Yargıtay Kararı:”BOŞANMA DAVASINDA EŞİT KUSURLU EŞ YARARINA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT VERİLİR Mİ?

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi
Esas: 2016/24975
Karar: 2018/10953
Karar Tarihi: 15.10.2018
ÖZET: Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Bu sebeple hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak mahkemece maddi ve manevi tazminata hükmolunması doğru olmayıp, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekir.
(4721 S. K. m. 166, 174)
 
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, maddi tazminat, yoksulluk nafakası ve ziynet eşyası alacağı davası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, maddi tazminatın miktarı, reddedilen manevi tazminat talebi, ziynet eşyası alacağı davasının reddedilen bölümü ve eksik inceleme yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı … vekili Av. …geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı … ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
 
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her dava açıldığı tarihteki şartlara tabi olup, dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların eldeki boşanma davalarında dikkate alınamayacağının tabi bulunmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
 
2- Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı erkeğin eşini istemediğini söylediği, davalı-karşı davacı kadının ise birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen bu kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda aynı oranda kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kusur belirlemesi yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
 
3- Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda taraflar aynı oranda kusurlu olup, davalı-karşı davacı kadın yararına maddi tazminat koşulları oluşmamıştır. O halde, davalı-karşı davacı kadının maddi tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
 
4- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanunun 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
 
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 4. bentte gösterilen bozma sebebine göre tarafların ziynet eşyası alacağı davasının esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1630 TL. vekalet ücretinin … alınıp duruşmaya gelen …’e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.10.2018

Sinerji

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: