Velayet Davalarında “Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi”

Published by Av.Mehmet CANSIZ on

“Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi”

“Çocukların üstün yararının velayetlerinin ebeveynlerden hangisine bırakılmasında olduğunun saptanması ve düzenleme yapılırken ” Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi “ de gözetilerek hasıl olacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir”

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI:

  1. YARGITAY KARARI

T.C. YARGITAY

2.Hukuk Dairesi
Esas: 2012/10813
Karar: 2012/28248
Karar Tarihi: 26.11.2012
BOŞANMA DAVASI – ÇOCUKLARIN ÜSTÜN YARARININ VELAYETLERİNİN EBEVEYNLERDEN HANGİSİNE BIRAKILMASINDA OLDUĞUNUN SAPTANMASI – DÜZENLEME YAPILIRKEN KARDEŞLERİN BİRBİRİNDEN AYRILMAMASI İLKESİ ‘NİN NAZARA ALINMASI – EKSİK İNCELEME

ÖZET: Olayda mahkemece yapılacak iş; çocuklardan G.’a olası sonuçları hakkında bilgilendirilerek velayeti ile ilgili tercihinin sorulması ve mahkeme nezdindeki aile mahkemesi uzman veya uzmanlardan çocukların velayetine esas teşkil etmek üzere rapor alınması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çocukların üstün yararının velayetlerinin ebeveynlerden hangisine bırakılmasında olduğunun saptanması ve düzenleme yapılırken Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi de gözetilerek hasıl olacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan hususların üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

(Çocuk Hakları Sözleşmesi m. 12) (Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 3, 6) (6100 S. K. m. 336)

Dava: Taraflar arasındaki <boşanma> ve <karşı boşanma> davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm;

davacı tarafından <adli yardım> talebiyle, velayet ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Temyiz eden davacı temyiz dilekçesinde <adli yardım> talebinde (HMK. m. 336/3) bulunduğu halde, temyiz harç ve giderlerini de kendiliğinden yatırmıştır.

Bu durumda yargılama harç ve giderlerini ödeme gücünün mevcut olduğu, kanun yoluna başvuru sırasında adli yardımdan yararlanmasını gerektiren sebep bulunmadığı görüldüğünden adli yardım isteği dikkate alınmamıştır.

Tarafların müşterek çocuklarından G. 1999, B. ise 2003 doğumludur. Mahkemece <dava süresince babanın yanında bulundukları ve velayetlerinin babaya bırakılmasının çıkarlarına olduğu> gerekçesiyle her iki çocuğun velayeti babaya bırakılmıştır.

Kuşkusuz velayetin düzenlenmesinde, çocukların üstün yararı, ana ve babanın isteklerinden önce gelir. Çocuklardan G. 1999 doğumlu olduğuna göre idrak çağındadır.

Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri;

iç hukuk tarafından çocuğun idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda çocuğa adli merci önündeki kendilerini ilgilendiren davalarda kendi görüşünü ifade etmesine müsaade edilmesini

ve yüksek çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde, ifade ettiğini görüşe gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Mahkemece bu çocuğa görüşünü ifade etmesi olanağı tanınmadığı gibi, velayetin düzenlenmesine esas olmak üzere herhangi bir uzman incelemesi de yaptırılmamıştır.

Diğer yandan, velayet düzenlenirken haklı sebepler bulunmadıkça kardeşlerin birbirlerinden ayrılmaması gerektiği de dikkate alınmalıdır.

Öyleyse, mahkemece yapılacak iş; çocuklardan G.’a olası sonuçları hakkında bilgilendirilerek velayeti ile ilgili tercihinin sorulması

ve mahkeme nezdindeki aile mahkemesi uzman veya uzmanlardan çocukların velayetine esas teşkil etmek üzere rapor alınması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek,

çocukların üstün yararının velayetlerinin ebeveynlerden hangisine bırakılmasında olduğunun saptanması

ve düzenleme yapılırken Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi de gözetilerek hasıl olacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan hususların üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre, davacının iştirak nafakalarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile, 26.11.2012 tarihinde karar verildi.

2. Karar

2. Hukuk Dairesi 2016/8521 E., 2016/8889 K.

“İçtihat Metni”


2. Hukuk Dairesi 2016/8521 E. , 2016/8889 K.”İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ :Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi

kusur belirlemesi, tazminatlar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre,

davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Velayet, kamu düzenine ilişkindir. Velayet düzenlemesinde, çocukların üstün yararı ana ve babanın isteklerinden önce gelir. Velayet konusunda daha önce yerel mahkeme tarafından verilen karar eksik inceleme nedeni ile bozulmuş, bozma sonrası yerel mahkeme tarafından uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır.

Taraflar arasındaki boşanma davası sonuçlanmış olup, yargılama sırasında tarafların 26.06.2013 tarihinde … isimli müşterek bir çocukları doğmuş

ve halen anne yanında kalmaktadır. Anne tarafından açılan velayet davası ise tefrik edilmiş ve yargılama devam etmektedir.

31.03.2015 tarihli uzman… tarafından verilen rapora göre, annesi ile kalan … da gözlemlenerek davalının velayet görevini yerine getirdiği, Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi

herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığı, fiziki şartlarının da davacıya göre daha elverişli olduğu, velayet konusunda davalının aile desteğinin tam olduğu anlaşılmıştır.

Müşterek çocuk…’in anne yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişmesine engel olacağına ilişkin, ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı gibi,

yaşı nedeni ile ana bakım ve şefkatine muhtaç olduğu anlaşılmaktadır. Kardeşlerin birbirlerinden ayrılmaması ilkesi de dikkate alındığında…’in velayetinin anneye verilmesi gerekirken, babaya verilmesi usul ve yasaya aykırdır.

SONUÇ :Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA,

temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.05.2016 (Pzt.) Kardeşlerin Birbirlerinden Ayrılmaması ilkesi

Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 0 Average: 0]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

0 Comments

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
1
Merhaba, Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Powered by
%d blogcu bunu beğendi: