Zina veya Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Halinde , Kusurlu Eşin Artık Değerdeki Pay Oranının Azaltılması veya Kaldırılması

Published by Av.Mehmet CANSIZ on

ÖZET: Mahkemece, davacının katılma alacağı ayrıca belirlenmeden katkı payı alacağı birlikte toplam oluşan değer üzerinden indirim uygulanması hatalı olmuştur.

T.C. YARGITAY
8.Hukuk Dairesi

Esas: 2015/5939
Karar: 2017/367
Karar Tarihi: 17.01.2017

TAZMİNAT DAVASI – DAVACININ KATILMA ALACAĞI AYRICA BELİRLENMEDİĞİ – KATKI PAYI ALACAĞI BİRLİKTE TOPLAM OLUŞAN DEĞER ÜZERİNDEN İNDİRİM UYGULANMASININ HATALI OLDUĞU – HÜKMÜN BOZULMASI

(4721 S. K. m. 179, 236) (6100 S. K. m. 297)

Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı … vekili, boşanma davasında cevap dilekçesi ile birlikte müvekkilinin 11 yıl çalıştığını, kazancını davalı eşine verdiğini, evlilik birliği içinde edinilen taşınmazlar ve aracın davalı adına kaydedildiğini belirterek 150.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir. 28.02.2011 tarihli harcını yatırdıkları ıslah dilekçesi ile taleplerinin 50.000,00 TL manevi tazminat ile evlilik birliği içinde edinilen mallar yönünden 100.000,00 TL maddi tazminat olduğunu ve faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini açıklamışlardır. Mal rejimine ilişkin talep boşanma dosyasından hükümle birlikte tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmiştir.
Davalı … vekili, davacının çalıştığını ancak kazancını kendi şahsi hacamalarında kullandığını, malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, yapılan keşif sonucu ibraz edilen bilirkişi raporuna göre davalı adına kayıtlı 374 parsel numaralı taşınmazdaki hissenin değerinin 64.240,00 TL olarak tespit edildiği,… plakalı aracın değerinin ise 19.500,00 TL olarak tespit edildiği, her iki bilirkişi raporunun mahkemece oluş ve usüle uygun bulunduğu, buna göre davacı tarafın normalde davalıdan talep edebileceği katılma alacağı miktarı 41.870,00 TL (64.240,00 TL + 19.500,00 TL = 83.740,00 TL / 2 = 41.870,00 TL) olduğu, ancak taraflar arasındaki boşanmanın davacının zinası nedeniyle gerçekleştiği anlaşıldığından TMK 236/2 maddesi gereğince hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak katılma alacağının 17.500,00 TL olarak belirlenmesine ve bu miktarın davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde reddedilen kısım yönünden davacı vekili, kabul yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

a. Mahkemece, tasfiyeye konu edilen taşınmaz ve araç yönünden davacı lehine toplam tespit edilen alacak miktarı üzerinden yazılı gerekçe ile indirim yapılmış ise de, dosyadaki kayıtların incelenmesinden tasfiyeye konu 347 parselin 584/2344 hissesinin 31.05.2001 tarihinde,… plakalı aracın ise 05.01.2010 tarihinde davalı adına edinildiği anlaşılmaktadır.

Söz konusu taşınmaz eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak davalı adına tescil edilmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4721 sayılı TMK 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Bu bağlamda tasfiyeye konu taşınmazın satın alındığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı TKM’de, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı yasanın 236/2 maddesinin karşılığı bulunmadığından boşanma sebebinin zina olmasına dayanarak davacının katkı payı alacağında indirim yapılması doğru değildir.

Araç yönünden ise, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğinden davalının edinilmiş malı olduğunun ve boşanma nedeni zina olmasına dayanılarak TMK 236/2 maddesi uygulanacağına ilişkin kabul yerinde ise de Mahkemece, davacının katılma alacağı ayrıca belirlenmeden katkı payı alacağı birlikte toplam oluşan değer üzerinden indirim uygulanması da hatalı olmuştur.

b. Davacı vekilinin faiz yönünden temyiz itirazları incelendiğinde: Davacı taraf 28.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile faiz isteğinde bulunmuştur. Mahkeme tarafından bu talep yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması HMK 297/2 maddesine aykırıdır.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a) ve (2-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 299,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 896,42 TL’nin davalıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 17.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 0 Average: 0]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

0 Comments

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: