TAPU TAHSİS BELGESİNE DAYALI TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI – TAPU TAHSİS BELGESİNE DAYALI OLARAK BİR YERİN TESCİLİNE KARAR VERİLEBİLMESİNDE ARANAN GENEL KISTASLAR – EKSİK İNCELEME SONUCU HÜKÜM KURULMASI – İMAR UYGULAMASI SONUCU KALAN KISMIN SAPTANMASI

T.C. YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu
Esas: 2005/14-671
Karar: 2005/678
Karar Tarihi: 30.11.2005

ÖZET: Tapu tahsis belgesine dayalı olarak bir yerin tesciline karar verilebilmesi için hukuken;

  1. Geçerli bir tahsis kararının bulunması,
  2. istenen bedelin ödenmesi,
  3. çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2981 sayılı Kanuna göre imar geçirilerek önceden tahsis yapılan kişilere verilen yerlerin imar planında bağımsız parsel olarak gösterilmiş olması ve buna ilişkin tapularının oluşturulması,
  4. ayrıca tahsise konu yerlerin kamu hizmetine ayrılmayıp imar planında konut alanında bulunması gereklidir. Buna göre mahkemece, davacı adına tahsisi yapılan alandan imar uygulaması sonucu oluşan kalan kısmını saptamak,
  5. bu miktardan uygulanan düzenleme ortaklık payını saptayıp, bu oranda kesinti yapıldıktan sonra davacı adına ne kadarlık bir pay tescili yapılması gerektiğini belirleyip ona hükmetmek gerekir.

(2981 S. K. m. 18/b-c)

Dava: Taraflar arasındaki <tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali, tescil> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 5.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.4.2004 gün ve 2002/629-2004/177 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 10.1.2005 gün ve 2004/5763 E. 2005/12 K.sayılı ilamı ile;

(… Dava tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Mahkemece, dayanılan tapu tahsis belgesi kapsamındaki yerin kamu hizmetine ayrılan yolda kalması nedeniyle dava red edilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 26.3.2004 tarihli krokide 7226 ada 1 parsel 1452 metrekare olarak ölçülmüş, krokide kırmızıçizgilerle düzenlenen alanın da tahsis belgesi kapsamı olduğu bildirilmiştir. Gerçekten bu krokiye göre tahsis belgesi kapsamındaki bir bölüm yerin kamu malı niteliğindeki yolda kaldığı görülmektedir. Bu bölümün tescil olanağı yoksa da davacıya ait harita kapsamında bulunan ve 7226 ada 1 parsel içindeki alanın tapu tahsis belgesine dayalı olarak tescili gerekir.

Mahkemece yapılması gereken iş; o bölgede 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddeleri uyarınca uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı ne olduğunu saptamak bu oranda kesinti yapılarak kalan 7226 ada 1 parseldeki yeminli büro haritası sınırı içindeki yeri davacı adına tescil etmekten ibarettir. Bu yönler gözetilmeksizin dava bütünüyle red edildiğinden karar bozulmalıdır…),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, dava tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın müşterek mülkiyet biçiminde tapuda kayıtlı olduğu, bağımsız tapu kaydının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, tapu tahsis belgesine dayalı olarak bir yerin tesciline karar verilebilmesi için hukuken geçerli bir tahsis kararının bulunması, istenen bedelin ödenmesi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2981 sayılı Kanuna göre imar geçirilerek önceden tahsis yapılan kişilere verilen yerlerin imar planında bağımsız parsel olarak gösterilmiş olması ve buna ilişkin tapularının oluşturulması, ayrıca tahsise konu yerlerin kamu hizmetine ayrılmayıp imar planında konut alanında bulunması gereklidir. Bununla birlikte, diğer koşullar gerçekleşmekle birlikte belediyece 2981 sayılı Kanuna göre yapılan imar düzenlemesi sonucu idarece tahsis yapılan kişi adına bağımsız parsellerin oluşturulmaması durumunda, taşınmazın paylı olarak davacı adına tahsisi de mümkündür.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacı adına tahsisi yapılan 400 m2 lik alandan imar uygulaması sonucu oluşan 7221 Ada 1 parsel içinde kalan kısmını saptamak, bu miktardan 3290 sayılı Kanun ile değişik 2981 sayılı Kanunun 18/b-c maddeleri uyarınca uygulanan düzenleme ortaklık payını saptayıp, bu oranda kesinti yapıldıktan sonra davacı adına ne kadarlık bir pay tescili yapılması gerektiğini belirleyip ona hükmetmekten ibarettir.

Öyle ise; Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (

Reklamlar
WhatsApp chat WhatsApp us
%d blogcu bunu beğendi: