Noterde Düzenlenmeyen Ön Ödemeli Konut Alımı İçin Yapılan Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinden Vazgeçebilir miyim?

Paylaşımı Yapan Av.Mehmet CANSIZ on

T.C. YARGITAY

13.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/12872
Karar: 2019/4503
Karar Tarihi: 03.04.2019


SÖZLEŞMENİN İPTALİ DAVASI – TAPU KAYDINDA DAVA KONUSU YERİN MALİKİ HALEN DAVALI ŞİRKET OLDUĞUNA GÖRE DAVACI GEÇERSİZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYE DAYALI DAVA AÇABİLECEĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Kaynağını Borçlar Kanunu’nun …maddesinden (EBK … mad.) alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’nun …maddesi ile .. sayılı Türk Medeni Kanunu’nun .. ve Noterlik Kanunu’nun …maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak doğuran sözleşmelerdendir. Burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlik koşulu olup kamu düzenine ilişkindir ve doğrudan göz önünde tutulur. Dosya içerisinde mevcut tapu kaydında dava konusu yerin maliki halen davalı şirket olduğuna göre davacı geçersiz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açabilecektir. Mahkemece yapılan bu saptamalara göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir.

(6098 S. K. m. 29, 237) (818 S. K. m. 22, 213) (4721 S. K. m. 706) (1512 S. K. m. 89)
 
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı şirket ile arasında “satış vaadi ile / mutabakat ön sözleşme” ile 20.10.2011 tarihinde sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye istinaden 15.000,00 TL ödeme yaptığını, teminat amaçlı da …….. Şubesine ait 15.03.2013 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafa teslim edildiğini, dava konusu gayrimenkulün teslim edildiğini, gayrimenkule yaklaşık 15.000,00 TL masraf yaptığını, davalının gayrimenkulün tapusunu kendisine vermediğini, kanser tedavi nedeni ile bankaların konut kredisi vermediğini, yapılan sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu ve herkesin aldığını iade ile mükellef olduğunu belirterek davacı tarafından davalıya ödenen 5.000,00TL’nin 20.11.2011 tarihinden, 10.000,00 TL’nin de 10.05.2012 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, taraflar arasında imzalanan gayriresmi satış vaadi sözleşmesinin iptaline, yaklaşık harcanan 15.000,00 TL’nin şimdilik 1.000,00 TL’lik kısmının 10.05.2011 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, 15.03.2013 tarihli …….ait ….seri numaralı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve iptaline karar verilmesini istemiştir.
 
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
 
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, adi yazılı satış vaadi sözleşmesinde resmi şekle aykırılıktan kaynaklı sözleşmenin iptali talebine ilişkindir.
 
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (EBK 213. mad.) maddesinde de, sözleşmenin biçimi başlığı altında; taşınmaz satımının geçerli olması için getirilen resmi senede bağlanması şartı, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri için de öngörülmüştür. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60/3 ve 89. maddeleri taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterlerce düzenleme şeklinde (resen) yapılacağı kuralını getirmiştir.
 
Öyle ise, kaynağını Borçlar Kanunu’nun 29.maddesinden (EBK 22. mad.) alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’nun 237.maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706 ve Noterlik Kanunu’nun 89.maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak doğuran sözleşmelerdendir. Burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlik koşulu olup kamu düzenine ilişkindir ve doğrudan göz önünde tutulur. Dosya içerisinde mevcut tapu kaydında dava konusu yerin maliki halen davalı şirket olduğuna göre davacı geçersiz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açabilecektir. Mahkemece yapılan bu saptamalara göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir.
 
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.04.2019 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Bizi takip etmek veya Yorum yapmak ister Misiniz?
error
Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 1 Average: 5]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

1 Yorum Yap

Levent Önen · 12/11/2019 at 16:32

Paylaşımınız çok faydalı. Sizin de belirttiğiniz gibi bu konuda çok sayıda mağdur var.

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: