvvet İmamı” bulunduğunu, Jandarma Kuvvet İmamının Ankara ilinde bulunduğunu ve çalışmadığını, görevinin yalnızca bu iş olduğunu,

Ayrıca yine Ankara ilinde bulunan Münir (K) isimli şahıstan da bahsetmek istediğini, şahsın herhangi bir iş yapmamakta ve Ankara yeni mahalle İlçesinde Lalegül kavşağı olarak bilinen İl Jandarma Komutanlığı yanındaki kavşaktan Ulus istikametine doğru yaklaşık 200 metre solda yer alan adında “eğitim” kelimesi geçen ve adım tam olarak bilmediğim 3-4 katlı bir apartmanın dairesinde bulunan demek binasında takıldığını, söz konusu dernek binasını en son 2012 yılı içerisinde tam olarak hatırlayamadığı bir tarihte gördüğünü, 17 Aralık 2013 sonrası yaşanan gelişmeler nedeniyle faal olmadığını düşündüğünü, Münir (K)’un, Fatih (K) gibi bölge temsilcisi seviyesinde birisi olup kuvvet imamına bağlı faaliyet

20

yürüttüğünü, tarifini verdiği dernek binasında Ankara Beytepe’de bulunan Jandarma Astsubay okulundan mezun olan örgüte mensup jandarma personeli ilk atandıkları görev yerleri belli olduktan sonra gelip atandıkları bölgelere göre bağlı oldukları müdür yardımcısı pozisyonunda örgüt üyeleriyle tanışıtıklarını, personelin her 30 Ağustos’da okullarından mezun olmadan önce Ağustos aylan içerisinde bu tanışma toplantılarının “devir teslim” adı altında yapılmakta olduğunu, kendisinin de 2012 yılında bu toplantılara katıldığını, toplantılara yalnızca müdür ve müdür yardımcılarının katıldığını, Yapılanmanın hücresel hücre sistemle ve azami gizlilik kuralına riayetle faaliyet yürüttüğünden İstanbul ilinde tam olarak kaç tane müdür yardımcısı bulunduğunu bilmediğini, yalnızca öğretmen pozisyonundaki iki şahıstan ve bunların altındaki birer personelden sorumlu olduğunu, yapılanmaya mensup jandarma personelinin sayısını da tam olarak bilemediğini,

Kullandığı kod ismini 2010 yılında ilişki kurduğu Kenan (K) isimli müdürün verdiğini, kod isimlerinin üst kademedeki mensuplarca verildiğini, ayrıca bizzat Fetullah GÜLEN’in verdiği yönünde de duyduğu kadarıyla bir rivayet bulunduğunu,

Yine Marmara bölge Temsilciği yapan Fatih (K)’a bağlı îzdivaççılık görevini yapan Vehbi (K) isimli şahıs, ATM olarak kısaca ifade edilen ve müdür seviyesindeki Arama Tarama sorumlusu, Ümitçi olarak tabir edilen şahıs, BİM olarak kısaca ifade edilen ve müdür seviyesindeki bilgi işlem sorumlusu bulunduğunu,

İzdivaççılar’ın Jandarma personeline yine yapılanmaya mensup olan bayanlan bulup evlendirmekle görevli olduğunu, izdivaççı kendisine göre uygun birini bulduğunda bayan şahsı jandarma personeli ile tanıştırdığını, personel ve bayan uygun görürlerse evlendiklerini, bu konuda zorlama bulunmadığını, yapılanma dışı bayanla evlenen kişinin şakirtlik derecesi düşürülmekte ve hoş karşılanmadığını, personelin şakirtlik derecesinin aynı zamanda eşinin şakirtlik derecesine bağlı olduğunu, örgüt içerisinde “eşiniz kadar şakirtsiniz” klişesi olduğunu, şakirtlik derecesinin l’den 52e kadar olup derecelenmenin bu şekilde yapıldığını,

Atm (Arama Tarama) sorumlusunun adını bilmediğini, görevinin mensupların kullandığı dijital malzemelerdeki mensuplar arası iletişimi sağlayan “shu, Tango, bylock” gibi programları yükleme, cihazları yeri geldiğinde formatlama olduğunu, kendisinin müdür seviyesinde olup müdür yardımcılarının bağlı olduğu müdürlerle muhatap olmakta ve düzenli olarak toplantılara katıldığını, ATM’cilerin merkezinin Ankara ilinde olduğunu, belirli periyotlarla tüm ATM’cilerin Ankara ilinde bilmediğim yerde toplandıklarını, yeni gelişmelere göre sistem ve program geliştirdiklerini, yapılanma içerisinde şuanda güncel olarak tango vasıtasıyla iletişim sağlandığını, 2015 yılı içerisinde kamuoyunda sıkça dillendirilen bylock programının kullanımının bittiğini,

BİM (Bilgi İşlem) sorumlusunun kod adının Saim olduğunu, Başakşehir’de bir devlet okulunda öğretmen olduğunu bildiğini, BİM sorumlusunun en krıtik görevi icra ettiğini, bilgisayardan çok iyi andıklarını ve her türlü diskriminasyon (karalama kötüleme anlamında) faaliyetlerini yapmakta ve organize etmekte olduklarını, temsilcinin bilgisi ve izni olmadan hiçbir faaliyette bulunmadıklarını, örneğin sahte ihbar mektupları tanzim ederek bunları evlerinde veya ofislerinde bulunan yazıcılarda hazırlayıp gönderdiklerini, bunları hazırlarken genelde eldiven kullandıklarını, hazırlanan mektupları tanzim ederek bunları evlerinde veya ofislerinde bulunan yazıcılarda hazırlayıp gönderdiklerini, bunları hazırlarken genelde eldiven kullandıklarını, hazırlanan mektupları göndermek için evlerinde, ofislerinde bol miktarda posta pulu bulundurduklarını, mesela menfi tabir edilen bir jandarma personeli hakkında yani cemaatten olmayan birisi hakkında Jandarma Genel Komutanlığına sahte ihbar mektubu gönderme işinin bu kişiler tarafından organize edildiğini, gönderici ismi olmayan bu mektupların aynı zamanda BİMER üzerinden de gönderildiğini, Dailymotion (internet video paylaşım sitesi) veya Youtube üzerinden açılan hesaplarla menfi olarak tabir edilen jandarma personeli hakkında diskriminasyon faaliyetleri yaptıklarını, cemaatten olan sicil verme yetkisi olan rütbeli personelin menfi olarak tabir edilen jandarma personelinin sicilini bozma ve bunların nasıl yapılacağı konusunda sicil dönemlerinde listeler hazırlandığını, askeri personelin her yıl askeri hastanelerden alması zorunlu olan tam teşekküllü sağlık raporu alma dönemlerinde yine menfi olarak

21

tabir edilen jandarma personelinin GATA veya diğer askeri hastaneler de görev yapan cemaatin doktorları aracılığıyla ilgili kişilerin ekarte edildiğini, tüm bu işlerin bölge temsilcinin bilgisi dahilinde yapıldığını, BİM’in aynı zamanda FETÖ/PDY terör örgütü dışında olan askeri personelle alakalı olarak FETÖ/PDY içerisinde olmamasına rağmen “bu fetöcü” diyerek sulandırma tabir edilen eylemleri de yaparak organize ettiklerini, bunların özellikle 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra daha da hız kazandığını, bu yapı ile hiçbir bağı olmayanların FETÖ’cü olarak lanse edilip haklarında işlem yapılmasını sağladıklarını, mesela İstanbul’un çeşitli yerlerinde bulunan cemaate bağlı olmamasına rağmen sırf işlem yapılsın, kapatılsın, ekarte edilsin diye birçok yurt, dernek ve kişi hakkında “fetöcü” diye sahte ihbarlar yapıldığını, BİM olarak tabir edilen birimin Marmara Bölge Temsilciliğindeki sorumlusunun Saim (K) Halit ÖZER (Terör örgütünün Jandarma Yapılanmasında Marmara Bölgesi Temsilcisine doğrudan bağlı olarak örgütsel tabirle “Bilgi İşlem Sorumlusu (BİM)” tabir edilen ve “Müdürlük” seviyesine eş değer olan konumda faaliyet yürüttüğü, örgütteki en önemli ve kritik görevlerden birinin BİM olduğu. BİM’lerin örgütün amaç, çıkar ve menfaatlerine aykırı gördükleri şahıslara ilişkin sahte-yalan ihbar mektupları düzenleme, bunları bulundukları konumdan veya görevden indirme faaliyetleri gibi yasadışı, kumpasları yönetme işlevlerinin olduğu, bilgisayar ve işletim sistemlerinin uzmanlık alanları olduğu, kod isminin “Serhat” olduğu ve Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yaptığı tespit edilmiş, tüm aramalara rağmen yakalanamadığından hakkında İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.10.2016 tarih ve 2016/4895 D.İş sayılı kararına istinaden yakalama emri düzenlenmiştir) olduğunu, bu kişiyi birkaç kez Bahçelievler Yayla’daki ofiste gördüğünü,

Ümitçilerin müdür seviyesinde olup direkt temsilciye bağlı olarak çalıştıklarını, her bölge temsilciliğinin bir adet ümitçisi bulunduğunu, bu kişilerin altında ihtiyaca göre Müdür Yardımcılıkları ihdas edildiğini, müdür yardımcılarının altında da yine aynı şekilde öğretmen tabir edilen sivil kişiler bulunduğunu, bu müdürlüğün kuruluş amacının; daha önceleri irtibat, himmet, izdivaç vb. konularda sıkıntı çıkartan askeri personelin tekrardan geri kazanılması olduğunu, örneğin; düzenli gelip gitmeyen, telefonlara bakmayan yani derecesi düşen askeri personelin tekrardan kazanılması ve genel yapıya monte edilmesi için ilgili personelin düğünü, doğum günü, çocuğunun dünyaya gelmesi gibi özel günlerinde mutlaka ümitçilerin ilgili kişiye ulaştığını ve hediyeler (çeyrek, yarım altın vb.) verdiklerini, bu müdürlüğün normal yapının dışında bağımsız hareket ettiğini, sadece bölge temsilcisine karşı sorumlu olduğunu, ümitçilerin görüştükleri bu formattaki personelin belirli bir süre takip edildikten sonra derece yönü ile mesafe kat ederse (himmet vermeye başlarsa, düzenli gelip gitmeye başlarsa) bölge temsilcisinin onayı alındıktan sonra normal yapıya monte edildiğini, derecelerin “51,52,53,54,55” şeklinde tasnif edildiğini, örneğin 51’lik bir kişinin artık normal yapıya devredilebilir, belirli bir süre ilgilenme yapıldıktan sonra ilgili personel hala görüşmek istemiyor ise bu personelin takibinin sonlandırıldığını, alkol, karı-kız gibi arızaları var olan personelin ise “tefessüh etmiş” diye tabir edildiğini ve takibi sonlandırıldığını, Marmara Bölge Temsilciliğinde Ümitçi sıfatıyla sorumlu olan kişinin Hasbi (K) olduğunu,

Yapılanmanın veri toplama ve iletişimde kullanılan sistemlerine değinilecek olursa;

Bu konuda MSDOS tabanlı Winl ve Win2 isimli işletim sistemleri bulunduğunu, görev yapan yapılanmaya mensup şahısların Harddiskleri bulunmayan bilgisayar ve tabletleri kullandığını, programların microsd tabir edilen ufak kartlar ile her bilgisayara taşınabildiğini ve herhangi bir polis baskını anında kolaylıkla yok edilebildiğini, genellikle 64GB kapasitesinde olup cihaz kapalı iken takılıp açma düğmesine basıldığında öncelikle şifre girildiğini, şifre girildikten sonra normal windows açılmış gibi ekran geldiğini ve masaüstüne winl ve win2 isimli iki ikon çıktığını, Winl’e tıklanıldığında içerisinde “personel” ve “katalog” isimli iki tane klasör çıktığını, Katalog klasörünü kullanan mensubun görev alanına göre kendisine bağlı olduğu personel listesi çıktığını, örneğin, Anadolu yakası müdürü ise Anadolu yakasında görev yapan personelin isim, çalıştığı birlik, eş, çocuk bilgileri, ikametgah adresi, telefonu, aracı var ise plakası gibi bilgiler çıktığını, Personel klasörü ise kullanan mensubun kendisine bağlı alt hiyerarşide bulunan sivil yapılanma mensuplarının aynı şekildeki bilgilerine ilişkin olduğunu, örneğin; müdür görevindeki biri kullanıyorsa kendisine bağlı müdür yardımcıları ile öğretmen pozisyonundaki personel bilgilerinin

22

mevcudiyetinin söz konusu olduğunu, söz konusu işletim programların müdürler ve üst hiyerarşisindeki pozisyonlarını belirttiği şahısların kullandığını,

Sınav sorularının önceden verilmesi konusunda ise; 2000 yılından 2015 yıllarına kadar Jandarma personelinin yükselme sınavları yani uzman çavuşluktan astsubaylığa, astsubaylıktan subaylığa ve tüm ihtisas sınavlarının sorularının dijital ortamda bölge temsilciliklerine geldiğini, 2013 yılından sonra soruların dijital olarak gelmeyip listeler üzerinden Ankara Jandarma Beytepe Okullar Komutanlığında sınav komisyonları tarafından tespit edildiğini, kariyer planlamasına göre yapının uygun gördüğü ilgili personelin bölge temsilciliklerinin onayıyla tespit edildikten sonra bu şahıslara 2013 yılına kadar sınav sorularının verildiğini, tespit edilen uygun adayın müdür veya müdür yardımcısının evinde veya personelin kendi evinde bilgisayar ortamında bir yemin metni okutulup verildiğini, yapı içerisinde bu işin adına “Fetih Okuma” denildiğini, fetih okunan veya okunacak olan personel yapı içerisindeki derecesine göre tespit edildiğini, sınavlarda başarılı olması istenilen yani seçilen personelin listelerinin bölge temsilcisinin onayıyla Ankara’daki okullardan sorumlu Münir (K) isimli şahsa iletildiğini, sınavlara hazırlatılan personelin özellikle çalıştıkları birliklerde “çok ders çalışıyor” görüntüsü vermelerinin özellikle tembihlendiğini, personele sınav öncesi 2 veya 3 kez deneme sınavı adı altında uygulamalar yapıldığını, personelin kurum içerisinde girmiş olduğu tüm sınavlarda bu çalışmalar yapıldığını,2010-2015 yılları arasında tahminime göre ilgili okullara yapı tarafından sokulan öğrenci sayısının %100’ü bulduğunu, konuyla ilgili olarak katalog evliliği yapmayan, himmet vermeyen, düzenli gelip gitmeyen personele kesinlikle kefil olunmadığını, soruların tamamının tedbirsizlik olmasın diye bir adaya kesinlikle verilmediğini, A, B, C, D şeklinde hazırlanan soru paketlerinin ilgili personele okutulduğunu, örneğin bir personele 100 sorudan 70 tanesi verilirken bir başka personele 75 soru, fakat farklı soruların verildiğini, aynı şekilde yazılı sınavda başarılı olan personelin tabii tutulduğu mülakat sınavlarında da sınav komisyonları tarafından yardımcı olunduğunu, kazara yapı dışından yazılı sınavda başarılı olanlar var ise mülakat sınavında sınav komisyonları tarafından elendiğini” beyan etmiştir.

Terör örgütün Jandarma Yapılanmasında şüpheli Özgür Birdal gibi “Müdür Yardımcısı” olarak görev yapan şüpheli Murat Baki’nin Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2016/88650 sayılı soruşturma dosyası kapsamında ve 05.09.2016 tarihinde İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’nce alınan ifadesinde;

…2008 yılında İstanbul’a gelince Burak kod isimli müdür yardımcısı ile tanışmak amacıyla Başıbüyük/Maltepe de bulunan evinin adresini verince bende tam tarihini hatırlamıyorum ancak belirttiği adrese gittim evin 2 veya 3 katlı olduğu ve Burak kod isimli şahsın binanın 2. katında oturduğunu hatırlıyorum. Beni Pendik İlçe Jandarma Komutanlığında görevli Uzman çavuş ile tanıştırdı ben bu Uzman Çavuş’a 2009 yılına kadar sadece bu şahsa öğretmenlik yaptım 2009 yılında Şile İlçe Jandarma komutanlığında görevli ismini Ahmet olarak bildiğim Niğdeli olan Uzman Çavuş ile tanıştım Ahmet Uzun boylu birisi idi, Ahmet ile ilgilenirken yine Niğdeli bir uzmanla tanıştım bu iki şahsıda biz Ankara’dan devir aldık, Devir derken Ankara’da Uzman Çavuş okulundan mezun olunca Ankara’ya giderek devir aldım. Ancak bu iki uzman çavuş da sıkıntılı tiplerdi daha sonra bizimle görüşmemeye başladılar. Burak kod isimli müdür yardımcısı aslen Trabzon’lu olduğunu eşinin Sosyal Güvenlik Kurumunda çalıştığını hatırlıyorum. Bu Burak kod isimli Müdür Yardımcısı, beni Anadolu Yakası Jandarma’dan sorumlu olan Müdür Yardımcısı olan Serhat kod isimli şahıs ile tanıştırdı bu şahısların fotoğrafları bana gösterdiğiniz takdirde teşhis edebilirim. Serhat kod isimli şahıs askere gidince onun müdür yardımcılığı görevini 2012 yılında ben üstlendim. Aynı zamanda Polat Kod isimli bildiğim ve 2 ay öncesinde gerçek ismini öğrendiğim Ö.B benim ile aynı dönemde Zeynel Kod isimli şahsın altında müdür yardımcısı olduk. Yapılanma ile ilgili olarak yukarıdan aşağıya sıralama şu şekildedir:

Doktor Kemal kod adlı Marmara Temsilciliği görevini yürütmekteydi bu şahıs o zamanlar Bağcılar’da bir hastanede çalıştığını öğrenmiştim. 2016 yılının başlarına kadar Jandarmanın Marmara bölge temsilciliği görevini yaptı. Belirli periyotlarda Amerika’ya gidip geldiğini bilmekteyim. Kemal kod temsilcilik görevini yaparken bir altında İstanbul ilinden sorumlu müdür seviyesinde Halit Kod adlı kişi idi. Rizeli olduğunu biliyorum. Eşi ve kendisinin Başakşehir Ana Fen veya Fem dershanesinde öğretmenlik yapmaktaydılar. Halit kod adlı şahıs Sakarya Üniversitesi mezunudur. Halit kod’dan sonra İstanbul

23

Müdürlüğü görevine Zeynel kod isimli şahıs getirildi. Benim bildiğim kadarı ile bu şahıs yani Zeynel Kod isimli şahıs Diyarbakır’da iken kod adı Latif’ti. İstanbul’a gelince adı tekrar değişip Zeynel kod aldı. 2012/2014 yılları arası İstanbul Müdürlüğü yaptı aynı zamanda Trakya bölgesine de bakmaktaydı. Zeynel kod isimli şahıs tahminime göre evini İstanbul’da bırakarak Adana Gaziantep Hatay Osmaniye’den sorumlu olarak görev yapmak üzere gidip gelmeye başladı. Zeynel kod isimli müdür böylece gidip gelmeye başlayınca yerine müdür olarak Kerim Kod Abdülkadir isimli Konya Ereğlili olduğunu bildiğim Tarih öğretmeni Ankara ilinden tayin olup geldi. 2014/2016 Mayıs ayına kadar İstanbul’dan sorumlu müdürlük yaptı. Fatih kod isimli şahıs 2015 yılı sonu 2016 yılı başları gibi Marmara Bölgesi Temsilciliği görevini Doktor Kemal kod isimli şahıstan devraldı. Halen bu görevi yürütmektedir. Kerim (K) Abdulkadir isimli şahıs 2016 yılının Mayıs veya Haziran ayında aniden görevini Erkan kod adlı şahsa devir etti. Neden devir ettiği bilmiyorum ancak sıkıntılı bir durum olduğunu öğrenmiştim. 2016 yılı haziran ayından bu tarafa Erkan kod adlı şahıs İstanbul Anadolu yakasının müdürü olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda 2016 Haziran ayından itibaren İstanbul 2 bölgeye bölündü Anadolu ve Avrupa müdürlükleri İhdas edildi. Kerim kod Abdülkadir isimli şahıs bölünme olana kadar tek müdürdü, Erkan kod isimi şahıs müdür olmasıyla 2 müdürlük şeklinde yürütülmeye başlandı. Avrupa yakası müdürünün ismi Serhat kod isimli şahıstır. Anadolu yakasında benim dışımda Müdür Yardımcısı olarak Astsubay ve Uzman Çavuşlardan sorumlu bir diğer müdür yardımcısı Polat (K) Ö.B’dir. Bu şahsı yaklaşık 6 veya 7 yıldır tanımaktayım. İlk tanıdığım 2010 yılında kendisi sistem içerisinde öğretmendi. Daha sonra ihtiyaca binaen müdür yardımcısı yapıldı. Halen Erkan kod isimli şahsa bağlı olarak bu görevini devam ettirmektedir. Bana bağlı olarak kod adını hatırlamadığım ancak benim ikamet ettiğim yere yakın olan TOKİ konutlarında ikamet eden 2015 yılında evlenen ve Haydarpaşa Numune Hastanesinde Erkek Hemşir olan Ahmet SAK, Ahmet SAK’ın altında öğrenci olarak bulunan Kartal Soğanlık Jandarma İkmal merkezinde görevli Kayserili olduğunu bildiğim Mehmet kod isimli gerçek ismi Metin olabilir Astsubay, Pendik İlçe Jandarma komutanlığında görevli Mardinli ve evli olduğunu bildiğim Kadir kod isimli Abdülkadir isimli Jandarma Uzman çavuş, Maltepe Ceza evinde görevli Elazığlı Personel Astsubay Mete kod isimli şahıslar öğrenci olarak bulunmaktadır. Yine bana bağlı olarak Bankasya/Asya bank Merkezinde görevli İstanbullu olduğunu bildiğim Ünal kod isimli Ö.E öğretmen olarak görev yapmakta Ünal kod isimli öğretmene bağlı Tuzla Komando taburunda Levazım astsubayı olarak görevli Erzurumlu olduğunu bildiğim İ.D. bulunmaktadır. Yine bana bağlı olarak öğretmen olarak görev yapan Yılmaz kod isimli Y.S. evli bir çocuk babası olup Milli Eğitimde sınıf öğretmeni olarak görev yapmakta olup kendisi Afyon’ludur kendisine bağlı olarak Tuzla Jandarma Komando Taburunda görevli Emre kod isimli Y.T isimli öğrencisi vardır. Son olarak yapı içerisinde bana bağlı Ordu’lu İstanbul Kartal’da ikamet eden ve kapanan Sema Hastanesinde İnsan Kaynaklarında çalışan evli 2 erkek çocuğu babası olan Halit kod isimli H.T ve buna bağlı Kayserili Küçükyalı’da bulunan Jandarma lojmanlarında bulunan Koruma Taburunda görevli evli olan Ahmet Kod adlı Astsubay ile Kahramanmaraşlı olan ve kısa bir süre önce Maltepe Ceza evinde çalıştığını bildiğim ancak son olarak nerde çalıştığını bilmediğim Selçuk kod adlı astsubay öğrenci olarak yapı içerisinde bulunmaktadır. Yapı içerisinde hiyarşik olarak himmet adı verilen para toplanmakta ancak herkes düzenli olarak vermemekte çoğu da hiç vermediği oluyor bu yapı içerisinde derecelendirme derslere katıma, himmet verme, namaz kılma gibi özelliklere ve düzenine göre verilmekte ben tam olarak derecelendirilmeyi bilmiyorum ancak 14 ‘e kadar olduğunu biliyorum. Marmara Temsilcisine bağlı olarak faaliyet yürüten ATM, BİM, İzdivaç ve Ümitciler adı altında faaliyet yürüten şahıslar vardır ben bunlardan ATM (arama tarama mesulü) olarak bildiğim Faik kod isimli şahıs vardır bu şahıs benim cep telefonuma ve tabletime yukarıda bahsettiğim gibi çeşitli iletişim programları yükleyip silmemi sağlardı bu Faik Kod isimli şahsın kimlerle irtibatlı olduğunu bilmiyorum. Faik isimli şahıs bir muhasebe bürosunda çalıştığını Ordu’lu olduğunu evli 2 erkek babası olduğunu biliyorum. ATM faaliyetini tahminime göre Ankara’da bulunan birinden talimat alarak gerekli arama tarama işlemini yapmakta irtibatı bizimle yüklenen programlar sayesinde sağlamaktaydı kesinlikle GSM’den görüşülmezdi. BİM sorumlusu olarak Saim kod isimli şahıs yürütmekteydi. BİM’ler mektup yazarak zarfa koyar ve bizlere yani müdür yardımcılarına verir bize verilen kapalı zarf içerisindeki mektupları herhangi bir postaneden göndermemizi ister ve bu mektuplar genelde pulları yapıştırılmış vaziyette olurdu mektupların içeriğini bilmemekle beraber bize hitaben içeriğinin menfi olduğunu söylerdi. Bu mektupları bizlere bazen müdür bazen de BİM’ciler vermekteydi. İzdivaçcı olarak benim bildiğim Vehbi kod isimli şahıstır ancak ben hiç görmedim, bunlar cemaat içerisinde evlilik işlerini organize etmektedirler. Öğrencilere uygun bayan aday arayarak

24

evlenmeleri sağlanmaktadır. Ümitçi olarak bildiğim Faruk kod isimli Üsküdar da ikamet eden ancak görsem teşhis edebileceğim bir şahıs vardı. Ümitçiler sıkıntılı olan öğrencilerle ilgili mesela düzenli olarak gelmeyen öğrencileri bir önceki öğretmenlerine ulaşarak tekrar yapı içerisine dâhil olmaları sağlanır.

Ben burada belirtilen terör örgütü hakkında tüm bildiklerimi yukarıda anlattım. Bunun sebebine gelince ben bahsedilen terör örgütü üyesi olmadığım içindir. Ben FETÖ/PDY terör örgütü üyelerini dini işler yapan hayırsever kişiler olarak biliyordum. Ben 15 Temmuz Darbe kalkışması olayına kadar bunların terör örgütü olduğunu anlayamadım. Bu tür kanlı bir eyleme girişebilecekleri aklımın ucundan bile geçmezdi. Ben yukarıda da bahsettiğim gibi İstanbul’a okumak için gelmem ve kalacak yer bulamamamdan dolayı girdim baktım ki dini işlerle uğraşıp insanları İslamiyet’e yöneltiyor bende hizmet etmek için bu yapı içerisinde yer aldım taki darbe kalkışmasına kadar. Beni Erkan kod isimli şahıs tabletimde yüklü bulunan Tango isimli program üzerinden yazarak evde olup olmadığımı evdeysen sana geleceğim dedi bende evdeyim gel dedim 13 Temmuz 2016 da yukarıda adresini verdiğim evime geldi. Eve gelince “ÖĞRENCİ ARKADAŞLARA SÖYLEYİN ÜST AMİRLERİNDEN KİM ARARSA ONUN DEDİĞİNİ AYNEN UYGULASIN” dedi, bende neden böyle bir talimat verdiğini anlamadım ve üstelemeye başladım bana “İzmir’de ki casusluk davası ile ilgili bir durum olduğunu” söyledi bende bana bağlı öğretmenlerin altında bulunan astsubay ve Uzman Çavuş olan öğrencileri 13-14.07.2016 günü tek tek gezerek bana Erkan kod isimli müdür tarafından iletilen talimatı ilettim onlarda bana sordu neden bizi arayacaklar dediler bende benimde bilgim olmadığını ancak bir sıkıntının olmadığını söyledim ve ayrıldım. Yukarıda sıralı olarak bahsettiğim gibi öğrencilerden sadece Mete kod isimli astsubaya ulaşamadım. Birde Ahmet kod isimli İsmail Astsubay’da il dışında bulunmasından dolayı ulaşamadım diğerleri ile yüz yüze görüşerek talimatı ilettim. 15.07.2016 günü öğretmenlerim olan Ünal Kod isimli Ö.E, Ahmet SAK, Yılmaz kod isimli Y.S ile kendi evimde Kur’an okuma programı yapıyorduk tahminen saat:21.30/22.00 sıraları idi evde televizyon olmadığı için cep telefonuma internetten gelen haber sayesinde darbe girişiminin olduğunu öğrendim, öğrenir öğrenmez Tango üzerinden erkan kod isimli şahsa ulaşarak 13.07.2016 günü bana vermiş olduğu talimatla ilgisi olup olmadığını öğrenmek için neler oluyor diye yazdım oda bana şuan bekleyelim, fetih suresini okuyun dedi ben tekrar yazdım neler oluyor dedim fakat bana cevap yazmadı, gece saat:03.00 kadar takip ettik ve sonra öğretmenlerim evlerine gittiler. 17.07.2016 günü öğlen saat:13.00 sıralarında Selçuk kod isimli astsubay evime gelerek benimle görüşmek istedi. Evde bana kendisini bir rütbesini hatırlamadığım bir subayın aradığını kendisine hitaben “3 gündür üst rütbeli subaylar ile toplantı yaptıklarını, toplantıyı yapan subayların tasfiye edileceğini kendilerinin bu girişimi yapmazlarsa tasfiye edileceklerini ve tutuklanacaklarını” söylediğini bana söyledi bende Selçuk kod isimli astsubaya benimde şaşırdığımı böyle bir şeyi yapmanın yanlış olduğunu söyledim ancak bana kendisinin zaten gitmediğini ve evde olduğunu söyledi ve evden gittikten sonra bir daha ne ben onu aradım nede o beni aramadı diğer öğrencilerden dönüş olmadı darbe girişimde kimin nere gittiğini kimin çağırdığını bilmiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2016/88650 sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan şüpheli ve tanık ifadelerinden; soruşturma evrakında şema olarak da sunulduğu üzere terör örgütünün mahrem nitelikli sözde Jandarma Yapılanmasında faaliyet yürüten terör örgütü mensuplarının;

Örgütün nihai amaç ve çıkarlarını gerçekleştirme adına TSK’lerini ele geçirmek, TSK üzerinden yürüteceği eylem ve faaliyetleri yönetmek koordine etmek adına oluşturduğu, terör örgüt lideri Fetullah GÜLEN’e bağlı olarak; Kara Kuvvetleri İmamı, Hava Kuvvetleri İmamı, Deniz Kuvvetleri İmamı ve Jandarma Kuvvetleri İmamı şeklinde 4 ana kuvvet üzerinden örgütlendikleri, her kuvvet imamına bağlı olarak Karadeniz Bölgesi ve Ege bölgesi ve diğer 2 bölge şeklinde Bölge temsilciliklerinin oluşturulduğu, bölge temsilcilerinin F.G.’in bulunduğu Amerika Pensilvanya eyaletine gidip geldikleri, örgüt lideri ve üst yönetimleri ile irtibatlı oldukları, buna göre;

Örgütsel hiyerarşide Jandarma Kuvvet İmamına doğrudan bağlı olan Marmara Bölge Temsilcisinin altında; Bolu, Düzce, Sakarya, İzmit illerinden sorumlu Müdür,

Tekirdağ, Edirne, Kırklareli illeri ile Silivri ilçesinden sorumlu Müdür,

25

Silivri ilçesinden sorumlu Müdür, Çanakkale, Bursa, Yalova, Bilecik illerinden sorumlu Müdür, -İstanbul ili Avrupa yakasından sorumlu Müdür, -İstanbul ili Anadolu yakasından sorumlu Müdür, -İzdivaç sorumlusu (Müdür seviyesinde örgütsel konum), -BİM (Bilgi İşlem Mesulu) sorumlusu (Müdür seviyesinde örgütsel konum), -ATM (Arama Tarama Mesulu) sorumlusu (Müdür seviyesinde örgütsel konum), -Ümitçiler (Müdür seviyesinde örgütsel konum)’in doğrudan Marmara Bölge Temsilcisine bağlı oldukları,

Müdürlerin altında ise;

-J. Astsubay ve J. Uzman Çavuşlardan sorumlu 1 Müdür Yardımcısı ile Jandarma Subaylarından sorumlu 1 Müdür Yardımcısının bulunduğu, her Müdür Yardımcısına bağlı olan 4-5 veya daha fazla olduğu değerlendirilen Öğretmen’lerin bulunduğu,

Her öğretmene, duruma göre; 1, 2, 3, 4’er tane olmak “Öğrenci” olarak adlandırılan Jandarma Personelinin bağlandığı, terör örgütünün diğer Kuvvet Komutanlıkları bünyesindeki yapılanmalarının da aynı şekilde olduğu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; TSK içerisindeki “Mahrem Hizmetler” olarak adlandırılan yapıda, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü lideri firari Fetullah GÜLEN’e doğrudan bağlı olan Kuvvet İmamı (Hava-Kara-Deniz- Jandarma İmamı) olan tek bir kişinin bulunduğu ve bu kişinin, Fetullah GÜLEN’den aldığı talimatları mahrem yapıdaki görevli kişilere iletilmesini sağladığı, Kuvvet İmamına bağlı olarak bir alt konumda bulunan ve örgüt içerisinde Temsilci adı verilen, mahrem oluşumun yöneticisi konumunda şahısların bulunduğu, Temsilcinin altında Müdür olarak adlandırılan kişilerin bulunduğu, Müdürlere bağlı olarak Müdür Yardımcısı konumunda bulunan kişilerin olduğu, Müdür Yardımcılarının altında Öğretmen/Asistan olarak adlandırılan kişilerin bulunduğu, mahrem yapıda en alt tabakada Öğrenci adı verilen asker kişilerin bulunduğu,

Sonuç olarak; TSK içerisindeki “Mahrem Hizmetler” olarak adlandırılan yapıda, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü lideri firari Fetullah GÜLEN’e doğrudan bağlı olan Kuvvet İmamı (Hava-Kara-Deniz- Jandarma İmamı) olan tek bir kişinin bulunduğu ve bu kişinin, Fetullah GÜLEN’den aldığı talimatları mahrem yapıdaki görevli kişilere iletilmesini sağladığı, Kuvvet İmamına bağlı olarak bir alt konumda bulunan ve örgüt içerisinde Temsilci adı verilen, mahrem oluşumun yöneticisi konumunda şahısların bulunduğu, Temsilcinin altında Müdür olarak adlandırılan kişilerin bulunduğu, Müdürlere bağlı olarak Müdür Yardımcısı konumunda bulunan kişilerin olduğu, Müdür Yardımcılarının altında Öğretmen/Asistan olarak adlandırılan kişilerin bulunduğu, mahrem yapıda en alt tabakada Öğrenci adı verilen asker kişilerin bulunduğu,

Örgütün, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde oluşturduğu mahrem yapılanmaya ise özel olarak “Birim Yapılanması” isminin verildiği,

FETÖ’nün genellikle ortaokuldan kazanılan öğrencilerin devşirilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) subay ve astsubay yetiştiren eğitim birimlerinde istihdam edilmesine oldukça önem verdiği, TSK içerisine yerleştirilecek öğrencilerin, örgüt tarafından özel şartlarda seçilip, ‘özel gruplar’ halinde ‘hücre tipi’ yapılanma modeli içerisinde sınava hazırlandırıldığı, askeri okullara gönderilecek öğrencilerin, kesinlikle örgüte ait dershanelere gerçek isimleri ile kayıt edilmediği, bu öğrencilere genellikle sınavlardan önceden sınav sorularının verildiği, buna örgüt jargonunda ‘Fetih okutmak’ dendiği,

Askeri okullara girişte yapılan çalışmaların boşa gitmemesi için öğrencilerin sağlık durumlarının önceden örgüt tarafından incelendiği ve engel hali bulunmayanların seçildiği, her şeye rağmen sağlık

26

raporunda bir sorun çıkması halinde ilgili hastanelerdeki örgüt mensupları tarafından uygun raporun verilmesinin sağlandığı,

Öğrencinin askeri okulu kazanmasının ardından, kendisini hazırlayan abisi ya da görevlendirilen başka bir örgüt mensubu tarafından örgütsel takibinin yapıldığı,

Örgütün, askeri okullara sızdırdığı öğrenciler aracılığıyla örgüte mensup olmayan öğrencileri de saflarına çekerek yatay büyüme stratejisini de uyguladığı,

Örgütün ayrıca askeri okullara sızdırdığı eğitici ve idarecilerle de örgüt mensubu öğrencilerin okul içerisindeki takibinin, derslerdeki notlarının, disiplin durumlarının takip edildiği ve yine bu kişiler aracılığıyla örgüt mensubu olmayan okul öğrencilerine baskılar uygulanarak okuldan atılmalarının veya ayrılmalarının sağlandığı,

FETÖ/PDY silahlı Terör Örgütü’nün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki muvazzaf personel yapılanmasında; her askeri kuvvetin (Kara, Hava, Deniz, Jandarma) başında “Kuvvet İmamı” adı verilen bir sorumlunun bulunduğu, onların altında İstanbul merkezli Marmara Bölgesi (Batı Karadeniz’i de kapsıyor), Ankara Merkezli İç Anadolu Bölgesi (Orta Karadeniz’i de kapsıyor), İzmir Merkezli Ege Bölgesi (Batı Akdeniz’i de kapsıyor), Erzurum merkezli Doğu Anadolu Bölgesi (Doğu Karadeniz’i de kapsıyor) ve Gaziantep merkezli Güneydoğu Anadolu Bölgesi (Doğu Akdeniz’i de kapsıyor) olmak üzere 5 bölge olarak ayarlanmış olan “Bölge Temsilcileri”nin yani bölge sorumluların bulunduğu, Temsilcilerin altında “Müdür”lerin bulunduğu, duruma yani personel (öğrenci) sayısına göre müdürlerin sayısının da değiştiği, Müdürlerin altında ise “Müdür Yardımcıları”nın bulunduğu, Müdür yardımcılarının altında ise “Öğretmenler”in bulunduğu, bu şekilde isimlerin kullanılma amacının ise dikkat çekmemek için olduğu, Öğretmenlerin ise onların altında bulunan askeri personel/askeri öğrenci ile ilgilendikleri, askeri personelin/askeri öğrencinin ortak adının “Öğrenci” olduğu anlaşılmıştır.

YAPILANMANIN ÜSTTEN ALTA DOĞRU DİKEY HİYERARŞİSİNDE İSE;

KUVVET İMAMI: Türk Silahlı Kuvvetlerindeki herhangi bir komutanlıktan sorumlu örgüt yöneticisi konumundaki şahıstır. Örneğin; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İmamı gibi.

BÖLGE TEMSİLCİSİ: FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün ülkemizi kendi yapılarına göre ayırdıkları bölgelere göre her bir bölgeden sorumlu yönetici konumundaki şahıstır. Örneğin kendi sorumlu bölgesindeki tüm Deniz Kuvvetlerine bağlı birimlerden sorumludur.

GENEL MÜDÜR: Bölge içerisinde yine örgüt tarafından ayrılmış 1’den fazla yerleşke/kısım’dan sorumlu ve altında kendisine bağlı müdürleri bulunan şahıstır.

MÜDÜR: Belirli bir yerleşke/kısımdaki tüm personelden sorumlu şahıstır. Kendisine bağlı müdür yardımcıları bulunur.

MÜDÜR YARDIMCISI: Müdüre bağlı olarak MÜDÜR YARDIMCISI konumunda bulunan kişiler vardır. Bu şahıslar örneğin Deniz Kuvvetlerindeki üst rütbedeki subaylardan sorumlu, subaylardan sorumlu, astsubaylardan sorumlu Müdür Yardımcıları olarak ayrılmaktadır. Kendi sorumluluğundaki personelle ilgili müdüre haftalık toplantılarda bilgi verirler.

ÖĞRETMEN: Müdür yardımcılarının altında bulunan öğretmen konumundaki şahıslar vardır. Bunlar birebir olarak asker şahıslarla görüşür ve haftalık olarak sorumlu olduğu müdür yardımcısına haftalık olarak bilgi aktarır.

ÖĞRENCİ: Muvazzaf olarak görev yapan askerleri ifade etmektedir.

27

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SÖZDE TSK MAHREM YAPILANMASINA YÖNELİK OPERASYONLARIN ÖNEMİNE BAŞLIKLAR HALİNDE DEĞİNMEK GEREKİRSE;

Yeni bir darbe tehdidini ortadan kaldıracaktır. Örgütün yönetim kademeleri ile alt kademeleri arasında irtibatı sağlayan ve çok kritik kararların uygulanmasında kilit rol oynayan mahrem yapının çökertilmesi ile askerler arasındaki dikey ve yatay bağlar kopartılmış olacaktır.

Örgütün en çok önem verdiği ve gizliliği en üst seviyede tuttuğu bu birimlere yapılacak operasyonlar tüm örgütte moral bozukluğu ve buna bağlı olarak çözülme sağlayacaktır.

Daha önceki soruşturmalarda gözaltına alınıp işlem yapılmış ve tutuklanmış askerler arasında çözülmeye sebep olacaktır.

Daha önce hakkında işlem yapılan ancak haklarında yeterli delil elde edilememiş olan şahıslar hakkında yeni deliller ortaya çıkacaktır.

5.2.2. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI’NIN 30/12/2016 TARİH VE PER:26702250-9140- 167822-16/PER.PL. ve YNT. D. GENERAL AMİRAL Ş./1 SAYILI TALİMATIYLA GÖREVLENDİRİLEN BİLİRKİŞİLERCE HAZIRLANAN RAPORA GÖRE TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDEKİ ÖRGÜTLENMESİ

5.2.2.1. GİRİŞ

Temelleri yaklaşık 50 yıl önce Fetullah GÜLEN tarafından İzmir’de atılan Fetullahçı Terör Örgütü, bu güne kadar bilinen terör örgütlerinden oldukça farklı bir yapılanma ve çalışma sistemine sahiptir. Diğer terör örgütleri, silahlı eylemlerle kendilerine halktan taban yaratmayı nihai olarak da siyasi düşüncelerini muhatap oldukları devlete kabul ettirmeyi amaçlar. FETÖ/PDY ise kurulduğu ilk günden itibaren barışçıl ve halka hizmet etmek isteyen “dini bir cemaat” maskesi altında son derece gizli bir istihbarat örgütü şeklinde teşkilatlanmış ve devletin tüm kademelerine sızarak devleti ele geçirmeyi ve onu yıkmayı hedeflemiştir.

Milli Güvenlik Kurulu değişik tarihlerde gerçekleştirdiği toplantılarında FETÖ/PDY terör örgütü hakkında değerlendirmeler yapmıştır. 25 Ağustos 2004 tarihinde toplanan Milli Güvenlik Kurulunun kararında, “Türkiye’deki Nurculuk Faaliyetleri ve Fetullah Gülen” konusu gündeme getirilmiş, yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerine karşı bir eylem planı hazırlanması uygun görülmüş ve bu konudaki tavsiye kararının bildirilmesine karar verilmiştir. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne tehdit olarak işlenmesi için alınan kararda FETÖ/PDY, “Ulusal güvenliği tehdit eden legal görünümlü illegal yapı” olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte silahlı güç kullanmadan darbe yapılamayacağını ve devletin yıkılamayacağını bilen FETÖ/PDY ele geçirilecek devlet kurumları içerisinde en önemli ve öncelikli hedef olarak TSK’yı seçmiş, türlü takiyeci yöntemler ile algı yönetimi tekniklerini kullanarak TSK içerisinde etkili noktaları ele geçirmeyi başarmış ve nihayet darbe teşebbüsünü gerçekleştirmiştir.

TSK’ya yerleştirdiği mensupları vasıtasıyla TSK’nın denetim mekanizmalarını ve hassasiyetlerini deşifre ederek, bu denetim mekanizmalarından ve hassasiyetlerden kaçacak her türlü örtme yöntemini kullanarak gizliliğe mutlak önem vermiştir.

FETÖ/PDY; TSK’nın ele geçirilmesinde gizli istihbarat örgütü tarzını benimsemiş, hücre yapılanması, gizli haberleşme, bilmesi gereken prensibi, kompartmantasyon [(birbirinden habersiz hücreler şeklinde yapılanma) (imamlık, abilik, ablalık)] prensipleri ile hareket etmiştir. Ayrıca hedeflenen sonuca ulaşmak adına, gerektiğinde örgütün önem verdiği değerleri inkâr da dâhil olmak üzere gayri ahlaki her yöntem mubah sayılmıştır.

15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi ve bu girişime fiilen iştirak edenlerin tahlil edilmesi kapsamında FETÖ/PDY’nin TSK’ya sızma faaliyetleri aşağıda sıralanan zaman dilimleri ve bu zaman dilimlerinde yürütülen faaliyetler başlıkları altında incelenebilir:

28

(1)1980 öncesi dönem, (2)1980-2000 yılları arasında yürütülen faaliyetler, (3)2000-2008 TSK içerisinde yerleşme ve yayılma dönemi, (4)2008-2014 TSK’yı tamamen ele geçirme ve örgütten olmayanların tasfiye edilmesi, (5)Ocak 2014-Temmuz 2016 TSK içerisindeki mevcudiyetini muhafaza ve darbe hazırlıkları, (6)Darbe girişimi esnasında yaşananlar ve değerlendirme.

5.2.2.2. FETÖ/PDY’NİN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE YAPILANMA SÜRECİ

a.1980 Öncesi Dönem

FETÖ/PDY yapılanması, 1970’li yılların ortalarından itibaren, Türkiye’nin laik sisteminin teminatı, milli birlik ve beraberliğin esas savunucusu olarak gördüğü TSK’ya sızmayı en öncelikli hedef olarak görmüştür. Bu hedefe ulaşmak adına örgüt 1974 yılından itibaren kendi şebekesini oluşturmuş ve stratejik ortaklar arayışına girmiştir.

Örgüt, Türkiye’deki anarşi ortamı ve eğitim sistemindeki eksikliklerden istifade ile okumak isteyen ancak yeterli imkân bulamayan zeki çocukların örgüte eleman olarak kazandırılmasına önem vermiştir.

TSK’ya sızma hedefi doğrultusunda, örgüte kazandırılan gençleri asker olmaya özendirerek, TSK’ya sızma çabalarını askeri öğrenciler üzerinden gerçekleştirmeye odaklanmıştır. Bu dönemde, örgütün de kuruluş aşamasında bulunduğunu göz önüne alarak, münferit olsa da az miktarda örgüt mensubunun TSK personeli yapıldığını söylemek mümkündür.

b.1980-2000 Yılları Arasında Yürütülen Faaliyetler

1980 öncesinde sınırlı sayıda ve kısıtlı şekilde yürütülen eleman kazanma ve sızma faaliyetleri 1980 yılından itibaren, örgüt tarafından yurt, dershane, okul vb. kurumlar açılması suretiyle sistematik hale getirilmiştir.

Örgüt, TSK’ya sızılması kapsamında; hedef kitlesi olarak belirlediği başarılı, fakir, dinine bağlı gençleri öncelikle açtığı bu kurumlarda yetiştirerek (dershane, okul, yurt, ışık evi vb.) askeri okullara girmeleri için yönlendirmiş ve eğitimlerine özel önem vermiştir. Böylece örgüte kazandırılmış gençler Askerî Lise, Harp Okulları ve Astsubay Hazırlama Okullarına yerleştirilmeye başlanmış, dış kaynaktan personel alımlarında da mensuplarını TSK’ya sokmuştur.

Başlangıçta FETÖ/PDY, askeri okullara giriş sınavları için, teke tek sınava hazırlama sistemini uygulamıştır. ÖSYM’deki yapılanmasını tamamlayana kadar farklı dönemlerde ele geçirebildiği sınav sorularını mensuplarına dağıtmıştır.

Ayrıca bire bir eğitim verilen askeri öğrenci adayı mensuplarını, kendi bünyesinde bulunmayan okullara ve dershanelere devam ediyormuş gibi göstererek, gizleme gayreti içinde bulunmuştur.

Askerî Liseler, Harp Okulları ve Astsubay Hazırlama Okullarına girişte, ön hazırlık yaptırdığı öğrencileri, soruların sızdırılması ve adayların mülakatlarda desteklenmesi suretiyle askeri okullara sokmuştur.

29

Bu kapsamda;

(a)Askerî okullardaki FETÖ/PDY mensuplarının örgütsel bağının devam ettirilmesi ve güçlendirilmesi maksadıyla örgüt, TSK’ya sızabilen ve ayrı, özel bir eğitimden geçirdiği mensuplarını örgüt içerisinde “mahrem hizmetler” veya “çok hususi hizmetler” adı verilen ayrı birimler tarafından idare etmiştir.

(b)Askerî öğrenci olarak TSK’ya yerleştirdiği mensuplarını ikişer üçer kişiden oluşan birbirinden ayrı ve habersiz hücreler halinde abilerin sorumluluğuna vermiş, kod adı vererek gerçek isimlerini gizlediği bu örgüt üyelerinin, hiçbir hücre diğer bir hücreden haberdar olmayacak şekilde, ayda sadece bir iki kez örgütün evlerine gitmelerini sağlayarak veya dışarıda yüz yüze görüşerek deşifre olmalarının önüne geçmiştir.

(c)Örgütün tüm çabalarına rağmen TSK tarafından sızma girişimleri tespit edilebilmiş ve askeri okullarda FETÖ yapılanmasına ilişkin ilk resmi soruşturma Mayıs 1982 tarihinde Kuleli Askerî Lisesi’nde gerçekleşmiştir. Bu soruşturma neticesinde 90 civarında öğrenci okuldan atılmıştır. Takip eden yıllarda da FETÖ/PDY’ye yönelik olarak tüm askeri okullarda birçok benzeri soruşturma yürütülmüş ve FETÖ/PDY mensubu olduğuna dair somut bulgu edinilen öğrencilerin okullarıyla ilişikleri kesilmiştir. Okuldan ilişiği kesilen öğrencilerin müteakip dönemde FETÖ/PDY içerisinde sivil olarak önemli görevler üstlendiği bilinmektedir. FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu bilinen bazı vakıf, dershane vb. kuruluşların üst düzey yöneticilerinin bazıları bu kişilerdir. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yöneticisi Gürkan VURAL, araştırmacı/yazar Nihat DERİNDERE, örgütün eğitim kurumlarında konferanslar veren Aydoğan ARI bunlar arasındadır.

(ç)Soruşturma geçirmiş olmasına rağmen hakkında yeterli kanaat edinilemeyen bazı öğrenciler, yaşlarının küçük olması nedeniyle ilişikleri kesilmeden, ceza verilerek veya ikaz edilerek TSK’ya kazandırılmaya çalışılmıştır. Bu öğrencilerin tamamının 15 Temmuz darbe girişiminde general veya albay rütbesiyle ön saflarda yer aldığı tespit edilmiştir. Yukarıda bahsedildiği üzere, 1980’li yıllarda askeri okullarda yürütülen soruşturmalara muhatap olmuş, Şener TOPUÇ, Murat YETKİN, Erdem KARGIN, Hidayet ARI, Abdülkerim ÜNLÜ, Arif Settar AVŞAR, Mehmet Nuri BAŞOL, İsmail GÜNEŞER, Eyüp GÜRLER, Sami BALCI ve daha birçoğu bu kişiler arasındadır. Diğer taraftan, örgüt TSK içerisinde yuvalanırken bu soruşturmalara ait kayıtları da, ilgili personeli yetkili kademelere yerleştirmeyi müteakip ilk fırsatta temizlemeyi ihmal etmemiştir.

Askerî okullarda yürütülen soruşturmalarda eleman kaybı yaşayan örgüt, FETÖ/PDY mensuplarının tespit edilmesini önlemek maksadıyla bir takım tedbirler geliştirmiştir:

(a)Okulda birbirleriyle görüşmek, aleni olarak namaz kılmak, oruç tutmak, abdest almak ve Sızıntı dergisi ve örgütle alakalı diğer yayınları bulundurmak örgüt tarafından yasaklanmıştır.

(b)Ayrıca, örgütün askeri okula soktuğu öğrenciler ikişerli üçerli gruplara ayırarak farklı abilerin sorumluluğuna verilmiş, değişik evlere gönderilmiştir. Bu sayede okul içerisinde fark edilmelerini zorlaştırmıştır.

(c)FETÖ/PDY, öğrencilerin askeri okula girmeden önce devam ettikleri okul ve dershanelerin araştırılarak tespit edilmelerini önlemek maksadıyla da tedbirler almıştır. Örgüt mensubu öğrencileri başka dershanelere kayıt yaptırtarak takip edilmelerinin önüne geçmiştir.

(ç)Müteakip yıllarda da her türlü usulsüzlüğü deneyerek binlerce askeri lise öğrencisini ortaokulu yurtdışında okumuş gibi göstermiş, böylece askeri liselere giren öğrencilerin ortaokul döneminin araştırılarak örgütle ilişkilerinin tespit edilmesini önlemiştir. 1986 yılında askeri liseler sınavında bazı derslerden tüm soruları doğru yaparak askeri öğrenci olanlar 1994 yılında teğmen naspedilmiş, daha sonra bu öğrencilerden büyük bir çoğunluğunun kurmay olduğu tespit edilmiştir. Darbe girişimi neticesinde, 1994

30

devresi karacı 89 kurmay subaydan 66’sı TSK’dan çıkarılmıştır. Diğer kuvvetlerde de benzer durum söz konusudur.

Örgüt, kritik kadroların genellikle kurmay sınıfından olması ve komuta heyetinin ağırlıklı olarak kurmay subayların arasından terfi edenlerden oluşması nedeniyle, askeri okullardan mezun olarak mesleğe atılan mensuplarının harp akademilerine yönlendirilmesine özel önem vermiştir.

Örgütün küçük yaştan beri yetiştirdiği ve TSK’ya soktuğu mensuplarının hemen hemen tamamı, bağlı oldukları abiler veya imamların izin ve talimatı doğrultusunda evlendirilmiştir. Böylece eşi de kendisi gibi örgüte bağlı bir kadın olan örgüt mensuplarının hem FETÖ/PDY ile olan bağları daha da kuvvetlendirilmiş, hem de örgütten ayrılması durumunda eş ve çocuklarının da kendinden uzaklaşacağı endişesiyle üzerlerinde baskı oluşturulmuştur. Eşi; doktor, hâkim gibi mesleklerdeki TSK mensubu personelin birçoğunun örgütle iltisaklı olduğu tespit edilmiştir. Eşi KPSS soruşturmasında şüpheli durumda bulunan toplam 487 personel bulunmaktadır. Bunlardan 90’ı K.K.K.lığı mensubu karacı kurmay subaydır. Örnek olarak K.K.K.lığında kurmay subayların subay genel mevcuda oranının % 5,62 olduğu göz önünde bulundurulduğunda; eşi KPSS soruşturmalarında şüpheli durumda bulunan kurmay subaylar tüm şüpheli personele oranının (%19) hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Örgüt, küçük yaşlardan beri yetiştirerek TSK’ya soktuğu hiçbir elemanını boş bırakmamıştır. Mensuplarını, örgütle hiçbir bağı olmamasına rağmen örgüte sempati duyanların yeni eleman olarak kazanılmasına yönlendirmiştir. Diğer taraftan, örgütle hiçbir ilişkisi olmayan veya örgüt karşıtı TSK personelinin de faaliyetlerini kendi mensuplarına yakından takip ettirmiş, böylece örgüte zarar verebilecek her türlü hareketin önüne geçmeye çalışmıştır.

Artık örgüt sistemini kurmuş, zemini hazırlamış ve hız kazanarak ilerlemeye başlamıştır.

c.2000-2008 TSK İçerisinde Yerleşme ve Yayılma Dönemi

70’li yıllardan itibaren TSK’ya sızmayı başaran FETÖ/PDY mensupları, 90’lı yılların sonundan itibaren personel temin, atama ve sicil birimleri, istihbarat ve istihbarata karşı koyma birimleri, başta Harp Akademileri olmak üzere eğitim kurumlarının ölçme değerlendirme birimleri ve diğer askeri okul, eğitim ve kurs birimlerine yuvalanmıştır.

Örgüt üyesi personel;

(a)Genç rütbede kritik görevlere atayarak, (b)Kuvvet nam ve hesabına yurtiçi/yurtdışında yüksek lisans / doktora eğitimi yaptırarak, (c)Yabancı dil, OBİ gibi kurslara göndererek, (ç)Yurtdışı sürekli/geçici görevlere seçerek, (d)Kuvvet harp akademilerine girmesini sağlayarak, (e)Örgüt mensupları yüksek sicil ve takdir verilerek parlatılmış, bu uygulama yıllarca sistematik olarak yürütülmüş, sonuçta örgüt mensuplarının örgüt üyesi olmayan personelin önünde yer alması sağlanmıştır.

Özellikle personel sisteminin ele geçirilmesiyle, örgüt menfaatine olacak şekilde atama, temin, yüksek lisans ve doktora ile yurt dışına öğrenim maksatlı personel gönderilmesi hususlarında gerekli yönlendirmeler yapılmıştır.

(a)Atamaya ilişkin faaliyetler: Darbeye iştirak eden örgüt elemanlarının mesleki safahatları incelendiğinde, atama dairelerine yaklaşık 20 yıl önce yerleşmeye başladıkları tespit edilmiştir. Başlangıçta bir iki eleman yerleştirmek suretiyle yapılan sızma, yıllar boyunca artarak devam etmiş, örgüt elemanlarının gücü, etkisi ve sayısı her geçen yıl artmıştır. Nihai olarak Gnkur. ve Kuvvet Personel Başkanlıklarının neredeyse tamamının FETÖ/PDY mensubu kişilerden oluştuğu anlaşılmıştır.

31

(I)Örgüt, güvenilirliğini çeşitli şekillerde sadakat testiyle kanıtlayan mensuplarını faydalanabileceği en kritik kadrolara (emir subay/astsubaylığı, atama subaylıkları, istihbarat birimleri, adli müşavirlikler, icra subaylığı, özel kalem müdürlüğü vb.) atama dairelerindeki mensupları vasıtasıyla yerleştirmiştir. Söz konusu sadık örgüt mensuplarının neredeyse tamamının 15 Temmuz hain darbe girişiminde aktif olarak görev aldıkları görülmüştür.

(II)Kritik kadrolara yerleştirilen personel sayesinde, yurtdışı sürekli/geçici görevlere personel seçimi, atama, sicil, terfi ve erken terfi konularında şeffaf olan sistemin kapalı hale getirilmesiyle kendi yandaşlarına avantaj sağlanarak devamlı “parlatılan” örgüt mensuplarının örgüte olan bağlılıkları artırılmıştır.

(III)Yurtdışı görevlere personel seçiminde en önemli kriter olan yabancı dil, öğrenmesi uzun zaman isteyen ve tedricen geliştirilebilecek bir husustur. Buna rağmen; yabancı dil notu 65-70 arasında olan bir personelin bir yıl içerisinde dinleme notunu 20-25 puan artırdığı, veya Arapça gibi çok zor bir dilden bir gün bile kursa gitmeden / hiçbir alt yapısı vb. olmadan ilk girdiği sınavda % 70 üzeri not alarak yurt dışı görevlere seçilen personel mevcuttur. Keza aynı şekilde yabancı dil sınavına giren eşlerden (karı-koca) her ikisinin de hem dinleme, hem de okumadan aynı notu aldıkları görülmüştür. Bütün bunlar yabancı dil sorularının örgüt üyelerine dağıtıldığını ve sınav sonuçları ile oynandığını göstermektedir.

Bu kapsamda yurtdışı görevlere örgüt elemanı personelin seçilmesi sağlanmış, bu sayede de örgüte bağlı personelin maddi kazanımları artırılarak örgüt adına daha fazla himmet toplanabilmesi sağlanmıştır. Ayrıca, sözde “altın nesil” olarak tanımlanan general adayı TSK mensubu örgüt mensupları, yurt dışı görev dönüşünde daha parlak bir kariyere sahip olarak generalliğe yükselme şartlarını artıracak alay/tabur komutanlığı gibi kritik görevlere kolaylıkla seçilebilmiştir.

Yurtdışı görevlere seçilerek NATO kadrolarına atanan FETO/PDY mensubu subayların bazı millî ve askerî bilgileri, gerek NATO makamlarına servis ettikleri gerekse de millî menfaatlerimizin söz konusu olduğu bazı konuların örgütün istediği şekilde gerçekleşmesini sağlayacak şekilde kullandıkları tespit edilmiştir. 15 Temmuz sürecinde bu personel FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında yürütülen faaliyetleri de çarpıtarak NATO nezdinde Türkiye’yi zor durumda bırakmaya çalışmaktadırlar. Bu çabalar sonucunda NATO’da görevli üst düzey bazı yetkililer tarafından uluslararası arenada Türkiye aleyhinde kamuoyu oluşturmaya yönelik beyanatlar verilmekte, bunlar zaman zaman yerli ve yabancı medyada da yer almaktadır.

(b)Temin faaliyetleri: FETÖ/PDY, gerek askerî okullara gerekse de dış kaynaktan yapılan temin faaliyetleri ile sözleşmeli subay ve astsubaylıktan muvazzaflığa geçiş faaliyetinde mümkün olduğunca fazla mensubunun TSK’ya katılmasını/muvazzaf olmasını sağlamak maksadıyla, personel temin merkezleri ile sağlık kurullarına nüfuz etmiştir. Ayrıca temin merkezlerinde atamalı olarak görevli olmamakla birlikte temin dönemlerinde görevlendirilen mülakat komisyonlarında da FETÖ/PDY mensubu subay ve astsubayların görevlendirilmeleri sağlanmıştır. Temin faaliyetleri kapsamında; askeri okullara örgüt mensuplarının yerleştirilmesi, dış kaynaktan personel teminiyle örgüt mensuplarının sisteme dâhil edilmesi ve sözleşmeli olarak sisteme dâhil edilen örgüt personelinin muvazzaflığa geçirilmesi hususları önem kazanmaktadır. Bu kapsamda;

(I)Askerî Okullara örgüt mensuplarını yerleştirmek adına temin ile ilgili kritik görevlerde (mülakat komisyonları, sağlık heyeti) örgüte bağlı personelin yer almasını sağlayan FETÖ/PDY, mensuplarının TSK’ya intisap etmelerini sağlamıştır. Askerî sağlık teşkillerinde görevli örgüt mensupları, sağlık muayenesi için gelen FETÖ/PDY mensubu askerî öğrenci adaylarına gerekliği kolaylığı göstermişlerdir. Ayrıca diğer sınav aşamalarında başarılı olan ancak FETÖ/PDY mensubu olmayan adayların elenmelerini sağlayarak kendi mensuplarına kontenjan sağlamışlardır. Yapılan haksızlık ve hukuksuzlukların ortaya çıkmasını engellemek amacıyla Askerî Yargı sistemi içerisindeki kadrolaşan FETÖ/PDY, temin sürecinde elenen adaylarla ilgili davaları örgüt lehine sonuçlandırmıştır. 2000’li yıllardan itibaren FETÖ/PDY’nin

32

ÖSYM’deki örgütlenmesi ile askeri okullara giriş sınavlarında yapılan usulsüzlüklere, sivil kaynaktan temin edilen personelin ÖSYM sınavlarına ilişkin usulsüzlükleri de eklenmiştir.

(II) Örgütün dış kaynaktan temin edilen personelin kendi mensubu olmasına önem vermesinin en önemli nedeni, askeri okullara yerleştirilen örgüt mensubu öğrencilerin okulda verilen vatan sevgisi temelli bilimsel eğitimler kapsamında örgütü sorgulaması ve örgütten kopmaların olmasıdır. Ayrıca uzun süreli temel eğitim kurumları olan askeri okullardaki denetimler kapsamında yakalanma riskinin yüksek olması örgütün küçük yaşlardaki örgüt mensuplarına yönelik yaptığı yatırımların zaman zaman boşa çıkmasına yol açmıştır. Dış kaynaktan personel temininde ise adaylar lise veya üniversite eğitimini tamamlamış olarak gelmektedir. Bu adaylar, askeri okullara göre çok kısa süreli bir askeri eğitimin ardından subay/astsubay naspedilmektedirler. Bu nedenle, tamamen örgüt ideolojisi ile beyni yıkanmış ileri yaştaki örgüt mensuplarının daha kısa bir eğitim sisteminden geçerek TSK mensubu olması örgüt tarafından tercih edilen bir yöntem olmuştur. Ancak dış kaynaktan temin edilen personel sayısı askeri okullara nazaran düşüktür. Yine de, tüm sistemi ele geçirmeyi hedefleyen örgüt, dış kaynaktan personel alımına da oldukça önem vermiştir.

(III) Temin faaliyetleri kapsamında, sözleşmeliden muvazzaflığa geçiş yapan personelin değerlendirilmesi önemlidir. 8-10 yıl farklı sıralı amirlerden iyi sicil almış ve yapılan yazılı sınavlarda da başarı göstermiş olmasına rağmen, personelin muvazzaf olup olamayacağına, kendisini hiç tanımayan ve 10 dakika kendisi ile mülakata katılan personel alım heyeti karar vermektedir. Bu durumda, dış kaynak alımında yer alan komisyon ve heyetlerin yine FETÖ/PDY mensubu TSK personelinden seçilmesi sonucu, örgüt mensubu sözleşmeli personelin muvazzaf yapıldığı, örgüt mensubu olmayan nitelikli personelin ise sözleşmesi uzatılmayarak sistem dışına çıkarıldığı değerlendirilmektedir.

(IV) TSK bünyesindeki askerî okullarda 2008 yılından itibaren mesleki bilgi, tecrübe ve yeterliliğe sahip nitelikli personelin hemen hemen tamamının okullar dışındaki başka kadrolara atanmaları suretiyle askerî okulların öğretmen kadrolarının içi boşaltılmış; boşaltılan kadrolara örgüt mensuplarının dış kaynaktan alımı ve atamaları yapılmıştır. Bu alımlar (Bu şekilde yapılan atamalara; 2012 yılında J.Eğt.K.lığına 150 öğretmen teğmenin alınması; son yıllarda lisans seviyesinde eğitim veren bir kurum olan KHO’na, akademik usul ve geleneklere aykırı olarak okuldan yeni mezun, lisans üstü öğrenimi bulunmayan kişilerin teğmen rütbesi ile öğretim elemanı olarak atanmaları örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca 2008 yılında Hv.K.K.lığına devredilen Işıklar Askerî Lisesinde Hv.K.K.lığına devrolunan 78 öğretmen subayın müteakip dönemde çeşitli gerekçeler ile okuldan uzaklaştırılarak yerlerine kısa süre içinde açık öğretim mezunu dahil öğretmen teğmen rütbesinde subayların atanması da başka bir örnektir), bütün kuvvetlerde, TSK’nın gelenekselleşmiş personel temin sisteminin doğal akışına aykırı olarak kısa bir sürede tamamlanmıştır.

(c)Yüksek Lisans ve Doktoraya İlişkin Faaliyetler: Yurt içinde veya yurt dışında lisansüstü eğitim gören personel, harp okullarındaki öğretim üyesi kadrolarında, TSK’yı ilgilendiren projelerde ve stratejik karargâhlarda istihdam edilmektedir. Bu kadrolara yerleşerek harp okullarındaki eğitime ve stratejik projelere müdahil olmak isteyen FETÖ/PDY, mensuplarını söz konusu lisansüstü eğitimlere sokma gayreti içinde bulunmuştur. Ayrıca FETÖ/PDY kendi çıkarları doğrultusunda bu eğitimleri, mensuplarını “parlatma” aracı olarak da kullanmıştır. TSK nam ve hesabı ile personelin kendi nam ve hesabına yaptığı akademik eğitimlerin yanlış planlanması ve personelin eğitim sonrası doğru istihdam edilmemesi, emek, para ve zaman israfına sebep olarak yanlış örnek teşkil etmiştir. Ayrıca FETÖ/PDY bu sistemi de kadrolaşma aracı olarak kullanmış, mensuplarının başarısızlıklarının ortaya çıkarak düşük sicil alabileceği, kariyerlerinin zarar görebileceği kadrolarda görev yapmasını önlemiştir. Bu şekilde örgüt üyelerinin kolayca üst rütbelere ilerlemesi sağlanmış ve yükselmeleri garantilenmiştir.

(ç)Yurtdışına Öğrenim Maksatlı Personel Gönderilmesi: Örgütün güçlü olduğu ülkelere gidecek TSK personeline özel önem verdiği ve bu ülkelere çekirdekten yetiştirdiği üyelerinin gönderilmesini sağladığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda;

33

(I)Yaklaşık olarak 160 ülkede faaliyet gösteren örgüt, kendi üyesi personeli mümkün olduğunca yurtdışına göndererek örgütle olan ilişkilerini gözlerden uzak ve kolay fark edilmeyecek şekilde yürütmeye çalışmış, bu kapsamda yüksek lisans, doktora, sürekli/geçici görev, kurs gibi nedenlerle yurtdışına giden birçok personel ABD/Pensilvanya’ya giderek Fetullah GÜLEN ile yüz yüze görüşmüştür.

(II)FETÖ/PDY Türkiye üzerinde emelleri olan diğer devletlerden yardım görmektedir. Bazı devlet veya devletlerin ülkemizin bulunduğu coğrafyada tamamen kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bir Türkiye istediği, yıllardır bilinen bir gerçektir. Kuruluşundan beri Türkiye’nin gelişmiş ülkelerin müşterisi olarak kalması için her türlü yöntemi kullanan ülkeler, başta son 15 yılda savunma sanayiinde kamu ve özel sektörde gerçekleştirilen çok önemli projeler olmak üzere ülkemizde meydana gelen yatırım ve gelişmelerden rahatsız olmuştur. En güvenilir kurumlardan birisi olan TSK üzerinden ülkemizi kontrol etmeyi amaçlayan bu devletler, FETÖ/PDY vasıtasıyla TSK’yı ele geçirmeye veya güçsüzleştirmeye çalışmaktadır. TSK’yı zayıflatarak ülkemizde sürekli bir kaos ortamı meydana getirebilmek için PKK Terör Örgütü’nden umduğunu bulamayanlar yeni taşeron olarak FETÖ/PDY’yi kullanmaktadır. PKK’nın liderinin yakalanarak ülkemize getirilişi ile Fethullah Gülen’in ABD’ye gidiş tarihleri arasında çok kısa bir zaman dilimi vardır. FETÖ/PDY’nin lideri yıllardan beri ABD’de yaşamaktadır. Son 15 yılda ABD’ye yüksek lisans ve doktora maksatlı eğitime veya bu ülkedeki millî veya NATO daimi görevlerine gönderilenlerin sayısı sürekli artmıştır. Bu personelden darbe girişimine fiilen iştirak eden FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu tespit edilenlerin oranı dikkat çekecek boyutta yüksektir.

Örgütün General/Amiral terfi ve atama sistemine müdahalesi değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY’nin örgüt mensubu kurmay subayların kariyer planlamasına özen göstermiştir. Bu personeli yurt dışında PG, yurt içinde kuvvet nam ve hesabına yüksek lisans eğitimine, yurtiçi/yurt dışında uzun süreli kurslara gönderilmiştir. Böylece bu subayları kendi altın nesli olarak yetiştiren örgüt, general/amiral olacak bu personeli eğitim kurumlarında oluşturulan kıta görevlerine atayarak, esas olan muharip birliklerdeki kıta hizmetinden uzak tutmuş ve kariyerlerinin zarar görmesini engellenmiştir.

Örgütün Askerî Yargı Sistemini ele geçirme çabaları incelendiğinde örgüt; (a) TSK’ya dâhil ettiği örgüt mensubu personelin parlak bir kariyere sahip olmasını sağlamak adına hukuken karşılaşılan sorunları çözümlemek,

(b) Mensubu olmayan, hedef olarak belirlediği personel ile ilgili usulsüz olarak yürüttüğü idari işlemlerin (askeri öğrencilikten çıkarılma, TSK’dan ayırma, üstün başarı kıdemi verilmemesi, YDSG/YDGG’ye tefrik edilmeme, kurslara seçilmeme, cezalandırma vb.) idari yargı yoluyla iptal edilmesini engellemek,

(c) Askerî okullara soktuğu FETÖ/PYD mensubu öğrencilerin okullardan ilişiklerinin kesilmesinin önüne geçmek,

(ç) Kendi mensupları hakkında yapılan idari işlemlerden doğacak mahsurları (olumsuz sicil, ceza) ortadan kaldırmak,

(d) Nihai amacına ulaşmada kendine engel gördüğü ve mensubu olmayan personelin kurgulanmış adli davalarla yargılanmasını, mahkum olmasını ve sonuçta kariyerlerinin yok edilmesini sağlamak maksadıyla Askerî Yargı Sistemi içerisindeki kadrolaşmaya önem vermişlerdir. Bu kapsamda Askerî Yüksek İdari Mahkemesine atanan hâkim sınıfı olmayan subayların hemen hemen tamamının 15 Temmuz darbe girişimi neticesinde örgütle iltisaklı kişiler olduğu anlaşılmıştır. Askerî Yargı Sistemi içindeki kadroları sayesinde askeri okullardaki yapılanmayı kuvvetlendirme, terfi sırasındaki örgüt mensubu personelin önünü açmak adına örgütle bağlantılı olmayan personel aleyhine askeri hukuk nevilerini kullanmayı ve örgüt çıkarlarını korumayı başarabilmişlerdir.

GATA’da yürütülen faaliyetler değerlendirildiğinde; özellikle personel temini ve uçucu personelin sağlık raporlarında son karar merci olan GATA’daki öğretim üyelerinin örgüt mensuplarından oluşturulması sayesinde; örgüt mensubu olmayan adayların veya uçucuların aleyhinde kararlar verilmesi sağlanarak, sisteme daha fazla örgüt mensubunun dâhil edilmesi sağlanmış üstelik kritik kadro kapsamında yer alan pilot

34

kadrolarını da kendi mensuplarıyla doldurmuşlardır. Başta askerî okullara öğrenci alımları olmak üzere tüm temin faaliyetlerinde FETÖ/PYD mensubu olmayanların elenmesi; buna karşılık FETÖ/PYD mensubu olanların sağlık kusurlarının gizlenerek TSK’ya katılmaları veya umulan faydayı (YDSG’ye gitme, uçucu olma, sözleşmeliden muvazzaf olma, Öz.Kuv.K.lığı mensubu olma vb.) edinmeleri sağlanmıştır.

İstihbarat ve İKK sisteminin örgüt menfaatleri doğrultusunda yönlendirilmesi adına ele geçirilen kritik kadrolar sayesinde;

(a)Tüm personel hakkında en mahrem bilgiler dâhil tüm bilgilere nüfuz etme ve personelin yakından izlenmesi,

(b)İmzasız mektup, sosyal medya takibi vb. sayesinde personelin fişlenmesi, (c)MİT ve Emniyete personelin isimlerinin bildirilmesi ve bu şekilde MİT ve Emniyetteki örgüt üyeleri vasıtasıyla bu personel hakkında olumsuz kayıtların oluşturulması, (ç)Örgüt mensuplarıyla ilgili bilgi ve belgelerin yok edilmesi, (d)Bütün bu enstrümanlar kullanılarak atama, terfi yurtdışı seçim, öğretim üyeliğine seçim, gibi faaliyetlerin örgüt lehine olacak şekilde yönlendirilmesi sağlanmıştır. Ayrıca bu sayede TSK’nın olasılıkları görme, tahmin etme ve önleme konusundaki özellikle personel istihbaratı etkisiz hale getirilmiştir.

Bilhassa 90’lı yıllardan itibaren başlayan, sonrasında etkinliği daha da hissedilecek şekilde kontrollerin gevşetilmesi, TSK içerisinde yapılanan örgüt mensuplarının tespitini zorlaştırmıştır. Her şeye rağmen FETÖ/PDY kapsamında irticai faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle şüpheli ve sakıncalı olarak takip edilenler, derhal örgütle ilişkilerini dondurarak veya kesmiş görünerek, haklarında yasal işlem yapılmasını önlemişlerdir. 15 Temmuz darbe girişimine fiilen iştirak eden generaller arasında şüpheli sakıncalı statüsü üsteğmen rütbesine kadar devam ettirilmiş, sonrasında takip edilmeyen bazı personel bulunmaktadır.

FETÖ/PDY Terör Örgütünün TSK’ya yerleşme sürecinde, uzun vadede, sürekli olarak ve artarak mensuplarını TSK’ya intisap ettirmesi ve buna karşılık tespitlerinde yaşanan zorluklar nedeniyle TSK’nın içindeki hainlerden haberdar olamaması, örgütün TSK içindeki mensuplarının sayısının sürekli artmasına yol açmıştır.

Ayrıca TSK içerisindeki mensuplarını da istihbarî açıdan bilgi toplama elemanı olarak kullanan örgüt kendi mensubu olmayan personel hakkında bilgi sahibi olmuş aynı zamanda örgüt üyelerinin örgüte bağlılığını ve güvenilirliğini takip ve kontrol edebilmiştir.

Özellikle son yirmi yılda, birlik, karargâh ve kurumlarda çalışan personelin eğilimlerinin tespit edilmesi, komutanın/amirin zaaf veya açığının tespit edilmesi, toplantı ya da önemli görüşmelerin ses/görüntü kaydının alınması, fiziksel ve dijital kritik bilgi ve belgelerin örgüte ulaştırılması yöntemleri kullanılarak terfide göz önünde olan kritik kıta görevlerinde bulunan mensubu olmayan personel üzerinden TSK’yı itibarsızlaştırmaya ve halk nezdinde güven duygusunu zedelemeye çalışmıştır. Bu yapılırken, aynı zamanda bu kritik kıta ve karargâh görevlerine kendi mensuplarını yerleştirerek TSK’daki etkinliğini giderek artırmıştır.

Askerî okullar ve Harp Akademilerinin tamamen örgüt kontrolüne geçmesi hususu irdelendiğinde;

(a) TSK’nın emir komuta kademesini ele geçirebilmek adına Harp Akademilerinin ele geçirilmesi ve Harp Okullarına yerleştirilen örgüt mensuplarının kurmay subay olmaya yöneltilmesi önemlidir. Bu kapsamda özellikle atama dairelerine yerleştirdiği personel marifetiyle yukarıda bahsedilen kritik bütün görev yerlerini ele geçirmiştir. Ayrıca akademi sınavlarında soruların örgüt mensuplarına verilmesi ve eğitim sürecinde/sonrasında desteklenmesi dâhil olmak üzere, kayırılmaları ve gerekli eğitim, kurs, yurtdışı görevlere seçilmeleri için uygun ortam oluşturulmuştur.

35

(b) Askerî okullardaki eğitim ve idari kadrolardaki elemanları sayesinde baskı, mobbing, iftira, disiplin vb. yöntemler uygulanarak kendi başarısıyla okula giren öğrencilerin veya örgütün yardımıyla askeri okullara girip daha sonra FETÖ/PDY ile ilişkisini kesmeye çalışan öğrencilerin ilişikleri kesilmiştir.

(c) Ağır fiziki eğitimlere maruz kalan bu öğrencilerin fiziki ve psikolojik sağlıkları bozulmuştur. Birçok öğrenciyi okul şartlarına uyumsuz olduğu gerekçesiyle hastanelere sevk eden örgüt elemanları hastanelerdeki örgüt üyesi doktorlar tarafından “Askeri öğrenci olamaz.” raporu verdirerek askeri okullar ile ilişiklerinin kesilmesini sağlamıştır.

(ç) Bu faaliyetler ve usulsüzlükler, askeri okullara giren örgüt mensubu olmayan öğrencilere de sistematik bir şekilde uygulanmıştır. Böylece okullardaki kontrolü tamamen ele geçiren örgüt, çoğunluğu kendine mensup olan öğrencileri TSK’ya sokmuştur.

(d) Harp Akademilerini ele aldığımızda, darbe girişimine fiilen iştirak eden generaller ve kurmay subaylar arasında son on yılda harp akademilerinde görev yapmış 50’nin üzerinde personel bulunduğu ve bu kişilerin mezun ettikleri öğrencilere “Öğretmenlik yapabilir.” kaydı koyarak neredeyse tüm öğretim kadrosunun kendi mensuplarından oluşmasını sağladığı görülmüştür.

(e) 15-20 yıl öncesine kadar TSK’da kurmay olabilmek için çok zorlu bir hazırlık süreci gerekirken, FETÖ/PDY mensubu öğretim elemanlarının soruları kendi mensuplarına dağıtması neticesinde neredeyse tüm Harp Akademileri mezunlarının örgüt elemanlarından oluşmasını sağlamışlardır. Müteakiben birkaç sene içerisinde büyük karargâhlardaki tüm kritik görev yerlerinde kendilerine mensup birçok kurmay subay istihdam etmeyi başarabilmişlerdir. Böylece, TSK’daki örgüt mensubu kurmay ve akademik kariyerli “altın nesil” oluşturulması hedeflenmiştir. Bu sözde “altın nesil” sayesinde aynı zamanda, mevzuatta kendi mensuplarına avantaj sağlayacak her türlü değişikliği yapabilmişlerdir.

(f) Ayrıca örgüt, Hava Kuvvetlerinin bel kemiğini oluşturan pilot sınıfı personelin ele geçirilmesine özellikle önem vermiş, bu kapsamda Harp Okulu ve Uçuş Okulundaki eğitim ve öğretim kadrolarına örgüt mensubu personelin yerleştirilmesine özen göstermiştir.

ç.2008-2014 TSK’yı Tamamen Ele Geçirme ve Örgütten Olmayanların Tasfiye Edilmesi

TSK içerisindeki FETÖ/PDY mensuplarına atfedilecek bir davranış ölçütü yoktur. Bu kişiler her türlü yalanı söyleyebilir, olduğundan farklı görünebilir, dini emir ve yasaklarla kendini bağlamaz, hiçbir ahlaki kuralı kabul etmeyebilir, İslam dininde haram sayılan içki, kumar, fuhuş gibi günahları işleyebilir. Soruşturmaya uğramamak veya herhangi bir zarar görmemek için adına tedbir dedikleri bu davranışları rahatlıkla sergileyebilir.

FETÖ/PDY mensupları bu şekilde kendilerini gizlerken diğer taraftan da TSK içerisinde irtica ile mücadele faaliyetlerini baltalamak için halkın dini duygularını sürekli istismar etmişlerdir. Özellikle kamuoyunda 28 Şubat süreci olarak da dönemde TSK içerisinde üst düzey yetkililer tarafından verilen bazı demeçler, çoğunluğu Müslüman olan milletimizin kendi bağrından yetiştirdiği TSK’nın büyük çoğunluğunun din düşmanıymış gibi gösterilmesine neden olmuştur. TSK’nın yapısı nedeniyle esasen kişisel görüş kabul olarak kabul edilmesi gereken bu demeçler çoğu kez TSK’nın tamamına mal edilerek kurumsal görüş olarak sunulmuştur. Bu konudaki en bariz örneklerden biri 1999 yılında GATA’da görevli diş tabibi bir general, yaptığı bir öğretim yılı açılışında kendisini bu konuda demeç verme ihtiyacında hissedebilmiş ve yaptığı konuşma günlerce ülke gündemini işgal etmiştir. Bu tür demeçlerin yanı sıra sadece bazı sosyal tesislerde meydana gelen türbanlı bir vatandaşımıza nizamiyede müsaade edilmemesi gibi benzeri münferit hadiseler, örgüte müzahir medya organlarınca sürekli gündeme getirilmiştir. Yüzlerce yıllık bir gelenekten gelen halkımızın nazarında “Peygamber Ocağı” olarak itibar kazanmış Türk Ordusu, adeta din düşmanıymış gibi algılanmıştır. FETÖ/PDY mensupları, kendileri hakkında yürütülen soruşturmaları önlemek maksadıyla

36

bu durumdan azami istifade etmiş ve kamuoyunda “TSK’da dindar subaylara baskı yapılıyor” olgusu yaratılmıştır.

Örgüt yıllar boyunca başta başörtüsü olmak üzere her konuda Türk insanının muhafazakâr bakış açısını istismar etmiştir. Neticesinde, TSK tarafından bu çok tehlikeli ve gizli örgüte karşı yürütülen mücadele, hem toplumumuz hem de diğer devlet kurumları nezdinde yeterince destek bulamamıştır.

Bu şeklide her geçen gün TSK içinde serpilen ve güçlenen örgüt, artık kendinden olmayanlara tahammül edemez hale gelmiş ve 2007 yılından itibaren, öncelikle TSK’nın komuta kademesini, müteakiben tamamını ele geçirmek maksadıyla tasfiyeye başlamıştır.

TSK içerisindeki her faaliyeti, örgütten aldığı talimatlar doğrultusunda, kendi lehine yönlendirebilecek güce erişen FETÖ/PDY, son aşama olarak komuta kademesini de kendi istekleri doğrultusunda şekillendirebilmek maksadıyla 2007 yılından itibaren harekete geçmiş ve kendisine mensup olmayan ve kendileri için engel gördükleri herkesi sistematik şekilde tasfiye etmeye başlamıştır.

Bu kapsamda;

(a)İsimsiz ve imzasız mektuplarla personelin yıpratılması hedeflenmiş ve özellikle örgüte zararlı olabileceği veya örgüt tarafından kullanılamayacağı düşünülen generaller ve kurmay subaylar ile yetenekli diğer personel hakkında, örgüt elemanlarınca imzasız mektuplar ve zincir mailler gönderilmiştir. Personel ve istihbarat birimleri ile adli müşavirlikler tarafından bu mektuplara işlem yapılarak ilgili personel hakkında güvensizlik ortamı yaratılmıştır. FETÖ/PDY mensupları tarafından kendine mensup örgüt elemanları hakkında terfilerini etkileyecek menfi bilgiler gizlenirken, diğer personelin en küçük olumsuzlukları ön plana çıkarılmıştır.

(b)Sosyal medyada personeli itibarsızlaştırmak adına, imzasız mektuplar örgüt elemanları tarafından FETÖ/PDY’ye müzahir internet siteleri ve yayın organlarına servis edilmiş bu sitelerde asılsız ve abartılı haberlerle süreç işletilmiştir.

(c)Örgüt, kendine bağlı olmayan personeli emekli olmaya sevk edecek teamüller dışı tayin ve uygulamalara bel bağlamıştır.

Bunlara ilave olarak;

(I)Stratejik karargâh ve kurumlarda çalışan personelin eğilimlerinin, komutan ve amirlerin zaaf ve açıklarının tespit edilmesi,

(II)Toplantı ya da önemli görüşmelerde ses kaydı/görüntü alınması, (III)Fiziksel ve dijital kritik bilgi ve belgelerin örgüte ulaştırılması marifetiyle TSK’yı itibarsızlaştırma ve halk nezdinde güven duygusunu zedeleme çalışmalarını sürdürmüşlerdir.

Çeşitli kumpas davalarıyla kendileri için tehdit oluşturan personelin bertaraf edilmesi kapsamında, örgüt elemanları tarafından kumpas kurmak maksadıyla hazırlanan düzmece belgeler örgütün medyadaki mensuplarına servis edilmiş, örgüte mensup savcılar tarafından soruşturma ve kovuşturmalar başlatılmıştır.

Emniyete sızan örgüt personeli tarafından yapılan ev ve işyeri aramalarında düzmece deliller ekilmiştir. Tamamı örgüt elemanlarından oluşan mahkemeler tarafından kamuoyunda “isimli davalar” olarak bilinen onlarca kumpas davası görülmüş ve muhataplarına uzun yıllar sürecek mahkûmiyetler verilmiştir. Örgüt bu mahkûmiyetlerin yüksek yargı organlarında onanmasını da başarabilmiştir.

Örgüt üyelerinin korunup kollanması marifetiyle onların ön planda yer almasını sağlayan bu süreçte; asılsız haberler, adli ve idari soruşturmalar, kumpas davaları furyası neticesinde binlerce vatan evladı kendi isteğiyle veya hukuken TSK dışına çıkmaya zorlanmıştır. Bu yaşanan tasfiye süreci örgütün TSK, emniyet, mülkiye, yüksek yargı organları da olmak üzere tüm adli birimler, yazılı ve görsel medya, MİT, emniyet, adli

37

tıp kurumu, TİB, TÜBİTAK ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki mensuplarının son derece başarılı bir şekilde işbirliği ve koordinasyon içerisinde hareket ettiğini göstermiştir.

Örgüt TSK’yı tasfiye stratejisini çok hızlı bir biçimde gerçekleştirmiş ve çok büyük oranda başarılı olmuştur. Bu sayede hem kendi mensuplarının terfi edebilmesine imkân sağlanmış, hem de örgütün kendi çıkarları için önünde engel gördüğü nitelikli personelin tasfiye edilmesi yoluna gidilmiştir.

Örgüt bu stratejisinde de büyük oranda başarılı olmuş ve komuta kademesi içerisindeki gücünü muhafaza etmiştir. General/Amiral kadroları içerisinde yer alan personelin çoğunluğunun FETÖ/PDY elemanlarından oluşması akrabalık ve hemşerilik bağlarıyla izah edilerek gizlenmiştir.

d. Ocak 2014-Temmuz 2016 TSK İçerisindeki Mevcudiyetini Muhafaza ve Darbe Hazırlıkları

FETÖ/PDY Aralık 2013 tarihinden sonra da TSK’yı tamamen ele geçirme faaliyetlerini örtülü olarak sürdürmeye devam etmiştir. Aralık 2013 tarihinden itibaren örgütün gizli emellerinin anlaşılması ve birçok kamu kurumunda FETÖ/PDY mensuplarına yönelik soruşturmalar başlatılmasına rağmen TSK içerisinde örgüt mensuplarının ortaya çıkarılarak tasfiye edilmesi süreci başlatılamamıştır.

Örgüt kendi bünyesindeki gerek kritik görev yerlerinde bulunan elemanları gerekse askeri ve sivil yargı, emniyet ve istihbarat birimlerindeki hâkimiyeti sayesinde bu süreci akamete uğratmıştır. FETÖ/PDY mensubu olduğuna dair hakkında bilgi elde edilen personeli korumak ve kollamak maksadıyla “Bilgi, belge yok.” veya “Tetkik ediyoruz, gereğini yapıyoruz.” gibi ifadelerle hiçbir şey yapılmamış aksine bu personelin FETÖ/PDY mensubiyeti örtbas edilmeye çalışılmıştır. Somut bilgiler içeren ihbar ve şikâyetlere dahi gereken işlem yapılmamıştır. Düzmece adli soruşturmalar neticesinde FETÖ/PDY mensubu personel hakkında “Soruşturmaya gerek yok” kararları çıkarılarak bu personelin dolayısıyla da örgütün yoluna devam etmesi sağlanmıştır.

Bunun dışında, deşifre olan yüksek rütbedeki mensuplarının bazılarını emekli etmesine rağmen birçoğunu pasif görevlere atayarak veya yurt dışı görevlere göndererek TSK bünyesinde tutabilmeyi başarmıştır. Bunların yerine gizli kalmış mensuplarını süratle komuta kademesi içerisine yerleştirme gayretlerinde bulunmuştur.

Örgüt, kritik kadrodaki personeli vasıtasıyla, TSK içerisindeki mevcudiyetini muhafaza edebilmek adına özellikle Disiplin Kanunu ile yeni sicil terfi sisteminde örgüt lehine kullanabileceği düzenlemeler yapabilmiştir.

TSK’nın müesses disiplin anlayışının idamesi için disiplinsizliği alışkanlık haline getiren personelin sistemden çıkarılması hayati önemi haizdir. Bu maksatla Personel yönetim sisteminde çeşitli yöntemler (yetersizlik nedeniyle ayırma, hükümlülük nedeniyle ayırma, disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma vb.) öngörülmüştür.

6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu ile yeniden düzenlenen disiplinsizlik ve ahlakî durum nedeniyle TSK’dan ayırma sürecinde disiplin puanına bağlı ayırmaya1 ilişkin yeni bir usul yaratılmıştır. İlk bakışta disiplinsiz personelin ayrılması için sistematik bir yol gibi görünen bu sistem FETÖ/PDY mensubu kötü niyetli amirler tarafından, kısa sürede personel hakkında arka arkaya cezalar verilmek suretiyle personelin TSK’dan ayrılması veya bu husus dile getirilerek personel üzerinde baskı oluşturulması için bir yöntem olarak kullanılmıştır.

Gerekli disiplin ceza puanını dolduran personel hakkında Yüksek Disiplin Kurullarının da bir tasarrufu bulunmamaktadır. Bu durumda en az iki disiplin amirinin kararıyla personel hakkında TSK’dan ayırma cezası verilmektedir. Bu durum özellikle meslek hayatının başındaki genç personel üzerinde bazı amirlerin mutlak bir tahakküm oluşturmalarına yol açmıştır. Öyle ki, normal olarak bir subaydan beklenmesi gereken;

38

inisiyatif kullanma, komutan kararını verinceye kadar fikrini ifade etme, kanunsuz emir karşısında bu emrin mevzuata aykırı olduğunun emri verene bildirilmesi gibi davranışlar, “ceza alırım”, “amirim bana takar ve beni atarlar”, “kimi kime şikayet edeceğim”, gibi endişeler ile bir çok personel tarafından sergilenememiştir. Bu hususun özellikle hain darbe girişimi esnasında amirlerce verilen kanunsuz emirlere sorgusuz sualsiz riayet eden personelin davranışlarını açıklayabilecek bir etmen olabileceği değerlendirilmektedir.

Ancak burada disiplinsizlik yapan personelin ve disiplinsizliği alışkanlık haline getirerek TSK’nın müesses disiplin anlayışına zarar veren personelin disiplin cezası ile cezalandırılmalarında, özellikle amir vazifesi bulunan FETÖ/PDY mensuplarının 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nu etkin şekilde kullandıkları (özellikle örgüt mensubu olmayan personele karşı) hususu gözden kaçırılmamalıdır.

TSK’nın müesses disiplin anlayışının idamesi ve askerî ortamın sağlanabilmesi için TSK İç Hizmet Yönetmeliği’nin 1 ila 5’inci maddelerinde tarif edildiği şekilde; her personelin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan ve mutlak itaat ile taçlanan bir disiplin anlayışını benliğinin derinliklerinde benimsemesi ve amirlerin gerekli durumlarda 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nu uygulamaktan imtina etmemeleri önem arz etmektedir.

Yeni sicil sistemi ve öngörülen terfi sistemi, normal şartlarda İnsan Kaynakları Yönetimi sürecinde herkes için eşit, uygulanabilir ve geçerli bir sistem olarak öngörülmekle birlikte, ancak yine FETÖ/PDY mensuplarının rakiplerinin ayıklanması ve önlerinin açılabilmesi için kullanılabilecek şekilde;

(a)Albay terfilerinde sicil notu 90’dan 95’e yükseltilmiştir. (b)Sicil notlarında Fiziki Yetenek Değerlendirme Testi (FYDT) etkisi 5 puan olarak belirlenmiştir. (c)Sicil puanlamasında tüm değerlendirmeler “a” olsa bile (bazı bölümlere yazılması gereken olumlu ifadeler girilmediği takdirde) tam puan alınamamasının önü açılmıştır. Bu düzenlemeler ile terfi havuzuna giren albay miktarı sınırlandırılmıştır. FETÖ/PDY mensubu olmayanların havuz dışında bırakılması kolaylaştırılmıştır. Bu sistemde özellikle “95 puan sınırı”, “Fiziki Yetenek Değerlendirme Testi kriteri1” ve “sicil değerlendirmede olumlu ifadeler girilmesi kriteri” önem arz etmektedir.

Sicil değerlendirmesinde zorunlu kanaat girilmesi kapsamında; FETÖ/PDY mensubu amirler örgüte mensup maiyetine olumlu sicil verebilmek için sicil sistemini sonuna kadar kullanırken, gerek zaman darlığı gerekse de sicil amirliği bilincine sahip olmayan bazı amirlerin kısa sürede sicil verebilmek için kanaat girmeden personelin düşük sicil almalarına neden oldukları hususu dikkat çekmektedir.

FETÖ/PDY mensubu subaylar görev safahatlarında gizli bir elin desteğiyle problemsiz ve stressiz bir şekilde ilerlerken (sınav stresi yaşamamışlar, hukuki problemlerinde FETÖ/PDY mensubu hukukçulardan destek alabilmişler, yoğun, yorucu ve verimli bir çalışma performansı göstermeseler dahi FETÖ/PDY mensubu amirlerinden tam sicil notu alabilmişler), FETÖ/PDY mensubu olmayan personel sistem içerisinde yaşadığı sorunlar ile tek başına mücadele etmiştir.

e. Darbe Girişimi Esnasında ve Sonrasında Yaşananlar ile İlgili Değerlendirme

Örgüt, TSK içerisinde 30 yılı aşkın süreden beri gayri meşru yöntemlerle elde ettiği kazanımları muhafaza etmek için her türlü yola başvurmuştur. Bununla birlikte Aralık 2013 tarihinden itibaren tüm devlet kurumlarında başlatılan örgüt üyelerinin tespit edilmesine yönelik soruşturmaların TSK içerisinde de başlatılacağını anlamıştır.

Ayrıca özellikle yüksek yargı organlarındaki hâkimlerin görev süresini kısıtlayarak belli bir süre görev yapan hâkimlerin değiştirilmesini öngören 01 Temmuz 2016 tarihli ve 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un çıkarılmasıyla, yargıdaki gücünü kaybedeceğini ve geçmişte yargı eliyle gerçekleştirdiği ve müteakip dönemde gerçekleştirmeyi planladığı operasyonların açığa çıkacağını ve akamete uğrayacağını anlayan FETÖ/PDY devlet içerisinde 40 yıldır elde ettiği kazanımları

39

kaybetme riskini göze alamamış ve biran önce darbe yapılması için TSK’da yuvalanmış terör örgütü mensuplarını yüreklendirmiştir. Gerek bu teşvik ve yüreklendirme, gerekse de kendilerine karşı yürütülecek tasfiyenin kaçınılmaz olduğunu anlayan TSK içindeki hainler darbe yapmaya kalkışmışlardır.

Kendi mensuplarına yönelik her türlü girişimi “bilgi, belge yok” vb. bahanelerle veya göstermelik soruşturmalarla boşa çıkararak zaman kazanmaya çalışmıştır. Muhtemel bir tasfiyenin önlenmesi maksadıyla da çeşitli projelerle darbe hazırlıklarına girişmiştir.

Bu kapsamda; (a)Sayıları binlerle ifade edilecek kadar çok sayıdaki personelin FETÖ/PDY iltisaklı olduğuna dair yapılan ihbarlar neticesiz bırakılmış,

(b)2015 yılı YAŞ kararlarıyla deşifre olmuş mensuplarını emekli etmiş veya pasif görevlere tayin etmiştir. Diğer taraftan da gizli kaldığını düşündüğü mensuplarını generalliğe terfi ettirerek veya bir üst rütbeye yükselterek muhtemel bir darbede görev yapabilecek kritik birliklerin komutanlıklarına atamıştır.

(c)Özel Kuvvetler Komutanlığı, MAK, SAT/SAS gibi kritik birliklerin örgüt mensuplarından oluşması çabalarına hız verilmiş, bu birliklere taarruz helikopteri, ağır nakliye helikopteri ve öldürücü olmayan mühimmat kullanımı gibi yetenekler temin edilmeye çalışılmış,

(ç)Hain darbe girişiminin planlı ve organize bir hareket olduğunun göstergesi olarak, yurt dışında görevli veya izinli bulunan veya kurs, izin gibi nedenlerle birliğinde bulunmayan bazı örgüt mensupları hain darbe girişimi öncesinde izin veya görevden dönerek darbeye fiilen iştirak etmiş ve ayrıca atama listeleri ve görevlendirmeleri önceden hazırlanmıştır.

Milli Güvenlik Kurulu’nun 26/02/2016 ile 26/05/2016 tarihleri arasında gerçekleştirdiği müteaddit toplantılarda FETÖ/PDY’nin, milli güvenliği tehdit eden ve kamu düzenini bozan, Devlet içerisinde legal görünüm altında illegal faaliyetler yürüten, illegal ekonomik boyutu bulunan, diğer terör örgütleri ile iş birliği yapan bir terör örgütü olduğunu dair değerlendirmelerin yapıldığı ve bu terör örgütü ile Devletin tüm kurum ve birimleri ile birlikte etkin bir mücadele yapılmasına dair kararların alındığı görülmüştür.

Örgütün devletin diğer kurumlardaki yapılaşması da TSK içerisindeki FETÖ/PDY’nin yapılaşmasını kolaylaştırmış ve zemin hazırlamıştır. Örgüt MİT, Emniyet, adalet ve eğitim ve diğer tüm devlet kademelerindeki yapılanması sayesinde birbirini destekleyerek her kurumda mevcudiyetini güçlendirmiştir. TSK içerisindeki FETÖ/PDY mensuplarının bu hain girişime kalkışmalarında devletin bu kademelerindeki yapılanmalarından cesaret aldıkları değerlendirilmektedir.

Genelkurmay Başkanlığında EGM, MİT’den alınan bilgiler ve kurum içi değerlendirmelere göre 2016 Ağustos ayında icra edilecek Yüksek Askerî Şuraya yönelik bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmayla FETÖ ile iltisağı olan personelin TSK’dan ilişiğinin kesilmesi hedeflenmiştir.

Özetle açılan soruşturma, kovuşturma ve davalar, Milli Güvenlik Kurulunun kararları, 2016 da icra edilecek YAŞ, toplantısında alınması planlanan kararlar gibi nedenlerle, FETÖ/PDY kendisine karşı bir tasfiyenin kaçınılmaz olduğunu anladığından dolayı menfur darbe girişimine kalkışmıştır.

Anadolu’daki, maddi imkânları yetersiz ailelere mensup zeki çocuklar hedef seçilerek, örgüt kontrolündeki dershanelerde özellikle TSK’ya ve diğer önemli kurumlara insan kaynağı olarak seçilmek üzere yetiştirilmiş, personel temini maksadıyla kamu tarafından yapılan sınavlarda örgüt üyesi/müzahir kamu görevlileri eliyle sorular bu çocuklara verilerek TSK bünyesine nüfuz etmeleri sağlanmıştır. Askeri Liseler, Harp Okulları ve Harp Akademileri seçim sınav sorularının güvenliğinin yeteri kadar sağlanamamış, ayrıca özellikle son dönemlerde Askeri Okullarda örgütle iltisaklı olmayan öğrencilerin üzerlerinde baskı oluşturularak okullardan ayrılmaya zorlandığı, kendileri ile iltisaklı olan öğrencilerin ise kayrılarak kollandığı (örneğin pilot olmalarının sağlandığı) yönündeki duyumlar ve şikayetler detaylı bir şekilde incelenmemiş veya örgüte mensup personel tarafından süreçler yanlış yönlendirilmiştir.

40

15 Temmuz gecesi TSK içerisinde örgütlenmiş olan hain FETÖ mensupları tarafından demokratik anayasal düzen, cebir ve şiddet kullanılarak ortadan kaldırılma teşebbüsünde bulunulmuş; 8000’den fazla askerî personelin, 35 uçağın, 37 helikopterin, 74 tankın, 246 zırhlı aracın ve 4000’e yakın hafif silahın kullanıldığı; başta Genelkurmay Karargâhı olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik değerleri ve kurumlarına ait binalar bombalanarak ülke teslim alınmaya çalışılmıştır.

Bu girişim; TSK’nın vatansever, millî, demokrasiye inanan komutanları ve personelinin üstün gayreti, kahraman Türk Milleti’nin demokrasiye olan inancı ve bağlılığının TSK’ya olan güveniyle birleşmesi neticesinde örgüte destek veren yabancı güçlerin de her türlü müdahalesine rağmen akamete uğratılmıştır.

5.2.3. EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TERÖRLE MÜCADELE DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NIN TESPİTLERİNE GÖRE TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDEKİ ÖRGÜTLENMESİ

Konuyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı tarafından hazırlanarak 2017/164168 sayılı soruşturma evrakımıza gönderilen 11/12/2018 tarihli değerlendirme raporunun ilgili kısımlarına aşağıda yer verilmiştir:

Dini unsurları temel alarak hareket ettiğini iddia eden FETÖ, dini değerler değişmezken, zamana ve şartlara göre kendisini değiştirmesi, ülkesi ve devleti ile barışık olması beklenirken devleti kendisine hasım ve karşı cephe olarak görmesi, tüm yapısıyla açık ve şeffaf olması gerekirken bir istihbarat örgütü gibi “KOD isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar” kullanması, yönetim kadrosunun faaliyetlerini yurt dışından idare etmesi ve Türkiye’ye gelmekten imtina etmesi, hasımlarını saf dışı etmek için her türlü baskı, şantaj ve yasa dışı faaliyeti kullanması, diğer terör örgütleriyle eylem ve söylem birliği içerisinde hareket etmesi, çeşitli yabancı misyon temsilcileriyle mahiyeti bilinmeyen görüşmelerde bulunması, söz konusu yapının casusluk faaliyetlerini de kapsayan bir terör örgütü olduğunu ortaya koyan unsurlardır.

15.07.2016 tarihli darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ/PDY terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içerisindeki yapılanmasının “Mahrem Hizmetler” olarak isimlendirildiği ve yapılanmada gizliliğe azami derecede riayet edildiği bilinmektedir.

Mahrem hizmetlerde, Fetullah GÜLEN veya örgütün üst yönetim katından gelen talimatlara, doğruluğunu veya akla uygunluğunu, dini, hukuki, ahlakiliğini sorgulamadan yerine getirecek, mutlak itaat ve teslimiyet gösteren özel seçilmiş örgüt mensupları kullanılmaktadır.

Genellikle ortaokul/lise döneminde kazanılan şahısların, örgütsel ideolojiye uygun olarak yetiştirilerek örgüt mensuplarınca özel bir sınavdan geçirilen bu şahısların, örgütün mahrem yapılanmasını oluşturan birimlerde istihdam edilmesine örgütün oldukça önem verdiği ve mahrem hizmetlerde kullandığı görülmektedir.

Askeri mahrem yapılanmasında yer alan bir örgüt mensubunun hayatını dört evrede özetlemek mümkündür. Bunlar şu şekildedir:

1. Evre 2. Evre 3. Evre 4. Evre

Çocuk yaşta örgüte kazandırılan öğrenciler, talebe evlerinden alınarak mahrem yapı dışındaki kişilerin bilmediği ve sadece mahrem hizmetlerde kullanılan özel evlere yerleştirilmektedir.

41

Örgüt mensupları, ortaokul ve lise dönemlerinden itibaren düzenli olarak örgüt liderinin ses veya görüntü kaydı haline getirilmiş vaazlarını, kitaplarını sohbet toplantılarında dinlemekte, izlemekte ve okumaktadır. Sohbet toplantıları, örgüt tarafından masum dini faaliyetler gibi gösterilmeye çalışılarak ardındaki örgütsel fikir ve idealler gizlenmektedir. Oysaki bu toplantılarda, dini kılıf altında ya da buzdağının görünmeyen yüzünü oluşturan kısımlarında örgütsel bir bakış açısı kazandırılmaktadır.

Örgütün elinden geçen ve endoktrine edilen örgüt mensuplarının bu bakış açısını kazanmaması, söz gelimi askeri mahrem yapılanmada yer alan bir örgüt mensubunun bu ses kayıtlarını ve videoları izlememesi mümkün değildir. Çünkü bu örgüt mensuplarının ikna edilmesi, kandırılması, gönülden bağlanarak örgüt ideallerine hizmet etmesi için ordunun içerisinde bulunmalarının elzem olduğu, kendilerini gizlemezlerse orduda barındırılmayacağı, bu yüzden tedbir uygulamaları gerektiği, hedefledikleri amaçlara yönelik propaganda yapılmakta ve bu propaganda sohbet toplantılarında kitap, kaset vb. şekillerde adeta elemanların beynine işlenmektedir. Sonuç olarak bu propaganda, yolu ışık evlerine düşmüş, sohbet toplantılarına katılmış herkese uygulanan standart bir örgüt uygulamasıdır.

Bir örgüt mensubunun bütün bu hayat evreleri, sohbet toplantılarına katılmakla geçer. Örgütün temel direği, olmazsa olmazı bu toplantılardır. Nitekim terör örgütü lideri bu konuda şunları söylemiştir:

Evvela kendimiz bu hizmetin büyüklüğünü kabul edelim, başkalarına anlatmadan. Evet, yani bu öyle bir hizmettir ki bunu mütevelli toplantısındaki bir akşam bile hiçbir şeye feda edilemez. Ne kadar feda edilemez yani? Mesela annemiz babamız ölse feda edilemez. Gider geçer, belli bir fasıldan sonra başında durur kaldırırız. Ama buraya gelinir. Çünkü bir arkadaş iki arkadaş buraya gelmeyince gelenlere gelinmiyor olabileceği fikri verilir. Gelenlerin şevki söndürülür. Kuvveyi maneviyesi kırılır. Biz her bir yerlerimiz şu cemaatin Kuvveyi maneviyesini takviye etmek üzere el ele tutup omuz omuza verme mecburiyetindeyiz. İhlası salesinde buna temas ediyor. Birisinin geriye durması diğer arkadaşları (…) sarsabilir. Allah’ta diyor, o fabrikayı katar karıştırır, o saatin çarklarını katar karıştırır diyor. Demek biz öyle fabrikanın çarkları öyle saatin çarkları haline gelmişiz ki bu çarklardan bir tanesi dursa muvakkaten bu durgunluk, duraklama bütün çarklara sirayet ediyor. Birbirimizle çok bütünleşmişiz. Bu bütünleşmenin manevi keyfiyetini yani tablonun öbür yanını ben göremiyorum, tahminde edemiyorum. Fakat Allah bir araya gelmeyi böyle bu bütünleşme adına çok önemli sayıyor. Önemli kabul buyuruyorsa şayet bizim için bu çok önemli olmalıdır. Biz burada bir cemaat teşkil ediyoruz ve Allah’ın eli cemaatle beraberdir. (…) Arkadaşlarımız cennete giden yollardaki tıkanıklıkları açacak, herkesi gelmeye mecbur edecekler. (…) O zaman bu fedakâr arkadaşlarımıza bir gece gelmemeye bir şey takdir edelim. Bir gece mütevelliye gelmezse acaba ne takdir edelim? Bugünkünü muaf tutacağız. Mesela Nejat Bey yok, (X) yok, mesela Celal bey de yok. Başınız sağ olsun. O aksatmazdı da benim şeyimdi o, izin alması lazım giderken, manevi şeyin yanında bir şey takdir edelim. Veremezlerse ben vereyim onu. Öyle bir şey söyleyelim ki ben veremeyeyim onu. Mehmet Bey diyor ki bir senelik burs versin. (Konuşmalar) Bir kere atlatana bir senelik burs takdir edelim. Ne güzel şey yine cennete giden yolda tıkanıklık açılıyor.”1

Sohbet toplantılarını, çeşitli alt başlıklar altında incelemek ve sınıflandırmak mümkündür. Ortaokul döneminden irtibata geçilen çocuk yaştaki kişilerin katıldığı sohbet toplantıları “Keyfiyet”2 odaklıdır. Bu toplantı türünde, evlere gelenlere yoğun ideolojik eğitim programı uygulanmaktadır. Bunun haricinde

1 Fetullah GÜLEN’in konuşmalarına ait iki adet teyp kaseti çözümü (707 Kaset, Kaset No: I – A) 2 Keyfiyet: Örgüt jargonunda nitelik kazandırma, örgütsel değerleri benimsetme demektir. Fetullah GÜLEN’e ait kitaplar

okunup videoları izlenerek ideolojik eğitim ve örgütsel bilinçlendirme çalışmaları yapılır.

42

sivil/bölge yapılanmalarında ve mahrem yapılanmalarda gerçekleştirilen toplantılar ise, iki genel kısımdan oluşmaktadır. Birincisi keyfiyet denilen örgütsel bağ oluşumunu sağlayan, destekleyen ve geliştiren kısım, ikincisi örgüt idaresi ve stratejileri ile alakalı “İş/Meslek” konularının görüşülmesi kısmıdır.

Keyfiyet odaklı toplantıların işleyişine bakıldığında;

– “Pırlantalar” olarak adlandırılan Fetullah GÜLEN’in kitaplarını okuma,

– Önceden kayda alınmış sesli ve görüntülü kayıtlarını dinleme ve izleme,

– Haftalık bamteli sohbeti, sızıntı, çağlayan dergisi vb. yazılarını okuma/izleme,

– Örgüt mensubu yazarların kitapları, yazılarından kesitler okunması, anlatılması vb. faaliyetler ile örgütsel değerler aşılanmaktadır.

Daha önce de açıklandığı gibi bu faaliyetler rastgele değildir, belli bir plan dâhilinde, belli bir sistematik içinde, zamana yayılarak ışık evlerine gelmesi sağlanan herkese uygulanmaktadır. Bu toplantıların belli bir takvime göre, önceden belirlenmiş hedeflere ulaşılacak şekilde ayarlandığı ele geçirilen belgelerde açıkça görülmektedir. Bir yıl içinde sohbet toplantılarına katılan kişilere örgütün temel değerlerinin hemen hemen hepsinin eğitiminin verildiği anlaşılmaktadır. Ondan sonraki süreçte de her yıl, yine belli bir plan-program doğrultusunda bu değerler çerçevesinde “İdeolojik Örgüt Eğitimi”nin verilmeye devam ettiği görülmektedir.

Sohbet toplantılarının fonksiyonlarına, verilen ideolojik eğitimin içeriğine bakıldığında;

– Olağanüstü kişilik bilincinin aşılanması, (Fetullah GÜLEN’in insanüstü özelliklere sahip, ilahi irade tarafından seçilmiş ve özel bir misyonla dünyaya gönderilmiş, her dediği ilahi iradenin isteklerini yansıtan ve yanlış olması mümkün olmayan bir kişi olduğuna iman edilmesi)

– Kutsal dava fikrinin yerleştirilmesi (Fetullah GÜLEN’in olağanüstülüğüne iman etmiş kişilerin, ona verilen kutsal görevleri, ona bağlanan kutsal ordusuyla başaracağına olan inanç)

– Ham olarak gelen hedef şahısların örgüt elemanına dönüştürülmesi, bu hedef şahıslara örgütün ideolojisi ile öğretilerinin empoze edilmesi,

– Toplantıya katılanların bireysel dönüşümlerinin sağlanması ve radikalleştirilmesi,

– Grup aidiyetinin keskinleştirilmesi,

– Dayanıklılık, katı disiplin ve mutlak itaatin sağlanması,

– Bağlılık, güven ve sadakatin oluşturulması,

– Birlik ruhunun sağlanması,

– Örgüt idealleri doğrultusunda mücadele ederken başa gelebilecek her türlü zorluk ve acıya (örgüt içinde imtihan olarak adlandırılır) karşı insanı kayıtsız kılan bir dayanıklılık kazanılması, psikolojik olarak önceden hazırlanılması, (Ünlü stratejist Clausewitz’in dediği gibi “Savaş, bedensel çabalar ve acılar alanıdır.

43

Bunların altında ezilmemek, mahvolmamak için insan vücudunun ve ruhunun bunlara karşı insanı kayıtsız kılan, doğuştan ya da eğitimle elde edilmiş belli bir güce sahip olması lazımdır.”)

– Hizmet uğruna ölmenin erdemi ve mükâfatının cennet olduğu bilincinin yerleştirilmesi,

– Moral değerlerin ve mücadele kapasitesinin yükseltilmesidir.

Sohbet toplantılarının örgütün temellerinin dayandığı en önemli taşıyıcı sütun olması dolayısıyla gizlenmesi ve dış müdahalelere karşı çeşitli şekillerde korunması gerekmektedir. Örgüte hâkim olan gizlilik ilkesi, diğer uygulama ve faaliyetlerde olduğu gibi sohbet toplantılarının da koruyucu kalkanıdır. Bu toplantıların ne zaman, nerede yapıldığı açık ve şeffaf değildir. Özellikle mahrem hizmetler toplantılarının gizliliği için birçok tedbir uygulanmaktadır. Yine gizlilik ilkesi gereği bu toplantılar, “Dini Faaliyet, Dini Sohbet” kılıfı altında hedef saptırma yöntemi kullanılarak ardındaki örgüt gerçekleri saklanmaya çalışılmaktadır.

Örgütün toplantılara bakışı gayet nettir. Elemanların örgüt içi değerinin, toplantılara katılma durumuna göre belirlendiği örgütten ele geçirilen bütün belge ve dokümanlarda açıkça görülmektedir. Toplantılara aksatmadan, düzenli katılanlar ele geçirilen bütün fişleme belgelerinde en sadık, en yüksek mertebede yer alan kişiler olarak nitelendirilmektedir. Ara sıra aksatanlar, bir alt basamakta yer almakta ve kendi içinde aksatma sıklığına göre sıralanmakta/sıralanabilmektedir. Aksatma sıklığı artanlar ve gelmemeye başlayanlar “Ümit” pozisyonuna düşürülmekte, bunlar da kendi içinde kategorilere ayrılarak ve tekrardan kazanılmak bunlara özel stratejilerle yaklaşılmaktadır. Bu çabaların da sonuçsuz kalması ve kişinin irtibatı keserek toplantılara katılmaması örgütten çıkma anlamına gelmektedir.

Diğer terör örgütleriyle mukayese edilemeyecek ölçüde gizliliğe büyük önem vermesi, yasadışı faaliyetlerinin bilinmesinin önüne geçmek ve meçhulde kalmasını sağlamak, örgüt mensubunun güvenliğini sağlamak, örgüt mensubunun kriptolanması ile deşifre olmasını engellemek, yapılması planlanan eylemin veya yasadışı faaliyetin başarıyla gerçekleştirilmesini temin etmek, yasadışı faaliyetlerin akabinde mümkün olduğunca az iz ve emare bırakmak amacına yönelik KOD ADI kullanılmakta ve yine mahrem hizmetlerde kullanılan evlere yerleştirilen öğrencilere özellikle KOD isim verilerek özel derslere tabi tutulmaktadır.

Örgütün neredeyse tüm uygulamalarında olduğu gibi gizlilik de istismar edilen dini kavramlarla kamufle edilmekte, örgüt jargonunda TEDBİR olarak adlandırılmaktadır.

Böylelikle, askeri öğrenci olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine yerleştirdiği mensuplarını ikişer üçer kişiden oluşan, birbirinden ayrı ve habersiz hücreler halinde sözde abilerin sorumluluğuna vermiş, kod adı vererek gerçek isimlerini gizlediği bu örgüt üyelerinin, hiçbir hücre diğer bir hücreden haberdar olmayacak şekilde, ayda sadece bir-iki kez örgütün evlerine gitmelerini sağlayarak ya da dışarıda yüz yüze görüşerek deşifre olmalarının önüne geçmeye çalışmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerine sızan elemanların korunması, orduda tutunabilmesi ve arkadan gelenlerin önünün açılabilmesi için her türlü yol ve yöntemin uygulandığı anlaşılmıştır.

Örgüt tarafından seçilerek yetiştirilen elemanlar, örgütün hedefleri doğrultusunda kamu ve özel sektörde istihdam edilmektedir. Kamudaki örgütlenme anlayışı, herhangi bir cemaatin üyelerinin devletin kademelerinde yer almasının ötesindedir.

44

Devletin kamu kurumlarına yerleşme, her vatandaşın hakkı olarak görülse ve Fetullah GÜLEN tarafından bu hak kılıf olarak kullanılmaya çalışılsa da gizlenmeye çalışılan bir gerçek vardır. Bu gerçek; FETÖ’nün sınav sorularını çalması, kumpas davalarıyla örgüt mensubu olmayanları tasfiye etmesi ve örgütün devlette monopol olmaya çalışması, hizmet asabiyyetinin sonucu olarak örgüt mensuplarının hizmet aidiyetini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından üstün görmesi, sadakatlerin devlete değil örgüte sunulması, devlet hiyerarşisi yerine örgüt hiyerarşisinin konulması, emirlerin sivil örgüt imamlarından alınması gibi birçok somut olayda görülmektedir.

Bu gibi somut olaylar da göstermektedir ki FETÖ mensubunun devletin kamu kurumlarına yerleşmesi/yerleştirilmesi değil, sızması ve halk tabiriyle ayrık otu gibi bulunduğu yerleri işgal etmesi söz konusudur.

Askeri Mahrem Yapılanmada örgüt, özel olarak seçip yetiştirdiği elemanlarını Askeri Okullara sokarak dikey büyüme stratejisini takip etmekte, Emniyet Mahrem Yapılanmasında olduğu gibi sızdırdığı bu elemanlarını kullanarak kendi örgütüne mensup olmayan öğrencileri saflarına çekerek yatay büyüme stratejisini uygulamadığı görülmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin eğitim birimlerine giren öğrencilerin örgütsel görevi hedef üniteye girmekle sonlanmaz. Öğrenci sınavı kazandıktan sonra, kendisini hazırlayan abisi ya da onun yerine görevlendirilen başka bir abi ile takibi yapılır. Bu abiler vasıtasıyla hedef ünitelere sokulan örgüt mensubu öğrencilerle sık sık görüşülür. İrtibatın hiçbir zaman koparılmadığı FETÖ mensuplarının sadakatlerine göre gruplara ayrılarak eğitim hayatları boyunca bir an olsun boş bırakılmadan verilen görevleri yerine getirmesi istenir. Öğrenci okulu bitirene kadar bu işlemler, bu şekilde büyük bir gizlilikle devam eder.

Hususi/mahrem yapılanmaya yerleştirilmesi planlanan bir öğrencinin sınav öncesi gelişim aşamasını takip etmek ve görülen aksaklıklar varsa giderilmesini ve Birim Yapılanması ile Bölge Yapılanması arasındaki bağlantıyı sağlayan, koordinasyon görevleri olan, örgüt mensuplarının devlet birimlerine sızdırılmasına ve yerleştirilmesine işlerlik kazandıran ve mahrem yapılanmanın devamlılığına katkıda bulunan GEZİCİ yapılanmasında görevli örgüt mensuplarının; yılda bir veya iki kez de hususi/mahrem yapıda olup sonraları irtibatını koparan ve yapı içerisinde ARIZA olarak adlandırılan muvazzaf kişilerden sorumlu olup, bunların tekrar yapıya kazandırılmasında görev alan ÜMİTÇİ diye tabir edilen yapılanma ile görüşmeler yaptıkları tespit edilmiştir.

Bu görüşmelerde; ÜMİTÇİ grubunun, GEZİCİ’lerden genellikle ARIZA’ya düşen şahıslar hakkında yardım talebinde bulunduğu, bu kapsamda ümitçilerin şahsın daha iyi tanındığı ve şahısla ilgili toplanan her türlü bilgilerin de bulunduğu elemanı ilk yetiştiren bölgeden şahısla ilgili ayrıntılı bilgileri kendilerine vermelerini gezicilerden istediği, gezicilerin de ümitçilerin isteklerini ilgili ilin EĞİTİM DANIŞMANI’na ilettiği anlaşılmıştır.

Örgütten kopma aşamasına gelmiş, devri tamamlanamayan öğrencilerin tekrardan örgüte katılımının sağlaması amacıyla, öğrenciler sistem üzerinden Ümit yapılanmasına aktarılır.

Öğrenci, eğer okuldan yeni mezun olarak birim yapılanmasına aktarılmış ise birimden koptuğu anda sistem üzerinden bir önceki geldiği yerdeki sorumlularına ulaşılır. Hangi ilden askeri okula kazandırıldıysa o ildeki Doktor-Gezici-Öğretmen olarak adlandırılan sorumlusuna ulaşılır ve öğrencinin (askeri personel) nerede, nasıl, neden koptuğuna ilişkin rapor verilir.

45

Doktor-Gezici-Öğretmen olarak adlandırılan sorumlular tekrar öğrenci ile görüşerek yapılanmaya kazandırılmaya çalışılır. Bunun için öğrenci (askeri personel) olan şahsın yapı içerisinde bulunan aile mensubu, atandığı ildeki sorumlusu ve ilk geldiği ildeki sorumlusu ile bir araya gelinir. Hem arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, devrelerinden yapı içerisinde olan beraber grup olmuş olduğu halen birimde öğrenci olanlar devreye sokularak kopma aşamasında olan öğrenci tekrar birim yapılanmasına alınmaya çalışılır.

Bu aşamada kopma aşamasındaki öğrenciye yapıdan çıktığı takdirde çok büyük şefkat tokadı yiyeceği, askeri okulu kazanmasında bir sürü insanın emeğinin olduğu söylenerek psikolojik baskı yapılır. Öğrenci (askeri personel) hala birim yapısına devam etmek istemiyorsa öğrencinin görev yaptığı yerdeki birim içerisinde faaliyet gösteren bir öğrenciye, ayrılmak isteyen şahsı zimmetleyerek takibini yapar. Buna rağmen örgüte geri kazandırılamazsa örgüt tarafından “şefkat tokadı” olarak tabir edilen adli veya idari müeyyidelere tabi tutulur.

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi, örgütün mensupları sayesinde TSK’nın tüm imkân ve silah gücünü gerektiğinde çıkarları doğrultusunda kendi halkına karşı kullanmaktan çekinmeyeceğini açıkça göstermiştir.

Örgütün gerek 17-25 Aralık 2013 öncesi ve sürecinde yapılan operasyonel faaliyetleri, gerekse 15 Temmuz Darbe girişiminin planlama ve uygulamalarının Özel Hizmet Birimleri tarafından yürütüldüğü bilinmektedir. Mahrem yapı tarafından kontrol altında tutulan ve yönetilen sözde TSK, Emniyet ve MİT yapılanmalarının örgütün Silahlı Kanadı’nı oluşturduğu ve asıl operasyonel gücünün Devlet gücünü kullanan bu birimler olduğu anlaşılmaktadır.

Özel Hizmet Birimlerinde hücresel yapılanma söz konusudur. Bu birimlerin deşifre olmasını önlemek için uygulanan hücresel yapılanmada bir örgüt mensubu en fazla bir üst sorumlusunu ve/veya bir altında bulunan örgüt mensubunu tanıması amaçlanmaktadır.

Örgütün TSK içerisinde farklı bir yapılanmaya gittiği, tamamen hücre tipi, birbirinden habersiz ve bağımsız üniteler oluşturduğu, bu ünitelerin sivil abilerin/imamların sorumluluğunda üst düzey komutanlar (General, Albay, Yarbay, Binbaşı), alt rütbede subaylar (Teğmen, Üsteğmen, Yüzbaşı) ve astsubay gruplarından oluştuğu tespit edilmiştir.

Örgütün yüksek gizlilik seviyesinde örgütlendiği TSK içerisindeki kadrolaşma süreci stratejik noktaların işgali ile başlayıp, belirlenen öncelik sırasına göre zamanla bütün birimlerin ele geçirilmesini kapsamaktadır. Çok öncelikli hedeflerden daha az öncelikli hedeflere doğru, elde edilmesine dayanan bir planlamaya göre yapılmaktadır.

Bu kadrolaşma süreci; öğrencinin/elemanın bulunması, mahrem yapıya seçilmesi, hazırlanması, sınava sokulması ve kazandırılması, subay ve astsubay yetiştiren eğitim birimlerinde irtibatının ve ideolojik eğitiminin devam ettirilmesi, meslek hayatına geçtiğinde örgüt elemanı olarak örgütsel faaliyetlere iştirak etmesi ve hayatının örgütün hedefleri doğrultusunda sürdürmesini kapsamaktadır.

FETÖ/PDY ASKERİ MAHREM (BİRİM) YAPILANMASI

46

FETÖ’nün askeri yapılanmasının adı örgüt tarafından BİRİM olarak adlandırılmaktadır. Her askeri kuvvetin (Kara, Hava, Deniz, Jandarma) başında bir sorumlunun bulunduğu, onların altında Türkiye’nin coğrafi bölgelerine / birimin bulunduğu yerlere göre ayarlanmış olan BÖLGE TEMSİLCİLERİ’nin yani bölge sorumlularının bulunduğu, Temsilcilerin altında MÜDÜRLERİN bulunduğu, personel (öğrenci) sayısına veya bölgenin büyüklüğüne göre müdürlerin sayısının da değiştiği, Müdürlerin altında MÜDÜR YARDIMCILARININ bulunduğu, Müdür yardımcılarının altında ÖĞRETMENLERİN bulunduğu, bu şekilde isimlerin kullanılma amacının ise dikkat çekmemek için olduğu, Öğretmenlerin onların altında bulunan askeri personel ile ilgilendikleri, askeri personelin ortak adının “ÖĞRENCİ” olduğu anlaşılmaktadır.

Birim yapılanmasında yer alan örgüt mensupları arasında gerçekleştirilen toplantılar arasında Temsilci-Müdür, Müdür-Müdür Yardımcısı ve Müdür Yardımcısı-Öğretmen arasında gerçekleştirilen toplantılarda görüşülen konular genel olarak şöyledir:

– Öğrencilerin (askeri personel) durumunun görüşülmesi; okuyan öğrencilerden isim bazlı olumlu/olumsuz bir durum olup olmadığı,

– Personelin durumunun görüşülmesi; çalışanlar ile alakalı varsa özel/genel gündem konuları, örgüt mensubu olmayan personel hakkında bilgi toplanması,

– Genel Gündemler; Tedbir, Okuma/İzleme/Fetullah GÜLEN’den gelen örgütsel notlar, – Mevsimsel Gündemler; Sene başı, Tatiller, Tayin dönemleri, Sicil, Okuyan Öğrencileri illerinde ziyaret, (Sömestr ve yaz tatili)

– İzdivaç; Evlenme aşamasında olan adayların bölge ile irtibat kurularak tanıştırılması, – Diğer/Manevi; Okunan kitaplar, BAMTELİ, notlar şeklindedir. Örgütün yönetim modelinde alınan kararların ve verilen talimatların emir-komuta zinciri içerisinde tepeden en alt hücreye kadar ulaştırılması ve aşağıdan yukarıya doğru raporların verilmesi söz konusudur. Bu çerçevede Müdür Yardımcıları tarafından, öğretmenler ile yapılan toplantı sonucu oluşan gündem ve raporlar Müdür pozisyonundaki örgüt mensuplarına, Müdürler ile yapılan toplantı sonucu oluşan talimat ve gündemler öğretmenlere aktarılmaktadır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/160553 sayılı soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan örgüt içerisinde Askeri Mahrem yapıda Müdür – Müdür Yardımcısı – Öğretmen konumunda görev yapmış bir şahsın ifadesinde özetle;

……… ÖĞRETMEN: Örgütün hiyerarşik yapısında müdür yardımcısına karşı sorumlu olan kişidir. Örgüt üyesi öğrencilerle direk temasta olan kişidir. İşe yerleştirilemezse örgüt iş bulana kadar öğretmene maaş vermek zorundadır. Örgüt üyesi öğrencilerle hafta da bir görüşmek zorundadır. Şayet görüşmeyi aksatan örgüt üyesi öğrenci olursa bunu müdür yardımcısına bildirmek zorundadır. İlgilendiği örgüt üyesi öğrenciler bekârsa ve bekâr evinde kalıyorsa onların evinin temizliği ve tedbire uygunluğu öğretmenin sorumluluğundadır ve evlerde örgüt öğrencileri ile ayda bir yatılı kalarak onlarla kitap okumak zorundadır. Öğretmenler görüştükleri örgüt öğrencilerinin evlerinin tedbire uygun olmasından sorumludurlar. Eğer öğretmen maaşını tam alıyorsa aylık evli ise %5, bekar ise %10 verir.

ÖĞRENCİ: Örgütün hiyerarşik yapısında en alttaki ancak en önemli kişidir. Orta üçüncü sınıftan itibaren örgüte kazandırılmış olabileceği gibi lisede de örgüte girmiş olabilir. Örgüt içerisindeki teslimiyetine göre subay ise yükselir, ast subay ise subay olur veya en iyi yerlere gelir. İş yapabilme durumuna göre örgütün şifreli USB’si verilir ve bunu kullanması söylenir. Askeri alan içerisinde etrafında bulunan askeri personelin bilgilerini öğretmene iletir. Bekârsa katalog evliliği yapması istenir. Mahrem yapının para kaynağı öğrencidir. Aldığı maaşın bekâr ise %10 si, evliyse %5 nu vermesi istenir. Nema, promosyon gibi paralara dokunması yasaktır. Bu paraları direk öğretmenine teslim eder. Kurban, zekât, fitre, sadaka, medya paralarını öğretmenine verir. Örgütün belirlediği her türlü tedbir kuralına ve ima yöntemlerine koşulsuz uymak zorundadır. ………

47

Ben bu yapı içerisine dahil olunca …Kod/ad … isimli şahıs yaptığımız görüşme içerisinde hatlı ve tuşlu bir telefon verdi. Hafta da bir gün üç öğretmen ve …Kod/ad … isimli şahsın sorumluluğunda örgütsel toplantıları yapardık.

………

İsim yerine kod kullanılamaya başlandı. İkinci telefon hatları kullanılmaya devam ediliyordu. Bu telefonla sadece müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenler arasında kullanılırdı. Öğrenciler bu telefonla kesinlikle aranmıyor. Öğrenciler sadece büfelerden aranılıyordu.

……… FETÖ/PDY terör örgütünün öğrenci evi açma şekli ve öğrenci devir alma; Öğrenci iki şekilde devir alınır. Ya yeni mezundur İzmir ilinden alınır ya da tayini çıkmıştır ve olduğu ile gidilir ve devranılır. Yeni mezunların hangi illere hangi müdürlüklere gideceğini … kod/ad … isimli şahıs toplantıda söylerdi. İlgili müdür ve müdür yardımcıları özel araçlarla İzmir iline gider. İzmir ilinde söylenen yerde toplanılır. Örgütün İzmir Astsubay Meslek yüksekokulu müdürü, müdür yardımcıları ve öğretmenleri de oradadır ve örgütün yeni mezunu öğrencileri devire uygun şekilde evlerde bekletilmektedir. Örgütün okul müdürü hemen ilgili kişileri orada tanıştırır. Örneğin bildiğim kadarıyla Akıncı üsse bakan örgüt müdürü ile Akıncı üstüne tayini çıkan örgütün yeni öğrencilerine bakan öğretmenler orada tanışır. Daha sonra örgütün okuldan sorumlu öğretmen veya müdür yardımcısının arabasıyla öğrencinin bekletildiği yere gidilir ve yaklaşık 40-45 dakika süren görüşmede yeni mezun öğrenci ile tanışılır ve öğrenci devir alınır. Devir esnasında öğrenciye şunlar sorulur ve söylenir.

– Ne zaman geleceksin – Telefon numarası alınır ve kesinlikle numarayı değiştirmemesi söylenir. Telefonunun sürekli açık olması ve arayınca mutlaka açması ve sesi tanıması söylenir.

– Misafirhanede tedbiri elden bırakmaması abdest ve namazda imaya devam etmesi ve hiç kimseye güvenmemesi söylenir.

– Ev tutmaması hiç kimse ile eve çıkmaya çalışmaması bunların örgüt tarafından halledileceği söylenir. – Söylenilen yere mutlaka gelmesi, gelmemezlik yapmaması söylenir. – Geldiği zaman buluşulacak yerde kararlaştırılır. Denilen tarihte öğrenciler gelmeye başlayınca öğrenci büfe/ankesör veya fatura ödeme noktalarından aranır. Uygun bir yerde buluşulur örgütün bekâr evine gidilir. Böylece örgütün bekâr evi öğrenciye gösterilmiş olur. Daha sonra söylenen saatlerde buluşma yeri örgütün bekâr evleridir. Örgütün öğrencisi ile eve giderken yan yana yürünmez. Öğrenciye beni takip et denir ve öğrenci arkadan takip eder. Örgütün bekâr evinde yaklaşık 3-4 saat oturulur. Haftalık olarak orada görüşülür. Öğrencilerin kapıda veya evin içinde karşılaşmamalarına veya birbirlerinin seslerini duymamalarına özellikle dikkat edilir. 2- 3 ay sonunda öğrencilere kimlerle kalmak istersin veya istemezsin şeklinde soru sorulur. Bu şekilde birbirleri ile kalmak isteyenler grup yapılır ve bekâr evi tutmaları istenir. Grup yapılırken istihbarat ve personel branşları kendi içinde grup yapılır. Diğerleri ile gruplanmaz. Örgütün öğrencileri ev tutarken şunlara dikkat etmelidir;

1-Ev ara kat olmalıdır, giriş katı olmamalıdır. 2-Aynı binada başka bir askeri personel olmamalıdır. 3-Binada kamera olmamalıdır. 4-Girişte güvenlik olmamalıdır. 5-Genelde eski eşya satanlardan eşya alınır. 6-Evin girişine kesinlikle halı konmaz. Bundaki sebep eve girerken ayakkabı çıkarma süresini ortadan kaldırmak ve evin örgüt evine benzemesine engel olmaktır. Çünkü örgütün sivil yapılanmasındaki evlerde girişten itibaren hemen her yerde halı bulunur.

7-Evde Nutuk ve bir iki tane Atatürk fotoğrafı bulunur. Bunlar belirgin yerlerdedir. 8-Evde seccade takke kesinlikle olmaz. Öğrencilere eşya verilirken eşyalar … kod/ad … adlı kişinin eşya deposunda bulunan eşyalardan yararlanılır. Evlenip bekâr evini kapatan öğrencilerin eşyaları buraya konulur ve da sonra kullanılır.

Askeri personel şayet yeni mezun değil de tayini çıkan bir örgüt üyesi ise atandığı ilden müdür veya müdür yardımcısı askeri personelin olduğu ile gider ve orada müdür ile temasa geçerek örgüt öğrencisi askeri personel ile tanışır. Telefon numarası alınır, hangi tarihte geleceği öğrenilir, numarayı değiştirmemesi ve geldiğinde aranacağı söylenir. Örgüt öğrencisinin tayininin çıktığı ile göre lojmana taşınması veya lojman

48

dışında kalması söylenir. Ankara da örgüt öğrencilerinin lojmanda kalmasını istemez. Ancak doğu illerinde örgüt öğrencilerini lojmana yönlendirir. Askeri örgüt üyesi personel gelince telefon açılarak bir yer söylenir ve orada buluşulur. ……… vb. sık sık buluşulan yerlerdendi. Buluşmadan sonra örgütün bekâr evine, örgüt öğrencisinin evine veya mahrem imamın evine gidilir. Orada hangi günler saat kaçta buluşulacağı kararlaştırılır. Tayin olduğu yerde samimi olduğu, tayin olduğu yerde samimi olduğu isimler alınır eğer bu isimler gerçekten örgüt üyesi ise grupta müsaitse bu eleman o gruba aktarılır……….” şeklinde beyanları bulunmaktadır.

Meslek hayatına başlayan örgüt mensubu askeri personel; maaşından yaklaşık %10 (evlilik durumuna göre değişkenlik gösterebiliyor) veya üstü HİMMET adı altında para vererek örgüte finansman sağlamakta, evlilik kararı vermesi durumunda örgütün izin verdiği kişiyle evlenmekte, toplantılara katılarak ideolojik bağlarını sürekli canlı tutmakta, devlet içerisinde kalması gereken bilgileri dışarı sızdırarak sivil sorumlusuna aktarmaktadır. Yine örgütün uygun görmediği bir şahısla evlenmenin ise örgüt tarafından olumsuz karşılandığı ve müeyyidesinin olduğu bilinmektedir.

Bütün bunlar, örgüt mensuplarının en özel bireysel alanına dahi örgütün büyük ölçüde nüfuz ettiğini ve akrabalık bağlarından bile daha sağlam olan örgütsel bağların mesleki hayatları boyunca devam ettiğini göstermektedir.

Dünya genelinde 160 ülkede faaliyet gösteren ve binlerce mensubu olan örgüt açısından, iç haberleşme, talimatların alınıp verilmesi, gelişmelerin güvenli ve zaman kaybetmeksizin aktarılması, faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi hayati öneme sahiptir.

Faaliyet alanlarının çeşitliliğine paralel olarak örgütün haberleşme yöntemleri de çeşitlilik arz etmektedir. Örgütün neredeyse tüm uygulamalarında olduğu gibi haberleşme yöntemlerinde de GİZLİLİK içerisinde iletişim sağlamaya özen göstermektedir.

6.ÖRGÜT MENSUPLARININ HABERLEŞMEDE KULLANDIĞI YÖNTEMLER- GÜNCEL YÖNTEM OLARAK “KRİPTOGRAFİK HABERLEŞME SİSTEMLERİ”

6.1. GENEL OLARAK

Dünya genelinde 160 ülkede faaliyet gösteren ve binlerce mensubu olan örgüt için; haberleşme, talimatların alınıp verilmesi, gelişmelerin güvenli ve zaman kaybetmeksizin aktarılması, faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi hayati öneme sahiptir. Faaliyet alanlarının çeşitliliğine paralel olarak örgütün haberleşme yöntemleri de çeşitlilik arz etmektedir.

En önemli haberleşme aracı GSM hatlarıdır. Bu hatlar, genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına ulaşılamayan hatlardır.

Yaklaşık 3 ayda bir yeni bir GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir.

-Örgüt mensuplarının kendi adlarına olmayan GSM hatları temin edip bunları belirli aralıklarla cihazlarıyla birlikte değiştirmeleri dahi, legal olduğunu iddia ettikleri faaliyetlerinin illegal olduğunu ve bunları gizlemeye çalıştıklarını ortaya koymak açısından önemli bir veridir.

-İnternet üzerinden haberleşmeye imkan tanıyan Skype, Tango, WhatsApp vb. Programlar şifreli ve düşük maliyetli olması nedeniyle oldukça sık tercih edilen haberleşme yöntemlerindendir.

-Türkiye’de Almanya, ABD ya da başka bir ülkeye kayıtlı GSM hatlarının kullanılması, örgütün üst düzey abilerinin kullandığı yöntemlerdendir. Abone bilgilerinden sadece hangi ülkeye ait olduğunun görülebilmesi nedeniyle zaman zaman tercih edilebilmektedir.

49

-Kiralık hatlar vasıtasıyla kriptolu IP telefon kullanılması, özellikle yurt dışındaki okullarla irtibatta kullanılan yöntemlerdendir.

-Canlı kurye kullanılması, en sağlıklı haberleşme yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Talimat almak ve faaliyetler hakkında bilgi vermek amacıyla doğrudan ABD/Pensilvanya’ya gidilerek örgüt lideri F.G. ile yüz yüze görüşülmekte ve talimatlar bizzat alınmaktadır. F.G.’in, “çok önemli hususların yüz yüze görüşülmesi” yönünde talimatlarının olduğuna dair bilgiler mevcuttur.

-Örgüt mensupları, tedbir olarak haberleşme araçlarını değiştirdikleri gibi isim zikretmekten imtina etmekte, “abi” ya da “hocam” şeklinde genel ifadeler kullanılmaya özen gösterilmekte, il ve ilçe imamları ise genel olarak “Kod” isim kullanmaktadırlar.

-Örgütsel görüşmeler sırasında ‘hizmet, şakirt, GÜLEN, cemaat’ gibi kelimelerin telefonda zikredilmemesine özen gösterilmekte, buluşma yeri söyleneceği zaman şifreli ifadeler kullanılmasına önem verilmektedir.

-Örgüt toplantılarında verilen talimatlar ufak kağıtlara yazılmakta hatta bunların lüzumu dâhilinde yok edilebilmesi için yenilebilir özellikte olması sağlanmaktadır.

Ancak şu hususu vurgulamak gerekir ki; tüm meslek grupları içinde örgüt mensubu kişiler yönünden silsile şeklinde ayrı bir hiyerarşik yapı bulunduran, bir meslek grubu içinde yer alan örgüt üyesinin, diğer bir meslek grubunda yer alan örgüt üyesini tanımadığı, bir örgüt mensubunun en fazla üç veya dört kişiyle irtibat kurduğu hücre tipi yapının benimsendiği bu örgüt için, örgütün tüm üyeleri arasında arasında haberleşme ağı ve bağlantısının aranması abesle iştigalden öteye gidemeyecektir.

Örgüt mensupları tarafından haberleşmede kullanılan yöntemler: Ru be ru (yüz yüze), kurye kullanmak, cep telefonu, özel not, internet ağı, sosyal medya, basın yayın organları aracılığıyla genel açıklamadır. Birinci derecede iletişim şekli ru be ru (yüz yüze) şeklindedir. Buna göre, acil durumlarda görüşülmesi gereken bir kişi veya konu varsa mutlaka yüz yüze gerçekleştirilmekte, mecbur kalınmadıkça telefonla görüşme yapılmamaktadır. Örgütün en önemli haberleşme aracı mobil telefonlardır. Bu telefonlarda kullanılan hatlar genelde bir başkası adına ya da örgüt kontrolündeki kurum veya kuruluşlar adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına ulaşılamayan hatlardır. Örgüt mensuplarının kendi adlarına kayıtlı olmayan mobil telefon hatları temin edip bunları belirli aralıklarla cihazlarıyla birlikte değiştirmeleri dahi, legal olduğunu iddia ettikleri faaliyetlerinin illegal olduğunu ve bunları gizlemeye çalıştıklarını ortaya koymak açısından önemli bir veridir.

Örgütün üst düzey “abi” ve “abla”ları ise, abone bilgilerinden, sadece hangi ülkeye ait olduğunun görülebildiği başka ülkelerde kayıtlı mobil telefon hatları kullanmakta, yurt dışındaki okullarla irtibat için ise kiralık hatlar vasıtasıyla şifreli IP telefon kullanılmaktadır.

Mobil veri ile iletişime imkân tanıyan Skype, Tango, Bylock, Line, Kakaotalk, Whatsapp vb. programlar da düşük maliyetli olması ve mesajlaşmaların şifrelemek suretiyle korunması sebebiyle sık tercih edilen haberleşme yöntem ve araçlarıdır.

6.2. KRİPTOGRAFİK HABERLEŞME YÖNTEMLERİ

Darbe girişiminden önce deşifre edilmeye başlanıp sonraki süreçte terör örgütüne yönelik soruşturmalarda tespiti gündeme gelen terör örgütü mensupları tarafından kullanılan kriptografik haberleşme sistemlerine, örgütle organik bağı gösteren en önemli delillerinden olması nedeniyle özellikle değinmek gerekmektedir.

50

Sistemlerin kuruluşu, işleyişi ve cihazlara yüklenme şekline ilişkin ayrıntılı bilgi içeren örgütün sözde Jandarma Teşkilatı yapılanmasında yönetici vasfına haiz, örgütsel hiyerarşide “müdür yardımcısı” olarak tabir edilen Özgür Birdal’ın Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın 2016/88650 sayılı soruşturma evrakı kapsamında alınan 05/10/2016 tarihli ifadesinde konuya ilişkin; terör örgütünün İstanbul ilindeki Jandarma askeri birlikleri teşkilatlanmasında Anadolu Yakasında faaliyet gösteren ve müdür yardımcısı tabir edilen görevi darbe girişimine kadar sürdürdüğünü, Jandarma yapılanmasında askeri personelin “öğrenci” olarak isimlendirildiğini, öğrencilerin üstünde hiyerarşik bağlılık ve silsileyle ifade etmek gerekirse sırasıyla “öğretmenler”, “müdür yardımcıları”, “müdürler”, “bölge temsilcisi” ve “kuvvet imamı (ülkedeki tüm Jandarma personelinin bağlı olduğu şahıs)” tabir edilen yönetici vasıflı örgüt mensuplarının yer aldığını, yalnızca terör örgütünün mensupları tarafından, örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla “Android” işletimli cep telefonları ve tablet tabir edilen bilgisayarlarda kullanılabilen kriptografik haberleşme sistemlerinden bilebildiği kadarıyla ilkinin “Shu” isimli program olduğunu, kullanımına 2012 yılında geçildiğini ve 2012- 2013 yıllarında kullanıldığını, kamuoyunda 17-25 Aralık olarak bilinen süreçten sonra 2014 yılının başlarında ise “By Lock” isimli programın kullanımına geçildiğini, 2015 yılının sonlarında ise bilinen ismi dışındaki, örgüt tarafından benzer isimle kurulan ve kullanımına geçilen “Tango” isimli programın darbe girişimi günü dahil kullanıldığını, ancak kamuoyunda “Eagle” olarak sıkça dillendirilen programın Jandarma teşkilatı yapılanmasında kullanılmadığını, hangi sistemin hangi zamanda sonra kullanılacağına her devlet kurumu yapılanmasının “Arama Tarama Sorumlusu (ATM)” olarak isimlendirilen “Müdür” seviyesindeki sorumlusunun karar verdiğini ve bulunan yapılanmanın diğer “müdür” seviyesindeki sorumlularına bildirdiğini, bu şahıslar tarafından ise alt hiyerarşisine bağlı şahıslara silsile yoluyla iletilerek programların değişiminin sağlandığını, ATM tabir edilen sorumlunun ortalama 15 günde bir gerçekleştirilen bölge temsilcisinin başkanlığındaki yalnızca müdürlerin katıldığı toplantıya katıldığını ve program değişim talimatını bu yerde aldığını, gizli haberleşme programı kullanılmasına karar verilen örgüt mensubunun kullandığı cihazların silsile yoluyla ATM tabir edilen sorumluya iletildiğini ve bu şahıs tarafından cihazlara yüklendiğini, bu sistemlerin örgüt üretimi ve şifreli olduklarından dolayı herhangi bir şekilde cihazların kendisi vasıtasıyla satın alınamadığını, indirilemediğini ve örgüt mensubu olmayan kişiler tarafından kullanılamadığını beyan ettiği,

Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın 2016/84327 sayılı evrakı kapsamında olay günü Kadıköy ilçesinde bulunan darbeci askerlerin kullandığı tanklara yol açmak suretiyle darbe girişimine katıldığı iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen Kadıköy Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliğinde görevli komiser yardımcısı Çağlar Aydın’ın İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğince 20/07/2016 günü yapılan 2016/305 sayılı sorgusunda konuyla ilgili olarak; Van ilinde görev yapmakta iken terör örgütünün yapılanmasına dahil olduğunu, dahil olduktan sonra Terör Şubede çalışmaya başladığını, burada görev yapmakta iken örgüt mensuplarının telefonuna usb benzeri ara bir kabloyla telefonuna gizli bir haberleşme programı yüklediklerini, programın şifreli olarak kullanıldığını, “Eagle” isimli programdan sonra “Tango” isimli programın yüklendiğini, darbe girişimi günü örgüt yapılanmasından İstanbul Anadolu Yakasında görevli komiserlerden sorumlu olan, “abi” tabir edilen sivil şahıs Habip Ertürk’den Eagle programı üzerinden darbeci askerlere yardımcı olunması şeklinde mesaj geldiğini beyan ettiği, aynı soruşturma kapsamında tespit edilip yakalanan Habip Ertürk’ün 24/07/2016 tarihinde İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’nde avukat huzurunda alınan ifadesinde; Çağlar Aydın ile kendisini üstü konumundaki soruşturma aşamasında ölen Gökhan Açıkkollu’nun tanıştırdığını, 2015 yılı içerisinde Çağlar Aydın’ın telefonuna şifreli haberleşme programını kendisinin yüklediğini, darbe girişiminin yaşandığı gün Gökhan Açıkkollu’nun kendisine bu şifreli program üzerinden “Sıkıyönetim ilan edildiği, askerin yönetimine el koyduğunu, askere silah sıkılmaması ve tanklara karşı konulmaması, çatışmaya girilmemesi” şeklinde mesaj attığını, kendisinin de bu mesajı Çağlar Aydın’a yolladığını beyan ettiği,

Adı geçen şüphelilerin kullandıkları cep telefonları üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan telefon ve simkart inceleme tutanağına göre şüphelilerden Habip Ertürk’ün cep telefonunda Bylock ve Eagle, Çağlar Aydın’da ise yalnızca Eagle programının yüklü olduğu, Eagle’ın gizleme ve tespitini güçleştirme amacıyla “Line” ve “Tango” gibi ikonlar adı altında kurulduğu ve açıldığının tespit edildiği,

51

Hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın 2016/84338 sayılı evrakı üzerinden darbe girişimine iştirak ettiğinden bahisle soruşturma yürütülmekte olan İrfan Can’ın İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde 15/08/2016 tarihinde alınan ifadesinde konuyla ilgili olarak özetle; terör örgütüne mensup olduğunu, Akademi öğrencisi olarak kendisinin bağlı olduğu Sadık (K) isimli abiyle irtibatlı olduğu zamanlarda Sadık (K)’un kullandığı cep telefonuna iletişim amaçlı bir program yüklediğini, bu program üzerinden iletişim kurmaya başladıklarını, bir süre sonra tablet almasını söylediğini ve parasını verdiğini, kendisinin de Samsung marka tablet aldığını, bu tableti Tarabya’da Denizbankın bulunduğu sokaktan yukarıda bulunan bilgisayar işiyle uğraşan şahsın evinde (ev hakkında yer gösterme işlemi yaptırılmıştır) tablete Whatsapp benzeri ismini hatırlamadığı, Torr gibi şifreleme programı olan bir program yüklediğini, irtibatı buradan sağlamaya başladıklarını beyan ettiği,

Hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın 2016/84343 sayılı evrakı üzerinden FETÖ/PDY Üyeliği suçundan soruşturma yürütülen Küçükçekmece Devriye Ekipler Amirliğinde görevli komiser yardımcısı Ömer Saka’nın avukat huzurunda kollukça ve aynı soruşturma kapsamında ifadesi alınan emniyet personeli gizli tanığın ifadelerinde özetle;

Ömer Saka’nın “GÜLEN cemaati” olarak tarif ettiği yapılanmaya mensup olup 2009 yılında İstanbul ilinde göreve başladığında öncelikle Serkan (K), sonrasında ise Levent (K) Numan Koca isimli abilere bağlı olduğunu, Levent (K) ile Serkan (K) vasıtasıyla tanıştığını, maaşından himmet adı altında kestiği parayı Numan Koca’ya verdiğini, kendisiyle bir kısım emniyet personeliyle birlikte sık sık buluşup dini içerikli sohbetler yaptıklarını beyan ederek Levent (K) Numan Koca’yı teşhis ettiği, yine yakalandığında üzerinde yapılan aramada (1) ve (5) dolar kâğıt ABD doları paranın bulunduğu, Ömer Saka’nın ifadesinde teşhis etmiş olduğu Levent (K) isimli emniyet teşkilatından bir kısım personelden sorumlu olduğu anlaşılan “abi” görevindeki şahısla ilgili olarak gizli tanık beyanında özet olarak; darbe teşebbüs esnasında Levent (K)’un kendisinin kullanmış olduğu cep telefonuna önceden terör örgütünün gizli haberleşme programlarından Tango adıyla kurulan program üzerinden kendisine ve mahiyetindeki emniyet personeline olay günü sırasıyla saat: 22.39’da “Değerli abiler, şu an askerler yönetime müdahaleye başladı… Herkes işini gücünü bıraksın. Bulunduğu yerde arkadaşlarını yönlendirsin.. Ve askerlerin müdahalesine yardımcı olmalarını temin etsin. Direnmesinler. Direnin emniyet güçlerine engel olsunlar .. Her ilden ve bölgeden yapılan müdahale konusunda bilgi alalım.. Bu stratejiyle hareket edip bizi her yerden bilgilendirin. Düzgün not yazın.. Askere direnmesin arkadaşlar. Direnenlerin direncini kırsınlar. Özellikle özel harekâtta ve çeviktekiler askere teslimiyet gösterip menfilerin direnci kırılsın.”, saat:22.40’da “Abiler emniyetten gelen emirleri yerine getirmemeliler.”, saat:22.44’de “Abiler emniyetten gelen emirleri yerine getirmemeliler. Herkes G Kurmaya gitsin, devreler birbirleriyle bağlantı kursun, zincir kursunlar, haberdar olmayan kalmasın, emekliler dahil”, saat:22.45’de “silahını alıp genelkurmaya gitsin” ve saat:22.45’de ” Ankarada muvazzaf ve emekli olan kim varsa silahını alıp genkur, egm, ankara emniyet, kom tem ve yıldızın önüne giderek direnen herkesi indirsin, bu konuda askere yardımcı olsun, kimse evinde durmasın… Duran vebaldedir… Herkese duyurun” ibareli mesajlarla talimatlar gönderdiğini beyan ettiği anlaşılmış, beyan üzerine mesajların tespiti yapılmıştır.

6.3. MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATININ BYLOCK UYGULAMASI HAKKINDAKİ RAPORU

Terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptografik haberleşme sistemlerinden “Bylock Talk And Chat” programıyla ilgili Milli İstihbarat Teşkilatı’nca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 09/12/2016 tarih ve 10.2.001.01.000.390.1960.249-2236/691-94292157 sayılı yazı ekindeki teknik analiz raporu incelendiğinde özet olarak;

Terör örgütü üyelerince akıllı telefonlara yüklenen kriptolu bir haberleşme aracı olan “Bylock” isimli mobil uygulama üzerinden iletişim kurduklarına dair bilgilerin istihbar olunması üzerine, konuyla alakalı kapsamlı bir çalışma yürütüldüğü, bu kapsamda, gerek uygulama gerekse de iletişim kurduğu uygulama

52

sunucularının ayrıntılı teknik çalışmalara tabi tutulduğu, bu çalışmalarda uygulamanın teknik tasarımına, mimarisine, işleyişine, aynı işlevi gören uygulamalarla benzer ve farklı yönlerine, kullanıcı profiline ilişkin hususların ele alındığı,

ByLock uygulaması, tersine mühendislik, kripto analiz, ağ davranış analizi ve bağlantı kurulan sunucular tarafından cevap veren kodlar da dahil olmak üzere ayrıntılı teknik çalışmalara tabi tutulmuş olup, aşağıda yer verilen sonuç ve değerlendirmelere ulaşıldığı;

1- ByLock uygulamasının, güçlü bir kripto sistemiyle internet bağlantısı üzerinden iletişim sağlamak üzere, gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir tasarıma sahip olduğu,

2- Uygulamayı geliştiren ve kullanıma sunan şahsın daha önce yaptığı işlere ilişkin referanslarının bulunmadığı, sektördeki geçmişinin belirsizlik arz ettiği, erişilebilir iletişim bilgilerinin bulunmadığı, gerçekleştirilen iş ve işlemlere (sunucu ve IP kiralama) ait ödemelerin anonimlik içeren yöntemlerle (Paysera) gerçekleştirildiği, kullanıcı sayısını artırmayı ve ticari değer haline gelmeyi hedeflemediği, uygulamanın tanıtılmasına yönelik girişimlerin bulunmadığı, diğer taraftan, uygulamanın Litvanya’da sunucu kiralanmak suretiyle kullanıma sunulması ve kiralama bedellerinin ise “Paysera” adlı anonimlik sağlayan ödeme sistemiyle gerçekleştirilmiş olması, bu girişimin kurumsal ve ticari mahiyetinin bulunmadığını teyit etmekte olduğu,

Uygulamaya ait kaynak kodları içerisinde bir takım “Türkçe” ifadelerin yer alması, kullanıcı adlarının, grup isimlerinin ve çözümlenen şifrelerin büyük çoğunluğunun Türkçe ifadelerden oluşması, çözümlenen içeriklerin neredeyse tamamının Türkçe olması, uygulama sunucusu yöneticisinin, Ortadoğu IP adreslerinden uygulamaya erişimi engellediğini belirtmesine rağmen, gerçekleştirilen engellemelerin tamamına yakının Türkiye IP adreslerine yönelik olması, Türkiye’den erişim sağlayan kullanıcılara ait kimlik bilgilerinin ve iletişimin gizlenmesini sağlamak amacıyla kullanıcıların uygulamaya erişimini, VPN vasıtasıyla gerçekleştirilmesine zorlanması, bunun yanı sıra, ByLock’a ilişkin “Google” üzerinden gerçekleştirilen aramaların neredeyse tamamının Türkiye’deki kullanıcılar tarafından gerçekleştirilmesi ve uygulamaya Türkiye IP adreslerinden erişimin engellendiği tarih itibariyle uygulamaya yönelik “Google” aramalarında büyük bir artış olması, ayrıca, ByLock’la ilişkili internet kaynaklı yayınların (sosyal medya, web siteleri vb.), çoğunlukla sahte hesaplar üzerinden FETÖ/PDY lehine paylaşımlarda bulunulması,

İki yüz bini aşkın kullanıcı kitlesine sahip ByLock’un “15 Temmuz Darbe Girişimi” öncesinde ne Türk kamuoyu ne de yabancılar tarafından bilinmemesi/tanınmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, anılan uygulamanın global bir uygulama maskesi altında, FETÖ/PDY mensuplarının kullanımına sunulduğunun anlaşıldığı,

3- Uygulamanın akıllı telefonlara yüklendikten sonra kullanılabilmesi için kullanıcı adı/kodu ve parolanın, akabinde cihaz üzerinde rastgele el hareketleriyle oluşturulan kullanıcıya özel güçlü bir kriptografik şifrenin belirlenmesi ve bu bilgilerin uygulama sunucusuna kriptolu olarak iletilmesi işlemleriyle, kullanıcı bilgilerinin ve iletişimin güvenliğinin azami şekilde korunmasının amaçlandığı,

Diğer taraftan, kullanıcı hesabı oluşturulması sırasında kişiye ait özel bir bilginin (telefon numarası, kimlik numarası, e-posta adresi vb.) talep edilmemesi, global ve ticari benzer uygulamalarda olduğu şekilde kullanıcı hesabını doğrulamaya yönelik bir işleyişin (sms şifre doğrulaması, eposta doğrulaması vb.) bulunmamasının esaslı sebebinin, anonimliğin sağlanması ve kullanıcı tespitinini zorlaştıracak önlemlerin kurgulanmasından kaynaklandığı,

4- Uygulama geliştiricisinin, otorite imzalı SSL sertifikası kullanmadığı, kendi oluşturduğu bir SSL sertifikasını kullandığı tespit edilmiştir. Ancak global ve ticari anlık mesajlaşma uygulamalarının “otorite imzalı SSL sertifikası” kullandığı, bununla kullanıcı bilgilerinin ve iletişim güvenliğinin sorumluluğunu ücreti mukabilinde bu otoriteye bıraktığının bilindiği, ByLock uygulamasında ise, uygulama geliştiricisinin, kullanıcılara ait bir takım bilgilerin sertifika otoritesine gitmesini istememesi nedeniyle “otorite imzalı SSL sertifikası”nı tercih etmediği,

Uygulama geliştiricisinin sistem, işleyiş, kullanıcı güvenliği bakımından aldığı diğer önlemler de nazara alındığında, kullanıcılara ait haberleşme trafiğinin kendi uygulama sunucusu harici bir noktaya akışını engelleyen ilave bir önlem olarak tasarladığı,

53

5- Uygulamaya kayıt işleminin, sistemde kayıtlı kullanıcılarla iletişim kurmak için yeterli olmaması, iki kullanıcının haberleşmesi için her iki tarafın, çoğunlukla yüz yüze veya bir aracı (kurye, mevcut ByLock kullanıcısı üzerinden vb.) vasıtasıyla temin edilen kullanıcı adlarının/kodlarının eklemesinin gerekmesi; mesajlaşmanın, her iki kullanıcının da birbirini eklemesinden sonra başlatılabilmesi sebebiyle haberleşmenin, sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde gerçekleştirilmesine imkan verecek şekilde kurgulandığı,

6- Uygulama üzerinden sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferi gerçekleştirilebilmekte olup bununla, kullanıcıların örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının, başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirildiği ve tüm iletişim sunucu üzerinden geçtiğinden oluşturulan grupların ve haberleşme içeriklerinin uygulama yöneticisinin denetim ve kontrollerinde olmasını sağladığı,

7- Gerçekleştirilen haberleşmenin, cihaz üzerinden belirli sürelerde manuel işleme gerek duymaksızın otomatik olarak silinmesi, kullanıcıların, haberleşme güvenliği bakımından silmeleri gereken verileri silmeyi unutsa dahi sistemin gerekli tedbirleri alacak şekilde tasarlandığını gösterdiği, böylece ByLock uygulamasının, olası bir adli işlem neticesinde cihaza el konulması durumunda dahi uygulamada yer alan kullanıcı listesindeki diğer kullanıcılara ve uygulamadaki haberleşmelere ilişkin geçmiş verilere erişimi engelleyecek şekilde kurgulandığı, ayrıca, uygulamaya ait sunucu ve iletişim verilerinin, uygulama veri tabanında kriptolu olarak saklanmasının, kullanıcı tespitinin önlenmesi ve haberleşme güvenliği için alınan ilave güvenlik tedbiri mahiyetinde olduğu,

8- Kullanıcıların kendilerini gizlemek amacıyla;

Çok uzun haneli parola belirlediği, örneğin çözümü tamamlanan veriler arasında 38 haneye varan parolaların yer aldığı ve çözümü tamamlanan parolaların yarısından fazlasının 9 hane ve üzerinde karakter içerdiği,

Belirli bir tarihten sonra uygulamanın Android Market veya Apple AppStore’dan indirilmesi yerine, kullanıcıların cihazlarına manuel olarak yüklendiği,

Uygulamaya kayıt esnasında gerçek isimlerin “Kullanıcı Adı” olarak belirlenmediği,

Haberleşme içeriklerinde ve uygulamadaki arkadaş listelerinde kişilerin gerçek bilgileri yerine örgüt içerisindeki kod adlarına yer verildiği, elde edilen ve çözümleme işlemleri tamamlanan mesajlaşma içeriklerinin tamamına yakınının FETÖ/PDY unsurlarına ait örgütsel temas ve faaliyetleri içerdiği ve örgüte ait jargonla örtüştüğü,

9- FETÖ/PDY unsurlarınca gerçekleştirilen 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi sonrasında adli kontrol işlemlerine (gözaltı, tutuklama, yakalama vb.) tabii tutulan örgüt mensuplarının ifadelerinden, 2014 yılının başlangıcında FETÖ/PDY örgüt üyeleri tarafından örgütsel haberleşme aracı olarak kullanıldığı,

Yukarıda izah edilen durumlar birlikte dikkate alındığında; ByLock uygulamasının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulduğu tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir.

6.4. SONUÇ OLARAK

Açıklanan itiraf beyanları, teknik analiz raporu ve yapılan tespitlerden sonuç olarak; muhtelif isimler adı altındaki kriptografik haberleşme sistemlerinin yalnızca FETÖ/PDY mensupları tarafından kullanıldığı, başka şahıslar tarafından kullanılmasının mümkün olmadığı, örgütün “Arama Tarama Sorumlusu” tabir edilen yönetici vasfını haiz şahıslar tarafından yüklenebildiği ve darbe girişimi günü de örgüt yöneticilerinin astındaki şahıslara talimat iletmek amacıyla aktif olarak kullandıkları açıkça anlaşılmıştır. Ayrıca Yargıtay 16’ıncı Ceza Dairesi’nin Bylock ile ilgili vermiş olduğu 19/07/2017 tarih ve 2017/1779 E.- 2017/4841 K. sayılı kararında oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanan kriptolu iletişim ağı olduğu açıkça vurgulamıştır.

54

7. Terör örgütü iltisakını gösteren önemli örgütsel talimatlardan biri olarak: BANK ASYA’ya para yatırılması

Kamuoyunda “17-25 Aralık 2013 olayı” olarak bilinen ve yukarıda örgütsel faaliyet yönü ayrıntılı olarak açıklanan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini meşru olmayan yöntemle devirmeye yönelik sözde yolsuzluk soruşturmaları sürecinde, mevcut Hükümetin örgütsel faaliyete karşı dik duruşu neticesinde başarısız olacağı ve bu durumdan hesap sahiplerinin paralarını çekmeye başlaması üzerine örgütün finansal kuruluşu olan Bank Asya’nın zarar göreceği endişesiyle F.G.’in örgüt mensuplarına Bank Asya’da hesap açılması veya mevcut hesapların arttırılması talimatı verdiği,

Bu yönden olarak F.G.’in 25/12/2013 tarihinde kimliği tespit edilemeyen ancak örgüt mensubu olduğu anlaşılan erkek şahısla bir telefon konuşması gerçekleştirdiği, başta Youtube sosyal paylaşım platformu olmak üzere basın yayın organlarının açık kaynaklarından kollukça yapılan tespitlere göre konuşma özet olarak; (X) şahsın F.G.’e “Efendim hürmet ederim. Bu Ali Bey’in işleriyle alakalı, bu büyük müşterilerden birkaç tanesi almış yani almış şeylerini. Tabi o bayağı büyük. Bunlar içerisinde henüz belli olmayan THY var bir de banka var. O da alırsa biraz zorlanacak gibi gözüküyor. Acaba biz bu arkadaşlarla beraber olacağız. Birazdan onlarla böyle usturubuyla görüşsek böyle önde gelen olanları 2001’de olduğu gibi şeylerini yatırmalarını istesek uygun olur mu?”, F.G.’in (X) şahsa “Ben size demiştim o elinizdeki şeyler olmuyor mu?”, (X) şahsın F.G.’e “Onlar küçük kalıyor efendim”, F.G.’in (X) şahsa “Öyle mi”, (X) şahsın F.G.’e “Evet yani bu büyük. Bayağı büyük. Böyle yani bayağı bi arkadaşların da paniğe maniğe sevk etmeden külli şeyin olması ancak o şeyleri kapatabilir.”, F.G.’nin şahsa “Var mı? Yolu var mı onun?”, (X) şahsın F.G.’e “İşte efendim şuanda bazıları mesela şimdi ihtiyaçtır deyip kendileri aramış. Ama biz bunu aşarız diye bir hafta içerisinde şey olmuş ama fakat şuandaki görüntü THY ne yapacak belli değil. Büyük. 300 küsur. Bir de o bankanın 300 küsur. Öyle büyük toplu şey yaparlarsa o şeymiş. Yapma ihtimalleri çok yüksek şuanda, çekme ihtimalleri”, F.G.’in (X) şahsa “Ne yapılabilir?”, (X) şahsın F.G.’e “Efendim arkadaşlarla görüşerek, arkadaşlar bu yakın çevrelerin yani şeylerini oraya 2001’de olduğu gibi yatıracaklar”, F.G.’in (X) şahsa “Mümkün mü o?”, (X) şahsın F.G.’e “İşte daha önceden malumalleri yapmıştık zatıalinizin tensibiyle 2001’de”, F.G.’in (X) şahsa “Yapın. Yapın. Hiç ahesteler hissetmeden çarçabuk hemen yapın”, (X) şahsın F.G.’e “Başüstüne efendim” dediğinin tespit edildiği,

Bankacılık Düzenleme ve Denetle Kurumu’nun Asya Katılım Bankası A.Ş. ile ilgili 28/05/2015 tarihli 31/12/2014 ve sonraki dönem gelişmelerini konu alan Mali Durum Tespit Raporu incelendiğinde; 01/12/2013 ila 30/06/2014 tarihleri arasındaki dönemde Banka nezdinde 334.123 adet hesap açıldığı, hesap açılışlarının 06/01/2014 tarihinden itibaren artış göstermiş olup en fazla hesap açılışının 30/01/2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiğinin anlaşıldığı,

Yapılan görüşme içeriğinden; F.G.’in örgütün finansal kuruluşu olan Bank Asya’nın ekonomik sıkıntıya girme tehlikesi üzerine ülkeden arayan şahısla yaptığı görüşmeye göre, örgütün bankayı kurtarma telaşına düştüğü, durumu F.G.’e bildirdikleri, onun çağrısı ile bütün örgüt mensuplarının bankayı kurtarması için çalışmasının istendiği, F.G.’in durumu örgütüne duyurduğu anlaşılmış ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre konuşmadan yaklaşık on gün kadar sonra bankanın aktiflerini arttıran para girişleri olduğun tespit edilmiştir.

Çözümü yapılan konuşma içeriği, F.G.’in örgütsel konum ve etkinliği, aktif girişlerinin gerçekleştiği dönem, olağan dışı artış miktarı ve ekonomik olarak sıkıntıda olan bir banka para yatırmanın hayatın olağan akışına aykırı olması bir arada değerlendirildiğinde 17-25 Aralık 2013 sonrası dönemde örgütün finansal kuruluşu olan Bank Asya’da hesap açılması veya mevcut aktif miktarının arttırılması eylemlerinin örgütsel amaçlarla ve örgüt liderinin talimatıyla yapıldığını açıkça ortaya koyduğu, eylemi gerçekleştiren örgüt mensuplarının bu sıfatlarını ortaya koymaya yönelik örgüt ile devamlılık ve süreklilik arz edecek şekilde organik bağ kurduklarına dair delillerden biri olduğu anlaşılmıştır.

55

8.TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇERİSİNDEKİ ÖRGÜTLENMESİNDE FAALİYET GÖSTEREN ASKER ŞAHISLAR (ÖĞRENCİ TABİR EDİLEN) İLE SİVİL MAHREM NİTELİKLİ SÖZDE İMAMLARIN (ÖĞRETMEN, MÜDÜR YARDIMCISI/ MÜDÜR TABİR EDİLEN) İLETİŞİM YÖNTEMİ OLARAK ÜCRET KARŞILIĞI KULLANILAN SABİT HATLARIN KULLANILMASI

8.1. GENEL OLARAK

15/07/2016 tarihli darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ/PDY terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içerisindeki yapılanmasının “Mahrem Hizmetler” olarak isimlendirildiği ve Yapılanmada gizliliğe azami derecede riayet edildiği, TSK içerisinde görevli terör örgütü mensubu askeri şahıslar ile söz konusu yapılanmada üst düzey faaliyet yürüten sözde sorumluları (öğretmen, müdür yardımcısı, müdür şeklinde örgütsel olarak isimlendirilen) arasında deşifre olmayı engellemek maksadıyla farklı bir iletişimi modelinin kullanıldığı, buna göre diğer örgüt mensupları tarafından iletişim amacıyla kullanılan “Bylock” dahil olmak üzere bilinen iletişim usullerinden uzak durdukları, ülke genelinde Bylock kullandığı tespit edilen asker sayısının terör örgütünün Silahlı Kuvvetlerimiz içerisine sızdırdığı tahmini örgüt üyesi sayısına göre çok az olmasının bu durumu açıkça gösterdiği3, yine terör örgütünün darbe girişiminde nispeten çok az üyesini kullandığı, terör örgütüne yönelik bilinen kriterleri (Bylock, Bank Asya hesap açtırma/ arttırma, üst düzey yöneticilerle irtibat gibi) taşımayan diğer mensuplarını ikinci bir darbe girişiminde veya örgütsel başka bir faaliyette kullanmak üzere hazır olarak beklettiğinin değerlendirildiği, darbe girişimi ve örgüte yönelik kriterler nedeniyle ihraç edilen veya görevden geçici olarak uzaklaştırılan askeri personel sayısı istatistiksel olarak incelendiğinde;

Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri ile Jandarma Genel ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarından gelen Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın 2016/93347 sayılı soruşturması kapsamındaki 24/03/2017 tarihli cevabi yazılara göre her kuvvette görev yapan uzman çavuş, astsubay, subay ve generallerin her bir rütbede en fazla yüzde 10’nun ihraç edildiği veya görevden uzaklaştırıldığı, örnekleme yapmak gerekirse Hava Kuvvetlerindeki 1505 yüzbaşıdan 136’sının, 7978 Asb. Kd. Bçvş’dan 129’unun, Deniz Kuvvetlerinde 738 Albay’dan 86’sının, Kara Kuvvetlerinde ise 3672 Albay’dan 386’sının bu kapsamda olduğu,

Yine Genelkurmay Başkanlığından güncel olarak temin edilen bilgilere göre 29/11/2018 tarihi itibariyle Kuvvet bazlı personel ihraç durumu aşağıda yer alan tablodaki gibidir:

3 Genelkurmay Başkanlığı’ndan elde olunan verilere göre 01/07/2016 tarihi itibariyle Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde toplam 212.319 muvazzaf personel (subay, astsubay, uzman erbaş) bulunmakta olup bu sayıdan yalnızca 3.061 personelin “Bylock” kullanıcısı olduğu anlaşılmıştır.

56

Tespit edilen itirafçı ifadelerine göre 80’li yıllardan beri terör örgütünün Silahlı Kuvvetlerimiz içerisine sızmaya başladığı, 90’lı yıllardan itibaren sızmanın sistematik şekilde olduğu, örgüt mensuplarının, terör örgütü lideri Kaptan (K) Fetullah GÜLEN’in 80’li yıllarda örgüt mensubu Hava Harp Okulu öğrencileriyle yaptığı bir sohbet toplantısında “bizim işimiz çok uzun soluklu bir iş, acele etmeyin ve kendinizi belli etmeyin. Askeriyede, maarifte, emniyette, yargıda ve bunların en etkin yerlerinde yerimizi alacağız. En az 20-30 sene sonra harekete geçtiğimizde kimsenin yapacak bir şeyi kalmayacak zaten” ve “içki içebilirsiniz, amirinizin bütün işlerini halledin ki sizden vazgeçmesin” şeklindeki söylemlerinde ifadesini bulan talimatlarıyla sızmaya başladığı ve faaliyetlerini devam ettirdikleri, sonuç olarak terör örgütüne yönelik bilinen kriterlere haiz olan personel sayısının TSK içerisindeki personel sayısına göre nispeten çok az olduğu, örgütün halen TSK içerisinde bulunan ve “kripto” tabir olunan mensuplarının deşifre edilmesinin Devletimizin bekası için hayati önem arz ettiği,

Bilinen ölçütler haricinde örgüt üyelerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalarda askeri personellerden sorumlu şahısların kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, lokanta gibi sair işletmelerde kurulu bulunan sabit ve ücret karşılığı kullanılan hatları kullanmak suretiyle sorumlusu olduğu “öğrenci” tabir edilen askeri personelleri aradığı, aramanın tek yönlü olduğu, sadece sorumlu şahsın arama yaptığı, arama sürelerinin kısa olarak gerçekleştiği, bu yönden olarak alınan 15 Temmuz 2016 tarihindeki başarısız darbe girişiminin akabinde yakalanan ve “öğrenci” tabir edilen asker şahısların ifadelerinden örnek vermek gerekirse;

Üsteğmen H.T. isimli şahsın ifadesinde; “17/25 Aralık süreci öncesinde biz onları ankesörlü/kontörlü telefonlardan arardık buluşma gününü belirlerdik. Bu süreç sonrası onlar bizi aramaya başladı.” şeklinde, Teğmen C.Y. isimli şahsın ifadesinde; “Sorumlu abilerin görüşmeye gelmeyecekleri zamanlarda sabit hatlardan bizi arayarak bilgi veriyorlardı. Abilerle hafta sonları görüşüyorduk. Bu görüşmede bir sonraki tarihini ve saatini belirleyip evden öyle ayrılıyorduk. Olağandışı bir şey olduğu zaman sabit hatlardan bizi arayıp söylüyorlardı. Bazen biz gitmiyorduk ve aramıyorduk.” şeklinde, Teğmen A.Y. isimli şahsın ifadesinde; “ALPER A/K isimli şahıs beni iki kere telefonla aradı. Beni aradığı numara yanlış hatırlamıyorsam ankesörlü telefondu. Bunu da nerden biliyorum, beni iki kere aynı sabit hat numarasından aramıştı, bir keresinde ben numaraya cevap vermedim ve geri dönüş yaptığımda telesekreter bana böyle bir numaranın olmadığını söylemişti. Daha sonra ikinci seferde yine bu şahıs beni aynı numaradan arayarak ben Fatih ilçesinde adresini verdiği bir eve çağırdı.” şeklinde, Astsubay öğrencisiyken 2015 yılında Okulu bırakan M.T.K. isimli şahsın ifadesinde; “Ben örgüt içerisinde bunların haberleşme ve stratejileri konusunda net bir bilgim yoktur, ancak bunlar gizliliğe önem verirlerdi gerçek isimlerini hiçbir zaman söylemezlerdi, ayrıca hem okullarda hem de kaldığım evlerde beni kendilerine ait telefonlardan aramazlardı kontörlü telefonlarla irtibata geçerlerdi, aramada gizliliğe çok önem verirlerdi.” şeklinde beyanda bulundukları,

Ayrıca kollukça yürütülen çalışmalarda FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde askeri personellerden sorumlu şahısların 2012-2016 yılları arasında (15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra dahi) kamuya açık ve birbirinden bağımsız Market/Büfe/Kırtasiye/Lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan ücret karşılığı kullanılan sabit hatları kullanmak suretiyle sorumlu oldukları askeri personeller ile iletişime geçtikleri anlaşılmış, bu kapsamda günümüze kadar gerek askerlerden sorumlu sivil itirafçı şahısların gösterdiği ve gösterdiklerine benzer nitelikte kollukça saha çalışması sonucu aşağıda soruşturmalarının içeriği açıklanacak büfe benzeri, aynı usul ve yöntemle asker şahısların arandığı,

Yine tespiti yapılan ve incelenmesine devam edilen hatların 2012 yılından günümüze kadarki dönem için içeriklerinin incelenmesine ve içerikten ardışık veya ardışık olmamakla birlikte yoğun aranan asker şahısların tespitiyle haklarında adli işleme tevessül edilmesi çalışmalarına devam edildiği, ayrıca asker şahısların tayine tabi olup farklı illerde görev yapmaları ve her görev yeri değiştiğinde farklı bir sivil yönetici unsura devredilmelerinin bilinen bir örgütsel teşkilatlanma tarzı olduğunun bilinmesine göre asker şahıslarla İstanbul ili haricindeki diğer illerdeki market, büfe, lokanta gibi sair işletmelerde kurulu bulunan sabit hatlar veya kamuya açık ankesörlü hatlarla da iletişim kurulması söz konusu olduğundan delil durumu

57

kuvvetlendirmek ve bu hususta bir veri havuzu oluşturmak amacıyla 28.02.2018 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığına müzekkere yazılarak İstanbul harici diğer illerdeki günümüze kadar tespiti yapılan İstanbul çalışmasına benzer nitelikli sabit hatların numaralarının il bazlı tasniflerinin yapılarak gönderilmesinin istendiği, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı’nca İstanbul dışı il birimleriyle koordineli olarak yürütülen çalışma kapsamında veri havuzuna hat ekleme ve iş bu raporda ayrıntılı olarak anlatılan terör örgütünün sözde TSK Yapılanmasının işleyişine uymayan, çalışmanın özüne aykırı hatların çıkartılması işlemleri neticesinde hatların tespit edildiği,

Anlatılan şekilde parça parça tespiti yapılan İstanbul ilindeki hatlar ile İstanbul ili harici il birimlerince tespit edilen hatların İstanbul Sulh Ceza Hakimliklerinden alınan kararlar uyarınca HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan celp edilerek, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı’na tevdiiyle bu yer tarafından içeriklerinin incelenmesine devam edilmektedir.

Anlatılan kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen ve tespit edilen asker şahıs şüphelileri hakkında eş zamanlı yakalama, gözaltı, arama ve el koyma işlemi tatbik edilen soruşturma evraklarından örnek vermek gerekirse;

8.2. 2017/164168 SAYILI İLK SORUŞTURMA

İstanbul ilinde bu amaçla kullanılan sabit hatlardan birinin Bulgurlu Mahallesi Turgut Reis Sokak No:3 Üsküdar/İSTANBUL adresindeki “GÜLCAN GIDA” isimli iş yerinde kurulu, kamunun kullanımına ücret karşılığında açık olan sabit (kontörlü) hat olduğu, hattın İstanbul 1.Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/11/2017 tarih ve 2017/4349 D.İş sayılı kararı uyarınca HTS raporu celp edilerek incelenmesi sonucunda hattan “öğrenci” tabir edilen örgüt mensubu askeri şahısların yanı sıra örgütün sözde TSK imamı Namık (K) Adil Öksüz dâhil elliye yakın mahrem sözde imamın arandığı,

Hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın 2016/88650 sayılı soruşturma üzerinden işlem yapılan örgütün sözde Jandarma Yapılanmasının “müdür yardımcısı” tabir edilen konumundaki Özgür Birdal’ın 27/11/2017 tarihinde alınan ifadesinde söz konusu hattın anlatılan amaçlarla askeri personelle iletişim amacıyla kullanıldığını ayrıntılı olarak anlattığı, ayrıca “Örgütün mahrem nitelikli askeriye yapılanmasında askeri personelden sorumlu olan ve sırasıyla Öğretmen, Müdür yardımcısı ve Müdür olarak tabir edilen sivil şahısların askeri personel ile irtibat kurma yollarından birinin de market, büfe, kırtasiye ve lokanta gibi yerlerde bulunan ve ücret karşılığı kullanılan sabit kontörlü hatlar olduğunu, bu hatlar vasıtası ile öğrenci tabir edilen askeri personel ile irtibat kurulduğunu, örgütte faaliyet gösterdiği dönemde Müdürlerin bir üstünde yer alan Bölge Temsilcilerinin Tango, Shu, Eagle ve Bylock gibi kriptografik haberleşme sistemleri üzerinden kendilerine verdikleri ‘Askeri Personelle İrtibat Sağlanması’ konulu talimatnamelerinde bu durumun açıkça belirtildiğini, talimatnamelere göre telefonun mümkün olduğunca kullanılmamasının esas olduğunu, hatta personelin ardışık şeklinde aranmaması talimatının da verildiğini, ancak buna rağmen ardışık aranma söz konusu ise bu aramayı yapan şahsın tedbirsizliği ve işin kolayına kaçması olduğunu, ardışık arama yoluyla ilgili mahrem imam sorumlu olduğu personeliyle haberleştiğini ve toplantıya çağırdığını, genellikle öğrenciler ile bir toplantı gerçekleştirildiğinde toplantıda bir sonraki toplantının tarihi ve yerinin kararlaştırıldığını, hatta aynı toplantıda alternatif günün de belirlendiğini, ancak İstanbul gibi büyük yerlerde her zaman bu şekilde irtibat kurma imkanı bulunmadığından sabit hatların kullanılmasının büyük şehirlerde iletişim kurmanın bir şekli olduğunu, toplantı yerine telefonların kesinlikle götürülmediğini, telefonlar götürülmediği için bu telefonların HTS kayıtları da alınsa askeri personel ile mahrem imamların aynı yerden baz vermelerinin mümkün olmadığını, kendisine sorulan Bulgurlu Mahallesi Turgut Reis Sokak No:3 Üsküdar sayılı adreste bulunan Gülcan Gıda isimli iş yerinde bulunan sabit telefonun örgüt tarafından kullanılan sabit telefonlardan bir tanesi olduğunu, bu yeri net olarak hatırladığını, Üsküdar bölgesinin askeri birliklerin fazla olduğu ve örgütün mahrem imamlarının yoğun olarak ikamet ettiği yerlerden biri olduğunu, kendisinin de bu yerden iletişim sağladığını, Deniz, Hava, Kara veya Jandarma’dan sorumlu sivil mahrem imamların askeri personel ile bu yerden de öğrencilerle irtibat sağladıklarını bildiğini, hatta kendisinin Jandarma askeri personeli ile sivil imamlarının üstü konumundaki

58

Jandarma Bölge Temsilcisi Nihat KESKİN’in talimatıyla 2013 yılının sonlarında Namık Kemal Mahallesi Kurudere Caddesi Bahar apartmanı NO:11 Ümraniye adresinde bulunan bir daireyi kendi adıma kiraladığını, bu dairenin anahtarını da Nihat KESKİN ve ondan önce bu görevi yürüten dönemin Bölge Temsilcisi Mustafa BAŞTÜRK’e verdiğini, bu yerde örgütsel toplantıların yapıldığını, kendisinin de dönem dönem katıldığını, bu yerin kendisine sorulan GÜLCAN GIDA isimli yerin yakınında ve yürüyüş mesafesinde olduğunu, o sebeple bu açıdan da Gülcan Gıda’yı net olarak hatırladığını” beyan etmiştir.

Günümüzde iletişim aracı olarak cep telefonlarının kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun ve kabul edilen bir gerçek olduğu, hatta er olarak görev yapan asker şahısların dahi cep telefonu kullanabildikleri, hal böyle iken soruşturma konusu ‘Gülcan Gıda’ isimli iş yerinde kurulu 0 216 335 60 35 numaralı hat gibi hatlar üzerinden asker şahısları/ diğer mahrem imamları arayan mahrem imam şahsın tek yönlü ve genellikle ardışık aradığı, söz konusu hatla aranan ve hakkında işlem başlatılan (415) askerden (74)’ünün darbe girişimine iştirak ettiği/ terör örgütü üyeliği nedeniyle tutuklu oldukları, aynı nedenlerle (119)’unun soruşturma tarihinden önce ihraç edildiği, (24)’ünün görevinden geçici olarak uzaklaştırıldığı, söz konusu hatla terör örgütünün sözde TSK imamı Adil Öksüz ile irtibat kurulduğu, terör örgütünün Askeri Yapılanmasının üst düzey itirafçı yöneticilerinden Özgür Birdal’ın hattın mahrem askeri yapılanmaya özgülendiğini beyan ettiği, hattın kurulu bulunduğu Gülcan Gıda isimli işyerini işleten Kemalcan Uludoğan’ın 12/12/2017 tarihinde kollukça alınan ifadesinde telefonun işyerinin dışında kurulu olduğunu, kendisinin sürekli içeride bulunması nedeniyle şahısların ne konuştuğunu ve kimle konuştuğunu bilmesinin mümkün olmadığını, iş yerinin konumunun askeri tesislere yakın olmadığı için çarşı izni vs gibi durumlarda askerlerin gelmediğini beyan ettiği, bu nedenle hakkında işlem yapılan şüphelilerin askerlik görevini ifa eden er veya erbaşlarca da aranma gibi bir durumun bulunmadığının anlaşıldığı, mezkur beyanın hattın anlatılan özgülenme amacı tezini kuvvetlendirdiği,

Yine soruşturma kapsamında 29/11/2017 tarihli eş zamanlı yakalama, gözaltı, arama ve el koyma tedbiri sonucunda yakalanabilen (284) şüpheliden farklı Kuvvetlerden asker şahıslardan (80)’inin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle alınan ifadelerinde terör örgütü mensubu olduklarını kabul ederek kendilerinden sorumlu mahrem imam tabir edilen şahısların sabit hatlar üzerinden kendileriyle iletişim kurduklarını, bazen sadece konuşmadan çaldırdıklarını, konuşmaların genelde kısa gerçekleştiğini beyan ederek soruşturmamız oluş ve kabulüne uygun beyanda bulundukları,

Örgüt mensubu olduğunu kabul eden bu şüphelilerin çoğuyla hat üzerinden tek sefer iletişim kurulduğu, örnek olarak belirtmek gerekirse soruşturmamız kapsamında hakkında işlem yapılan itirafçı şahıslardan;

-Şüpheli Furkan Şireli’nin HTS inceleme aralığında söz konusu sabit hattan 03.10.2014 11:42:47’de sadece bir kez arandığı, görüşmenin 6 saniye, aramanın ardışık olduğu,

-Şüpheli Cengiz Reis’in HTS inceleme aralığında söz konusu sabit hattan 28.10.2013 17:26:16’de sadece bir kez arandığı, görüşmenin 7 saniye olduğu, aramanın ardışık olduğu,

-Şüpheli Enes Şahin’in HTS inceleme aralığında söz konusu sabit hattan 13.07.2014 17:18:44’de sadece bir kez arandığı, görüşmenin 7 saniye olduğu,

Buna göre; yukarıdaki örnekte açıklandığı gibi tek sefer iletişim kurulan asker şahıslardan bir kısmının örgüt mensubu olduğunu kabul etmesi karşısında ardışık (birbirinin peşi sıra kısa aralıklarla gerçekleşip aynı sözde abi-imam şahıs tarafından yapıldığı anlaşılan aramaları ifade etmektedir) ve/ veya birden fazla iletişim sağlanan asker şahısların evleviyetle terör örgütüne organik olarak bağlılık yönünden delil durumlarının kuvvetli olduklarının kabul edilmesi gerektiği, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanan aranma kayıtları içeriği bir bütün olarak görüldüğünde ardışık ve ardışık olmayan nitelikte yoğunluklu asker şahıs aranmalarının içeriğinin örgütsel irtibat şekli dışında başka bir olguyla açıklanamayacağı, aksinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu,

Ardışık aranan asker şahısların ise ekseriyetle aynı Kuvvet Komutanlıklarına mensup olup aynı rütbede bulundukları, bu şekilde olanların aynı hücrede bir mahrem imama bağlı oldukları, istisnai olarak

59

yine iş bu soruşturmamız kapsamında olan itirafçı şüphelilerden Muhammet Kelebek (aktif- görevde Denizci Astsubay)’in alınan ifadesinde belirtildiği gibi farklı kuvvetlere mensup örgüt üyesi asker şahısların da tek bir mahrem imama bağlı olarak bir hücre oluşturabildiği yönündeki tespitlere göre sabit hatların kullanılmasının terör örgütünün mahrem sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten mensuplarının iletişim vasıtalarından biri olduğu, münhasıran örgüt mensuplarınca özgülendiği, soruşturma konusu sabit hat gibi ilimizde aynı şekilde örgütsel amaçlarla kullanılan bu zamana kadar 20’den fazla sabit hattın tespit edilip içeriklerinin deşifre çalışmalarına devam edildiği, asker şahıslardan sorumlu mahrem imam şahısların soruşturma konusu hat gibi aynı personelle farklı örgütsel sabit hatlarla da iletişim kurduğunun itirafçı asker şahıs ve mahrem imam beyanlarına yansıyan bir olgu olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde;

Bulgurlu Mahallesi Turgut Reis Sokak No:3 Üsküdar/İSTANBUL adresindeki “GÜLCAN GIDA” isimli iş yerinde kurulu, kamunun kullanımına ücret karşılığında açık olan sabit (kontörlü) hat vasıtasıyla tek sefer veya ardışık olarak iletişim sağlanan asker şahısların terör örgütünün mahrem sözde Silahlı Kuvvetler Yapılanmasında faaliyet yürüttükleri ve örgütle organik şekilde bağlı olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren, örgütsel tabirle genel olarak “şakirtlik/ şakirdelik” denen üye konumda bulundukları, bu tür şahısların Yapılanma içerisinde özel olarak ise “Öğrenci” konumunda bulunmak, kendisinden üst konumlarda bulunan müdür, müdür yardımcısı ve öğretmen konumunda bulunan örgüt mensupları ile görüşmeler yapmak, müdür yardımcısı ve öğretmen konumunda bulunan örgüt mensupları tarafından örgütsel gizliliği sağlamak ve deşifre olmayı engellemek amaçlı olarak sabit hatlar üzerinden irtibat kurmak ve örgüt tarafından özel olarak hazırlanan evlerde ve ya kendi ikamet adreslerinde mahrem yapılanma içerisinde faaliyet yürüten müdür yardımcısı, öğretmen ve öğrenci (asker şahıslar) konumunda bulunan diğer örgüt mensupları ile örgütsel sohbetler düzenlemek suretiyle örgüt ile iradi bağlarını, bu bağa ilişkin kasıtlarını ve terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduklarını ortaya koyduğu, ayrıntılı olarak anlatılan şekilde üzerlerine atılı FETÖ/PDY Üyesi Olmak suçunu işlediklerinden bahisle haklarında adli işlem yapılan (207) asker şahıs şüpheli tutuklanmıştır.

8.3.2018/14056 SAYILI SORUŞTURMA KONUSU, ÖRGÜT MENSUPLARINCA KULLANILAN “ELİF GIDA” İSİMLİ İŞYERİNDE KURULU BULUNAN 0 216 326 54 43 NO’LU HAT

2017/164168 sayılı soruşturma kapsamında operasyonu gerçekleştirilen GÜLCAN GIDA isimli işyerinde kurulu bulunan sabit hat haricinde mezkur işyeri ve hat benzeri, örgüt mensupları tarafından “Mahrem Hizmetler” yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personelle irtibat sağlamak için kullanılan sabit hatlardan bir diğerinin İstanbul ili Üsküdar ilçesi Altunizade Mahallesi Kısıklı Caddesi No:158/1 sayılı adreste bulunan Elif Gıda isimli iş yerinde kurulu 0 216 326 54 43 no’lu ücret karşılığı kullanılan sabit hat olduğunun tespit edilmesi üzerine İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/4349 D.İş sayılı kararı uyarınca söz konusu sabit hatta ait Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilen 2012 ila 2017 yılları arasındaki ayrıntılı Telefon Görüşme Kayıtları (HTS) kayıtları incelendiğinde;

15/07/2016 günü terör örgütü mensuplarının gerçekleştirdiği darbe girişimi ile alakalı girişimin önemli isimleri arasında yer alan şahısların da soruşturmaya konu sabit ankesörlü hattan arandığı, bu kapsamda önemli örneklerden olarak sözde Yurtta Sulh Konseyi’nce ülke çapındaki askeri birliklere gönderilen “sıkıyönetim direktifi” ekinde yer alan sözde atama listesine göre “Hakkari Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı” olarak görevlendirilen ve hali hazırda FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklu bulunan Tuğgeneral Ahmet OTAL’ın da soruşturmaya konu sabit hattan aranan şahıslar arasında yer aldığı, hatla iletişim kurulduğu tespit edilen (264) asker şahıstan (83)’ünün darbe girişimi ve terör örgütü mensubiyetleri nedeniyle haklarında yapılan adli işlem kapsamında tutuklu bulunduğu, bu sayıdan (8)’inin yukarıda anlatılan aynı vasıflı 2017/164168 sayılı soruşturma kapsamında haklarında adli işlem yapıldığı ve şahısların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle örgüt ve mensupları hakkında faydalı bilgiler verdikleri, bu yönden olarak sabit hatla aranmanın örgütsel bir iletişim metodu olduğunu beyan ettikleri, geri kalan sayıdan (69)’unun hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca ve diğer adli birimlerce terör örgütü mensubiyetleri nedeniyle adli işlem yapıldığı, bu sayıdan (16)’sının firari olduklarından bahisle haklarında

60

çıkartılan yakalama emrine istinaden arandıkları, toplam sayıdan geri kalan (112)’si hakkında ise önceden terör örgütü iltisakları nedeniyle adli işlem başlatılmadığı, hatla gerçekleşen aramalar aşağıda da ayrıntılı olarak anlatılacağı üzere bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu şahısların “kripto” tabir edilen, kendilerini deşifre etmemiş/ edilememiş örgüt mensupları olduğunun değerlendirildiği,

Hattın kurulu bulunduğu Elif Gıda isimli işyerini işleten 2000 ila 2016 Ağustos aralığında işleten Ahmet Avcı’nın 20/02/2018 tarihinde kollukça alınan ifadesinde işyerinde kurulu bulunan sabit hattı 2016 yılı Haziran sonu, Temmuz başı gibi kapattırdığını, hattın internet için açık kaldığını, hattı kapatma sebebinin ise az kullanılması ve kullanan bir kısım şahısların para bırakmadan gitmesi olduğunu, hattı kullanan şahısları tanımadığını, bu şahısların genellikle mahallede ikamet edenler değil, yol üzerinde gelip geçen şahıslar olduğunu, zaten işyerinin genel müşteri potansiyelinin bu şahıslar olduğunu, hattı kimlerin ne amaçla kullandığını bilmediğini, görüşen şahısların yine genellikle kısık sesle kısa süreli konuşmalar yaptıklarını, durumundan konuşmalarından şüphelendiği bir kimsenin olmadığını, söz konusu yeri yaklaşık 16 sene işlettiğini, işyerinin askeri alanlardan uzak sapa bir yer olduğunu, iş yerinde bulunduğu zaman zarfında hiç askeri müşterisi veya çarşı izninde olan asker olmadığını, hattın 2000 yılında işyerini devraldığı Orhan Gökay adına kayıtlı olduğunu beyan ettiği, işyerini adı geçen şahıstan devralan Kadir Yamaç isimli şahsın da benzer nitelikte beyanda bulunduğu, bu nedenle hakkında işlem yapılan şüphelilerin askerlik görevini ifa eden er veya erbaşlarca da aranma gibi bir durumun bulunmadığının anlaşıldığı, mezkur beyanın hattın anlatılan özgülenme amacı tezini kuvvetlendirdiği,

Elif Gıda’ kurulu olan ve örgütsel iletişim amacıyla kullanılan hattan arandıkları gerekçesiyle soruşturma kapsamında bugüne kadar eş zamanlı operasyon tarihi olan 20/02/2018 tarihinden itibaren (122) asker şahıs şüphelinin yakalandığı, bu şahıslardan (37)’sinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle açıklamalarda bulunduğu, bu şahıslardan bir kısmının mezkur hat ile irtibatları ve ifade içeriklerine değinilecek olursa;

İtirafçı şüpheli Ö. N.:

SABİT

HAT TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

NUMARA ŞÜPHELİ

SABİT HAT TARİH SAAT SÜRE

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) RÜTBESİ KUVVETİ GRUP

2163265443 9.10.2012 19:09:47 47 5….. 2163265443 9.10.2012 19:11:12 24 5….. F.Ç. Ö.N. YÜZBAŞI KARA KUVVETLERİ BİNBAŞI KARA KUVVETLERİ

41 ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) RÜTBESİ 2163265443 14.05.2012 17:52:53 32 5….. Ö.N. BİNBAŞI 2163265443 5.06.2012 18:15:36 16 5….. Ö.N. BİNBAŞI 2163265443 17.07.2012 18:36:17 15 5….. Ö.N. BİNBAŞI 2163265443 2.10.2012 12:50:10 17 5….. Ö.N. BİNBAŞI

Şüphelinin 22/02/2018 tarihinde alınan ifadesinde; “2012 yılı mayıs ayında Türkiye’ye döndüm. Bu süreçte kimse ile irtibatım olmadı. 2012 yılı mayıs ayında Türkiye geldikten sonra tarihini hatırlamadığım bir zamanda bana kendisini YILMAZ olarak tanıtan kişi bana görüşmemiz gerektiğini söyledi. Ben bu şahsın örgütten aradığını anlamıştım. Yılmaz isimli bu şahsın İstanbul ilinde Bilgisayar Öğretmeni olduğunu hatırlıyorum. Ben 2012-2013 yılları arasında Yılmaz isimli kişi ile sadece 2 kez İstanbul Leventte bulunan Safir alışveriş merkezi civarında görüştük…. Ben gerek İstanbul ilinde çalıştığım dönemde gerekse diğer illerde çalıştığım dönemde beni kullanmış olduğum telefonumu genellikle sabit hattan arayarak görüşmek istediklerini söylüyorlardı. Buluşma yeri belirlenip söylenen yerde görüşüyorduk. Ben gerek yukarıdaki ifademde gerekse Bayburt ilinde vermiş olduğum ifademde bu yapı içerisindeki şahısların benimle irtibata geçmesi üzerine görüşmeler yaptım. Beni İstanbul ilinde arayan şahıslar İstanbul iline ilk geldiğimde Hasan isimli şahıs aradı (2010 yılında). Daha sonra beni ismini bilmediğim/hatırlayamadığım Kazakistan ülkesi ile

61

ticari faaliyetler yürüten şahıs ile 2010-2012 yılları arasında görüştüm. 2012 yılı ile 2013 yılı sonlarına kadar (17-25 aralık olayları) da Yılmaz isimli şahısla görüştüm. Bana gösterilen bu aramalar beni arayan örgüt yöneticilerinin iletişime geçmesi için yapılan aramalardı. Ayrıca bana ilk gösterilen tabloda benden önce aranan Ferudun ÇOBAN isimli şahsın bu örgüt ile irtibatının olup olmadığını bilmiyorum. Bu şahıs Kara Havacılık’ta çalışıyordu. Ben de bir dönem orada piyade olarak çalışıyordum. Bu şahıs aynı zamanda benimle aynı lojmanlarda ikamet etmekteydi. Bu şahsın örgüt içerisinde yer alıp almadığı konusunda bir bilgim yoktur. Daha sonra bu şahsın 15 temmuz darbe kalkışmasından sonra Türk Helikopteri ile Yunanistan’a kaçtığını haberlerden öğrendim. Şahıs hakkında başkaca bir bilgim yoktur. Benim bu şahısla örgüte müzahir bir görüşmem de olmamıştır.” şeklinde beyanda bulunduğu,

Ardışık aranma kaydı bulunmayan İtirafçı şüpheli Y. G.:

SABİT HAT TARİH SAAT SÜRE NUMARA ŞÜPHELİ

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) RÜTBESİ 2163265443 2.10.2012 17:43:29 16 5….. Y.G. ÜSTEĞMEN 2163265443 6.11.2012 18:15:08 79 5….. Y.G. ÜSTEĞMEN 2163265443 2.03.2013 13:52:35 61 5….. Y.G. ÜSTEĞMEN 2163265443 29.10.2013 18:00:23 0 5….. Y.G. ÜSTEĞMEN 2163265443 30.11.2013 14:16:09 90 5….. Y.G. ÜSTEĞMEN

Şüphelinin 22/02/2018 tarihinde alınan ifadesinde; “Bingöl ilinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmam FETÖ/PDY içerisindeki faaliyetlerimle ilgilidir. Ben bu soruşturma kapsamında şüpheli olarak vermiş olduğum ifademde yapıyla ilk tanıştığım 2005 yılından sonraki sürece ilişkin bildiğim her şeyi samimi olarak anlattım. Benden sorumlu olan Davut KÖKSAL isimli şahıs ve TSK içerisinde görev yapan yapıya mensup yaklaşık 4 kişinin tespitini ve teşhisini yaptım. İstanbul da bulunduğum 2011-2015 yıllarına ait faaliyetlerimi de detaylı bir şekilde izah ettim. Hatta ifadem de yapıya mensup kişilerin deşifre olmamak amacıyla ankesörlü/kontörlü sabit hatlar üzerinde bizimle irtibat kurduklarını ifade ettim. Bingöl de vermiş olduğum ifadem de hatırlamadığım ve şimdi aklıma gelen bizden sorumlu gerçek ismini bilmediğim Rafet Kod isimli sivil şahıs vardı. Ayrıca İstanbul da çalıştığım süre zarfında benimle aynı yerde görev yapan Üsteğmen Yunus Talip EROL isimli şahıs da yapıya mensuptu. Bu iki şahısla ilgili gerekirse fotoğraf teşhisi yapabilirim. Rafet Kod isimli şahısla ilgili ayrıntılı bilgi sahibi değilim. Fakat Yunus Talip EROL isimli şahsın halen Ankara ilinde bulunda Harp Okulunda görevli olduğunu, aslen Ardahanlı ve 1989 doğumlu olduğunu, evli olduğunu biliyorum……. Tabloda gösterilen 542 581 79 22 numaralı hat benim adıma kayıtlı olup benim kullanımımdadır. Bu numarayı yukarıda hatırlayamamıştım ancak tablo da gördüğümde benim hattım olduğunu anladım ve yukarıda beyan ettiğim benden sorumlu Rafet isimli kişinin telefon numarasının kayıtlı olduğu hat bu hattır. Ben tüm bildikleri tüm samimiyetimle gerek Bingöl ilinde gerekse burada anlattım. Yukarıda benimle birlikte aranan şahıslardan Yunus Talip EROL’u tanırım. Bu kişi hakkında bildiklerimi yine yukarıda anlattım. Bunun haricinde Uğur GÜRBÜZOĞLU, Ali Kemal DÜZGÜN, Rüştü KÖKSAL ve Sinan DİMEZ isimli şahısları tanımam. Yine belirtmek isterim 2012 – 2014 yıllarında Ankesörlü hat üzerinden beni arayan kişi Rafet Kod isimli şahıstır. Normal de düzenli olarak telefonla iletişim kurmayız. Ancak sohbetleri aksattığımız dönemlerde bu kişi tarafından sohbete çağrılmak ya da evimize geleceğini beyan etmesi amacıyla aranırız. FETÖ/PDY mensup kişilerin ankesörlü hat üzerinden iletişime geçmelerinin sebebi hem TSK içerisindeki yapıya mensup kişilerin hem de mahrem hizmetlerde görev üstlenen sivil şahısların deşifre edilmesini önlemek amacıyla alınan bir tedbir şeklindeki uygulamadır.” şeklinde beyanda bulunduğu,

62

Ardışık aranma kaydı bulunmayan İtirafçı şüpheli A. Y.: lif Gıda isimli işyerinde kurulu hattan ardışık aranmayan itirafçı şüpheli Adem Yay:

SABİT HAT TARİH SAAT SÜRE ŞÜPHELİ NUMARA

(ŞÜPHELİ KİMLİK NUMARA) BİLGİSİ

RÜTBESİ KUVVETİ

2163265443 26.04.2014 14:44:42 36 5….. A.Y. YÜZBAŞI DENİZ

KUVVETLERİ

Şüphelinin 21/02/2018 tarihinde alınan ifadesinde; “2013 yılı Mayıs ayında Beykoz’da Kurtarma ve Su Altı Komutanlığı emrinde çalışmaya başladım. Buraya geçmemle birlikte tekrar Edip YETİK’e devredildim. Edip YETİK ile görüşmeleri çok fazla aksatıyor olmam nedeniyle, yaptığımız görüşmelerde bana görüşmeleri aksatan kişilerden örnekler vererek bir süre ulaşılamaması durumunda bu insanların birliklerine gidilebildiğini söyler, beni tedirgin ederdi. Bu yapının insanları mağdur eden Ergenekon tarzı uygulamalarına şahit oldukça kendimle ilgili yaşadığım tedirginliğin boyutu artıyor, başıma gelebileceklerden çekiniyordum. Dolayısıyla nadiren de olsa ve beni ısrarla aramasından dolayı görüşmeye devam etmek zorunda kaldım…… Ben ifademde bu yapı içerisinde yaşadığım tüm olayları, tanıdığım ve irtibat kurduğum tüm şahısları tüm samimiyetimle belirttim. Bu yapının benimle ne şekilde iletişim kurduğunu beyan ettim. Ben bağlı bulunduğum şahısların benimle ankesörlü telefon üzerinden irtibat kurduğunu da açıkça söyledim. Benimle irtibat kurulan sabit hatları ne aklımda tuttum ne de telefonuma kaydettim. Çünkü hep aynı sabit hattan aranmıyordum.” şeklinde beyanda bulunduğu,

Buna göre; yukarıdaki örnekte açıklandığı gibi tek sefer iletişim kurulan asker şahıslardan bir kısmının örgüt mensubu olduğunu kabul etmesi karşısında ardışık (birbirinin peşi sıra kısa aralıklarla gerçekleşip aynı sözde abi-imam şahıs tarafından yapıldığı anlaşılan aramaları ifade etmektedir) ve/ veya birden fazla iletişim sağlanan asker şahısların evleviyetle terör örgütüne organik olarak bağlılık yönünden delil durumlarının kuvvetli olduklarının kabul edilmesi gerektiği, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanan aranma kayıtları içeriği bir bütün olarak görüldüğünde ardışık ve ardışık olmayan nitelikte yoğunluklu asker şahıs aranmalarının içeriğinin örgütsel irtibat şekli dışında başka bir olguyla açıklanamayacağı, aksinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Terör örgütünün sivil, asker şahıslardan sorumlu yöneticilerinden S.K.’nın 20/03/2018 tarihinde C.Başsavcılığımızca alınan ifadesinde;

Ben Cumhuriyet Başsavcılığınızca yürütülen başka bir soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla adli işlem gördüm ve mensubu olduğum FETÖ/PDY örgütü hakkında bildiklerimi söz konusu soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle anlattım. 02/03/2018 tarihinde yakalanana kadar örgütün Hava Kuvvetleri yapılanmasında aktif olarak İstanbul ili genelinde müdür yardımcısı sıfatıyla Arama Tarama Mesulü (ATM) olarak faaliyet yürütmekte idim. Bu konuma kadar askeri personelden sorumlu müdür yardımcısının bir alt konumunda yer alan öğretmen tabir edilen görevlerde de bulundum.

Örgütün silahlı kuvvetlerdeki personellerinden sorumlu yapılanmasında öğrenci tabir edilen askeri personeller iletişim vasıtalarından biri olarak ücret karşılığı kamuya açık olarak kullanılan büfe, tekel ve gazete bayii gibi yerlerde kurulu bulunan sabit hatlarla iletişim yöntemi hakkında açıklamalarda bulunmak istiyorum. Şöyle ki; 2012 senesine kadar askeri personel ile şahsi evlerimizde veya kendisinin evinde yalnızca yüz yüze görüşme metodu geçerli idi. Hiçbir şekilde telefonla iletişim sağlanmıyordu. Ancak askeri personelin görev durumları dolayısıyla önceden belirlenen görüşme tarihleri aksayabiliyordu. Normalde yapılan bir görüşmede bir daha ki görüşmenin tarihi ve yeri kararlaştırılır. Ancak belirttiğim gibi büyükşehirlerde bir kısım aksaklıklar olması ve yüz yüze görüme imkânı her zaman olmaması nedeniyle 2012 yılında üst yapılanmamızdan askeri personelle büfe, tekel ve gazete bayii gibi yerlerde kurulu bulunan sabit hatlardan iletişim kurulabileceği yönünde talimat geldi. Diğer kuvvet yapılanmalarında da bu şekilde uygulama olmuştur.

Talimatın gelmesi üzerine 2012 yılından itibaren belirtilen şekilde irtibat kurmaya çalıştık. Askeri personel ile görüşmeler hafta bir olacak şekilde periyodik olarak yapılmaktadır. Görüşmelerde askeri

63

personelin motive edici olacak şekilde Fetullah GÜLEN’in vaazlarında bahsedilir, dualar okunur, ayrıca askeri personelin mesleki ve sosyal sorunlarıyla alakalı konuşmalar yapılırdı. Ayrıca personelin görev yaptığı birlikte örgüte karşı olanların bilgileri de istenirdi. Belirtiğim yerlerde kullanılan sabit hatlar ise zorda kalınması durumunda askeri personelle iletişim sağlanması için veya personel görüşmeye gelmediğinde yeni bir görüşme tarihi ve yeri belirlenmesi amacıyla azami gizliliğe riayet çerçevesinde kullanılırdı. Ayrıca şu hususu belirtmek isterim ki; bu iletişim modelinde esas olan ardışık arama değildir. Askeri personelden sorumlu her sivil unsur kendi tedbir kurallarını oluşturmakla birlikte benim gördüğüm ve uyguladığı kadarıyla eğer birden fazla askeri personelden sorumluluk söz konusu ise her bir personelin ayrı ayrı büfeden aranması gerekir. Ben faaliyet yürüttüğüm süre boyunca bu şekilde uygulama yaptım.

Ardışık arama ise sivil unsurun tedbirsizliğinden ve üşengeçliğinden kaynaklanmaktadır. Askeri personel ile olan görüşmeler genellikle kısa şekilde gerçekleşir kendisini aradığınızda yine genellikle bizi sesimizden tanır. Eğer tanımazsa yapılanmada kullandığımız kod ismi söyleriz ve kendisine buluşma yeri ve tarihini tebliğ ederiz. Yine ben uygulamasam da askeri personelin bir kaç defa konuşmadan çaldırılarak da bu şekilde iletişim kurulması da söz konusu olabilmektedir. Her sivil unsur görüşme metodunu kendi belirlemektedir. 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonraki aranmalara dikkat edilirse biraz daha uzundur. Bunun da altında bu süreçten sonra örgütten kopuş eğilimi gösteren bir kısım personel ile daha uzun konuşma ihtiyacı yatmaktadır.

…………. Özellikle 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra sulandırma tabir edilen şekilde cemaate mensup olmayan kamu görevlilerinin sahte ihbarlarla yapıya mensupmuş gibi ihbarda bulunulması faaliyeti söz konusu olmuştur. Ancak bu tür hatlarla askeri personelle iletişim metodu açısından üst yapıdan bu tür bir sulandırma talimatı gelmemiştir. Ben yapılanmadaki üst düzey konumum itibariyle genel politika ve faaliyetleri bilebilecek konumdayım. Böyle bir faaliyet olsa mutlaka bilirdim. Yapıya mensup askeri personel dışında başka askeri personeli yapının sivil imamı tarafından aranması söz konusu değildir. “ şeklinde beyanda bulunduktan sonra şahsa yürütülen bir soruşturma kaydı kapsamında yukarıda verilen örnekteki gibi ardışık bir arama kaydı örnek olarak gösterilerek sorulduğunda;

Göstermiş olduğunuz tablo yukarıda da beyan ettiğim gibi sivil unsurun bir tedbirsizlik örneğini yansıtmaktadır. Sivil unsur kendisine başlı grubu ardışık şekilde aramıştır. Aramaların kısa süreli ve birbirini takip eden şekilde olması ile arananların aynı kuvvet ve aynı veya yakın rütbelerde olması bu durumu göstermektedir. İletişim yöntemi açısından kural abinin kendisiyle aynı yerde ikamet eden ve görev yapan askeri personelin aramasıdır. Ancak yapılanmanın sorumluluk alanına göre bu durumda istisnai olarak değişkenlik gösterebilir. Örnek vermek gerekirse Çorlu ilçesi mülki olarak Tekirdağ iline bağlı ise de yapılanmada İstanbul iline bağlıdır ve eğer Çorlu da görev yapan personelin sorumlu sivil unsuru İstanbul ilinde bulunuyorsa bu şekilde arama gerçekleşebilir.” şeklinde, ardışık olmayan birden fazla büfe hattından aranmış bir asker şahsın kayıtları örnek olarak gösterilerek sorulduğunda ise; “Söz konusu göstermiş olduğunuz aranma tedbire uygun bir aranma örneğidir. Ardışık olmayan bir şekilde farklı büfe hatlarından aranma gerçekleşmiştir. İstanbul ilinde faaliyet yürüttüğüm süre boyunca sabit hatlarını kullanmış olduğum büfelerin yerlerini emniyet görevlilerine gösterdim. Ben bu büfelerdeki hatları kullanırken istisnai olarak başka genellikle yolda kalmış veya telefonunun şarjı bittiğinden aranan şekilde insanların da kullandığını görüyordum. Eğer büfeden arama yapacaksam ve büfe önü alışveriş nedeniyle kalabalıksa kalabalığın dağılmasını bekleyerek arama yapmak suretiyle tedbir alıyordum. Askeri personelle market, büfe, tekel veya gazete bayiliğinde kurulu bulunan sabit hatlarla iletişim yöntemi konusunda bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

8.4.2018/26047 SAYILI SORUŞTURMA KONUSU, ÖRGÜT MENSUPLARINCA KULLANILAN “GÜLÜM KURUYEMİŞ” İSİMLİ İŞYERİNDE KURULU BULUNAN 0 216 344 64 15 NO’LU HAT

2017/164168 sayılı soruşturma kapsamında operasyonu gerçekleştirilen GÜLCAN GIDA ve 2018/14056 sayılı soruşturma kapsamında operasyonu gerçekleştirilen ELİF BÜFE isimli işyerinde kurulu bulunan sabit hat haricinde mezkur işyeri ve hat benzeri, örgüt mensupları tarafından “Mahrem Hizmetler”

64

yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personelle irtibat sağlamak için kullanılan sabit hatlardan bir diğerinin İstanbul ili Üsküdar ilçesi Bulgurlu Mahallesi Bulgurlu Caddesi No:152B sayılı adreste bulunan Gülüm Kuruyemiş isimli işyerinde kurulu 0 216 344 64 15 no’lu ücret karşılığı kullanılan sabit hat olduğunun tespit edilmesi üzerine İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/4349 D.İş sayılı kararı uyarınca söz konusu sabit hatta ait Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilen 2012 ila 2017 yılları arasındaki ayrıntılı Telefon Görüşme Kayıtları (HTS) kayıtları incelendiğinde;

Bu hattan çoğunlukla ardışık (aynı kuvvet ve rütbeye mensup) olarak (353) asker şahısla (subay, astsubay ve askeri öğrenci) irtibat kurulduğu, tespit edilen asker şahıslardan;

-(128)’inin 15/07/2016 tarihli darbe girişimi veya terör örgütüne mensubiyet nedeniyle ülke genelinde yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklu bulundukları,

-(23)’ünün aynı gerekçelerle haklarında çıkartılan yakalama emirlerine istinaden halen aranmalarına devam edildiği,

-(24)’ü hakkında aynı konulu ve önceki, yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen 2017/164168 ve 2018/14056 sayılı soruşturma evrakları üzerinden soruşturma yürütüldüğü ve bu soruşturmalar kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle örgütsel işleyiş ve mensupları hakkında açıklamalarda bulundukları, ifadelerinde aynı zamanda kamuya açık büfelerde kurulu ve ankesörlü hatların bir örgütsel iletişim vasıtası olduğunu kabul ettikleri,

-(1)’inin ölüm kaydının bulunduğu,

-(58)’inin tutuklu olmamakla birlikte 15.07.2016 tarihli darbe girişimi veya terör örgütüne mensubiyet nedeniyle ülke genelinde yürütülen soruşturmalar ve kovuşturmalar kapsamında şüpheli/ sanık sıfatıyla kayıtlarının bulunduğu,

-(116)’sının terör örgütü mensubiyeti nedeniyle herhangi bir kayıtlarının bulunmadığı, hatla gerçekleşen aramalar aşağıda da ayrıntılı olarak anlatılacağı üzere bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu şahısların “kripto” tabir edilen, kendilerini deşifre etmemiş/ deşifre edilememiş örgüt mensupları olduğu anlaşılmıştır.

Hattın kurulu bulunduğu Gülüm Kuruyemiş isimli işyerini 2003 yılından beri işleten Nabi Ezber’in 13.05.2018 tarihinde İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde;

GÜLÜM KURUYEMİŞ isimli işyerini 2003 yılının Haziran ayından bu yana ben işletirim. Bu iş yerini satın aldığım kişinin ismini uzun zaman geçmesinden dolayı hatırlamıyorum. İşyerimde ankesörlü telefon dışında, Milli Piyangoya ait Sayısal, Şans Topu, Süper Loto ve 10 Numara ile Milli Piyango bileti satmaktayım. Bunların dışında kazı kazan, toplu taşımada kullanılan İstanbul Kart – Akbil, Sigara, Meşrubat Çeşitleri ve atıştırmalık bisküvi, çerez vb. ürünler satmaktayım. Ben iş yerini aldığımda 216 344 64 15 numaralı hat sadece ticarethaneye hizmet vermekteydi. Kamunun (vatandaşın) hizmetine sunulmamıştı. Daha sonra ben iş yerini devraldıktan hemen sonra 2003 yılı Haziran ayında 216 344 64 15 numaralı hattı ankesörlü hat olarak vatandaşın hizmetine ücret karşılığında sundum. Bu hat hali hazırda ankesörlü olarak aktiftir.

Bu ankesörlü hattı ilk olarak aktif hale getirdiğimde o dönemde vatandaşların tamamında cep telefonu yoktu. Bundan dolayı yoğun talep görüyordu. Doğal olarak da parasal getirisi de fazlaydı ve karlı bir işti. Zaman geçtikçe 2014 – 2015 yılından bu yana ankesörlü hat çok fazla tercih edilmemeye başlandı. Bu hattı genellikle bulunduğum iş yerinde ikamet etmeyen ve çalışmayan tanımadığım yabancı şahıslar daha çok kullanırdı. Bunun dışında iş yerime yakın yerde bulunan tekstil atölyesinde çalışan işçiler, iş yerinin

65

karşısında bulunan Çağrıbey Anadolu Lisesi öğrenim gören öğrenciler, Orta Asya ülkelerinden olan Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan vb. ülke vatandaşları, ülkelerinde bulunan akrabalarıyla görüşmek için kullanırlardı. Yine iş yerimin yakınlarında ikamet eden vatandaşların birçoğunun Avrupa ülkelerinde akrabaları vardı. Bu kişiler de Avrupa da bulunan akrabalarıyla irtibat kurardı. Yurt dışı ile yapılan görüşmelerin ücreti fazla olduğu için kar oranı ve bana getirisi de fazlaydı. Bundan dolayı bana biraz cazip geliyordu.

İş yerimin bulunduğu Bulgurlu Caddesi yoğun bir caddedir. Bu cadde de minibüs, otobüs, ticari taksi ve vatandaşlara ait hususi araçlar yoğun olarak gelip gitmektedir. Ayrıca çok sayıda iş yeri ve Çağrı Marketin tam karşısında olmam dolayısıyla yoğun bir insan potansiyeli vardır. Telefon görüşmesi yapan kişilerin bir kısmı bölge insanından bir kısmı da tanımadığım yabancı kişilerden oluşmaktadır. İş yerinde kurulu bulunan bu telefonu kimlerin ne amaçla kullanıldığını bilmem. Görüşme yapan kişiler de genelde yüksek sesle konuşmazlar ve kısa süreli görüşmeler yaparak iş yerinden ayrılırlar. Telefon görüşmesi bittikten sonra görüşmeyi yapan şahıs ekranda yazan ücreti ödeyerek iş yerinden çıkardı. Durumlarından ya da hareketlerinden şüphelendiğim herhangi bir şahıs olmadı.

Benim iş yerimde bulunan ankesörlü hat üzerinden FETÖ/PDY mahrem yapılanması içerisindeki şahısların irtibat kurduğunu ilk defa burada sizden duydum. Benim o bölgede asker tanıdığım herhangi bir müşterim olmadı. Ayrıca çarşı iznine çıkan ve er olarak askeri hizmetini yapan kişilere benzeyen ve bu tipte olan şahısların da arama yaptığına şahit olmadım. Eğer ki benim iş yerimde telefon görüşmesi yapılmışsa aramayı yapan kişiler ya o bölgede ikamet etmektedir, ya o bölge de çalışmaktadır ya da o bölgeden gelip geçmektedir. Bunlar ihtimal dahilindedir. Ankesörlü telefon üzerinden görüşme yapan kişilerin kimlerle ne konuştuğunu bilmem. Bunun sebebi ise etik olmadığı ve ticari ahlaka sığmadığı içindir. “bu nedenle hakkında işlem yapılan şüphelilerin askerlik görevini ifa eden er veya erbaşlarca da aranma gibi bir durumun bulunmadığının anlaşıldığı, mezkur beyanın hattın anlatılan özgülenme amacı tezini kuvvetlendirdiği,

Gülüm Kuruyemiş isimli işyerinde kurulu olan ve örgütsel iletişim amacıyla kullanılan hattan arandıkları gerekçesiyle soruşturma kapsamında bugüne kadar eş zamanlı operasyon tarihi olan 11/05/2018 tarihinden itibaren (134) asker şahıs şüphelinin yakalandığı, bu şahıslardan (41)’inin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle açıklamalarda bulunduğu örnekleme olarak aşağıdaki itirafçı şüphelilerin mezkur hat ile irtibatları ve ifade içeriklerine değinilecek olursa;

İtirafçı şüpheli Hüseyin Güler;

Şüphelinin kullandığı GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık olmayan şekilde aranan şüphelilere dair iletişim tespit kayıtları içerisinde, 2 defa arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT

HAT TARİH SAAT SÜRE

(sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU – 1 KONUMU – 2 GÖREVLE

İLİŞİK DURUMU UYAP KAYIT

2163446415 27.05.2014 20:31:57 71 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877- TUTUKLUDAN

TAHLİYE

2163446415 22.07.2014 19:17:20 52 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877- TUTUKLUDAN

TAHLİYE

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat haricinde, aynı amaçla kullanıldığı anlaşılan İstanbul ilindeki toplam 469(dört yüz atmış dokuz) sabit hat içerisinden 2 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

66

ŞÜPHELİ SABİT HAT İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 GÖREVLE DURUMU İLİŞİK

UYAP KAYIT

2164120369 İSTANBUL 08.04.2014 21:58:06 31 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877- TUTUKLUDAN

TAHLİYE

2164120369 İSTANBUL 21.07.2014 20:07:42 38 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877- TUTUKLUDAN

TAHLİYE

2164120369 İSTANBUL 21.07.2014 20:08:25 22 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877- TUTUKLUDAN

TAHLİYE

2165232472 İSTANBUL 11.03.2014 21:15:48 69 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877- TUTUKLUDAN

TAHLİYE

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığınca tespit edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen İstanbul ili harici diğer illerde bulunan toplam 3421(üç bin dört yüz yirmi bir) sabit hat içerisinden 5 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT

İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 GÖREVLE DURUMU İLİŞİK

UYAP KAYIT

4222114009 MALATYA 02.03.2014 12:52:53 50 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4222114009 MALATYA 02.03.2014 12:52:54 50 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4222114009 MALATYA 02.03.2014 12:53:13 49 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4223211757 MALATYA 08.01.2014 16:49:14 24 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4223243500 MALATYA 03.09.2013 14:40:38 0 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4223243500 MALATYA 03.09.2013 14:41:02 0 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4223256110 MALATYA 15.07.2013 17:31:13 63 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4223256110 MALATYA 15.07.2013 17:32:04 63 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

4225108024 MALATYA 09.09.2013 13:26:03 0 5066333485 Hüseyin GÜLER (TC:35005259122) BİNBAŞI KARA

KUVVETLERİ MUVAZZAF SİİRT CBS- 2017/2877-

TUTUKLUDAN TAHLİYE

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen 3891(üç bin sekiz yüz doksan bir) sabit hat ile ilişkisini gösterir genel grafik aşağıda sunulmuştur:

67

Şüphelinin tespitle ilgili alınan 14/05/2018 tarihli ifadesinin ilgili kısmında; “Liseyi ise 1991-1995 yılları arasında İzmir de bulunan Maltepe Askeri Lisesinde tamamladıktan sonra 1995-1999 yılları arasında Ankara Kara Harp okulunda öğrenim gördüm ve 2000 yılında Kırklareli Lüleburgaz 65. Mekanize Piyade Tugayında Takım komutanı olarak 3 yıl çalıştıktan sonra 2003-2005 yılları arasında Tunceli ili Hozat İlçesinde mal saymanı olarak çalıştım, 2005-2009 yılları arasında İstanbul 66. Mekanizma Piyade Tugayında İkmal Bakım Kısım amiri olarak, 2009-2013 yılları arasında ise Harp Akademileri Komutanlığında Mal Saymanlığı görevinde bulundum, 2013-2015 yılları arasında Malatya 2. Ordu Lojistik Destek Komutanlığında Lojistik Destek Amiri olarak çalıştıktan sonra 2015 yılında Siirt 3.Komondo Tugayı Komutanlığına atandım, burada iki yıl kadar çalıştıktan sonra 30 Haziran 2017 tarihinde bu görevimde bulunurken Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2017/2877 sayılı soruşturma kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçlamasıyla Siirt TEM Şube Müdürlüğü görevlilerince gözaltına alındım ve alınan ifademde Etkin Pişmanlık Hükümlerinden faydalanmıştım, sevk edildiğim Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanarak 5 ay Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda yattıktan sonra Adil Kontrol şartı ile tahliye edildim, tahliye edildikten sonra 1 ay senelik izne ayrıldım, izin dönüşünde görevden uzaklaştırıldığım tarafıma edildi….. Ben FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile Ankara Harp Okulunda okuduğum yıllarda yani 1995-1999 yılları arasında tanıştım, beni bu örgütle tanıştıran ortaokul arkadaşım olan H.Ş.tarafından tanıştırılmıştım, bu şahıs beni Denizlide Üniversite öğrencisi olan M. Ç. ile tanıştırmıştı ve bu şahıs vesilesi ile bu yapının içerisine dahil olmuştum, Ankara da okurken de çarşı iznine çıkabildiğim zamanlar bu yapıdan birileri ile görüşüyordum, ancak askeri okullara girmemde bu yapının hiçbir etkisi olmamıştır.

2005 yılında İstanbul iline geldiğimde yine bu örgüt ile irtibatım devam ediyordu, İstanbul da ayda bir kez öğrenci evlerinde görüşüp sohbetlere katılabiliyordum, eşim bu yapı ile irtibatımı bilmediği için sohbetlere nadiren katılabiliyordum, bu sohbetlerde de dini içerikli sohbetler yapılıp, risale ve Fethullah GÜLEN’e ait kitaplardan bölümler okunurdu, ancak İstanbul da bulunduğum dönemin üzerinden uzun yıllar geçtiği için isimleri bu yapı ile irtibatlı olan görüştüğüm şahısların isimlerini hatırlayamıyorum, zaten de kod adı da kullanıyorlardı, o dönemde bize ihtiyatlı davranmak için bu yapıdaki kişiler ile cep telefonundan irtibat kurulmazdı ve irtibatı herhangi bir ankesörlü veya sabit telefondan bizi arayarak kuruyorlardı, bu görüşmelerin içeriği ise önceden belirlenen bir sohbete gitmediğimizde bu sohbete neden katılamadığımızı öğrenmek için ve bir sonraki sohbetin ne zaman olacağı yönünde görüşmelerin yapıldığı konuşmalardı.

68

Benim İstanbul ilinde katıldığım sohbetler öğrenci evlerinde oluyordu, ancak bu sohbetlerde askerlikle ilgili meslekle ilgili herhangi bir özel görüşme olmazdı, rutin cemaat sohbetleri yapılırdı, bu yapı askeri personelin birbirlerini tanımasını istemediği için diğer askerlerle birlikte aynı sohbet evinde bulunmazdık, zaten askerleri tek tek çağırıp sohbet veriyorlardı, ben gittiğim sohbet evlerinde hep tek başımaydım, ancak bana sohbet veren kişileri hatırlamıyorum.

…………. Yukarıdaki soruda da beyan ettiğim gibi bu yapı içerisinde bulunduğum sürede gizliliğe riayet etmek amacıyla ihtiyatlı olarak cep telefonlarından görüşme yapılması istenilmezdi ve bizi gerekli gördükleri takdirde kendileri ankesörlü veya sabit telefon numaralarından ararlardı, bahse konu aramaların sebebi budur, bu görüşmelerde daha önceden ayarlanmış bir sohbete katılmadığımız zaman neden katılmadığımızı öğrenmek için ve bir sonraki yapılacak görüşmenin nerede ne zaman yapılacağı gibi hususlarda görüşme yapılırdı, beni de bu şekilde aramışlardı” şeklinde beyanda bulunduğu, şüphelinin görev yerleri ile tespit edilen aranma yerlerinin uyumlu olduğu, tespit ve şüphelinin ifade içeriği, günümüzde cep/ sabit ev telefonlarının olağan iletişim vasıtası olması, kamuya açık büfe, ankesör vb hatlarla iletişimin hedef şahısların sosyal ve mesleki konumlarına göre hayatın olağan akışına aykırı olması, soruşturma konumuz gibi hatların görüşme içeriği bir arada nazara alındığında soruşturma konusu hattın somut olay açısından terör örgütünün TSK Yapılanmasına özgülendiğinin anlaşıldığı,

İtirafçı şüpheli Zafer Altın;

Şüphelinin kullandığı GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık olmayan şekilde aranan şüphelilere dair iletişim tespit kayıtları içerisinde, 21 defa arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT

HAT TARİH SAAT SÜRE

(sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU – 1 KONUMU – 2 GÖREVLE

İLİŞİK DURUMU UYAP KAYIT

2163446415 23.09.2014 20:21:28 42 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 23.09.2014 20:22:10 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 23.09.2014 20:22:29 34 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:23:37 13 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:23:51 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:23:57 25 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:24:22 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:24:28 38 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:25:07 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:25:22 17 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.11.2014 13:25:41 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 29.11.2014 13:59:22 38 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 21.03.2015 12:36:20 20 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 6.04.2015 19:19:08 27 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 23.05.2015 12:59:35 125 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.06.2015 20:11:34 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.06.2015 20:11:35 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.06.2015 20:11:40 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.06.2015 20:11:41 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.06.2015 20:11:52 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.06.2015 20:11:53 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

69

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat haricinde, aynı amaçla kullanıldığı anlaşılan İstanbul ilindeki toplam 469(dört yüz atmış dokuz) sabit hat içerisinden 3 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 İLİŞİK GÖREVLE

DURUMU UYAP KAYIT

2163242078 İSTANBUL 23.12.2014 18:32:05 56 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163242078 İSTANBUL 13.01.2015 18:53:51 20 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163242078 İSTANBUL 13.01.2015 18:53:54 21 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 14.07.2014 22:08:21 42 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 31.07.2014 17:23:49 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 31.07.2014 17:24:41 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 09.10.2014 20:18:54 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 09.10.2014 20:19:45 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 09.10.2014 20:20:32 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 18.11.2014 20:12:31 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 18.11.2014 20:13:46 20 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 26.12.2014 22:51:42 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 03.03.2015 22:08:53 29 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 21.05.2015 21:05:37 54 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164722437 İSTANBUL 02.06.2015 22:27:57 51 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 17.05.2012 17:31:54 61 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 25.11.2014 19:23:37 37 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 25.11.2014 22:28:56 43 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 25.11.2014 22:29:39 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 25.11.2014 22:29:55 47 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 25.11.2014 22:30:43 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 25.11.2014 22:32:45 41 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 25.11.2014 22:33:27 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 29.11.2014 13:42:45 11 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 29.11.2014 13:43:43 10 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 01.01.2015 16:17:39 28 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 24.02.2015 21:47:09 53 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 17.03.2015 21:22:57 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 17.03.2015 21:23:33 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 17.03.2015 21:23:34 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165232472 İSTANBUL 17.03.2015 21:24:04 0 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığınca tespit edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen İstanbul ili harici diğer illerde

70

bulunan toplam 3421(üç bin dört yüz yirmi bir) sabit hat içerisinden 5 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT

İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 GÖREVLE DURUMU İLİŞİK

UYAP KAYIT

2124651551 İZMİR 15.07.2012 11:33:10 149 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3123464650 ANKARA 07.04.2013 12:28:54 38 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3123464650 ANKARA 07.04.2013 12:33:29 12 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3123464650 ANKARA 07.04.2013 12:33:59 14 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3123464650 ANKARA 01.11.2013 12:57:55 2 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3123464650 ANKARA 01.11.2013 12:58:18 41 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3124724772 ANKARA 16.09.2012 21:03:08 37 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3124724772 ANKARA 16.09.2012 21:03:21 37 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3124762477 ANKARA 29.09.2012 14:03:34 48 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

3124768101 ANKARA 06.12.2012 16:52:48 28 5304683055 Zafer ALTIN (TC:30097968068) YÜZBAŞI KARA

KUVVETLERİ İSTİFA UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen 3891(üç bin sekiz yüz doksan bir) sabit hat ile ilişkisini gösterir genel grafik aşağıda sunulmuştur:

Şüphelinin tespitle ilgili alınan 15/05/2018 tarihli ifadesinin ilgili kısmında; “2010 yılında taburumuz Hadımköy’e taşındı. Hadımköy’de Halkalı Güneşli Sitesi B blokda oturan eczacı olan ismini ve kod adını bilmediğim birisi ile tanıştırıldım. Eczanesi Sefaköy’deydi. Bu kişinin evine E. S. ile beraber gidiyorduk. Bu şahıs da yine dini sohbetler vererek Fetullah GÜLEN’in videoları izletilirdi. 2 yıl boyunca böyle devam etti. Bu şahıs taburumuzda görevli olan askerler hakkında bizden bilgi istiyordu. Taburda görevli şahısların evli olup olmadığı, mesai içerisinde nasıl davrandıkları şeklinde sorular soruyordu.

2012 yılında Ankara Harp Okulunda yüksek lisansa başladım. Buradaki derslerimi İstanbul’a gidip gelebilecek şekilde ayarladım. Ankara’da kimseyle konuşmadım. İstanbul’a gittiğim zamanlar yine eczacı olan şahısla bu dönem görüşmeye devam ettim.

71

2014 yılında Kuleli Askeri Lisesine tayinim çıktı. Bu dönem eczacı olan şahıs beni Ataşehir’de bulunan, Gülüm Büfe’ye yakın hatırladığım kadarıyla Yunus Emre Caddesi Ebabil Sokak’da bulunan bir evde Baki kod isimli biri ile tanıştırdı. Bu şahıs Matematik öğretmeniydi, Denizli ya da Manisalı olduğunu hatırlıyorum. Yaklaşık 1,5 sene boyunca E.S. ile birlikte bu eve gittik. Bu evde aynı şekilde dini sohbetler ile birlikte askeri okulda okuyan öğrencilerin dersleri, okulda nasıl davrandıkları, hal ve hareketleri hakkında sorular soruluyordu. Bana sormuş oldukları öğrenciler ve askeri personellerin isimlerini hatırlamıyorum. 2015 Kasım ayına kadar bu şekilde devam etti. Bu dönemde Baki kod isimli şahıs ayrı bir tablet içerisinde bulunan bir program üzerinden birileriyle haberleşiyordu ancak bize herhangi bir program yüklemedi, teklif dahi etmedi. Kasım ayında Afganistan’a görevlendirilmem ile bu yapı ile bağlantımı kopardım. Bu tarihe kadar da kimseyle görüşmedim. 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişimi olduğunu dönemde Afganistan’da görevliydim. Bu yapıdan o dönemde herhangi bir telefon almadım, herhangi bir şekilde de benimle irtibata geçmediler. 2 Ağustos 2016 yılında Türkiye’ye döndüm. 15 gün izin yaptıktan sonra Diyarbakır’a geçtim. Kasım ayında istifa dilekçesi verdim ancak kabul edilmedi. İstifa kararını daha önceki ifademde belirttiğim gibi 15 Kasım 2015 yılında babam vefat ettiğinde almıştım. Ocak ayının başında tekrar istifa dilekçesi verdim, bu sefer kabul edildi ve askerlik mesleğinden istifa ettim. Ayrıca şunu belirtmek isterim bir önceki ifademde bana sorulan 216’lı kontörlü hattan arayan ise Baki kod isimli kişi olduğunu hatırlıyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu, şüphelinin görev yerleri ile tespit edilen aranma yerlerinin uyumlu olduğu, tespit ve şüphelinin ifade içeriği, günümüzde cep/ sabit ev telefonlarının olağan iletişim vasıtası olması, kamuya açık büfe, ankesör vb hatlarla iletişimin hedef şahısların sosyal ve mesleki konumlarına göre hayatın olağan akışına aykırı olması, soruşturma konumuz gibi hatların görüşme içeriği bir arada nazara alındığında soruşturma konusu hattın somut olay açısından terör örgütünün TSK Yapılanmasına özgülendiğinin anlaşıldığı,

İtirafçı şüpheli Ali Yıldız;

Şüphelinin kullandığı GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık aranan şüphelilere dair iletişim tespit kayıtlarında 2 grup içerisinde yer aldığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT TARİH SAAT SÜRE

(sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU – 1 KONUMU – 2 GÖREVLE İLİŞİK

DURUMU UYAP KAYIT GRUP

2163446415 1.03.2014 10:41:49 20 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KUVVETLERİ KARA

İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.03.2014 10:42:56 29 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KUVVETLERİ KARA

İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.03.2014 10:43:43 35 5435069833 Ünal GÜNGÖR (TC:42547706892) ASTSUBAY HAVA

KUVVETLERİ MUVAZZAF UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

151

2163446415 1.03.2014 10:44:21 0 5435069833 Ünal GÜNGÖR (TC:42547706892) ASTSUBAY HAVA

KUVVETLERİ MUVAZZAF UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 1.03.2014 10:45:06 37 5319943468 Ercan TEKELİ (TC:35351333736) ASTSUBAY HAVA

KUVVETLERİ MUVAZZAF UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 28.03.2015 17:24:33 32 5549970302 Salih AVAROĞLU (TC:17138202060) ASTSUBAY HAVA

KUVVETLERİ MUVAZZAF UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 28.03.2015 17:28:09 8 5549970302 Salih AVAROĞLU (TC:17138202060) ASTSUBAY HAVA

KUVVETLERİ MUVAZZAF UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA 202 2163446415 28.03.2015 17:28:36 69 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KUVVETLERİ KARA

İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık olmayan şekilde aranan şüphelilere dair iletişim tespit kayıtları içerisinde, 7 defa arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

72

ŞÜPHELİ SABİT

HAT TARİH SAAT SÜRE

(sn.)

NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU – 1 KONUMU – 2 GÖREVLE

İLİŞİK DURUMU UYAP KAYIT

2163446415 18.01.2014 16:59:13 38 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 18.01.2014 17:00:06 24 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 21.06.2014 13:34:43 25 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 21.06.2014 13:35:23 35 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 25.06.2014 20:25:45 36 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 25.06.2014 20:26:26 17 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163446415 3.02.2015 20:00:18 41 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat haricinde, aynı amaçla kullanıldığı anlaşılan İstanbul ilindeki toplam 469(dört yüz atmış dokuz) sabit hat içerisinden 12 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 İLİŞİK GÖREVLE

DURUMU UYAP KAYIT

2122620147 İSTANBUL 17.08.2013 21:58:38 21 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2122620147 İSTANBUL 24.08.2013 19:26:36 33 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2122620147 İSTANBUL 22.09.2013 15:17:01 45 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2122620147 İSTANBUL 07.10.2013 09:17:14 23 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2124523149 İSTANBUL 07.10.2013 23:33:13 77 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163340080 İSTANBUL 16.09.2012 13:42:52 88 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163356035 İSTANBUL 18.01.2014 17:09:37 35 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163356035 İSTANBUL 18.01.2014 17:13:26 35 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163356035 İSTANBUL 04.03.2014 21:22:03 33 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163356035 İSTANBUL 04.03.2014 21:22:39 34 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163356035 İSTANBUL 02.04.2014 20:58:11 22 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163356035 İSTANBUL 02.04.2014 20:58:33 22 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163417732 İSTANBUL 15.09.2012 19:39:22 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163417732 İSTANBUL 16.09.2012 12:30:54 33 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2163478605 İSTANBUL 14.10.2012 18:40:05 49 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 22.03.2012 17:45:18 45 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 02.04.2012 22:10:03 20 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 12.04.2012 13:07:45 20 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 01.05.2012 16:00:54 33 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 08.12.2012 10:27:47 33 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 07.03.2013 22:02:34 20 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 11.05.2013 09:26:46 20 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 18.05.2013 10:23:01 27 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:09:47 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:09:48 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:10:31 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:10:32 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:11:00 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:24:53 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

73

ŞÜPHELİ SABİT HAT İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 İLİŞİK GÖREVLE

DURUMU UYAP KAYIT

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:24:54 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:25:19 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 17.06.2015 19:25:20 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 29.08.2015 18:55:01 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 29.08.2015 18:55:02 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 29.08.2015 19:01:22 29 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 16.09.2015 19:48:46 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164120369 İSTANBUL 16.09.2015 19:49:24 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 04.11.2013 18:26:01 17 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 04.11.2013 18:26:26 2 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 04.11.2013 18:27:01 22 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 22.11.2013 20:00:29 11 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 22.11.2013 20:00:51 16 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 22.11.2013 20:01:26 70 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 02.12.2013 17:54:54 16 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 02.12.2013 17:55:24 15 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 02.12.2013 17:55:58 16 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 02.12.2013 17:56:41 17 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 08.12.2013 10:39:29 11 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 08.12.2013 10:40:09 34 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2164660786 İSTANBUL 10.01.2014 22:22:53 23 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165201612 İSTANBUL 27.11.2012 19:58:48 39 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165539021 İSTANBUL 21.10.2013 12:13:59 0 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2165539021 İSTANBUL 21.10.2013 12:21:06 27 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2166404796 İSTANBUL 17.06.2012 16:25:15 7 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2166417651 İSTANBUL 21.12.2012 20:09:54 15 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2166417651 İSTANBUL 21.12.2012 20:10:20 44 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2166417651 İSTANBUL 05.03.2013 21:34:06 45 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

2166417651 İSTANBUL 14.06.2013 21:45:14 37 5313553349 Ali YILDIZ (TC:50383601950) ASTSUBAY KARA

KUVVETLERİ İHRAÇ UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

Şüphelinin tespitle ilgili alınan 14/05/2018 tarihli ifadesinin ilgili kısmında;

Örgütle ilk temasım;

2004 yılında İstanbul Beykoz’da bulunan Şahinkaya Endüstri Meslek Lisesi 2. Sınıfta iken okuldaki Fizik öğretmeni olan o dönem evli ve çocuğu olan, T. ya da T. C. isimli, Karadenizli olduğunu bildiğim öğretmen, biz bir gün fizik laboratuvarında eğitim gördüğümüz esnada derslerim iyi olduğu için 2 tane ev abisi çağırmıştı. O ortamda T. ya da T. hoca ve getirdiği iki abi vardı. Bu abiler o dönem 25li yaşlarda idi ancak kimlik bilgilerine dair başka bilgi hatırlamıyorum. T. hoca bana bu abilerin Beykoz’da öğrenci evleri olduğu, bizlere ders çalıştırarak, ibadetlerimizi yapmamızda yardımcı olduklarını söyledi. Bu iki abi beni evlerine davet etti. Gitmiş olduğum bu ev İstanbul Beykoz Tokatköy merkezde bulunan bir evdi. Ben bu eve hafta sonları gider bazen bir gece kalırdım. Bu evde ders çalışma faaliyetleri dışında bize Risale’den kısımlar okunur, Fetullah Gülen’le ilgili sohbet verilirdi. Bu sohbetleri verenleri şu an hatırlamıyorum. Ancak sohbeti veren birden fazla farklı kişilerdi.

74

2006 yılında lise son sınıfta üniversite sınavına girdikten sonra puanım fakülteler için yeterli değildi. Ben de bu durumda asker olma isteğimden ötürü askeriyenin meslek yüksekokullarını tercih etmek istiyordum. Bu duruma abilerin de olumlu yaklaşımı oldu. Beni engellemediler. İzmir Gaziemir’de bulunan meslek yüksekokulunu kazandım. Ben İstanbul’dan İzmir’e giderken buradaki abilerin vasıtasıyla orada bizi birilerinin karşılayacağını söylediler. Biz İntibak Eğitimini aldıktan sonra çıktığım çarşı izninde F. isminde (gerçek isim olmayabilir), hatırladığım kadarıyla 1984 doğumlu, Ankaralı olabilecek olan, hatırladığım kadarıyla İstanbul’dan otobüsle gelip giden, İzmir’de Bornova’da görüştüğüm bir kişi vardı. Bu kişi hatırladığım kadarıyla Marmara Üniversitesi’nden otomotiv ya da benzeri bir bölümden 2006-2007 yıllarında ya da daha öncesinde mezun olmuş olabilir. Bu kişiyle Bornova’da bir aile evinde görüşür, dini sohbet, Fetullah Gülen vaazları şeklinde muhabbetler olurdu. F. isimli şahsın bana okulda bulunduğum esnada namaz kılmamamı, kılacaksam da gizli bir şekilde abdest almamı, göz ile ima yoluyla namaz kılmamı söyleyerek tedbir yapmamı isterdi. Okuldan mezun olana kadar benimle bire bir ilgilenen kişi bu Fuat isimli kişi idi. 2008 yılında bu okuldan mezun oldum ve çektiğim kura ile İstanbul Alemdağ’a tayin oldum. İstanbul’a geldiğim zaman yukarıda adını söylediğim F. isimli kişi beni ailemin yaşadığı Beykoz’da ziyaret etti. Bu F. isimli kişi ile birlikte Ümraniye’de Haldun Alagaş Spor Salonu arkasında bulunan bir parka gittik. Burada beni Ş. isminde (gerçek isim olmayabilir), o dönem devlette sınıf öğretmeni olan, Sinop ya da Samsunlu olabilecek olan, hatırladığım kadarıyla Tuzla-Sancaktepe arası bir okulda görevli, 1970-1980 tarihleri arası doğumlu, gri renkli, 34 plakalı Honda Civic 2004-2007 arası kasalarından olan arabası olan, o dönem evli ve 2 çocuğu olan şahısla tanıştırdı. Bu Ş. isimli şahısla Ümraniye’de bir mahallede bekar öğrenci evinde buluşur yine önceki tarihlerdeki gibi bire bir dini ve Fetullah Gülen içerikli sohbetler yapardık. 2013 yılına kadar bu Şakir isimli kişi ile Ümraniye’deki evde benzer görüşmelerimiz devam etti.

2011 yılında Şakir isimli kişi beni Ümraniye’deki evde sohbet ettiğimiz esnada benden sonra gelen ve yukarıda bana sorduğunuz Ü.G. isimli kişi ile tanıştırdı. Ben bu Ü. isimli kişi ile zaten Alemdağ’daki görev yerimden mesai arkadaşı olarak tanışıyorduk. Ancak kendisiyle bu yapı paydasında o ana kadar bir paylaşımımız olmadı. Ü. G. isimli kişi ile aynı okuldan mezunmuşuz. Ancak kendisi ben mezun olup çalışmaya başladıktan sonra okulu kazanmış. Devam eden zaman diliminde sohbetlerimiz Ü., ben ve Ş. isimli kişiler arasında geçmeye başladı.

2013 yılı Nisan ayında GATA’ya tayin oldum. Buradaki görevime başlayınca Ü.G. ile irtibatımız kesildi ancak sık olmasa da görüşmelerimiz oluyordu. Tayin olduğum esnada yukarıda Şakir olarak söylediğim kişi beni Ümraniye’deki evde B. isminde (gerçek isim olmayabilir), 1984 doğumlu olabilecek olan, o dönem evli ve 1 çocuğu olan, Ümraniye Dudullu’da oturuyor olarak bildiğim, Bank Asya çalışanı olabilecek olan, esmer, kısa saçlı, Yozgatlı olarak bildiğim kişi ile tanıştırdı. Bu kişiyle 2013 yılı Aralık ayına kadar rutin görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmeler Bulgurlu Mahallesinde bulunan bekar öğrenci evinde olurdu. Bu buluşmalara bazen Ü.G. de gelirdi. 17-25 Aralık olaylarından sonra görüşmeler sekteye uğramaya başladı. 2-3 haftada bir bazen ayda bir görüşmeye başladık. Burhan isimli kişi ile dini ve Fetullah Gülen içerikli sohbetlerimiz darbe kalkışmasına kadar Bulgurlu’daki evde devam etti. Kalkışmadan sonra bu sohbetler bir anda kesildi. Bu yapıyla o tarihten sonra bir görüşmem olmadı.

Yukarıda anlattığım görüşmelerle ilgili olarak; benimle bire bir görüşme yapan kişilerin ortak olarak bana söylediği cümleler; okulda kendimi belli etmemem, görevde kendimi belli etmemem yönünde idi. Hatta yaptığım görüşmelere telefonumu eve bırakır giderdim. Görüşme yapılacak olan evde o an benden sorumlu abiyi bulamaz isem görüşme 2 hafta sonraya sarkardı. Bu görüşmelerde bazen sorumlu abiyi sorduğumda önce hangi abi diye sorarlar sonra bizim abi diye lafı kapatırlardı. Ben de kod isim kullanabileceklerini

75

buradan çıkarmıştım. Görüşmelerin ayda 1’e düştüğü zamanlarda sohbet abileri tarafından sabit hatlardan arandığım olurdu. Belki bu yukarıda bana sormuş olduğunuz görüşmeler bu durumla ilgili olabilir. Çünkü bu abilerde tedbir yapar, kısa süren görüşmelerde bize buluşma yerini ve zamanını bildirir telefonu kapatırlardı. Ben Ü. dışında adını söylediğiniz S. ve E. isimli kişileri şahsen tanımıyorum ancak S. isimli kişiyle belki aynı yerde çalışmış olabilirim.” şeklinde beyanda bulunduğu, şüphelinin görev yerleri ile tespit edilen aranma yerlerinin uyumlu olduğu, tespit ve şüphelinin ifade içeriği, günümüzde cep/ sabit ev telefonlarının olağan iletişim vasıtası olması, kamuya açık büfe, ankesör vb hatlarla iletişimin hedef şahısların sosyal ve mesleki konumlarına göre hayatın olağan akışına aykırı olması, soruşturma konumuz gibi hatların görüşme içeriği bir arada nazara alındığında soruşturma konusu hattın somut olay açısından terör örgütünün TSK Yapılanmasına özgülendiğinin anlaşıldığı,

İtirafçı şüpheli Muhammet Ozan Koç;

Şüphelinin kullandığı GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık aranan şüphelilere dair iletişim tespit kayıtlarında 1 grup içerisinde yer aldığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT TARİH SAAT SÜRE

(sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU – 1 KONUMU – 2 GÖREVLE İLİŞİK

DURUMU UYAP KAYIT GRUP

2163446415 17.11.2012 19:02:31 41 5532757039 Çağrı YAŞDAĞ (TC:15604036072) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ

ÇORUM 2. AĞIR CM- 2017/532 TUTUKLUDAN TAHLİYE, ÇORUM CBS-2017-6404 2163446415 17.11.2012 19:03:22 36 5424905987 Veli ATAŞ (TC:20911728190) ASTSUBAY JANDARMA MUVAZZAF UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA 40 2163446415 17.11.2012 19:04:28 97 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık olmayan şekilde aranan şüphelilere dair iletişim kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat haricinde, aynı amaçla kullanıldığı anlaşılan İstanbul ilindeki toplam 469(dört yüz atmış dokuz) sabit hat içerisinden 3 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 GÖREVLE DURUMU İLİŞİK

UYAP KAYIT

2164611061 İSTANBUL 04.12.2012 16:58:29 36 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164812413 İSTANBUL 27.11.2012 17:05:01 50 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164812413 İSTANBUL 27.11.2012 17:06:38 27 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164812413 İSTANBUL 24.12.2012 18:40:35 39 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164812413 İSTANBUL 13.03.2013 19:19:07 7 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

76

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 GÖREVLE İLİŞİK

DURUMU UYAP KAYIT

2164812413 İSTANBUL 13.03.2013 19:19:55 3 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 17.07.2012 19:40:23 57 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 03.08.2012 13:58:47 28 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 17.08.2012 14:20:57 46 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 28.08.2012 19:12:08 42 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 02.10.2012 19:18:50 49 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 22.10.2012 19:45:43 53 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 06.11.2012 17:19:46 39 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 13.11.2012 17:14:12 35 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 11.03.2013 19:08:25 10 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 11.03.2013 19:09:00 16 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 11.03.2013 19:09:28 80 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 29.04.2013 13:10:51 5 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 29.04.2013 13:11:06 1 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 29.04.2013 13:11:21 25 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 29.04.2013 19:11:27 6 5304413211 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığınca tespit edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen İstanbul ili harici diğer illerde bulunan toplam 3421(üç bin dört yüz yirmi bir) sabit hatla iletişim kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen 3891(üç bin sekiz yüz doksan bir) sabit hat ile ilişkisini gösterir genel grafik aşağıda sunulmuştur:

Şüphelinin kullandığı diğer GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık

SABİT HAT İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

77

aranan şüphelilere dair iletişim tespit kayıtlarında 2 grup içerisinde yer aldığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT TARİH SAAT SÜRE

(sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU – 1 KONUMU – 2 GÖREVLE İLİŞİK

DURUMU UYAP KAYIT GRUP

2163446415 11.10.2013 19:04:27 64 5457179741 Baki ERYILMAZ (TC:12374022090) ASTSUBAY JANDARMA MUVAZZAF 2163446415 11.10.2013 19:06:07 32 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ TUTUKLU- SİLİVRİ 6 NOLU L

TİPİ- İST CBS-2018/5182 119 BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 20.01.2014 18:43:36 44 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 20.01.2014 18:44:23 0 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ 2163446415 20.01.2014 18:44:35 45 5532756030 İbrahim KAYA (TC:12724210740) ASTSUBAY JANDARMA MUVAZZAF BURSA CBS- 2017/11838

UYAP TERÖR KAYDI

142 BULUNMAMAKTA

2163446415 20.01.2014 18:45:23 0 5532756030 İbrahim KAYA (TC:12724210740) ASTSUBAY JANDARMA MUVAZZAF UYAP TERÖR KAYDI

BULUNMAMAKTA

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat kullanılarak, ardışık olmayan şekilde aranan şüphelilere dair iletişim tespit kayıtları içerisinde, 8 defa arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT

HAT TARİH SAAT SÜRE

(sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU – 1 KONUMU – 2 GÖREVLE

İLİŞİK DURUMU UYAP KAYIT

2163446415 4.12.2013 18:58:38 48 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 4.12.2013 18:59:34 48 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 9.12.2013 19:06:40 49 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 9.12.2013 19:07:40 43 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 22.01.2014 18:58:03 7 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 22.01.2014 18:58:12 0 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 22.01.2014 18:58:15 5 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2163446415 22.01.2014 18:58:24 0 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve Gülüm Kuruyemiş’e tahsis edildiği anlaşılan 2163446415 numaralı sabit hat haricinde, aynı amaçla kullanıldığı anlaşılan İstanbul ilindeki toplam 469(dört yüz atmış dokuz) sabit hat içerisinden 3 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 GÖREVLE DURUMU İLİŞİK

UYAP KAYIT

2164611061 İSTANBUL 17.11.2013 17:25:30 49 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164611061 İSTANBUL 17.11.2013 17:26:26 35 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164812413 İSTANBUL 03.12.2013 17:07:10 51 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164812413 İSTANBUL 03.12.2013 17:08:21 49 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2164812413 İSTANBUL 03.12.2013 17:09:23 25 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 23.05.2013 18:50:45 40 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 23.05.2013 18:51:28 26 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 23.07.2013 17:29:52 49 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

78

2165232472 İSTANBUL 23.07.2013 17:31:12 33 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 16.09.2013 18:41:11 26 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 30.09.2013 18:23:20 28 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 30.10.2013 19:59:44 36 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 30.10.2013 20:02:05 45 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 16.07.2014 19:01:40 47 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 16.07.2014 19:02:28 0 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 16.07.2014 19:02:31 46 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 16.07.2014 19:03:17 0 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 12.09.2014 18:57:18 20 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 12.09.2014 18:57:57 16 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

2165232472 İSTANBUL 12.09.2014 18:58:13 0 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ

(TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığınca tespit edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen İstanbul ili harici diğer illerde bulunan toplam 3421(üç bin dört yüz yirmi bir) sabit hat içerisinden 1 sabit hattan arandığı tespit edilerek, iletişim detayları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

SABİT HAT

İL (SABİT

HAT) TARİH SAAT SÜRE

(Sn.)

ŞÜPHELİ NUMARA

KİMLİK BİLGİSİ (ŞÜPHELİ NUMARA) KONUMU-1 KONUMU-2 GÖREVLE DURUMU İLİŞİK

UYAP KAYIT

3122241214 ANKARA 14.01.2014 17:31:09 1 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

3122241214 ANKARA 14.01.2014 17:32:17 1 5434775507 Muhammet Ozan KOÇ (TC:20071906476) ASTSUBAY JANDARMA İHRAÇ BURSA CBS- 2017/11838

Söz konusu GSM hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü sözde TSK Yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu olan sivil imamlar tarafından, asker şahıslarla örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen 3891(üç bin sekiz yüz doksan bir) sabit hat ile ilişkisini gösterir genel grafik aşağıda sunulmuştur:

79

Şüphelinin tespitle ilgili alınan 18/05/2018 tarihli ifadesinin ilgili kısmında;

Ben 2001 yılında FETÖ/PDY’ in İstanbul İli Beşiktaş İlçesinde bulunan Büyük Esma Sultan İlköğretim Okulu yakınında bulunan, ANAFEN dershanesinin hemen yakınlarında yine bu yapıya ait Etüt Merkezine sınıf arkadaşım olan M. D. beni ve birkaç arkadaşımı test sınavına girmemiz çağırdı. Bende gittim. Daha sonra bizim sorumluluğumuzu da ifademin akışı içerisinde anlatacağım, Y. G. tarafından bu etüt merkezinde Matematik, Türkçe, Sosyal ve Fen derslerinin bulunduğu teste tabi tutulduk.

Test sonuçları açıklandıktan sonra Y. G. tarafından ben ve arkadaşım M. D. ile, Etüt Merkezinde ders veren Abi’ lere yönlendirildim ve bu yapıyla tanışmış oldum. İfademin akışında bu konuyu detayları ile birlikte anlatacağım, Burada beni ve aşağıda isimlerini vereceğim arkadaşlarımla birlikte Anadolu Lise sınavlarına hazırlayacaklarını zannediyorduk ancak sonradan Y.G. bizi ; Askeri Lise, Polis Koleji, Parasız Yatılı Okul ve Anadolu Lisesi sınavlarına hazırlayarak bu sınavlara girmeye bizi teşvik ettiler.

Ben Askeri GATA Sağlık Lisesini Kazandım ve buradan yine Askeri Sağlık Meslek Yüksek okuluna devan ettim. 2008 Eylül ayında Mezun oldum. Bu süre içerisinde örgüt ile irtibatım hep devam etti, Mezun olmadan kuvvet komutanlığı seçimi oldu bana örgüt Abisi Jandarmayı seçmemi istedi bende seçtim ve Batman Kozluk İlçe Jandarma Komutanlığına Sağlık Astsubayı olarak atandım. Burada (2008-2010) yılları arasında Gümüş Örgü isimli sınır karakolunda (19) ay görev yaptım ve daha sonra Kozluk İlçe Jandarma komutanlığına geldim (27) aylık bir süre kaldıktan sonra tayinim İstanbul GATA’ ya çıktı. Burada (2011- 2015) yılları arasında görev yaptım, 2015 yılında tayinim Bursa İli Mudanya İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde bulunan İmranlı Adasına tayinim çıktı, 2017 yılında açığa alındım ve 2017/692 sayılı KHK ile ihraç edildim, 10/05/2017 tarihinde Şubeniz tarafından gözaltına alındım ve halen gözaltındayım.

Daha sonra bizim sorumluluğumuzu da ifademin akışı içerisinde anlatacağım, Y.G. tarafından bu etüt merkezinde Matematik, Türkçe, Sosyal ve Fen derslerinin bulunduğu teste tabi tutulduk ve bu testin (yaptığımız doğru netlere göre) sonucuna göre gruplar oluşturdular.

Bizle İlgilenen ABİ ; Y.G. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde Uzatmalı olarak okuduğunu ve Ankara İli Haymana köyünde ikamet ettiğini bildiğim, çünkü bizi bu yerde bulunan evlerine aşağıda bizlere oluşturulan grupta bulunan arkadaşlarımla birlikte yaz aylarında götürdüğünden dolayı buralı olduğunu biliyorum.

Sınavlar İçin bize oluşturulan Grup :

1- Ben, 2- M.D. Gaziantepli olduğunu bildiğim, Ortaokuldan Sınıf arkadaşım, Polis Kolejini Kazandı,

halen B…..’ da Komiser olarak görev yaptığını biliyorum. 3- O./ Gruptan derslerin verildiği dönem ortalarında ayrıldı. Bir daha hiç karşılaşmadık. 4- B. / Gruptan derslerin verildiği dönem ortalarında ayrıldı. Bir daha hiç karşılaşmadık.

Daha sonra ; Y.G. bizim grubu, Dikili Taşa çıkmadan Muradiye halı sahasının Fulya’ da bulunan bir Apartmanın giriş katında bulunan öğrenci evine götürdü, hatırladığım kadarıyla bu ev ; (3-4) oda, bir (1) Salondan ibaretti, her oda içerisinde (2) çekyat, küçük bir ders çalışmak için masa vardı, televizyon, radyo yoktu. Salonda ise (3) çekyat bir kitaplık vardı bu kitaplıkta; Fethullah GÜLEN’ e ve Said’i Nursi’ ye ait Risale – i Nur Kitapları mevcuttu. Mutfak dolabında ise bir çok yiyecek ve içecek malzemeleri mevcuttu, zaten sürekli bu tür malzemeler geliyordu. Bu evde bizden başka ders çalışmaya, Namaz kılmak, Kitap okumak için, Üniversiteden ve Lise’ den talebelerde geliyordu.

80

Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 0 Average: 0]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

0 Comments

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: