Mağdurun Cinsel ve Fiziksel Mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerinin Paylaşılması Durumunda, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Mu yoksa MÜSTEHCENLİK SUÇU mu oluşur?

Müstehcenlik (YÜR. TAR.: 01.06.2005)

MADDE 226 – (1) (a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,

b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,

c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,

d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,

e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,

f) Bu ürünlerin reklamını yapan,

Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. (ASLİYE CEZA MAHK.)

(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (ASLİYE CEZA MAHK.)

(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde (DEĞİŞİK İBARE RGT: 07.04.2016 RG NO: 29677 KANUN NO: 6698/30) (KOD 1) çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (ASLİYE CEZA MAHK.)

(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (ASLİYE CEZA MAHK.)

(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.

Özel hayatın gizliliğini ihlal (YÜR. TAR.: 01.06.2005)

MADDE 134 – (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/81) (KOD 1) bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/81) (KOD 1) verilecek ceza bir kat artırılır.(ASLİYE CEZA MAHK.)

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/81) (KOD 1)
(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

T.C. YARGITAY

12.Ceza Dairesi
Esas: 2018/3574
Karar: 2018/8375
Karar Tarihi: 19.09.2018

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL VE ŞANTAJ SUÇLARI – HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Mağdurun cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini, onun bilgisi dışında, ifşa edilmesine neden olan suça sürüklenen çocuğun eyleminde TCK’nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yanı sıra toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki 14 yaşındaki mağdura ait müstehcen görüntünün yayımlanması nedeniyle 226/5 maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun da oluştuğu, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan suça sürüklenen çocuğun, TCK’nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiştir.

(5237 S. K.  m. 43, 44, 134) (YCGK. 24.03.2015 T. 2014/14-603 E. 2015/66 K.)

Dava: Özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Şantaj suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:

Suça sürüklenen çocuğun birden fazla kez mağdurun kendisi ile öpüşmediği ve sevgilisinden ayrılmadığı takdirde elinde bulunan 14 yaşındaki mağdura ait çıplak resimleri ifşa edeceğinden bahisle tehditte bulunması şeklinde sübutu kabul edilen eylemi nedeniyle yerel mahkemenin alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesine ilişkin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin beraat kararı verilmesi gerektiğine, TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,

2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin beraat kararı verilmesi gerektiğine, TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Oluşa ve dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun, mağdurun çıplak fotoğraflarının ifşa edilmesine neden olduğu olayda;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.2015 tarihli, 2014/14-603-2015/66 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; mağdurun cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini, onun bilgisi dışında, ifşa edilmesine neden olan suça sürüklenen çocuğun eyleminde TCK’nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yanı sıra toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki 14 yaşındaki mağdura ait müstehcen görüntünün yayımlanması nedeniyle 226/5 maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunun da oluştuğu, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan suça sürüklenen çocuğun, TCK’nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.09.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: