Zina Eden Eşiyle Anlaşmalı Boşanan Eş, Mal Paylaşımı Davasında TMK 236/2 Gereğince Diğer Eşin Payından İndirim Yapılmasını veya Payının Kaldırılmasını Talep Edebilir mi?

Published by Av.Mehmet CANSIZ on

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas: 2013/5044
Karar: 2013/16861
Karar Tarihi: 18.11.2013

KATILMA ALACAĞI DAVASI – KARAR TARİHİNE EN YAKIN TARİHTEKİ SÜRÜM DEĞERİNİN USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE BELİRLENMEK SURETİYLE DAVACI LEHİNE KATILMA ALACAĞINA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Dava; katılma alacağı isteğine ilişkindir. Katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerinden tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar bu durumları ile tasfiyeye konu edilir. Söz konusu mal varlıklarının boşanma dava tarihinden önce devredilmesi durumunda ise devredildiği tarihteki değeri esas alınarak hesaplama yapılır. Somut olayda; 10 nolu daire, boşanma davasının açıldığı tarihten sonra 12.06.2007 tarihinde devredildiğine göre, edinilmiş malın tasfiye anındaki (karar tarihine en yakın) tarihteki değerin esas alınması gerekir. Mahkemece, karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerinin usulüne uygun şekilde konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi aracılığı ile belirlenmek suretiyle davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken devir tarihindeki değerinin esas alınması doğru görülmemiştir.

(4721 S. K. m. 161, 162, 166, 202, 225, 229, 230, 231, 232, 235, 236) (4722 S. K. m. 10)

Dava: B. B. ile A. T. aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ankara 1.Aile Mahkemesi’nden verilen 20.11.2012 gün ve 194/1523 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, tarafların 1983 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen 265 ada 45 parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölümün, ortak hesapta bulunan para ile alınarak davalı adına tescil edildiği, davalının boşanma davası açıldıktan sonra taşınmazı devrettiğini açıklayarak müvekkilinin evin edinilmesine yaptığı katkı belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, dava konusu dairenin vekil edenin babasına ait taşınmazın satışından elde edilen ve müvekkilinin miras payına düşen parayla alındığını, müvekkilinin kişisel malı olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın edinilmiş mal niteliğinde olduğu anlaşıldığından taşınmazın devir tarihindeki değeri üzerinden davacının 46.492 TL. katılma alacağı bulunduğu, ancak TMK’nun 236/2 maddesi uyarınca takdiren indirim yapılmak suretiyle 25.000 TL katılma alacağının davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz ayrı ayrı edilmiştir.

Taraflar, 07.04.1983 tarihinde evlenmişler, 15.05.2007 tarihinde açılan davanın boşanmayla sonuçlanması üzerine 29.07.2008 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Eşler arasındaki evliliğin boşanmayla sona erdirilmesine karar verilmesi nedeniyle mal rejimi boşanma dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ermiştir. (TMK. m. 225/2). Taraflar arasında evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TMK. m. 170.),bir yıl içinde başka mal rejimini seçilmediğinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 15.05.2007 tarihine kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.(4722 s. K. md. 10/1, 4721 s. K. TMK md. 202/1.) Dava konusu 265 ada 45 parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölüm, 25.09.2002 tarihinde satış yoluyla davalı A. B. adına tescil edilmiş, boşanma davasının açılmasından sonra 12.06.2007 tarihinde satış yoluyla dava dışı G. F.’a devredilmiştir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu 10 nolu bağımsız bölüm edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınarak davalı adına tescil edildiğine, taşınmazın alınmasına gerek davacının, gerekse davalının kişisel malvarlığıyla katkıda bulunduğu kanıtlanamadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıda gösterilenler dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dava; TMK’nun 202/1 ve devamı maddeleri uyarınca açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar bu durumları ile tasfiyeye konu edilir (TMK’nun 231/1 m.). Söz konusu mal varlıklarının boşanma dava tarihinden önce devredilmesi durumunda ise devredildiği tarihteki değeri esas alınarak hesaplama yapılır (TMK’nun 235/son m.). Somut olayda; 10 nolu daire, boşanma davasının açıldığı tarihten sonra 12.06.2007 tarihinde devredildiğine göre, edinilmiş malın tasfiye anındaki (karar tarihine en yakın) tarihteki değerin esas alınması gerekir. (TMK.m.235/1.fıkrası). Mahkemece, karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerinin (TMK.m.232) usulüne uygun şekilde konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi aracılığı ile belirlenmek suretiyle davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken devir tarihindeki değerinin esas alınması doğru görülmemiştir.

Bundan ayrı; taşınmazın edinilmiş mal olduğu ve davacının 1/2 katılma alacağı bulunduğu kabul edilmesine karşılık, Mahkemece, TMK’nun 236/2.maddesi uyarınca indirim yapılarak 25.000 TL katılma alacağına karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır. Anılan maddede; zina (TMK’nun 161.m.) veya hayata kast (TMK’nun 162.m.) nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebileceği açıklanmıştır. Bu açıklamalara göre, madde hükmü ancak, boşanmanın zina ve / veya hayata kast nedenlerinden dolayı açılması ve boşanmaya hükmedilmesi halinde uygulanabilmesi mümkün olacaktır. Somut olayda; boşanma davası sadakatsizlikten kaynaklanan şiddetli geçimsizliğe dayalı (TMK’nun 166/1) olarak açılmış ve aynı gerekçelerle boşanmaya hükmedilmiş ve karar bu haliyle kesinleşmiştir. Mahkemece, taşınmazın edinilmiş mal niteliğinde olduğu ve TMK’nun 202/1.maddesi uyarınca davacının 1/2 katılma alacağı (TMK. m. 231, 236/1) bulunduğu kabul edildiğine göre, taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri üzerinden davacının katılma alacağı belirlenmesi gerekirken maddeye yanlış anlam verilerek hatalı değerlendirme sonunda TMK’nun 236/2.maddesi uyarınca indirim yapılması isabetli olmamıştır.

Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 372,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadelerine, 18.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yazıya puan vermek ister misiniz?
[Total: 0 Average: 0]

Av.Mehmet CANSIZ

1972 yılında Ödemiş'te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ödemiş'te tamamladım. 1995 Yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla tamamladım. 10 yıl özel bir şirkette üst düzey yöneticilik ve hukuki danışmanlık görevlerinde bulundum. 2007 Yılında serbest avukatlık yapmaya başladım. 2011 Yılından beri "CANSIZ HUKUK BÜROSU"nda kendi ofisiminde avukatlık hizmeti veriyorum. Evliyim, 3 çocuk babasıyım.

0 Comments

Bu yazımıza yorum yapmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: